Eveeett, ben geldimmm. O değilde buranın ilk HilZey ficini yazıyorum suan, değişik bi hiss.
Neysee sevdiniz dimii? Hadi geçelim bakalımmm
Bu arada alakasız ama bu bölümü yazarken Edho(eşkıya dünyaya hükümdar olmaz) dizisinin giriş müziğini dinledim nxlslxlelkflefn. Ama napiyim hoşuma gidiyo.
Babası yüzünden jenerik müziğini ezbere bilen kızlara selam olsun(umarım tek değilimdir)
Neyse geçelimmm bakalımmm.
...
Hepimiz prova salonundan çıkmış, koskocaman olan manifest evindeydik. Oturma odasında herkes kendini koltuğa atmış, derin nefesler alıp kendine geliyordu. Rahatlıyordu.
Mina elinin tersiyle alnından akan teri sildi, sonra o yumuşak sesiyle konuştu;
"Ben bir lavaboya gidip yüzümü yıkayacağım kızlar, çok sıcak değilmi ya? " diye sordu. Evet, gerçekten sıcaktı. Oturma odası rahat güneş gören bir yerdeydi, şuan güneş hafif vardı gerçi. Esin havanın serin olduğunu umarak ayağa kalkıp camı açtığında, içeri Güneş'in yaydığı sıcak hava ile buluşan akşamın serinliği yayıldı.
"Ohh bee" dedik hep bir ağızdan. Mina tam ayağa kalkıp lavaboya ilerleyecektiki, çalan telefonun sesi onu durdurdu. Cebindeki telefonunu çıkardı, ekrandaki ismi bakıp bize döndü;
"Tolga bey arıyor"
Tolga kim diye soracak olursanız, bizim çıkış yaptığımız Big5 yarışmasının kurucusu. Yani bizim şirketin yöneticisi gibi bişey işte. Tolga akış.
Mina koltuğa oturup telefonu açtı, kulağına götürdü. Bizde etrafına toplandık tabi.
Mina heyecanlı heyecanlı konuştuktan sonra "Pekii, hemen kızlara haber veriyorum ben. Görüşmek üzere" diyerek kapattı telefonu. Sueda "ne oldu" anlamında kafasını salladı.
"Konuş artık" dedik Zeyneple aynı anda. Bu an yüzümde ufak bir gülümsemeye sebep olmuştu tabii.
Mina sonunda heyecanla parlayan gözlerini ekibe çevirdi ve konuştu;
"Kızlaarr, şarkımızın klibi'nin çekileceği yer belli olmuşş"
Dedi. Heyecanı sesine de yansımıştı annemizin.
Sueda o kendine ait, sadece onun yapabildiği tatlı sesiyle konuştu;
"Neresi pekii? " dedi. Hepimiz gözlerimizi Mina'ya diktik, heyecanla tekrar konuştu;
"Alaçatı İzmir, oradaki sahilde bir kısmını çekecekmişiizz"
Demesiyle hepimizin gözleri mutlulukla fal taşı gibi açıldı. Yanımda oturan zeynebe baktım, oda şaşırmışdı. Dudaklarının kenarında o tanıdık gülümsemesi belirmişti. Ona baktığımı farkedince yeşil gözlerini bana çevirdi.
Bana bakınca, zamanın durduğunu hissettim. Sanki kızların konuşması boğuk bir ses gibi kulağıma çarpıyordu. Kasede kaydedilen bir ses gibi...
Zeynep gözlerini gözlerimden çekti, elini kafasına götürdü. Yüzünde rahatsız bir ifade vardı.
"Ne oldu? Iyımısın zeynep?" diye sordum telaşla. Sadece onun duyabileceği bir sesle.
Gözlerime bakmadı bu kez, gözlerini yere dikip konuştu;
"Y-yok bişey... Bu gün kendimi fazla zorladım galiba.. Evet evet, o yüzden başım döndü biraz"
Söylediği şey ne kadar inandırıcı gelmesede fazla zorlamak istememiştim açıkçası.
"Peki" diyerek önüme döndüm, heyecanla konuşan bizim kızlara katıldım bende.
Merak etmeyin, bir süre sonra zeynep de katıldı tabii.
...
Odamda dolabımla bakışıyordum, çünkü kızlarla bir karar almıştık.
İzmir'e bir kaç gün önceden gitmeye karar vermiştik, tatil yapmak ve eğlenmek için. Şimdide herkes hazırlanıyordu.
Yukarıdan EsMin'in gülüş sesleri kulağıma gelirken odaklanmaya çalışıyordum. Orada 1 hafta yada daha fazla kalırdık galiba, klip çekimleri, tatil derken iş uzardı.
Bu yüzden her gün için sabah ve akşam olarak kombin yapmaya karar verdim. En sevdiğim parçaları elime aldım, buz mavisi bir şortum vardı. Buz mavisi demişken... Zeynep geldi aklıma. Nerde mavi renk görsem aklıma geliyordu.
Elimdeki şortu kenara attım, dolabıma biraz daha bakındım. Kapı açılma sesiyle bakışlarımı o tarafa çevirdim bu sefer.
Anlaşılan bu gece bavul hazırlamak zor olucak...
İçeri giren sueda'ydı. Islak ellerini pantolonuna silmesinden, lavabo dan geldiği anlaşılıyordu.
"Ne yaptınız bakalım hilal hanımm" dedi kendi kıyafetlerinin olduğu tarafa ilerlerken. Sueda ile aynı odada kalıyorduk, ve giyinme odamız vardı. Bir tarafta benim, bir tarafta onun kıyafetleri vardı. Giyinme dolabından çıkan Sarı ışıklar etrafa yayılıyordu.
"Hiç birşey" diyerek karşılık verdim sueda'ya. Elimi croplarımın olduğu tarafa yönlendirdim.
"Sakin ol hilall, hazırlarız beraber" dedi. Odaklanamadığımı biliyordu herkes. Yardım ediyorlardı.
...
Herkes, bende dahil bavullarını hazırlamıştı. Ben bavulumu kapatmaya uğraşıyordum, sueda yardım etmek istemişti, ama onuda yoramazdım. Onu içeri gönderdim
Şimdide kendim uğraşıyordum. Kapı tekrar açıldı. Gözlerimi kapıya çevirmedim bu sefer. Kimin geldiğini anlamıştım çünkü, kapıyı açma şeklinden, ve kokusundan...
Zeynepti.
İçeriye dolan hafif çiçeksi ve tatlı koku odaya dağılırken tanıdık ses kulaklarıma doldu.
"Hila-a, yardım istermisin? " diye sordu.
Takılan fermuarı bir şekilde ordan kurtarıp bavulu kapatmıştım.
"Yok, hallettim. Tesekkürler"
İki elimi havaya kaldırıp Esin'in teşekkürler demesini taklit ederek demiştim.
İkimizde güldükten sonra zeynep tekrar konuştu.
"Bilekliklerimiz karışmış olabilir diye geldim. Kendi takılarım arasında bunu buldum"
Elinde benim bilekliğim duruyordu, gümüştü. Estetik bir havası vardı.
Zeynebe doğru adımladım, bilekliğimi aldım. Parmaklarımız kısa bir an değerken yine aynı şey oldu, gözlerime baktığında olan şey gibi. Zaman yavaşlıyordu.
Boşverdim, muhtemelen bana öyle geliyordu.
"Aaa evet, olabilir" dedim. Elimle gel işareti yaptım, takılarımın olduğu yere doğru ilerledik.
Takılarımın olduğu kutuya geldiğimizde bakmak için dizlerimin üstünde oturdum. Zeynep de aynı şekilde yanıma çöktü. Beraber takılarıma bakmaya başladık.
Zeynep görmüş gibi, omzumun üstünden eğilerek bir takıya uzattı elini. Bense kalp ritmimi düzeltmeye çalışıyordum.
Zeynep hafifçe geri çekildi, boynumun hizasında durup elinde tuttuğu takıya baktı bir süre. Nefesi boynuma çarpıyordu.
Mutlu bir sesle konuştu bu sefer;
"Evet efendimm, bu benim takımm. Sağol" dedi. Dudaklarımın kenarı hafifçe kıvrıldı.
"Bişey değill efendimm" diyerek aynı enerjiyle karşılık verdim. Odadan çıkıp oturma odasına ilerledik.
Yukardakiler 820 kelime olmuş aq. İlk defa bu kadar uzun bölüm yazdımm.
Neysee nasıl olmuşş, yorum yapıp beğenmeyi unutmayın lütfen arkadaşlar.
Bölüm sonu notu;
"Zaman sadece bir kavram, siz onu en güzel anılarınızla doldurmaya bakın"
Bayy
-💛💙
-💜💙
