
Ece ve Arda, sabahın erken saatlerinde pastanenin bir köşesinde kahvelerini yudumlarken sohbete daldılar. Arda, hayatından kısa anekdotlar anlatırken, Ece de kendi hikayesinden bahsetti. Ortaya çıkan bu küçük bağ, ikisi için de beklenmedik bir şekilde rahatlatıcı olmuştu.
Bu sabah, sadece bir sohbetle başlayan şeyin, belki de bir dostluğun ya da daha fazlasının temeli olabileceğini ikisi de hissediyordu. Arda’nın hayatındaki yalnızlık, artık eskisi kadar ağır gelmiyordu. Ece ise kendi sessiz rutinine bir renk geldiğini fark ediyordu.
Bu, Arda için yeni bir sayfanın başlangıcı olabilirdi. Ve belki de bu hikaye, o rüyasında gördüğü huzurlu evin gerçek bir simgesine dönüşecekti.