"Bazı sırlar saklanır. Bazıları ise yanlış zamanda ortaya çıkar."
Pazartesi günü okul normal başlamıştı.
Bu bile başlı başına garipti.
Çünkü son zamanlarda hayatımda hiçbir şey normal gitmiyordu.
Ben, Erva ve Defne sınıfa girerken Erva yine konuşuyordu.
"Bakın."
dedi.
"Bir gün zengin olursam hepiniz benim villamda yaşayacaksınız."
Defne çantasını sırasına bıraktı.
"Niye?"
"Çünkü yalnız korkarım."
"Bu hiç zengin insan enerjisi vermedi."
Erva omuz silkti.
"Ben farklı bir milyoner olacağım."
---
İlk iki ders sakin geçti.
Öğle arasında grup çalışması için boş sınıfa geçtik.
Artık proje bitmek üzereydi.
Bu yüzden herkes biraz rahatlamıştı.
Herkes derken...
Mert zaten başından beri rahattı.
"Açık konuşacağım."
dedi.
"Bu projenin yüzde sekseni benim sayemde ilerledi."
"Yüzde sekseni mi?"
dedi Eren.
"Evet."
"Sen geçen hafta yanlışlıkla kendi adını üç kez yazdın."
Mert durdu.
"Detaylara takılmayalım."
---
Tam o sırada kapı açıldı.
İçeri Alya girdi.
Öğretmen onu da bizim grubun yanına göndermişti çünkü başka grubun çalışması bitmişti.
Alya gülümseyerek oturdu.
"Rahatsız etmiyorum umarım."
"Ediyorsun."
dedi Aras.
Sonra birkaç saniye durdu.
"Şaka yaptım."
Alya güldü.
Ben de önümdeki kağıda baktım.
Nedense moralim yine bozulmuştu.
---
Yaklaşık yarım saat sonra öğretmen sınıftan çıktı.
Sınıfta sadece biz kalmıştık.
Erva sıkıntıdan sıranın üzerine uzanmıştı.
Mert camdan dışarı bakıyordu.
Ben telefonumla uğraşıyordum.
Tam o sırada ekranım aydınlandı.
Anonim hesaptan mesaj gelmişti.
Kalbim hızlandı.
Mesaj çok kısaydı.
"Sağına bak."
Kaşlarımı çattım.
Ne?
Bir şaka mıydı?
Mesaja birkaç saniye baktım.
Sonra yavaşça başımı çevirdim.
Sağımda Aras oturuyordu.
Ama o sırada Eren'le konuşuyordu.
Normal görünüyordu.
Telefonuma tekrar baktım.
Yeni mesaj geldi.
"Biraz daha dikkatli bak."
İçimde garip bir his oluştu.
Bu artık eğlenceli değildi.
Bir şeyler oluyordu.
Ve ben ne olduğunu bilmiyordum.
---
Tam o sırada Alya konuştu.
"Bu arada."
dedi.
"Aras, hâlâ aynı şifreleri mi kullanıyorsun?"
Sınıfta sessizlik oldu.
Aras'ın yüzündeki ifade değişti.
Anında.
Eren de ona baktı.
Ben kaşlarımı çattım.
"Ne demek o?"
diye sordum.
Alya şaşırdı.
"Şey..."
Bir an duraksadı.
"Ortaokuldan tanışıyoruz."
Kalbim durdu.
Ne?
Aras hiç bahsetmemişti.
Alya devam etti.
"Eskiden bütün hesaplarının şifresi aynıydı."
Mert kahkaha attı.
"Bu çok kötüymüş."
Ama ben gülemiyordum.
Çünkü tam o sırada telefonum yeniden titredi.
Anonim hesap.
Elim titreyerek mesajı açtım.
"Şimdi sola bak."
Nefesim kesildi.
Yavaşça başımı çevirdim.
Solumda Eren vardı.
Telefonuyla uğraşıyordu.
Tam o anda Eren'in telefonu da titredi.
Aynı anda.
Benim telefonumla aynı anda.
Gözlerim büyüdü.
Eren başını kaldırdı.
Ben ona bakıyordum.
O bana.
Sınıftaki sesler bir anda uzaklaşmış gibi geldi.
Çünkü ilk kez...
Gerçek bir ipucu bulduğumu hissetmiştim.
Ama asıl şok henüz gelmemişti.
Kapı yeniden açıldı.
İçeri öğretmen girdi.
Elinde proje listeleri vardı.
"Bu arada."
dedi.
"Bir şeyi duyurmayı unutmuşum."
Kimse önemsemedi.
Öğretmen listeye baktı.
Sonra konuştu.
"Önümüzdeki ay yapılacak şehir dışı gezi için odalar belli oldu."
Erva anında doğruldu.
"İşte şimdi ilginçleşti."
Öğretmen isimleri okumaya başladı.
Sonra bir satırda durdu.
Ve söyledi:
"Asya Kaya ve Aras Demir aynı çalışma ekibinde ve aynı gezi grubunda olacak."
Sınıf bir saniye sessiz kaldı.
Sonra...
"NEEE?"
diye bağıran ilk kişi Erva oldu.
Ve nedense...
Şok olan tek kişi o değildi.