İçeriğe geç

BİR KIŞ GECESİ

Bölüm 7 · 6 dk okuma

BİR KIŞ GECESİ

Bölüm 7

BÖLÜM 7

BÖLÜM 7

Dün akşam erkenden yatması Berfu ‘ya çok iyi gelmişti. Oldukça enerjikti bugün. Elini yüzünü yıkadı, dişlerini fırçalayıp yatağını topladığında üzerini de değiştirmişti. Şarjdaki telefonunu alıp karamele mama koyduktan sonra mutfağa geçmişti.

Bugün hava yağışlıydı. Yine kar yağışını izleyerek geçireceği bir gün olduğu için mutluydu. Kahvesini yapmaya koyulduğunda o olurken Çınar ‘ın evine gitti. Orada da işini hallettikten sonra eve geldiğinde kahvesini alıp şöminenin oraya geçti.

Telefonunu yan tarafına bırakacakken ekranı açılmıştı. Bildirimde Çınar’dan mesaj geldiğini gördü. Mesaj kısmına girip okumaya başladı;

‘’ Selam, Nasılsın? ‘’

‘’ Dün yazacaktım aslında ama fırsat bulamadım. Hala hastanedeyiz. ‘’

‘’ Sanırım hafta sonuna kadar buradayım. ‘’

Mesajları okuduktan sonra ister istemez gülümsemişti Berfu, öyle düşündüğü gibi bir şey yoktu. Tabi, yazdığı son mesaj onu üzmüştü. Hepsine tek tek cevap yazmaya başladı.

‘’ Günaydın, iyim sen nasılsın? ‘’

‘’ Sorun değil, annen iyi olsun da. ‘’

Mesajları gönderdikten telefonunu kapadı. Hafta sonuna kadar daha yalnızdı. Bilgisayarına ardı ardına bildirim sesi gelmeye başladığında merakla açtı. Haberlerini attığı sitesinden gelen yorumlardı. Beğeni sayısı normalinden daha çok artmıştı. Böylelikle dünyada sevilen gazeteciler arasına girmişti.

❄

Günlerden Cuma’ydı yarın Çınar geliyordu. Her iki tarafta mutluydu. Bir araya gelecekleri için. Yıldız Hanım, iyileşmiş hastaneden çıkartmışlardı. Gece uçağa binip gelecekti.

Berfu, yatakta dört dönse de uyuyamamıştı. Oflayarak yataktan kalktı. Yatağın ucunda uyuyan kedisine baktı. ‘’ Oh ne güzel! ‘’ dedi ardından gülerek mutfağa ilerledi. Kendisine kahve hazırladı. Fincanı tuttuğunda tüm sıcaklığın avuçlarından vücuduna yayıldığını hissetti.

Gün boyunca kar yağışı etkisini sürdürmüştü. Şimdi ise, yavaş ama güzel bir şekilde buluşuyordu kar taneleri yeryüzüyle.

Gün aydınlanmaya başladığında uyku göz kapaklarına inebilmişti. Kendisini kedisinin yanına yatağa attığında uykuya daldı.

Hafiften gelen zil sesiyle gözünü açabilmişti. Mahmur haliyle yataktan kalkarken kapısını açtı. Karşısında Çınar ‘ı gördüğünde neredeyse ayılmış gibiydi.

‘’ Günaydın! ‘’ dedi Çınar coşkuyla. Elindeki poşeti kaldırıp gösterdi. ‘’ kahvaltı eder miyiz? ‘’

‘’ Günaydın, kusura bakma dün geç yatmıştım.’’ Eliyle içeriyi gösterdi. ‘’ Gel. ‘’

Berfu, kapıyı kapatırken Çınar salona geçmişti. ‘’ Ben bir üzerimi değiştireyim. ‘’

Çınar, Berfu’ya kafa sallarken poşetin içindekileri sehpaya çıkarmaya başladı.

‘’ Hoş geldin tekrardan! ‘’ dedi Berfu salona girdiğinde.

‘’ Hoş buldum. ‘’ koltuklara oturduklarında kahvaltılarını etmeye başladılar.

‘’ Sen nasılsın? İyisin değil mi? ‘’ diye sordu Çınar ‘a.

‘’ Yani evet iyim. Sen? Bu arada teşekkür ederim, köpeğime baktığın için. ‘’

‘’ Rica ederim ne demek. ‘’

‘’ Annen nasıl iyi mi? ‘’

‘’ Evet, eve geçtiler. ‘’

Başka konular dan da konuşarak kahvaltılarını sürdürmüşlerdi. Saat öğleni geçtiğinde Çınar, işi olduğu için kalkmıştı. Oldukça keyifli bir sabah geçirmişlerdi. Az çok araya giren mesafeyi böyle kapatmışlardı.

Berfu, Çınar gittikten sonra evi temizlemiş işinin başına geçmişti. İki şekilde haber girmek normalinden daha fazla uzun sürmesine sebep olsa da olumlar sonuçlar alıyor olması motivasyonunu arttırıyordu.

Kahvaltıyı geç yediği için akşam yemeğini atlamayı tercih etmişti. Bilgisayardan başka haber kanallarına bakıyordu. Kendisinin yaptığı şey bir nevi ilkti. Diğer hesaplarda görememişti.

Telefonuna gelen bildirim sesiyle dikkati dağılmıştı. Gelen mesaj Çınar’dan dı.

‘’ Bankın oraya gelir misin? Sıkı giyin.’’ Okuduğu cümle karşısında şaşırsa da üzerini değiştirip evden çıktı. Dediği gibi Çınar bankın önünde bekliyordu. Hızlıca yanına gittiğinde karşısında durdu. ‘’ Bir şey olmadı değil mi? ‘’

‘’ Oldu! ‘’ dedi Çınar. Berfu, merakla ne diyeceğini beklerken Çınar mutlulukla telefonunu gösterdi. Mail ekranı açıktı. ‘’

‘’ Buranın en büyük yayınevlerinden teklif aldım! Beni editör olarak almak istiyorlar! ‘’

‘’ Ya! Gerçekten mi? ‘’

‘’ Evet, hatta yarın iş görüşmesine gelmemi istiyorlar! ‘’

‘’ Ay! Çok sevindim Çınar ‘ya! ‘’ bunu derken Çınar ‘ın boynuna sarılmıştı. ‘’ Bu senin için çok güzel bir fırsat. ‘’

Çınar, beklemediği bu sarılmayla öylece kalakalmıştı. Elleri yavaş yavaş Berfu ‘nun sırtında yer edindi. Onunda sarıldığını hissettiğinde gülümsemişti Berfu.

İkisi de geri çekildiğinde ‘’ Bunu kutlayalım mı? ‘’ diye sordu Çınar. Kafasını sallayarak onayladı Berfu.

Merkeze doğru yürümeye başladılar. ‘’ Eğer kabul edersen, şuan çalıştığın kitapçı ne olacak? ‘’

‘’ Sahibi amcanın bir yardımcıya ihtiyacı yoktu. Ben ısrar edince aldı beni. ‘’ Çınar, solunda duran tatlı ve küçük kafeyi gösterdi. ‘’ Girelim mi? ‘’

‘’ Olur. ‘’ led ışıklarla aydınlatılan güzel bir kafeydi.

İçeri girdiklerinde sıcaklık tüm vücutlarını kaplamıştı.

Duvar kenarı bir masaya oturmuşlardı. Duvar ise renkli red ışıklarla kaplıydı.

‘’ Ne içersin? Sıcak çikolata? ‘’

‘’ Olur. ‘’ demişti Berfu. Etrafı seyretmeye başlamıştı.

‘’ Senin yaptığın kadar güzel olamaz gerçi. ‘’ gülümseyerek Çınar ‘a döndü. Ardından kafasını önüne eğdi.

‘’ Sende açmalısın bence kafe. Çoksatarsın, özellikle sıcak çikolataların. ‘’ Çınar ‘ın bunu demesiyle küçükken babasının ona dediği şeyi hatırladı. Garson sıcak çikolataları getirdiğinde elleri hemen bardağı sarmıştı.

‘’ Babam ile hayalimizdi. ‘’ dedi. Bardağından bir yudum alarak devam etti. ‘’ Kafe açacaktık. Çeşitli tatlılar yapacaktık. Mekânımızın öne çıkan içeceği tabi ki sıcak çikolata olacaktı. ‘’

‘’ Gerçekleştirmek senin için çok güzel olacaktır. ‘’

‘’ Öyle mi diyorsun. ‘’

‘’ Evet. ‘’ dedi Çınar. Ardından elini montunun cebine götürdü. Kolyeydi. Masanın üzerine koydu. Kar tanesi kolyesi. Berfu, şaşırmış, kolyeye bakıyordu. ‘’ İstanbul ‘da gezdiğim bir dükkânda gördüm. Aklıma sen geldin. Bende almak istedim, beğenir misin, beğenmez misin, ya da kabul eder misin bilmiyorum? Bunu normal bir günde verebilir miydim? Onu da bilmiyorum. ‘’

‘’ Teşekkür ederim, gerçekten çok güzel. ‘’ dedi Berfu. Eli kar tanesinin üzerindeyken.

‘’ Geçen duyguları konuşmuştuk ya? ‘’ dedi Çınar. Berfu kafasını salladı onu onaylayarak. ‘’ Peki, aşk böyle bir şey mi? ‘’ biraz durur. ‘’ Yani, aşk sen misin? İstanbul ‘a gittiğimde bir an önce buraya gelmek istemem mi? Bu kolyeyi gördüğümde aklıma senin gelmen mi? ‘’ Çınar, bunları söylerken bir yanda da elleri ile oynuyordu.

‘’ Çok düşündüm ama açıklık getiremedim. Bu yüzden hem heyecanlıyım hem de tedirgin. ‘’

Berfu, derin bir nefes alır. ‘’ Evet, aslında böyle bir şey denilebilir. Sürekli seni düşünmem aşk, merak etmem… ‘’

‘’ Yani şimdi bu ilk resmi buluşmamız sayılır mı? ‘’ diye sordu Çınar gülerek.

‘’ Evet, sayılır. ‘’

Çınar, bardağında kalan son damlayı da içtiğinde Berfu ‘ya baktı. ‘’ Kesinlikle seninki daha güzel. ‘’

Berfu, bir şey demeyip gülümsemişti. ‘’ Kalkalım mı? ‘’ zaten kafe kapanmak üzereydi.

‘’ Olur. ‘’ ikisi de masadan kalkarken Berfu, kolyeyi unutmamıştı. Kafeden çıktıklarında tüm sıcaklık hissi gitmişti vücutlarından. Saat gece 1’e geliyordu. İkisinden de çıt çıkmıyordu ama yüzlerinde ki gülümseme belirgindi.

Bankın önüne geldiklerinde durdular. ‘’ Teşekkür ederim, akşam için ayrıca çok da sevindim. Umarım olur işin. ‘’ dedi Berfu.

‘’ Teşekkür ederim, haberdar ederim seni. ‘’ Berfu ‘nun eli cebine giderken kolyeyi Çınar ‘a uzattı. ‘’ Takar mısın? ‘’

‘’ Tabi. ‘’ Berfu, Çınar ‘a arkasını dönerken saçlarını topladı.

Çınar ‘ın elleri hafiften Berfu ‘nun ensesine değdiği için huylanmıştı ama hoşuna giden huylantıydı. Önüne dönerken eli kolyeye gitti. Çok sevmişti.

‘’ Çok yakıştı. ‘’ dedi Çınar gülümseyerek. ‘’ Eve girelim mi? Sen de üşüme daha fazla yarın görüşürüz. ‘’

‘’ Olur, görüşürüz. İyi geceler. ‘’ dedi Berfu.

‘’ İyi geceler. ‘’

İkisi de eve girip yatağa girdiklerinde bu akşamı düşünerek gülümserken uyuya kaldılar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.