İçeriğe geç

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 7

BÖLÜM 7: GECE VE GÖLGE

Gecenin ilerleyen saatlerinde şehrin en lüks kulübünün içerisi, bass seslerinin uğultusu ve ritmik ışık hüzmeleriyle çalkalanıyordu. Burak ve Tuna, VIP bölümündeki deri koltuklara kurulmuş, masadaki içki şişesinin dibini çoktan görmüşlerdi. Burak alkolün etkisiyle yüksek sesli müziğe ritim tutup çevresindekilerle eğlenirken, Tuna’nın bakışları bardağındaki buzların erimesine kilitlenmişti.

Tuna sarhoştu. Ama zihnini uyuşturan şey sadece alkol değildi. İki gecedir aklından çıkaramadığı o dantel detayları, omuz hattındaki loş ışık ve "Beni düşünmeni istiyorum" diyen o iddialı cümleler, zihninin içinde devasa bir yangın gibi büyüyordu. Ne kadar içse de o fotoğrafları ve o kadının cüretini kafasının içinden söküp atamıyordu. Kontrolü tamamen kaybetmiş olmak onu çıldırtıyordu.

"Kardeşim sal kendini biraz," dedi Burak, Tuna’nın omzuna vurarak. "İki gündür üzerinde bir ağırlık var, neye takıldın bu kadar?"

"Yok bir şey," diye mırıldandı Tuna, bardağındaki son yudumu kafasına dikerken. "Kafa dolu sadece."

Tam o sırada yanlarına, kulübün kalabalığından sıyrılan iddialı ve şık bir kadın yaklaştı. Kadının bakışları doğrudan Tuna’nın üzerindeydi. Masaya doğru süzülüp Tuna’nın yanındaki boşluğa oturduğunda, kokusu ve tavırları Tuna’ya bir anlığına o mesajları hatırlattı. Kadın eğilip Tuna’nın kulağına bir şeyler fısıldadı, dudaklarında kışkırtıcı bir gülümseme vardı.

Tuna kadının yüzüne baktı. Ama alkolün ve zihnindeki bulanıklığın etkisiyle karşısındaki yüz silikleşiyordu. Zihni ona sert bir oyun oynuyordu; gözlerini her kapattığında karşısındaki kadının siluetine anonim kızın o loş ışık altındaki kıvrımları, boyun hattı ve parmak izleri katmanlanıyordu. İçindeki o bastırılmış, günlerdir biriken tehlikeli arzu alkolle birleşince kontrol mekanizması tamamen patladı.

Ayağa kalktı. Kadının bileğini kavrayıp kulüpten çıkışa doğru yöneldi. Burak arkalarından bir şeyler bağırsa da Tuna duymuyordu bile.

Gecenin sonunda otel odasının karanlığı, sadece dışarıdan vuran sokak lambalarının ışığıyla aydınlanıyordu. Tuna, yatağın kenarında dururken karşısındaki kadına dokunuyordu ama zihninde dokunduğu kişi o değildi. Kadının omuzlarına inen elleri, belini kavrayan parmakları her hareket ettiğinde, Tuna gözlerini kapatıp telefondaki o fotoğrafları hayal ediyordu.

O gece Tuna, başkasının bedeninde anonim kadının hayaletine dokundu. Zihninde yankılanan her nefes sesi, her temas, telefondaki o cüretkar mesajların birer yansımasıydı. İçindeki o hırsı, zapt edemediği o arzuyu ve yenilmişlik hissini bu şekilde bastırmaya çalışıyordu.

Sabahın ilk ışıkları odaya sızdığında Tuna yatakta doğruldu. Başında katlanılmaz bir ağrı, içinde ise tarifi olmayan bir boşluk vardı. Yanında uyuyan kadına baktı, ardından komodinin üzerinde duran telefonuna uzandı.

Ekranı açtığında göğsündeki nefes tıkandı. Anonimden yeni bir mesaj vardı.

Anonim: Başka bir kadının bedeninde benim gölgemi aramak nasıl bir histi Tuna?

Anonim: Gözlerini kapattığında dokunduğun kişinin o değil, ben olduğumu ikimiz de biliyoruz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.