Anonim: Yine uyuyamadın değil mi?
Anonim: Saatin üç olduğunu gördüğümde aklıma ilk gelen şey, senin tavana bakıp beni düşündüğün oldu Tuna.
Tuna: Sen cidden kafayı yemişsin.
Tuna: Gündüz o mesajı nasıl attın? Bahçede ne kadar yakınımdaydın?
Anonim: Söylemiştim Tuna... Sana yakınlığımın mesafelerle bir ilgisi yok.
Anonim: Ben zaten günün her anında zihninin tam ortasındayım.
Anonim: Ama yine de merakını gidereyim; evet, oldukça yakındaydım. Hatta ne kadar kışkırtıcı durduğunu, o çatık kaşlarınla etrafı nasıl çaresizce taradığını izleyecek kadar yakın.
Tuna: Bu bir oyun değil artık.
Tuna: Sınırları zorluyorsun. Eşyalarımı, hareketlerimi, dinlediğim insanları bile takip ediyorsun. Bu yaptığına ne denir biliyor musun?
Anonim: Ne denirmiş?
Anonim: Takıntı mı? Sanmıyorum.
Anonim: Buna çekim denir Tuna. Senin o mesafeli, kimseyi içeri almayan duvarlarının ardındaki adama ulaşma arzusu denir.
Tuna: Yanlış yoldasın.
Tuna: Çık karşıma. Bakalım yüz yüze geldiğimizde de o ekran arkasındaki gibi rahat olabilecek misin?
Anonim: Karşına çıktığım gün o duvarların tamamen yıkıldığı gün olacak.
Anonim: Ve inan bana, sen o gün geldiğinde bana kızgın olmayacaksın.
Anonim: Çünkü şu an bile benim kim olduğumu öğrenmek için yanıp tutuşuyorsun.
Tuna: Kendini çok önemsiyorsun.
Tuna: Sadece kim olduğunu öğrenip bu saçmalığa bir son vermek istiyorum.
Anonim: Yalan söylüyorsun.
Anonim: Eğer sadece son vermek isteseydin beni ilk günden engellerdin.
Anonim: Ama yapmadın. Çünkü o fotoğraflar, o mesajlar, bu tehlikeli gerilim seni hayatta hissettiriyor.
Anonim: Dün gece başka bir kadına giderken bile zihninde ben vardım Tuna. Bunu ikimiz de biliyoruz.
Tuna: Yeter.
Tuna: Fotoğraf falan da atma bir daha. Cidden uzadı bu iş.
Anonim: Gerçekten atmayım mı?
Anonim: Görsel: Loş odada, yatakta sırtüstü uzanmış bir siluet... Siyah ipek bir askılığın omzundan hafifçe düştüğü, loş ışıkta köprücük kemiğinin ve boyun kavisinin netleştiği son derece estetik ve kışkırtıcı bir fotoğraf
Anonim: Şimdi tekrar söyle bakalım... Gerçekten istemiyor musun?
Tuna: ...
Tuna: Gecenin bu saatinde beni sınama.
Anonim: Sınamıyorum Tuna, sadece kendinle dürüst olmanı istiyorum.
Anonim: Şu an o fotoğrafa bakarken nefesinin nasıl ağırlaştığını biliyorum.
Anonim: Parmaklarının ekranın üzerinde nasıl gezindiğini hisseder gibiyim.
Tuna: Fotoğraftaki o detaylar...
Tuna: Seninle karşılaştığımda ilk bakacağım yer o boyun kavisi olacak.
Tuna: Seni duvara yaslayıp, bu gece yaptığın her şeyin hesabını soracağım.
Tuna: Ve o zaman bu saklambaç bitecek.
Anonim: Heyecanla o günü bekliyorum Tuna.
Anonim: Ama şimdilik... Rüyalarında beni görmeye devam et.
Anonim: İyi geceler.