İçeriğe geç

Bir Rüya Bir Viski

Bölüm 50 · 5 dk okuma

Bir Rüya Bir Viski

Bölüm 50

Bölüm 50 : Benzinlik

Arda, yolda ilerlerken gösterge panelindeki yakıt ışığının yanıp söndüğünü fark etti. Hafifçe iç çekerek:

“Sanırım bir benzinlikte durmamız gerekecek. Neyse, benzin alırken siz de ihtiyaç molası yapabilirsiniz,” dedi.

Aslı başıyla onaylayıp:

“İyi olur, zaten biraz hareket etmek lazım,” dedi.

Arda, ileride bir benzinlik görünce arabayı yavaşça sağa çekti ve durdurdu.

“Tamam, kızlar siz tuvalete gidin, ben de burada hallederim,” diyerek arabadan indi.

Ece ve Aslı arka koltuktan inip benzinliğin yönlendirdiği tuvaletlerin olduğu bölüme doğru yürüdüler. Arda, pompayı alıp yakıt doldurmaya başlarken bir yandan yan gözle onları izliyordu. İkisi de derin bir sohbete dalmış gibiydi.

Tuvaletler önünde:

Aslı, kapıya yaklaştıklarında Ece’ye dönerek hafif bir gülümsemeyle:

“Ece, biraz konuşabilir miyiz? Arda yanımızdayken soramadım ama sence nasıl biri?” dedi.

Ece, soruya hazırlıksız yakalanmış gibi bir an duraksadı.

“Arda mı? Yani, iyi biri gibi görünüyor. Tatlı, samimi ve çok konuşkan. Ama açıkçası onu çok fazla tanımıyorum. Daha yeni tanışıyoruz sayılır.”

Aslı, Ece’nin tereddütlü cevabını fark etti ve biraz daha cesur bir şekilde sordu:

“Peki, onun hakkında ne hissediyorsun? Yani… hoşlanıyor musun ondan? Yoksa sıradan bir arkadaş mı?”

Ece, hafifçe kızardı ve gözlerini kaçırarak:

“Hoşlanmak mı? Bilmiyorum, Aslı. Çok erken bir şey söylemek için. Ama sıcak tavrı ve esprileri hoşuma gidiyor. Yani... kimseyi bu kadar çabuk yargılamak istemem.”

Aslı, bu cevaptan cesaret alarak daha da derinlemesine konuşmaya başladı:

“Ece, dürüst olalım. Arda seni etkilemiş gibi görünüyor. Onunla göz göze geldiğinde yüzündeki ifadeyi fark ediyorum. Bence o da senden hoşlanıyor. Çok nazik davranıyor, değil mi? Ama tabii bunu zamana bırakmak lazım.”

Ece, biraz daha rahatlayarak:

“Evet, belki de haklısın. Ama bir yandan da kafam karışık. Bu yolculuk biraz hızlı gelişti ve Murat’la Aslı’yı tanımadan böyle bir şey yaşamak garip hissettiriyor.”

Aslı, anlayışla başını salladı.

“Bak, seni anlıyorum. Ama bence Murat ve Arda güvenilir insanlar. Murat’ı tanıyorum, o hep dürüst bir insandır. Arda da farklı değildir. Ayrıca, kendini baskı altında hissetme. Bu sadece bir yolculuk. Rahatla ve tadını çıkar. Eğer hislerin netleşirse, zamanı geldiğinde bir adım atarsın.”

Ece, hafif bir tebessümle:

“Teşekkür ederim, Aslı. Konuşmak iyi geldi.”

Aslı, göz kırparak:

“Ama sana bir şey söyleyeyim mi? Murat çok ilginç bir tiptir. Dışarıdan ciddi görünür ama espri anlayışı harikadır. Onu tanıdıkça daha da seveceğine eminim.”

Ece, bu defa gülümsemekten kendini alamadı:

“Sen bayağı seviyorsun onu, değil mi? Aranızda özel bir bağ var gibi duruyor.”

Aslı hafifçe yanaklarının kızardığını hissetti ama gizlemeye çalışarak:

“Evet, Murat’ı seviyorum. Onunla iki yıldır tanışıyoruz ve her zaman çok yakın olduk. Onunla vakit geçirmek bana huzur veriyor. Ama…” dedi ve duraksadı, “aramızda romantik bir şey olmadı. Belki de olmalı mı, bilmiyorum.”

Ece, ona destek olmak istercesine omzuna hafifçe dokundu:

“Bence ne hissettiğine odaklan. Eğer gerçekten onu seviyorsan, bunu bir şekilde ifade etmelisin. O da seninle aynı şekilde hissedebilir.”

Aslı, derin bir nefes alarak:

“Belki bu yolculuk ikimiz için de yeni şeyler anlamına gelir, ha? Sen Arda’yı tanımaya başlarsın, ben de Murat’la ilişkimin ne olduğunu çözmeye çalışırım.”

İkisi, bu konuşmadan sonra daha da yakın hissettiler. Aralarındaki bağ, bu kısa sohbetle daha da güçlenmişti. Dışarı çıktıklarında Arda onları arabada bekliyordu ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle:

“Vay, bir araya gelince hemen sırlar paylaşmaya mı başladınız? Umarım benim hakkımda güzel şeyler söylediniz,” dedi.

Ece ve Aslı birbirlerine bakıp kahkaha attılar. Aslı, Arda’ya göz kırparak:

“Belki söyledik, belki söylemedik. Ama ne olduğunu öğrenmek için biraz sabretmen gerekecek!”

Arabaya geri bindiler ve yolculuk tatlı bir atmosferle devam etti. Bu kısa mola, Ece ve Aslı’nın arasındaki bağı güçlendirirken yolculuğun geri kalanı için daha sıcak bir hava yaratmıştı.

Yolculuk, kahkahalar ve tatlı sohbetlerle devam ederken Arda’nın telefonunun hafif bir müzikle çalan zil sesiyle bölündü. Telefon ekranına bakıp hızlıca dokundu ve sesi hoparlöre aktardı. Hoparlörden gelen tanıdık bir ses arabayı doldurdu:

Murat: "Neredesiniz? Kaç saate kalırsınız? Açlıktan ölüyorum burada!"

Arda, gülerek cevap verdi:

"Sakin ol şampiyon, yoldayız. Yaklaşık bir saat içinde oradayız. Ama bizi beklerken bir şeyler yesen daha iyi olur. Yoksa seni taşıyamam!"

Murat, hafif alaycı bir tonda:

"Taşıyabileceğini hiç sanmıyorum. Bu arada

Murat'ın kulağına iki kız sesi geldi birinin Aslı olduğunu biliyordu diğerinin Ece olduğunu düşündü başka kim olabilirdi ki.

Aslı ve Ece yanındaysa, umarım onları benim hakkımda kötü şeylerle doldurmamışsındır."

Aslı, bu fırsatı kaçırmadı ve hemen araya girdi:

"Murat, merak etme. Seni yere göğe sığdıramadı. Ama doğruluk payı var mı, onu zamanla göreceğiz."

Murat, kahkahayla:

"Demek beni övüyor? O zaman Arda bugün bir mucize gerçekleştirmiş. Peki, Ece? Orada mısın? Sana 'merhaba' diyemedim."

Ece, biraz çekingen ama neşeli bir sesle:

"Buradayım Murat, merhaba. Sanırım bu kadar övülecek birisin, heyecanla tanışmayı bekliyorum."

Murat, şaka yapmayı ihmal etmedi:

"Ah, Arda beni övdüyse, tam tersini düşünmek gerekebilir. Şaka bir yana, seni tanımak için sabırsızlanıyorum. Bu yolculuk daha eğlenceli olacak gibi."

Arda, hafif bir alayla:

"Murat, yeterince dikkat çektiysen biz devam edelim. Yoksa Aslı seni fena azarlayacak."

Aslı hemen araya girdi:

"Arda, beni karıştırma! Ama Murat, eşyaları hazırladıysan ve hala uyumadıysan bizim için kahve yapabilirsin. Geldiğimizde enerjik olalım."

Murat, kahkaha atarak cevap verdi:

"Tamam tamam, size kahve hazırlarım. Ama geç kalmayın. Gelir gelmez plan yapmaya başlıyoruz!"

Telefon kapandıktan sonra, araba yine kahkahalarla doldu. Aslı, Murat’ın esprili tavrına alışmıştı ama Ece, onun bu kadar sıcak ve eğlenceli biri olacağını beklemiyordu.

Arda, tekrar yola odaklanarak hafifçe gülümsedi ve:

"Gördünüz işte, Murat böyle biri. Lafını esirgemez ama kalbi çok iyidir. Neyse, hızlanalım da onun açlık krizine çözüm olalım," dedi.

Aslı, yan koltuktan hafif bir alayla:

"Belki de Murat sadece kahve yapmayı ertelemek için bizi acele ettiriyordur."

Ece, gülerek:

"Olabilir, ama şimdiden eğlenceli bir yolculuk olacağı belli. Murat ve Aslı birbirini iyi tamamlıyor."

Sohbet böyle tatlı bir şekilde devam ederken, arabada herkesin birbirine alışmaya başladığı ve keyifli bir dostluğun filizlendiği hissediliyordu. İstanbul’a yaklaştıkça heyecan artıyor, Arda’nın direksiyon başındaki sakinliği ve esprili çıkışları yolculuğu daha da unutulmaz kılıyordu.

Telefon kapandıktan sonra Aslı, Arda’ya dönüp kaşlarını kaldırarak:

“Ece’nin geldiğini Murat’a söylemedin mi? Neden bahsetmedin?” diye sordu.

Arda, hafifçe omuz silkti ve gülümseyerek:

“Bunun bir sürpriz olmasını istedim. Murat’ın tepkisini merak ediyorum. Hem eğlenceli olacak.”

Ece, biraz tedirgin bir şekilde araya girdi:

“Ya gelmemden rahatsız olursa? Sonuçta beni pek tanımıyor.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.