İçeriğe geç

Bir Paranoyakın İniltileri

Bölüm 32 · 1 dk okuma

Bir Paranoyakın İniltileri

Bölüm 32

Düşlerim

Savaşımaydı benim nefretli konuşmalarda kullanılan cümlelerin vedalardan saklı hüzünlü ayrılık dolu kimsesiz kelimeleri

Bir çiçeğin solgun pembe yapraklarında yükselen yoğun acı eşliğinde yalnızlık gibiydi onların umut dolu hayalleri

Farklılık çabalarından çıkan akıl yoksunu soytarıların ışık vuran gözlüklerine benzeyen boş ama kirli yapraklardan oluşmuş kıskanç orduların defteri

Dini duyarlılığın başladığı sefalet dolu günlerde doğdu özgürlüğe muhtaç, aç, doyumsuz ve kimsesiz anarşist; beynim gibi

Kentlerin kısık ve bitkin sokak lambasına yansıyan sineklerin kana aç, çöplere yapışmış insanları arayan birer köpek gibi hisleri

Baskın düşüncelerin içinde dünyasını savunmayanların gerçek dışı platformlarda sergiledikleri amaçsız belki de gereksiz gösterileriydi

Tanrıdan gelen hediyelerde saklıdır belki güneşin o sıcak, kanı ısıtan hatta iddia etmek gerekirse güneşin en sonuna kadar ta kendisi

Tanrının acıdığı insanlara bölücü ve yıkıcı fikirleri veren kişiler etkilenmiştir bir gün okuduğu kitabın kararmış kapağının isteksizliği gibi

Hayatım bir zargananın kollarındaykendi mutlu olduğum zamanların hatıralarla saklı anı notları tarzında kıymetli insan dolu gözlerimdi

İndiğim bodrumlarda buldum aciz yaratıkların inlemesi gibi bir ışık yayan ampül gördüm tamamen inanılmaz biriydi

Radikal bir kararı anımsatan aptal hükümdarların soytarılarına baktım bu sabah, sensizlik gibi düşündüm bunları, bağını istemem ki

Beğenmemezkikte edemem ben seninle olan geçmişimize üstüne üstlük gittiğimiz o dumanlı köyleri, yok edemem ben senin fikrini

Seni bekleyişim, sisli dağların ardında gelmemizi sonsuz heyecanla ancak bir o kadar da umutsuzlukla bekleyen kimsesiz kişilerin kederli feryatları içindi

Sen andırırdın köklü cenazelerde giyilen kara ve tozlu kıyafetlerin önünde bekleyen ve mezara büyük özlem duyan gülleri

Egemenliğe doymamış yunusların, okyanusta dolaştığı ve oralarda gördüğü kusuru yokmuş sanılan mercanlarda yaşıyorum sevgini

Genç fikirlerin kullandığı bünyevi zevklerle dolup taşmış cümlelerde gizli senin o güzel gözlerinin kahverengiliği

Ben istemeden gülme yüzüme, sen güldüğünde gülmem ben yüzüne çünkü o mutluluğunu anlamam, bilemem derim ona ilgi

Hunharca yazdığım bu cümleler benimdir ki, ben aslında burada itiraf ederim bütün bu cümleler beynimin birer düşleri

Bölüm sonu

9 yorum