İçeriğe geç

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 26 · 2 dk okuma

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 26

BÖLÜM 26: ÇİZGİNİN ÖTESİ

Koridordan gelen ayak sesleri ahşap zeminde gıcırdadıkça zaman sanki ağır çekime aldı. Tuna, zonklayan şakaklarıyla Bahar’ın boynundaki o küçük izden gözlerini güçlükle kopardı. Kızın kokusu, teninin sıcaklığı ve fısıltısı zihnindeki tüm kilitleri zorluyordu ama yakalaşan adım sesleri acımasız bir gerçeklik gibi tepelerine bindi.

Tuna, raflara dayadığı ellerini hızla geri çekip geriye doğru bir adım attı. Yüzündeki o sarsılmış, panik dolu ifadeyi gizlemek için çabucak arkasını dönüp raftan rastgele bir kitap çekip çıkardı.

Tam o anda koridorun başından elinde ders notlarıyla bir öğrenci geçti. İkisine kısa bir bakış atıp yürümeye devam etti ve yan rafların arasında gözden kayboldu.

Tehlike anlık olarak geçmişti ama Tuna için asıl fırtına hemen arkasında duruyordu. Sırtı Bahar’a dönük bir şekilde dururken nefes nefeseydi. Göğsü hızla inip kalkıyordu.

Bahar ise yerdeki ağır kitabı sakince alıp rafa geri koydu. Tuna’nın arkasındaki o bocalayan, kendi içinde savaş veren halini izlerken dudağının kenarında yine o karanlık tebessüm belirdi. Geri adım atmış olsa da Tuna’nın gözlerindeki o açlığı, aralarındaki çekimin onu nasıl teslim aldığını çok net görmüştü.

"Yine kaçtın..." dedi Bahar, fısıltısı bu kez bir alay değil, kesin bir tespit gibiydi.

Tuna elindeki kitabı rafa sertçe geri itti ve Bahar’a döndü. Sesi artık öfkeden değil, çaresizlikten kısık çıkıyordu. "Bu bir oyun değil Bahar. Bu yangın ikimizi de yakar. Burak’ı... Her şeyi mahvedersin."

Bahar adımlarını yavaşça Tuna’ya doğru attı. Aralarında neredeyse hiç mesafe kalmadığında durdu. Başını kaldırıp Tuna’nın çenesine, ardından gözlerine baktı. Yüzündeki o tehlikeli ifade yerini bir anlığına son derece duru ve dürüst bir bakışa bıraktı.

"Ben hiçbir şeyi mahvetmek istemiyorum Tuna," dedi Bahar, sesi ilk kez bu kadar çıplak ve vurucuydu. "Ben sadece senin o arkasına saklandığın maskeyi yırtmak istiyorum. Günlerdir telefonda aradığın o kadının tam karşında olduğunu kabullenmeni istiyorum."

Tuna bir şey söylemek için dudaklarını araladı ama Bahar elini kaldırıp işaret parmağını hafifçe Tuna’nın dudaklarına bastırdı.

"Şimdi hiçbir şey söyleme," diye fısıldadı Bahar. Parmağını yavaşça geri çekerken gözlerini Tuna’dan ayırmadı. "Çünkü ne dersen de yalan olacak. Bu gece... Kendi evinde tek başınayken bana mesaj atmanı bekleyeceğim. Ama anonim olarak değil... Bu kez 'Bahar' olarak."

Bahar kabanını sandalye sırtlığından alıp omzuna attı. Tuna’nın yanından süzülüp geçerken omzu hafifçe Tuna’nın koluna çarptı. Koridordan aşağı, kütüphanenin çıkışına doğru sakince yürüdü.

Tuna, kütüphanenin o sessiz koridorunda tek başına kaldı. Parmakları hâlâ kızın dokunduğu dudaklarında gezinirken, cebindeki telefon hafifçe titredi.

Tuna titreyen elleriyle telefonu çıkardı. Ekrana baktığında kalbi sanki bir anlığına durdu.

Bahar: Bekliyorum Tuna. Bu gece o çizgiyi tamamen aşacağız.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.