Bir gün uyandığında bu cehennemimsi dünya güneşinin altında
Ne fark eder bu sıcak rüzgara doymuş güllerin ortasında
Birkaç canlı kalmış aklının uçsuz bucaksız hatıralarında
Durduğun yerlere baksan da bakmasan da kararır göremezsin sonunda
Alıcaklı gibi çalınan kapıların deliğinden gözüken boş, gereksiz manzara
Uykusuz gecelerin koynundan çıkan buruşmuş suratların umuduna
Hasretim ben bu dünyada umut belki de bir mutluluğa
Küçük odamda koyacak yer yok sıcak yatağıma, sanırım kenarıya
Son beş dakika da bile olsam yalvarmam ben hicbir insana
Dünyam zaten bir cehennem, seslensem ne olur ben tanrıya
Akıl olmayan ve ayakta duran başlara bakarım günahlardan büyük acıyla
Düşüncesiz kediler gibiyim ben dışarıdaki insanlara
Şimdi beyaz ama bir o kadar da siyah aynaların karşısında
Adımlarım bir uçurumun ucunda zevk, şehvet, tutku hepsi bir arada
O uçurumun altında var bir göl içinde balık yerine insansı larva
İçmek isterim ben o suyu dünyadaki tüm sular bir yana
Nefesim tükenmeden koşmam gereken yer uçurumun kenarıysa
Çöllerin ortasındaki seraptan oluşan mutlu insan topluluğuna
Tapmak isterim ben tanrıların acizliği yerine onlara
Ama zamanım yetmez ayyaşlar gibi dolanırım sadece sokaklarda



