
Arda, akşam eve döndüğünde, çalıştığı lokantada yaşadığı sorunları bir kez daha düşündü. Halil’in sürekli baskısı ve haksız suçlamaları dayanılmaz bir hâl almıştı. "Bu işi bırakmalıyım," diye düşündü. Ancak hemen ardından maddi durumunu aklına getirdi. Eskişehir’e taşındığından beri kira, faturalar ve ailesine gönderdiği destek parası onun omuzlarındaki yükü artırıyordu.
"Başka bir iş bulmak kolay değil. Hele ki bu kadar az birikimle… Şimdi işi bırakırsam ay sonunu nasıl getiririm?" diye kendi kendine mırıldandı. Aklına gelen bu gerçek, onu hem üzdü hem de çaresiz hissettirdi.
"Bir süre daha idare etmeliyim," diye düşündü. Ancak bu düşünce bile onun üzerindeki baskıyı hafifletmiyordu.
