İçeriğe geç

Bir Mesaj Uzağımda

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Bir Mesaj Uzağımda

Bölüm 2

Bölüm 2: Kaçınılmaz Karşılaşma

"Bazı insanlar sessizce girmez hayatına… gürültüyle çarpar."

Alarm sesi kulaklarımı tırmalarken yorganı başımın üzerine çektim.

Hayır.

Bugün okulun ilk günü olamazdı.

Daha dün yaz tatiline girmiş gibi hissediyordum.

Telefonum yeniden çalmaya başladı.

Bu kez daha yüksek sesle.

Gözlerimi açmadan elimi komodine uzattım.

Yanlış yere.

Su şişesine çarptım.

Şişe yere düştü.

Ardından telefon.

Harika.

"Asya!"

Annemin sesi alt kattan duyuldu.

"Kalkıyorum!"

"Beş dakika önce de aynısını söyledin."

"Dürüst olmak gerekirse o zaman yalan söylemiştim."

Aşağıdan gelen sessizlik annemin gözlerini devirdiğini hayal etmeme yetti.

İsteksizce yataktan kalktım.

Perdeyi açınca güneş ışığı doğrudan yüzüme vurdu.

Yaz bitmişti.

Okul başlamıştı.

Ve ben buna hiç hazır değildim.

Hazırlanıp aşağı indiğimde annem kahvaltıyı çoktan hazırlamıştı.

Masaya otururken telefonuma baktım.

Fark etmeden ilk yaptığım şey buydu.

Mesaj kutusunu açtım.

Yeni mesaj yoktu.

Nedense içimde küçük bir hayal kırıklığı oluştu.

Kendi kendime sinirlendim.

Ne bekliyordum ki?

Dün gece konuştuğum bir yabancıdan günaydın mesajı mı?

Telefonu cebime koydum.

Kahvaltıyı bitirip evden çıktım.

Okula yaklaştıkça içimde tanıdık bir sıkıntı oluşuyordu.

Aynı bina.

Aynı koridorlar.

Aynı insanlar.

Ve muhtemelen aynı problemler.

Kapıdan içeri girer girmez kalabalığın sesi kulaklarımı doldurdu.

Öğrenciler yaz tatili anılarını anlatıyor, kahkahalar atıyorlardı.

Tam merdivenlere yönelmiştim ki tanıdık bir ses duydum.

"Asya!"

Arkamı döndüm.

Erva.

Koşarak yanıma geldi ve bana sarıldı.

"Seni özledim."

"Dün konuştuk."

"Olsun."

"Bütün yaz konuştuk."

"Olsun."

Gülmeye başladım.

Bazı şeyler hiç değişmiyordu.

Birlikte sınıfa doğru yürümeye başladık.

Erva durmadan konuşuyordu.

Ben ise elimden geldiğince dinliyordum.

Tam o sırada telefonum titreşti.

Kalbim istemsizce hızlandı.

Yeni mesaj.

Ondan.

Dün geceki yabancıdan.

"Hayatta kaldın mı?"

İstemsizce gülümsedim.

Erva hemen fark etti.

"Neden sırıtıyorsun?"

"Sırıtmıyorum."

"Sırıtıyorsun."

"Hayır."

"Asya."

"Erva."

Şüpheyle baktı.

Ben ise telefonu cebime geri koydum.

Mesaja sonra cevap verirdim.

Ya da vermem.

Bilmiyordum.

Ama günüm bir anda biraz daha güzel hissettirmeye başlamıştı.

Sınıfın bulunduğu kata çıktığımızda koridor oldukça kalabalıktı.

Öğrenciler birbirleriyle konuşuyor, sınıflara girip çıkıyordu.

Ben de dikkatlice kalabalığın arasından geçmeye çalışıyordum.

Tam sınıfa birkaç adım kalmıştı ki biri omzuma sertçe çarptı.

Dengemi kaybettim.

Elimdeki defterler yere saçıldı.

Koridorda birkaç kişi dönüp bize baktı.

Harika.

İlk gün.

İlk rezillik.

Yere eğilip defterleri toplamaya çalışırken bir el benden önce davranıp bir tanesini aldı.

O eli tanıyordum.

İçimdeki bütün iyi ruh hâli bir anda yok oldu.

Başımı kaldırdım.

Kahverengi gözler.

Umursamaz bir ifade.

Ve sinir bozucu derecede rahat bir gülümseme.

Aras.

Elbette Aras.

Başka kim olabilirdi ki?

"Daha okulun ilk günü."

dedi.

"O kadar dağınık olamazsın."

Defteri elinden çektim.

"Senin yüzünden düştü."

"Tekrar söylüyorum."

Gülümsemesi büyüdü.

"Dağınıksın."

Yanımdaki Erva bir adım geri çekildi.

Akıllı kızdı.

Çünkü Aras ve benim aynı ortamda bulunmamız genellikle tartışmayla sonuçlanıyordu.

"Yoluma bakıyordum."

dedim.

"Ben de."

"Hayır. Sen etrafa bakıyordun."

"Kanıtın var mı?"

Gözlerimi devirdim.

İnsan birinden bu kadar kısa sürede nasıl sinir olabilir bilmiyordum.

Ama Aras bu konuda uzmanlaşmıştı.

"Bir gün gerçekten sabrımı taşıracaksın."

"Bir gün mü?"

dedi sahte bir şaşkınlıkla.

"Ben bunun yıllar önce olduğunu sanıyordum."

Arkadaşları gülmeye başladı.

Harika.

Tam bir komedi kulübü.

Aras yanımdan geçerken kısa bir an durdu.

"Seni görmek güzeldi Asya."

Sonra yürüyüp gitti.

Ben ise olduğum yerde kaldım.

Erva bana baktı.

"Yılın ilk Aras vakası."

"Daha ilk saat."

diye mırıldandım.

İçimde kötü bir his vardı.

Çünkü Aras'ın yeniden hayatımı zorlaştıracağından emindim.

Ama asıl bilmediğim şey...

Dün gece saatlerce konuştuğum kişinin de bu karmaşanın bir parçası olduğuydu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.