
Aslı, hemen Ece’yi rahatlatmaya çalıştı:
“Rahatsız olmaz, merak etme. Murat insanlara hemen ısınır. Sadece biraz şaşırır ama bu da güzel bir sürpriz olur. Ayrıca, Arda’nın böyle bir şeyi ondan saklaması da oldukça tipik.”
Arda, direksiyonda kafasını çevirip hafifçe güldü:
“Beni bu kadar ele vermesen iyi olur, Aslı. Ama Ece, gerçekten endişelenme. Murat seni sevecektir. Ayrıca, hepimiz seni şimdiden sevmişken onun farklı düşünme şansı yok.”
Ece, hafifçe gülümseyerek başını salladı:
“Umarım dediğiniz gibidir. Çünkü bu yolculuk, tanımadığım insanlar arasında olmaktan biraz garip hissettirdi. Ama şu ana kadar her şey çok güzel gidiyor.”
Aslı, biraz daha rahatlatıcı bir ses tonuyla:
“Ece, inan bana. Murat seni tanıdıkça bizimle birlikte olmana sevinecek. O her zaman pozitif biridir. Sadece biraz şaşıracak, o kadar.”
Arda, bir fırsat yakalamış gibi konuşmaya devam etti:
“Belki Murat şaşırınca seni iyi ağırlamak için daha fazla çaba sarf eder. Böylece yolculuk senin için daha da keyifli olur.”
Ece gülümseyerek:
“Sanırım bunu yakında öğreneceğiz. Ama ona söylemediğin için Murat’ın sana kızması ihtimalini düşündün mü?”
Arda, bu kez kahkahayı patlattı:
“Kızar mı? Belki biraz sitem eder ama onun tepkilerini izlemek eğlenceli olacak. Güven bana, bu onun hoşuna gider.”
Aslı, Ece’ye göz kırparak:
“Tam bir klasik Arda planı. Ama itiraf edeyim, Murat’ın şaşırmasını izlemek benim de hoşuma gidecek.”
Arabada kahkahalar yükselirken, Ece biraz daha rahatlamış hissediyordu. Arda’nın bu küçük sürprizi, belki de düşündüğünden çok daha eğlenceli bir başlangıç olacaktı. İstanbul’a varmaya yaklaştıkça, hepsinin içindeki heyecan ve merak giderek artıyordu.
Gece saatlerinde İstanbul’a vardıklarında, bekledikleri kadar kötü bir trafikle karşılaşmamışlardı. Şehir, sakin bir huzur içinde onları karşılıyor gibiydi. Arda, Murat’ın evine giden yolları navigasyondan takip ederek hızla ilerledi. Nihayet Murat’ın apartmanının önüne geldiklerinde, Arda arabayı ustalıkla park etti.
Aslı, Arda’nın park edişini hayranlıkla izlerken farkında olmadan mırıldandı:
“Arda, bu kadar iyi bir şoför olduğunu bilmiyordum. Herhalde gizli bir yeteneğin daha var.”
Arda, Aslı’nın bu sözlerini hafif bir tebessümle karşıladı:
“Gizli yeteneklerimi her zaman göstermem. Ama teşekkür ederim, Aslı Hanım,” dedi, alaycı bir şekilde eğilerek.
Bu sırada Murat, apartmanın kapısında bekliyordu. Hafif bir rüzgar esiyordu ama hava, geceye rağmen oldukça güzeldi. Murat, bir yandan ellerini cebine sokmuş, bir yandan da arabaya yaklaşan arkadaşlarını izliyordu. Gözleri Aslı’yı gördüğünde yüzüne sıcak bir gülümseme yayıldı.
Arabadan ilk olarak Arda indi ve hemen Aslı’ya arka kapıyı açarak ona yardım etti. Aslı’nın ardından Ece indi.
Ece, utangaç bir şekilde:
“Merhaba, Murat. Davetsiz misafir gibi hissediyorum ama buraya gelmek için cesaretimi topladım,” dedi.
Murat, sakin bir tavırla:
“Hiç öyle düşünme. Hep birlikte güzel vakit geçireceğiz. Şimdi içeri geçelim.”
Arda ve Murat çantaları bagajdan çıkarıp omuzlarına yüklenirken, Aslı ve Ece biraz daha geride kaldılar. Aslı, Murat’ın bakışlarını ve gülümsemesini fark etmişti. İçinden onun heyecanını hissedebiliyordu.
Apartman merdivenlerinden yukarı çıkarken Murat arkasına dönüp:
“Haydi, yukarıda daha iyi konuşuruz. Kapıda üşümenin anlamı yok,” dedi.
Eve girdiklerinde, Murat herkesin oturabileceği rahat bir alan hazırlamıştı. Sıcacık bir atmosfer vardı. İçeri adım atar atmaz Aslı, küçük bir çığlık atarak Murat’a döndü:
“Burayı ne zaman bu kadar düzenli hale getirdin? Yoksa bu bizim gelişimiz için mi?”
Murat, hafif bir gülümsemeyle:
“Sadece misafirlerime saygım büyük. Ama biraz çaba sarf etmiş olabilirim.”
Ece, bu ortamdan etkilenmişti. Aralarındaki bu sıcak dostluk, onun içinde bir rahatlama yaratıyordu. Bu gecenin, düşündüğünden çok daha güzel olacağını hissediyordu.