Rahatsızlık ve şüphe.
İkiside farklı anlamlar, farklı izler taşır.
Bu duygular içinde yok olmuşken benliğim, çıkış yolu bulamıyordum.
Hayal kırıklığı.
Amaya'm, biricik kardeşim. Bu aralar aşırı şüpheli davranıyordu. Bir insan kardeşine tereddütlü bakar mıydı?
Annemin ölümü Kelvin'in işi değilse?
Sadece oklar onu gösteriyorsa?
Kafam karışıktı ve bunalımdaydım. O kadar fazla düşünüyordum ki kendimi unutuyordum. Bazen nefes almak bile zor gelebilir miydi?
Amaya yapabilir miydi?
Hayır.
Kardeşimdi o benim. Nasıl böyle düşünebilirdim? Nasıl bu kadar acımasız olabilirdim?
Tiyatro oyunundaki iple yönetilen kukla gibi hissediyordum. Annemin burada olmasını ve beni rahatlamasını istiyordum. Hayatımdan bu kadar bezmişken sadece beni dizine yatırması ve saçlarımı okşamasını diliyordum.
Biliyordum, imkansızı istiyordum...
Şüphe, insandan kendini nefret ettirebilecek bir duyguydu benim için.
Bu düşünceleri kafamdan atarak gülümsemeye çalıştım ve eve girdim. Her zamanki gibi susmayı tercih ettim. Susmazsam yanlış olurdu. Susmazsam yangın yeri olurdu. Ve benim istediğim tek şeyse biraz ya birazcık huzurdu.
Amaya neşeyle yemek hazırlıyor, Ella sınırlı ve bir o kadarda masayı özenle hazırlıyordu. Sinirinin nedenini merak etmiştim.
"Hey!" Dedim bana bakması için. "Ne oldu bakalım?" Dedim ona dönerek. Elimi omzuna koymuştum. Bana sadece mimikleriyle odaya geçtiğini söyledi. Neden direkt söylememişti ki?
Çok fazla üzerinde durmadan peşinden ilerledim. Tam o sırada Amaya beni gördü ve seslendi. "Vanessa?"
"Efendim?"
"Ne oldu? Ella'nın odası değil mi orası?" Dedi.
Belli etmeden tebessüm ettim. "Sen söylemeden bilmiyormuşum gibi davranmaktan ne zaman vazgeçeceksin acaba kardeşim? Bir sorunum olduğunda iletirim." Dedim. Zaten her şey üstüme geliyordu birde Amaya bana baskı yapıyordu.
"Pekâlâ." Dedi Amaya elindeki spatulayı tezgaha koyarken. Bana döndü. "Baştan söyleyeyim benim arkamdan ne çevirdiğinizi bilmiyorum." Dediğinde yutkundum. Devam etti. "Umarım sürpriz bir parti hazırlıyorsunuzdur bana Vanessa. Ella beni kötü göstermeye falan çalışmıyordur ya da ne bileyim boktan bir insanmışım gibi bahsetmiyordur sana, ha?"
Şaşırmıştım. Tek kaşım havaya kalktı. "Ne ima ediyorsun Amaya?"
"Net iletemedim herhalde. Ella'yla olan sorunum ikimiz arasında kalır. Seni dahil etmesi saçmalık." Dedi.
"Kendine gel Amaya. Ella seninle ilgili bana bir şey bahsetmedi, bahsetmezde. Bu yüzden sözlerini doğru seç."
"Beni tehdit mi ediyorsun abla?" Dedi başını omuzuna yatırırken.
"Gerekirse evet. Ha bu arada şüphe edilecekse bu kişi sensin. Kendi kardeşimi tanıyamıyorum. Kavgadan çıkmıyorsun, saçma sözler söylüyorsun, insanlara karşı bir tehditmiş gibi bakıyorsun. Kimsin sen?" Dedim acı bir tonda. "Benim kardeşim misin?" Eğer eve gelirken aklım bir karış olmasaydı kesinlikle bu sözleri söyleyemezdim. Susmam gerekirdi. Çekinirdim onu üzmekten ama şuan haklıydım. Bana doğru yürüdü ve tam karşımda durdu.
"Sana kendini hatırlatmak için ne yapmalıyım Vanessa?" Dedi.
Boğazımı temizledim. "Soruma cevap ver. Dürüstçe. Dün neredeydin?" Ella bana katıldığını ifade eder gibi başını salladı onaylamak için.
Gözlerime baktı. Ne yalanlar sıralayacağı merak konusuydu ama yine susmamanın cezasını çekiyordum. "İşim vardı demiştim ya." Dedi.
"Ne işi?" Dedim dişlerimi sıkarak.
"Ne zamandan beri bu kadar sorguluyorsun?"
"Şuandan beri Amaya. Cevap ver." Dedim.
Derin bir nefes aldı. "Restoranttaydım." Dediği an söylediği yalana kendi bile şaşırdı. Çünkü dünkü açıklaması ile uyuşmuyordu.
Güldüm alayla. "Sana ne zaman inanmam gerekecek acaba?" Dediğimde afallamış yüzünü hemen sildi. "Kimi kandırıyorsun Amaya? Ya da dur şöyle sorayım, kimi kandırmaya çalışıyorsun?" Dedim sinirle.
Sustu. Sessizliği ise beni daha çok yok ediyordu. Ben onun karşısında konuşacak söz bulamayınca Ella araya girdi.
"Susacak mısın yine? Sana diyorum. Kafanı kaldır ve bana bak." Dedi Ella.
Sakinliğimi koruyor ve onu anlamaya çalışıyordum. Nerede hata yapıyordum ki?
"Amaya, ben iyi bir dedektifim. Bunu en iyi senin bilmen gerekiyor. Beni şuan hafife alman gururuna dokunuyor. Açık konuşayım, senden beklemiyordum. İnsan kendine söz geçiremedikten sonra bir başkasına ne diyebilir değil mi?" Derken hâlâ sinirliydim.
Bir anda Amaya başını kaldırdı eliyle omzunu ittirdi. Bu hamlesi beni şaşırtmıştı. "İma edeceğine korktuğunu sor Vanessa. Neyi düşünüyorsan azıcık cesaretin varsa sor!" Dedi. Soramazdım ki ona ben..
"Bir şey ima etmiyoru-" derken sözümü kesti.
"Saçma salak konuşma. Sana dediğimi yap. Soracağını sor!" Dedi gür sesiyle. "Gerekirse ben bulur, öğrenirim!" Dedi tekrardan.
"Her ne yapıyorsan cezasını ağır ödeyeceğini bilmeni istiyorum. Ve olmayan bir şeyi öğrenmeyeceğini baştan söyleyeyim kardeşim. Gözlerinde korku ve endişe var. Neyden bu korkun?" Dedim. Tekrar sustu. Susması en büyük cezaydı asıl.
"İkiye karşı bir. Her şey ortaya çıktığında ne bok olduğunuzu göreceksiniz!" Dedi Amaya sadece ve odasına çıktı. Merdivende yüksek adımlar atarak çıkıyordu. Bir süre olduğum yerde kalıp olanları sindirmeye çalıştım. Kendimi koltuğa atıp başımı ovdum. Ella'ya döndüm, "ne oldu bugün? Neler saklıyor onu bu kadar sinirlendirecek?" Dedim.
Ella yanıma oturdu. "Kimseyi beklemiyorduk ama kapı çaldı bugün. Amaya evde yoktu o an bende kapıyı açtım. Amaya'ya bir kargo gelmiş. Almak için imzalayıp paketi odasına götürdüm. Masaya koyacakken bir zarf olduğunu gördüm. Meraktan aldım ama kağıt zaten dışarıdaydı, sorun olacağını düşünemedim. Bir çizim vardı ve altında 'sevgilerimle' yazıyordu. Arkasında ise iki gün öncenin tarihi vardı. Güzel bir el yazısıydı. Tam bırakıp çıkacakken Amaya gelmiş. Kapının sesini duymamışım bile. Bana bağırmaya başladı. Paketin geldiğini söyledim, elimden sertçe aldı ve zarfı okudu. Beni itip kapıyı kilitledi. Anlamadım yani. Gizli bir şeyler yaptığı ortada ama ne?" Dediğinde sustum. Çizim neydi ki?
"Çizim nasıldı?"
"Karalama gibi bir şeydi. Bir kadın resmi ama çok belli durmuyordu. Üstünde de durmadım zaten." Dedi, kafamı salladım.
Görmem gerekiyordu o çizimi. "Sağol Ella. Sen olmasan ne yaparım bilemiyorum." Dedim şu acı durumda bile gülerek. Hala gergindim.
Şu lanet hikâye ise bitmem bilmiyor, hazin sonu benden saklıyordu.
...
Okuyan herkese tesekkurlerr
Düzenleme: 5 Nisan 2026 Pazar.