İçeriğe geç

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 14

BÖLÜM 14: SESSİZ YANKI

Ertesi günün öğleden sonrasında kampüs kafeteryasının köşesindeki masada ağır bir sessizlik vardı. Masa, fotokopi alınmış ders notları ve soğumuş kahve bardaklarıyla doluydu. Burak laptopında mimarlık projesinin render detaylarıyla uğraşırken, Ceren hemen yanında not tutma bahanesiyle gözlerini Burak’ın profilinden ayıramıyordu.

Tuna ise sandalyesinde geriye yaslanmış, elindeki kalemi parmaklarının arasında ritmik bir şekilde çeviriyordu. Göz altındaki morluklar gece üçteki o mesajlaşmanın ve ardından gelen uykusuz saatlerin en net kanıtıydı. Zihninde sürekli aynı cümle dolanıyordu: "Seninle karşılaştığımda ilk bakacağım yer o boyun kavisi olacak." Anonim kızın dün gece attığı o fotoğraf ve hemen ardından yazdığı özgüvenli cümleler Tuna’nın gururunu zedelemiş ama içindeki o karanlık merakı daha da büyütmüştü.

Bahar elinde çay tepsisiyle masaya yaklaştı. Tepsiyi masanın ortasına bırakıp taze bardakları dizmeye başladı. "Çayları tazeledim, proje nöbetçilerine takviye lazım," dedi hafif bir tebessümle.

Ceren neşeyle atıldı. "Ay Bahar harikasın! Burak senin ders notlarına bakarken beynim eridi zaten, iyi geldi bu."

Burak gülerek kardeşinin getirdiği çaydan bir yudum aldı. "Notlar gözünü korkutmasın Ceren, biraz mantığını kavrayınca halloluyor," diye karşılık verdi.

Bahar abisinin bu cevabına gülümsedi, ardından bardağın birini Tuna’nın önüne koydu. "Tuna abi... Seninki de burada."

Tuna bakışlarını elindeki kalemden kaldırıp Bahar’a baktı. Bahar tam o anda tepsiyi tek eline alıp boşları toplamak için öne doğru eğildi. Hırkasının geniş yakası hafifçe yana kaydı. Güneş ışığı tam o an Bahar’ın pürüzsüz boyun kavisini ve köprücük kemiğini aydınlattı.

Tuna’nın gözleri istemsizce o noktaya takıldı. Dün gece loş ışık altındaki o fotoğrafta gördüğü hatlar, bir anlığına tam karşısındaki bu kızın hatlarıyla üst üste biner gibi oldu. Kalbi göğüs kafesinde sert bir darbe vurdu. Şakaklarındaki damarların zorlandığını hissetti. Kendi kendine kızdı; uykusuzluktan ve o anonim kadının takıntısından iyice saçmalamaya, etrafındaki masum insanları o kadınla bağdaştırmaya başlamıştı.

Refleks olarak bakışlarını hızla kaçırdı ve çay bardağına uzandı. Sesi boğuk çıkmıştı. "Sağ ol Bahar."

Bahar, Tuna’nın o anki irkilmesini ve bakışlarındaki paniği anı anına fark etti. Ama yüzündeki masum ifadeyi milim bozmadı. "Afiyet olsun. Ben kütüphaneye geçiyorum, dersim başlayacak az sonra," diyerek masadan ayrıldı.

Kütüphane koridoruna girdiğinde tenhalığı fırsat bilip cebinden telefonunu çıkardı. Tuna’yı açık vermeden kışkırtmaya devam etmesi gerekiyordu. Klavyeye dokundu.

Anonim: Etrafındaki masum insanlara bakarken bile zihninde beni arıyorsun Tuna...

Anonim: Bakışlarının nasıl kaydığını, aklının nasıl karıştığını hissedebiliyorum.

Anonim: Ama boşuna yorulma; aradığın detayı masumiyetin içinde bulamazsın.

Tuna masada cebine gelen bildirimle irkildi. Mesajı okuduğunda derin bir nefes verdi. Anonim kız sanki onun kafasının içindeki o anlık saçma benzetmeyi bile hissetmiş gibi konuşuyordu. Gözlerini kapatıp şakaklarını ovdu. Zihni artık onun kontrolünden tamamen çıkmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.