İçeriğe geç

BİR KIŞ GECESİ

Bölüm 3 · 6 dk okuma

BİR KIŞ GECESİ

Bölüm 3

BÖLÜM 3

BÖLÜM 3

İlklerini yaşamaya başladığı gecenin sabahında kendini çok hafif hissediyordu Çınar. Rahat, üzerinden yükü kalkmış gibi. Gözlerini açtığından beri, yatakta uzanmaya devam ediyordu. Köpeği, sahibinin yanına koşarak gelirken Çınar, köpeğini sevmeye başlamıştı.

Hayatındaki ilk ortağı köpeğiydi aslında. İlk ona anlatırdı her şeyi. Ailesinden bile önce o bilirdi. Gerçi ailesi bilmezdi bile.

‘’ Pamuğum, günaydın! ‘’ dedi Çınar, köpeğini severken neşeli çıkan sesiyle. Maltese terrier ‘di cinsi ve dişiydi.

Pamuğu yatakta biraz sevdikten ve oynadıktan sonra kalkmış, üstünü değiştirmişti. Elini yüzünü yıkayıp kendine kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçti. Geçerken köpeğine mama koymayı da ihmal etmemişti.

Mutfağının camını açtığında temiz havayı içine çekti. Güzel bir kar yağışı vardı dışarıda. Gözleri çaprazında bulunan komşusunun evine çarptı. Herhangi bir hareketlilik göremedi. Saat daha erkendi. Ondan dolayıdır diye düşündü.

Kahvaltısını hazırlayıp, televizyondan kendine film açtı. Bugün tüm gününü yorganın altında film izleyerek geçirecekti. Kahvaltısından sonra, salondaki perdenin bir tanesi çekip, ortamı biraz karanlık hale getirmek istemişti. Hepsini kapamayacaktı, film izlerken aynı zamanda dışardaki kar yağışını da izleyecekti.

Odasından yorgan getirdiğinde, şöminesini de yaktı. Kendine yaptığı tarçınlı salebini alıp filmini izlemeye başladı.

❄

Berfu, tüm gününü bilgisayarında geçirmişti. Çoğu, haberler girerek geçmişti. Bir kısmı ise film izleyerek ama yorulmuştu. Doğru düzgün yemek yiyememiş, midesine bir şey inmemişti.

Kendine aperatif bir yemek hazırladığında hava kararmaya başlamıştı. Tüm gün evde olduğu için canı sıkılmıştı. Bugün de yürüyüş yapmak için çıkacaktı. Açılırdı hem.

Montunu giymiş, şapka ve atkısını takmıştı. Karamele mama ve su koyduktan sonra evden çıkmıştı. Sabahtan beri kar yağıyordu ama insanlar yine dışarıdaydı. Alışkınlardı çokça kar yağışına. Ayakkabılarını kapının önüne koyacakken kapısı çalmıştı. Merakla kapısını açtığında, yan evde yaşayan komşusu olduğunu gördü. Gülümsemesiyle birlikte kapıyı açtı. Elinde bir tabak vardı yaşlı kadının.

‘’ Her kış festivalinden sonra herkes bir şeyler pişirir birbirine dağıtır. Afiyet olsun! ‘’ demişti kadın. Yabancı dilde söylese de Berfu anlamıştı. Kadına teşekkür ettikten sonra tabağı mutfağa koydu. Üzerini peçeteyle kaplamıştı kadın. Apfelstrudel ( Elmalı Strudel ) bir nevi elmalı turtaydı. Bir tane alıp tadına baktığında çok beğenmişti. Milföy hamuru yeni çıktığından çıtırdamıştı.

Geldiğinde yemek için kenara kaldırdı. Şuan sadece yürümeye daha çok ihtiyacı vardı. Evden çıktığında yine sessiz yollardan müzik dinleyerek merkeze çıktı. Banklardan birine oturup, etrafı seyretti.

Üşüdüğünü hissettiğinde tekrardan yürümeye başladı. Gördüğü kitapçı dükkânıyla gülümseyerek içine girdi. Hızla etrafa göz gezdirdi. Kitapların arasında kaybolmuş gibi hissediyordu. Mutlu ve huzurlu.

‘’ Baba bana bu kitapları alır mısın? ‘’ Berfu ile daha iyi konuşabilmek için eğilmişti babası.

‘’ Hangisini alayım kızıma? ‘’ parmağını göstererek bütün kitapları gösterdi.

‘’ Hepsini. ‘’

‘’ Hepsini mi? ‘’ demişti annesi şaşırarak.

‘’ Ama ben hepsini istiyorum. ‘’ demişti küçük Berfu.

‘’ Ben hepsini alacağım kızıma. ‘’

En sonunda kitapçıdan çıkarken üç poşet kitapla çıkmışlardı.

Berfu, buruk gülümsemesiyle aklına gelen anıyla kitapların arasında dolaşmaya başladı. İlgisini çektiği kitaplara bakarken arkasından gelen sesle döndü.

‘’ Merhaba, yardımcı olmamı ister misiniz? ‘’ sesin sahibi Çınar’dı.

‘’ Merhaba! ‘’ dedi Berfu ‘da. Kitapçıda bir şeyler içerek kitap okumak için bir alan vardı. Orada insanlar olduğu için sessiz konuşuyorlardı. ‘’ Burada mı çalışıyorsun? ‘’ diye sordu Berfu.

‘’ Evet, yardımcı olmamı istersen seslenebilirsin. ‘’

‘’ Teşekkür ederim. ‘’ Çınar, başka bir müşteri ile ilgilenmek için gitmişti. Berfu, konusunu beğendiği kitabı alıp okumak için kendisine bir masa seçti. Kahvesini alıp, kitabını okumaya başladı.

Saatler geçmiş, kitap bitmek üzereydi. O kadar dalmıştı ki kitaba farkında bile değildi. Kitapçı ise kapanmak üzereydi. Telaşla kitabını alıp masadan kalkarken az ötede etraf toparlayan Çınar ‘a ‘’ Özür dilerim, fark etmemişim. Yardım edebilirim istersen? ‘’ dedi telaşla.

‘’ Yok, ben hallediyorum. Teşekkür ederim. Çok kaptırmıştın kendini rahatsız etmek istemedim. ‘’

Çınar, etrafı toplamıştı. Berfu ise okuduğu kitabı almış, evde devam edecekti. Dükkânın kapısını kilitleyip beraber yürümeye başladılar.

‘’ Kitapları seviyorsun sanırım? ‘’ diye sordu Berfu. Ellerini ovuştururken. Saatlerce kaldığı sıcak ortamdan soğuğa çıkıncı üşümüştü.

‘’ Seviyor muyum? Bilmiyorum… Sevmek ne demek onu da bilmiyorum. Sadece kitaplar, bana iyi geliyor onu biliyorum. ‘’

Evlerinin oradaki banka yaklaşmışlardı. ‘’ Oturalım mı? ‘’ diye sordu Çınar çekingen bir ses ile.

‘’ Olur. Bir şeyler içelim mi? ‘’

‘’ Yani, bilmem. Açık bir yer var mıdır ki? ‘’

‘’ Ben evde yaparım. Yani içmek istersen. ‘’

‘’ Peki, olur. ‘’

‘’ Hem sözüm var zaten sana. ‘’ dedi Berfu, gülümseyerek. Çınar ‘da hatırlamış, gülümsemişti.

‘’ Yardım edeyim sana. ‘’ Berfu, evinin kapısını içeriye geçmişti. Sahibinin geldiğini anlayan Karamel kapıya doğru koşmuştu. ‘’ Gelebilir miyim? Müsaitsen. ‘’

‘’ Gel gel. ‘’ Çınar içeriye girerken karameli görmüştü. ‘’ Ne kadar tatlı bir kedi. ‘’

‘’ Seviyorsun değil mi? Yoksa başka odaya götürebilirim. ‘’

‘’ Yok, severim. Benimde köpeğim var. ‘’

‘’ Ne güzel. ‘’ Berfu, kapıyı kapatmış eliyle mutfağın olduğu alanı göstermişti. ‘’ Gel, geçelim. ‘’

‘’ Sıcak çikolata sever misin? ‘’

‘’ Evet, severim. ‘’

Berfu, sıcak çikolata yaparken Çınar, karameli seviyordu. ‘’ Hep evde mi yaparsın sıcak çikolatayı? ‘’

‘’ Evet, bu benim babamın tarifi genellikle dışarı içtiklerimde bu tadı alamıyorum. Yani bende ayrı bir yeri var. Hazır, dışarı çıkalım mı? Evde durmak istersen eğer oturabiliriz. ‘’ sabah kadının getirdiği tatlıyı da koymuştu.

‘’ Çıkalım. Daha iyi olur sanki. Ama üşürsen tabi çıkmayalım. ‘’ demişti Çınar.

‘’ Soğuk hava severim. Üşümeyi de. ‘’

Tekrardan dışarı çıkıp banka oturdular. Ellerinde ki sıcak çikolata biraz olsun üşümelerini engellemişti. Berfu, elini Çınar ‘a doğru uzatmıştı. ‘’ Berfu Ak! ‘’

Çınar ‘da onun gibi elini uzattığında tokalaştılar. ‘’ Çınar Kaya! ‘’

‘’ Memnun oldum. ‘’

‘’ Bende, memnun oldum. ‘’

‘’ Tanıyalım bakalım sizi Çınar Bey! ‘’

‘’ Tamam, yirmi beş yaşındayım, edebiyat mezunuyum. Sayfam var oradan talepler geldikçe editörlük yapıyorum. ‘’ Çınar, sıcak çikolatasından bir yudum aldı. ‘’ Gerçekten çok güzel olmuş. ‘’

‘’ Afiyet olsun, o zaman sıra bende yirmi iki yaşındayım, gazetecilik mezunuyum. Benimde sayfam var. Oradan Haberler gidiyorum. ‘’

‘’ Ne güzel! ‘’

‘’ Öyle, bende severek yapıyorum ama bazen haber girmem çok zor oluyor. Yanlış bir şey yazarım ya da yazdığım yanlış anlaşılır diye en iyisini yazana kadar silip silip yazıyorum. ‘’

‘’ Bu şuanda sana kendini kötü hissettiriyor ama bu seni geliştiren bir şey. Mutluluk duy; İşini severek yaptığın için ve kendini geliştirmek için elinden geleni yaptığını unutma. Hem bende öyleyim. Editörüm ama bazen bende zorluklar yaşayabiliyorum. Her mesleğin doğası, hatta hayatın. ‘’

Çınar, sıcak çikolatasını yudumladıktan sonra devam etti. ‘’ Takıldığın zaman gel, ben sana yardımcı olurum. ‘’

‘’ Teşekkür ederim. ‘’

‘’ Ailen peki? ‘’ diye sordu Çınar, kısa bir sessizliğin ardından.

‘’ Trafik kazasında kaybettim. ‘’

‘’ Şey, öyle mi? Özür dilerim. ‘’

‘’ Önemli değil. Senin ailen? ‘’

‘’ Varlar, yani varla yok arası gibiler aslında. ‘’

‘’ Anladım. ‘’

‘’ Annem ile biraz iyi aramız. Babamla konuşmuyoruz, ondan dolayı daha çok burada sayılırım hatta. Kaçtım daha doğrusu. ‘’ dedi Çınar. Elinde fincanı ile öne eğilmiş karşıya bakıyordu.

‘’ Kaçtın mı? ‘’

‘’ Babam, bu yaşıma kadar kendi hayatım ile ilgili kararlar vermeme, bir söz sahibi olmama izin vermedi. Konuşmak istedim, hepsini ağzımdan içeriye tıktı. İçimde biriktirtti. Babam, baskın ve otoriter bir karaktere sahip duygularımı yaşamama bile izin vermedi. Hep, benim hakkımda kararlar aldı. ‘’ derin bir nefes aldı Çınar.

‘’ Peki, şuan ne hissediyorsun? ‘’ diye sordu Berfu. Bunca zaman fikri alınmayan, nasılsın diye sorulmayan bu çocuğu merak ediyordu.

‘’ Bilmem. ‘’ bitmiş fincanı gösterdi. ‘’ Ellerine sağlık, dışardakilerden daha güzel olmuş. Teşekkür ederim… Beni dinlediğin için. Ne hissettiğimi sorduğun için. ‘’ biraz bekledi.

‘’ İlk kişisin. ‘’ diye devam etti.

‘’ İlk kişi miyim? ‘’

‘’ Evet. Kendimi birine anlattığım ilk kişisin. Gerçi, daha önce ne dinleyen oldu ne de soran. Şuana kadar, sana kadar. ‘’

‘’ Artık gitmeliyim. Dediğim gibi haberlerin için sana istediğin zaman yardım ederim. İyi geceler. ‘’

‘’ Bende sana yardım edeceğim. ‘’ diye fısıldadı Berfu.

‘’ Efendim. ‘’

‘’ İyi geceler. ‘’ dedi Berfu. Çınar evine doğru giderken söylendi. ‘’ Duygularını öğrenmen için sana yardım edeceğim. ‘’

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.