Olan olmuş.
Gelen geçmiştir ey güzelim.
Hayat dediğin bir içim su.
Sana ne ki gamda nefes...
Bu cümle kafamda yankılanıp duruyordu. Geceleri kabuslar görüyor kimseye belli etmemeye çalışıyordum. Geri dönüşü olmayan bir yolda yürümek, önünü görmeden koşmaya benzer demişti annem. Eğer bir yolun çıkışı yoksa kendin yaratmalısın. Annem ve yalnızlığım. Etrafımda beni dinleyen ve anlayan tek annem vardı ve şimdi o da yoktu. Kalbime giren acıyla yutkundum. Yine ağlamayacaktım hayır. Ben fazla düşünüyordum. Hayır, bende sorun yoktu hayatım boktandı. Vücudum titriyor nefesim daralıyordu. Neydi bu?
Birden kapı çalınmadan aniden açıldı. Şaşkınlık içinde kapıya bakarken onu gördüm. Biricik annemi. Gülümsedim. Özlemiştim onu. Kokusunu, ipek saçlarını ve yüzündeki daima gülümseyen ifadeyi. Huzur içime akın ederken ona sarılmak istedim. Koştuğum anda da yok oldu. Gözlerim dolmuştu. Ben acıdan çığlık atarken soluk soluğa uyandım. Yine kâbustu.
Terden alnıma yapışmış saçlarımı çektim. Masadaki sudan içtim. Sakindim. Alex hala sorgu odasında olmalıydı. Emin değildim. Eğer hala oradaysa umudum vardı. Ağzını bıçak açmasa da anlamasını istiyordum sadece.
Eski ben olsaydı şuan burada umursamazdım araştırırdım ama artık duygularla oyun oynuyordum. Değişmiştim.
Sorgu odasında hala Alex duruyordu. Sandalyeye oturdum ve derin bir nefes aldım. Bu sefer olacaktı evet.
"Alex," dedim baskın sesimle. "Hayattan bir inancın kaldığını sanmıyorum. Başvurduğun yollar ortada. Sana kendini değiştir demeyeceğim, insanları değiştir diyeceğim. Ne için peki? Ailen için mi, bunu unuttun mu? Hayır. Şuan yaşadığın bir duyguyu başkasının tatmasını ister miydin?" Yüzümü buruşturdum. "Hiç sanmıyorum. Belki de sana adil olunmadığı için başkalarına da adil olmak istemiyorsun?" Diye akıl yürüttüm. "Onlar da mutlu olmasın istiyorsun belki de? Hâlbuki sen bile aileni geri yaşatmak istiyorsun." Bunalarak havaya üfledim. "Sıkıldım Alex. Oyunundan, bulmacalarından, kaçışından sıkıldım, usandım. Yeterli değil mi sence de. Beni hep kandırabileceğini sandın ve belki de sanmaya devam ediyorsun ama hayır. Açıkça söyleyeyim devrilsem bile tekrar ayağa kalkmasını bilirim. Beni hafife alman... Hiç yakışıyor mu sana Alex?" Dedim imalı ve sert bir şekilde.
"Beni küçümsüyorsun." Dedi.
"Hayır. Sadece rakip olarak görmüyorum." Dememle başını eğip güldü.
"Haklısın. Bende aynı mevkide olsam sınır tanımam dedektif. Sana her daim anlatacağımı bilmen gerekirdi."
"Ne?"
Kaşlarını kaldırdı. "Bilmiyor muydun? Hadi ama."
"Seni anlamıyorum."
"Çizgini nereye kadar alabileceğini merak ettiğimdendi bu oyunum. Sana yardım edeceğimi en başından tahmin etmen gerekirdi." Dedi.
"İnanılmaz." Dedim.
"İnanılmaz olan nedir?"
"Her zaman dürüstlüğün."
"İltifat olarak algılamak istiyorum. Her neyse, Vanessa, insanların samimiyetine inanma. Ben inandığım için bu durumdayım görüyorsun ya. Az önce söylediğin gibi beni anlayan her zaman sen olamazsın. Bazı şeyleri eksik anlatmak yanlış yönlendirmeler yapabiliyor değil mi? Kelvin'in öldürdüğü benim öz annem ve babam değildi. Ben doğduğum anda hayata küs bir şekilde bırakılmışım yani en azından ailem böyle söylemişti. Beni evlat edindiler. Kelvin'le o sıralarda tanıştım. Hep ilgi odağı olmamı kıskanıyordu. Bunu anlatmıştım gerçi. Sıkıldı ve benimde mutsuz olmamı sağladı. İstediğini elde etmekse ona zevk duygusunu tattırdı. O zevk ise kötü sonuçlar doğurdu ardından ise katil oldu. Katil olarak elde edebileceğini sandı." Onu böldüm.
"Sende öyle sandın."
"Onun dilinden konuşmak istedim."
"Onu eleştirirken kendine bakmıyorsun bile."
"Ben dürüstüm, en büyük kanıtım sensin. Bu yüzden sözlerimi sorgulama." Dedi ve devam etti. Bende susmayı tercih ettim. "Kelvin'in herkesten sakladığı bir teyzesi var. Tanıyorum kendisini. Adresini bilmiyorum, okulda görmüştüm onu. Değişik bir kadındı, herkesten oldukça gizli davranıyordu. Ne yazık ki kötü olan şey artık konuşamıyor olması. Son yaşadığı kazadan dolayı stresten ve korkudan konuşamıyor. Her taşın altına baktım ama onu bulamadım. Kelvin iyi bir yere saklamış olmalı ya da çoktan öğrenmemesi gereken bir şeyi öğrenmiş ve bu hayattan gitmiştir, kim bilebilir? Sana yemin ederim ki Vanessa başka bir şey bildiğim yok. Amacımız aynı, sana yalan söylemem sadece sır saklarım ve bu da son sırrımdı."
Dikkatlice onu dinleyip notlar aldım. "Teşekkür ederim Alex. Başka bir çocuğun hayatını kurtardın."
"Henüz değil dedektif. Sen bulunca asıl oyun sona erecek."
Hızlı adımlarla ve bir o kadarda güçlü ilerliyordum. Belki şans bana gülmüştü.
...
Yorum yapana teşekkür eduyormusuumm
Düzenleme: 3 Nisan 2026 Cuma.
