İçeriğe geç

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 34 · 2 dk okuma

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 34

BÖLÜM 34: BUZ AŞI

Tuna, Bahar’ın dudaklarından dökülen o dümdüz, duygusuz "Günaydın abi" lafıyla yerinde donakaldı. Bakışlarındaki o sıfır derece soğukluk, az önce Burak’ın yanında hissettiği tüm o içsel çalkantıyı anında kilitledi. Kızın gözlerinde ne dün gecenin tutkusundan bir kırıntı vardı ne de o koridor fırtınasının öfkesi. Tamamen yabancı, yabancı olduğu kadar da profesyonel bir maske geçirmişti yüzüne.

Burak aradaki gerilimi fark etmeyip kahvesini yudumlamaya devam etti. "Hah, geldi bizim suratsız. Kızım dün gece neydi senin o halin öyle? Evin kapısını kıracaktın neredeyse."

Bahar bakışlarını Tuna’nın kilitlenmiş yüzünden bir milim kaydırmadan abisine yanıt verdi. "Kafam doluydu abi. Ders Notları yetişmeyecek diye stres yaptım, size yansıtmak istemedim."

"İyi bakalım," dedi Burak saatine bakarak. "Benim amfide ders başlıyor, kaçtım ben. Tuna, öğlen kafeteryada buluşuruz, kaçma bir yere."

Burak ayağa kalkıp Tuna’nın omzuna dostça bastırdı ve adımlarla amfi binasına doğru uzaklaştı.

Çimlerin üzerindeki bankta sadece ikisi kaldı. Etraftan geçen öğrencilerin gürültüsü aralarındaki o ağır sessizliği yutmaya yetmiyordu. Tuna nefesini tutmuş, Bahar’ın ne yapacağını, ne söyleyeceğini bekliyordu. Zihnindeki o "Acaba ne zaman patlayacak?" sorusu beynini kemiriyordu.

Bahar, abisi gözden kaybolduğu an adımlarını Tuna’ya doğru attı. Bankın tam karşısında durdu.

"Bahar..." dedi Tuna, sesi boğazındaki kuruluktan dolayı pürüzlü çıkarak. "Bak... Konuşmamız lazım."

Bahar hafifçe tek kaşını kaldırdı. Yüzündeki ifade o kadar uzaktı ki, Tuna bir an dün gece o koltukta inleyen kızın bu kız olup olmadığını sorguladı.

"Neyi konuşacağız Tuna?" dedi Bahar. Sesi çimlerin üzerindeki sabah rüzgarı kadar soğuk ve mesafeliydi. "Aramızda konuşulacak bir şey mi var?"

Tuna neye uğradığını şaşırdı. "Dün gece... Söylediklerin..."

Bahar hafifçe gülümsedi ama bu gülüşte ne bir ima ne de bir kışkırtma vardı. Sadece saf bir yok sayış vardı.

"Dün gece bir hataydı," dedi Bahar, kelimeleri bir bıçak gibi tek tek dizerek. "Sen sınırını aştın, ben de tepkimi verdim. Hepsi bu. Sen zaten dün gece gereken kararı verdin: 'Hiç yaşanmamış gibi davranacağız' dedin, hatırlıyor musun?"

Tuna bir an afalladı. Kızın bu kadar hızlı geri çekilmesi, hamle yapmasını beklediği an da tam tersine onu tamamen yok sayması zihnindeki dengeleri altüst etti.

"Bahar ben..."

"Bana bir daha 'Bahar' deme," dedi kız, sözünü buz gibi k keserek. "Abimin arkadaşısın. Kampüste veya evde karşılaşırsak sadece o kadarsın. Bana acıyan, vicdan azabı çeken gözlerle bakmayı da kes. Senin vicdanın benim umrumda bile değil."

Bahar elindeki dosyayı göğsüne bastırdı. Arkasını dönüp kütüphane yoluna doğru yürümeye başladı. Tek bir adımında bile tereddüt, tek bir duruşunda bile kırgınlık belirtisi yoktu.

Tuna bankta tek başına kalakaldı. Bahar onu tehdit etmemişti, abisine anlatmamıştı, mesajla taciz etmemişti. Ama yaptığı şey çok daha ağırdı: Tuna’yı kendi sığ vicdan azabıyla baş başa bırakmış, onu kendi evreninden tamamen silip atmıştı. Ve Tuna, bu mutlak yok sayılmanın altında ezildiğini hissetti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.