İçeriğe geç

Bir Rüya Bir Viski

Bölüm 40 · 6 dk okuma

Bir Rüya Bir Viski

Bölüm 40

Bölüm 40 : Ece’nin Dansı ve Arda’nın Gelişi

Ece, müziğin ritmine kapılmış, dans ederken başını çevirip Arda’nın kendisine doğru geldiğini fark etti. İlk başta hafif bir şaşkınlık yaşadı, ama kısa sürede bu durum hoşuna gitti. Arda’nın yüzündeki kararlılık ifadesi dikkatini çekmişti.

Ece, bir an Arda’ya doğru dönüp onu dansa davet etmeyi düşündü. Ama sonra bunun fazla olacağını hissederek kendini durdurdu. Gülümseyerek, hafif bir eğimle Arda’ya yaklaştı ve sordu:

"Buraya neden geldin, Arda? Dans etmeye mi yoksa başka bir şey söylemeye?"

Arda, bir an duraksadı, sonra samimi bir şekilde cevap verdi:

"Artık bardan ayrılıyoruz. Ama seni burada gördüm ve bir şey sormak istedim. Bizimle yürüyüp yürümek istemez misin? Belki biraz konuşuruz."

---

Ece’nin Kararsızlığı ve Reddi

Ece, bu teklifi duyunca kısa bir süre düşündü. Bir yanda Arda ile yürümek ve konuşmak isteği vardı, diğer yanda bu gece arkadaşlarına ayıp etme düşüncesi. Hafif bir tebessümle, başını iki yana salladı:

"Arda, teklifin için teşekkür ederim. Ama burada arkadaşlarım var. Onlara ayıp olur diye düşündüm. Belki başka bir zaman, tamam mı?"

Arda, Ece’nin bu kibar reddine başını sallayarak karşılık verdi. Gülümsemeye çalıştı, ama içinde hafif bir burukluk hissetti.

"Anlıyorum. O zaman ben çıkıyorum. İyi eğlenceler, Ece."

Ece, onun bu samimi tavrına karşılık hafif bir gülümsemeyle cevap verdi:

"Teşekkürler, Arda. Görüşürüz."

---

Arda’nın Ayrılışı

Arda, barda son bir kez daha Ece’ye baktıktan sonra kapıya yöneldi. Dışarı çıktığında Murat ve Aslı’yı kaldırımda beklerken buldu. Murat, Arda’nın yüzündeki ifadeyi fark ederek hemen sordu:

"Ee, ne oldu? Konuştun mu?"

Arda, hafif bir gülümsemeyle cevap verdi:

"Evet, ama sadece iyi geceler demekle yetindim. Zamanlama uygun değildi."

Aslı, hafif bir anlayışlı bakışla ekledi:

"Bazen doğru zaman gelene kadar beklemek gerekir. Ama vazgeçme."

Arda, ikisine de teşekkür ederek vedalaştı ve eve doğru yürümeye başladı.

---

Eve Dönüş

Eve geldiğinde, kapıyı açıp ayakkabılarını çıkardı ve kendini kanepeye bıraktı. Bugün olan her şeyi düşünüyordu. Ece ile tuvaletteki konuşma, dans ederken onu izlediği an ve teklifinin reddedilmesi… İçinde hafif bir burukluk vardı, ama aynı zamanda hâlâ bir şeylerin değişebileceğine dair bir umut taşıyordu.

Kendi kendine mırıldandı:

"Belki başka bir zaman. Ama bu iş burada bitmedi."

Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Yarın iş vardı, ama içinde Ece’ye dair bir şeylerin daha anlamlı olacağına dair bir hisle uykuya daldı.

Pazartesi Sabahı

Arda, pazartesi sabahı gözlerini açtığında yine aynı rüyayı görmüştü. Rüya, artık tanıdık bir hale gelmişti, ancak bu sefer hatırlayamadığı farklı bir detay vardı. Rüyada loş ışıkta duran kitaplık, deri koltuk ve masanın üzerindeki defterler aynıydı, ama zihninde beliren bu yeni detay onu bir süre düşündürdü. "Ne olduğunu hatırlayamıyorum ama önemli olmalı," diye mırıldandı.

Dün gecenin yorgunluğu, Arda’nın sabah işe gitme isteğini iyice azaltmıştı. Telefonunu eline aldı ve biraz sosyal medyada gezindi. Bu sırada bir mesaj geldi. Mesajda, lokantanın o gün çalışmayacağı yazıyordu. Komi Ali’nin gönderdiği mesajda şunlar yazıyordu:

"Bugün Halil Bey’in çocuğu olmuş. Bu yüzden tüm çalışanlara izin verildi. Lokanta bugün kapalı."

Arda, bir an için şaşırdı. Halil Bey ile yaşadığı tüm sorunlara rağmen, bu mutlu haber karşısında tebessüm etti. "Ne kadar sorun yaşasam da, bu mutlu gününde onu tebrik etmemek olmaz," diye düşündü. Hemen Halil’e kısa bir mesaj yazdı:

"Tebrik ederim Halil Bey, umarım bebeğiniz sağlıklı ve mutlu bir hayat sürer. Bugününüz keyifli geçsin."

Mesajı gönderdikten sonra telefonunu masaya bıraktı ve kahvaltı yapma fikri aklına geldi.

---

Murat’ı Aramak

Arda, kahvaltıyı tek başına yapmak istemediğini fark etti. Hemen Murat’ı aradı. Telefon birkaç kez çaldıktan sonra, Murat zar zor bir sesle telefonu açtı. Uykulu bir sesle:

"Arda, bu saatte ne istiyorsun?" diye mırıldandı.

Arda, gülerek cevap verdi:

"Uyan dostum. Aslı ile bir planınız yoksa kahvaltıya çıkalım. Şöyle güzel bir yerde iki dost gibi kahvaltı yapalım."

Murat, biraz toparlanmış bir sesle konuşmaya başladı:

"Aslı’yı yurduna bıraktıktan sonra eve çok geç geldim. Ama senin bu teklifini kıramam. Zaten bensiz yapamıyorsun, değil mi?"

Arda gülerek cevap verdi:

"Aynen öyle. Sen olmadan kahvaltının tadı çıkmıyor."

Murat, saat 9 için buluşma teklifini kabul etti ve telefonu kapattı. Arda, hazırlanmaya koyulurken yüzünde bir tebessüm belirdi. Bugün işleri biraz kafasından uzaklaştırıp dostuyla keyifli bir sabah geçirecekti.

---

Kahvaltı İçin Hazırlık

Arda, gardırobunu açtı ve temiz, rahat bir gömlek seçti. Aynanın karşısına geçip saçlarını düzeltirken, kendine bir an için baktı. Düşüncelerinde dün gece yaşananlar vardı; Ece ile konuşması, tuvaletteki garip ama samimi anlar ve sonrasında hissettiği karışıklık...

"Bugün bir şeylere takılmadan, sadece güzel bir vakit geçirmeliyim," diye düşündü. Hazırlandıktan sonra saatine baktı; buluşmaya az kalmıştı. Kapıdan çıkarken, günün daha rahat geçeceğine dair içten bir umut taşıyordu.

Kahvaltıda Buluşma

Arda, buluşma yerine vardığında, Murat şimdiden bir masaya oturmuştu. Önünde bir fincan çay vardı ve etrafa keyifli bir şekilde bakınıyordu. Arda’yı görünce elini kaldırdı ve gülerek seslendi:

"Tam zamanında geldin! Kahvaltıyı beklemeden çayımı söyledim, ama senin için bir şey sipariş etmedim. İhtiyacın olan biraz karar vermek!"

Arda gülümseyerek masaya oturdu:

"Sabah sabah enerjiksin. Gece nasıl geçti? Aslı’yı yurduna bırakmışsın, sonra ne yaptın?"

Murat, fincanını masaya bırakıp başını salladı:

"Gece gayet güzeldi. Ama eve döndüğümde fark ettim ki, kızlar bazen fazla düşünceli olabiliyor. Aslı, dün geceden beri mesajlarla beni sorguluyor: 'Murat, o masadaki kızlar kimdi? Onlarla neden bu kadar samimiydin?' Beni yoruyor ama hoşuma da gitmiyor değil!"

Arda kahkahayı bastı:

"Aslı seni sorguluyorsa, demek ki gerçekten önemsiyor. Ama biraz fazla düşünceli olabilir, haklısın."

Garson geldi ve kahvaltı siparişlerini aldığında, ikisi de biraz rahatlamıştı. Murat, garsona dönerek esprili bir şekilde:

"Biraz fazla ekmek getirseniz iyi olur, arkadaşım stresli. Kahvaltıda terapi yapacağız," dedi. Arda, bu sözlere gülümseyerek karşılık verdi.

---

Ece Konusu

Siparişler geldikten sonra, Murat bir anda ciddi bir ifadeyle Arda’ya döndü:

"Tamam, şimdi söyle bakalım. Ece meselesi ne durumda? Dün gece dans ederken ona doğru yürüdün. Konuştunuz mu?"

Arda, ekmeğine tereyağı sürerken omuzlarını silkerek cevap verdi:

"Konuşmaya çalıştım. Ama yanında arkadaşları vardı, uygun bir an değildi. Sadece iyi geceler dileyip ayrıldım."

Murat, derin bir nefes alıp başını salladı:

"Dostum, sen bu işi çok uzatıyorsun. Eğer gerçekten bir şeyler hissettiğine eminsen, açık olmalısın. Yoksa o Tunç gibi bir adam gelir, elinden alır."

Arda, bu sözlere biraz düşünceli bir şekilde cevap verdi:

"Sanırım haklısın. Ama iş yerindeki sorunlar ve diğer şeyler arasında, ona nasıl zaman ayıracağımı bilemiyorum. Kendi hayatımı bile düzene sokamamışken, ona yaklaşmak doğru olur mu?"

Murat, ciddiyetle karşılık verdi:

"Hayatını düzene sokmak için birini beklemene gerek yok. Bazen bir kişi, seni düzene sokmanın en iyi yolu olabilir."

---

Kahvaltının Tadını Çıkarmak

Arda, Murat’ın sözlerini düşünürken bir yudum çay aldı ve kahvaltısına devam etti. Murat, ortamı neşelendirmek için konuyu değiştirdi:

"Bu arada, Aslı hafta sonu için bir plan yapmamızı istedi. Onunla birlikte şehir dışına küçük bir kaçamak yapmayı düşünüyorum. Ama seni de davet etmeyi düşündük. Ne dersin?"

Arda, bir an için duraksadı. Bu fikir hoşuna gitmişti ama aynı zamanda iş yerindeki sorunları düşündü. "Eğer izin alabilirsem neden olmasın?" diye cevap verdi.

Murat, gülerek:

"İzin almayı başarabilirsen, hayatında ilk kez bir şeyleri planlayarak yapmış olacaksın!" dedi. Bu sözlere kahkahalarla karşılık verdiler.

---

Yeni Bir Gün

Kahvaltının sonunda, Arda ve Murat ayrılmadan önce birbirlerine sarıldılar. Murat, dostunun sırtını sıvazlayarak:

"Unutma, Ece’ye ulaşmanın tek yolu cesaret. Ve hayatın tadını çıkar, iş yerindeki saçmalıkları boş ver."

Arda, bu sözlere gülümseyerek cevap verdi:

"Teşekkürler dostum. Bugün biraz daha cesur olmayı deneyeceğim."

Arda eve dönerken, Ece’ye karşı bir adım daha atmak için kendini hazır hissetmeye başlamıştı. Ama bunu nasıl yapacağına dair hâlâ net bir planı yoktu. "Belki sabah pastaneye uğrarım," diye düşündü. Hayatındaki belirsizliklere rağmen, içindeki umut hâlâ güçlüydü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.