İçeriğe geç

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 30 · 2 dk okuma

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 30

BÖLÜM 30: YANGININ ARTIKLARI

Bahar yavaşça oturduğu koltuktan kalktı. Çıplak ayakları soğuk parkeye bastığında bile irkilmedi. Yüzündeki o incinmiş ifade saniyeler içinde devasa bir öfkeye, yakıcı bir nefrete dönüştü. Gözlerindeki şok yerini saf bir intikam duygusuna bıraktı.

Adımlarını bir kaplan gibi sessiz ama tehditkar atarak koridorun başında, kapıya arkasını dönmüş duran Tuna’ya doğru yürüdü.

Tuna hâlâ ona bakmıyordu. Kendi cehenneminde boğuluyordu.

Bahar arkasından yaklaştı ve iki eliyle birden Tuna’nın göğsünden hırsla itti.

"Sen ne dediğinin farkında mısın?!" diye bağırdı Bahar. Sesi kütüphanedeki o fısıltılı, tehlikeli tondan tamamen uzak, salonun duvarlarında çınlayan yırtıcı bir çığlığa dönüşmüştü.

Tuna yediği darbeyle geriye doğru bir adım attı ama hâlâ kızın yüzüne bakmamak için direniyordu. Bakışlarını duvara sabitledi.

Bahar bir adım daha atıp bu kez daha sertçe itti Tuna’yı.

"Yüzüme bak!" diye haykırdı Bahar, sesi öfkeyle titriyordu. "Bana bak Tuna! Sen beni kulüpte siktiğin kızlardan mı sandın?! Beni orospu gibi kullanıp atamazsın!"

Tuna’nın şakaklarındaki damarlar çatlayacak gibi oldu. Dişlerini o kadar sıkıyordu ki çene kemikleri birbirine batıyordu.

"Bahar yapma..." dedi Tuna, sesi kısıktı, çaresizdi. "Git diyorum sana, uzatma."

"Uzatma mı?!" Bahar alaycı ve zehirli bir kahkaha attı. Yüzüne dökülen dağınık saçlarının arasından gözleri alev alev yanıyordu. "Dün gece o mesajları yazarken 'uzatma' demiyordun! Az önce bu koltukta kıyafetlerimi soyup, bedenimin her milimetresini emerken, içime girip boşalırken hiç 'uzatma' demiyordun!"

Tuna hızla Bahar’a döndü, ellerini kaldırıp "Sus!" diye bağırdı. Gözlerinde devasa bir dehşet ve pişmanlık vardı. " Bahar, sus!"

"Duysunlar!" dedi Bahar, aralarındaki mesafeyi tamamen kapatıp Tuna’nın göğsüne parmağını vurarak. "Bütün dünya duysun! Sen beni kullanamazsın Tuna. Beni o kirli vicdanının altına gömüp 'hiç yaşanmamış' gibi davranamazsın! O çiçeği boynumdan öptün sen. Beni bu gece kendi ellerinle o masumiyetten çıkardın."

Bahar başını hafifçe kaldırıp gözlerini Tuna’nın tam ortasına dikti. Sesi bu kez çığlıktan daha tehlikeli, alçak ama bıçak kadar keskin bir fısıltıya dönüştü.

"Şimdi git abimin yüzüne bak bakabiliyorsan. Ama sakın unutma... Sen ne kadar kaçarsan kaç, o koltuktaki günahın izi senin üstünden hiç silinmeyecek. Ve ben senin bunu unutmana asla izin vermeyeceğim."

Bahar yerdeki kabanını hırsla kaptı. Tuna’nın omzuna sertçe çarparak açık kapıdan dışarı fırladı. Merdivenlerden inen hızlı adım sesleri binada yankılanırken, Tuna arkasından açık kalan kapıya ve bomboş koridora bakakaldı.

Evdeki sessizlik, artık geri dönülemez bir felaketin habercisiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.