İçeriğe geç

BİR KIŞ GECESİ

Bölüm 2 · 5 dk okuma

BİR KIŞ GECESİ

Bölüm 2

BÖLÜM 2

BÖLÜM 2

Berfu, gözlerini açtığında çok dinç kalkmıştı. Uyuduğu uyku ona pekiyi gelmişti. Yorganı üzerinden çekip, yataktan kalktı. Kedisi yatakta değildi. Yatak odasından çıkıp salona ilerledi. Saate baktığında sekizi gösteriyordu. Erken kalkmak çalıştığı dönemlerden kalan bir alışkanlıktı.

Salona gittiğinde kedisi de mama kaplarının yanında duruyordu. Sahibinin geldiğini görmesiyle Berfu ‘ya miyavlamıştı. Melezdi kedisi, annesi tekir, babası schottish’ti. ‘’ Günaydın karamel. ‘’ dedi Berfu, kedisine. İsmi, renklerini doğrular nitelikteydi.

Yüzünü yıkayıp, yatağını toplamıştı. Üzerini de değiştirdikten sonra tekrardan salona gelmişti. Salon ve mutfak aynı yere bakıyordu. Mutfağa gitti. Kahvaltısını hazırlayacaktı. Onu hazırlarken havalanması için mutfağın camını açtı. Hafif kar yağışı vardı. Sokakta tek tük kişi vardı.

Camdan kafasını çıkardı. Derin bir nefes aldı, kar kokusu. Temiz hava doldu içine bunu seviyordu. Gülümsedi. Kafasını kaldırdığında gözleri karşı çaprazında bulunan eve çarptı. Gözleri, camdan bakan dün ona yardım eden, komşusuyla ilişti.

Genç adam, başını hafifçe öne eğerek selam verdi. Hafiften gülümsemişti de. Berfu’da aynı şekilde selam verdikten sonra utanarak evin içine girdi. Yanakları kızarmıştı. Anı unutmak için hemen kahvaltı hazırlamaya girişti.

Kahvesiyle birlikte, kahvaltısını da etmişti. Sitesine girip haberler girdikten sonra şimdilik işi bitmişti. Evin tozunu aldığında, koltuğa oturdu. Dışarıdan sesler geldiğinde kaşlarını çatıp mutfağın camından dışarıya baktı.

Sesler, işlek caddenin olduğu yerden geliyordu. Çoğu insanda o yöne doğru gidiyordu. Merakına yenilerek montunu ve askısını giyip evden çıktı. Hava almak ve yürümek güzel olurdu. Gece tekrardan yürüyüşe çıkmayı aklına not etti.

Yürüdükçe sesin kaynağına yaklaşıyordu. O işlek caddeye geldiğinde insan kalabalığı vardı. Yürüdükçe tabela olduğunu gördü; ‘ GELENEKSEL KIŞ FESTİVALİNE HOŞ GELDİNİZ! ‘ yazıyordu.

İngilizce yazıyordu tabi ama Berfu, kurs alarak geliştirmişti İngilizcesini. Az çok anlayacak kadar biliyordu. Kalabalığa doğru giriş yaptığında etrafı görüşü daha çok artmıştı.

Alanın ortasında büyük bir ateş vardı. Ayrı bir güzellik katmıştı ortama. Müzik ile birlikte dans eden insanlar vardı. Yiyecek, içecek stantları, kış konseptine uygun kıyafetlerin satımı ve daha bir sürü şey.

Baktıkça etrafın güzelliğine daha çok kaptırıyordu kendini. Çok eğlenceli bir ortamdı. Bir tarafta dans yarışması bir yandan kardan adam yarışması vardı. Yarışma hoşuna gidince katılmaya karar verdi. Olabildiğince büyük yapması gerekiyordu.

Hemen kartopu yapmaya başladı. Orta büyüklükte bir kartopuna ulaşmaya başlamıştı bile. Önemli olan kazanmak değil eğlenmekti. Kafasını kaldırdığında komşusunu gördü. Göz göze geldiklerinde gülümsedi. Komşusu, Berfu’ya doğru yaklaşmaya başladı.

‘’ Selam! ‘’ dedi genç adam.

‘’ Selam! Nasılsın? Katılmak ister misin? ‘’ diye sordu Berfu.

‘’ İyim, sen? Ee şey, ben bilmiyorum. ‘’ dedi tereddütle genç adam.

‘’ Tamam, sen bilirsin. Katılmak istersen seve seve. ‘’

‘’ Yok, öyle değil ben kardan adam yapmayı bilmiyorum. ‘’ genç adamın böyle demesiyle Berfu, ne diyeceğini bilememişti bir an.

‘’ Şey, tamam anladım. ‘’ dedi aceleyle.

‘’ Görüşmek üzere. ‘’ dedi adam.

‘’ Görüşürüz. ‘’

Komşusu, kalabalığın arasından kaybolduğunda kardan adam yapımına devam etti. Festivalde, güzel bir vakit geçirdikten sonra arabasını alıp eve geri gitmişti. Yolları açmışlardı, tekrardan kapanmadan evinin önüne park etmişti. Gelir gelmez üzerini değiştirip, kahve yaptı. Şöminenin karşısına oturup keyifle içmeye başladı.

Kedisi anında kucağına gelip kendini sevdirmeye başladı. Kedisinin, başını okşarken gün şimdiden keyifli geçmişti.

Marketten aldıklarıyla kendine pratik ve doyurucu bir salata hazırladı. Yemeğini yerken bir yandan da sitesine haberler giriyordu. İşi hava karamaya yakın anca bitmişti.

Bilgisayarını kapatıp, koltuklara ilerdi. Biraz uzanmak ona iyi gelecekti. Uzun süre ekrana bakmaktan hem gözleri hem de vücudu yorulmuştu. Berfu ‘nun yattığını gören karamel hemen sahibinin kucağına gelmiş, karnına yatmıştı. Berfu, eliyle kedinin başını okşarken uzanmak iyi gelmişti. ‘’ Karamelim benim. ‘’ Berfu, kedisiyle oynadıktan sonra hava almak ve yürüyüş yapmak için dışarıya çıktı. Sabahki iyi gelmişti ama gece yürümek, daha huzurlu oluyordu.

Kulaklığını alıp, sıkıca giyindikten sonra kasabanın sokaklarında yürümeye başladı. İlk, sessiz sakin sokaklarda yürümüş ardından merkeze çıkmıştı. Oradan da eve doğru yürüyecekti. Havayı içine çeke çeke yürüyordu. Soğuk olsa dahi, çok iyi gelmişti. İnsan kalabalığı yoktu ama berfu gibi çıkıp yürüyen insanlarda vardı etrafta.

Yağmur çiseler gibi yağıyordu kar.

Etrafı huzur ve mutlulukla gözetliyordu. Tanıdık bir sima görmesiyle emin olabilmek için biraz daha baktı. Komşusuydu. O da merkeze çıkan sokaklardan birinden geliyordu. Berfu, komşusuna doğru ilerledi. Zaten aynı yönde ilerliyorlardı.

‘’ Selam! ‘’ dedi gülümseyerek. Genç adam, kafasını kaldırdığında Berfu’yu görmesiyle gülümsedi.

‘’ Selam! ‘’

‘’ Yürüyüş mü? ‘’ diye sordu Berfu. Genç adamın çıktığı sokağın önünde duruyorlardı.

‘’ Evet, sanırım sizde. ‘’ Berfu elini uzattı.

‘’ Berfu. ‘’ genç adamda elini uzatmıştı.

‘’ Çınar. ‘’ dedi tokalaşırken.

‘’ Memnun oldum Çınar. ‘’ yavaş yavaş yürümeye başlamışlardı.

‘’ Bende, Kar tanesi. ‘’ Berfu, kaşlarını çatarak Çınar’a döndü.

‘’ Sen… Nereden biliyorsun? ‘’

‘’ İsim anlamlarını hep merak etmişimdir. Araştırırım. ‘’

‘’ Ne güzel? ‘’

Aralarında sessizlik oluştuğunda sadece yürümeye devam ettiler. ‘’ Gece yürüyüşlerini daha mı çok seversin? ‘’ diye sordu Çınar. Aralarındaki sessizliği bozarak.

‘’ Evet, gecenin sessizliği bana huzur veriyor. Gece, sessizliğin ve huzurun ayak seslerini duyduğun andır. ‘’ derdi Babam. ‘’ Berfu, kafasını Çınar ‘a çevirdi.

‘’ Sen? ‘’

‘’ Evet, bende severim. Ruhumun fısıltılarını dinlediğim anlardan oluyor. ‘’

Yol, konuştukları için çabuk geçmiş, evlerinin olduğu sokağa gelmişlerdi.

‘’ Arabanı almışsın? ‘’ dedi.

‘’ Evet, yol açıkken alayım dedim. ‘’ Evlere gelmeden ağaçların altında bank vardı. Onu gösterdi Berfu. ‘’ Oturalım mı? ‘’

‘’ Olur. ‘’

Bir süre sessizce oturmuş, kar yağışını seyretmişlerdi. Sessizliği ise Berfu bozmuştu. Bir şey vardı ki çok merak ediyordu. Kafasını Çınar ‘a doğru çevirdi. ‘’ Kış festivalinde… Kardan adam yapmayı bilmiyorum demiştin. ‘’

Kafasını salladı, Çınar. ‘’ Evet, bilmiyorum. Öğrenmedim. Daha doğrusu öğretilmedi. ‘’ Bir süre sessizce bekledi Çınar. ‘’ Babam… İzin vermedi. Çocukken yaşıtlarım çıkarken kar oynamaya ben babamın zoruyla ders çalıştırıldım. İki dakika bile müsaade etmedi oynamama. ‘’

‘’ Ki, çıksam da tek başıma oynardım büyük ihtimalle. Çünkü mahalledeki yaşıtlarım arkadaşlarım değildi. Arkadaşlık edeceğim kişileri bile babam seçerdi. Hangi okula gideceğime, hangi dersten kaç alacağıma, kimle konuşup kim ile konuşmayacağıma, kimi sevip, sevmeyeceğime… Neyse. ‘’ Çınar, birden ayağa kalktığında belli belirsiz el salladı.

‘’ Teşekkür ederim, güzel yürüyüştü. ‘’ karşıdaki evine doğru yürürken Berfu ‘nun seslenmesiyle durdu.

‘’ Çınar! ‘’ arkasına dönerken Berfu ile göz göze geldi. Ayağa kalkmış, bir iki adım öne gelmişti. ‘’ İstersen ben sana öğretebilirim? ‘’

‘’ Neyi? Dedi Çınar, kaşlarını çatarak.

‘’ Kardan adam yapmayı. ‘’

❄

Çınar, eve girdiğinde salonun ışıklarını yaktı. Önce, perdelerini kapadı. Şömineyi yaktı. Odasından günlüğünü alıp tekrardan salona geldi. Işıkları kapatarak sadece şöminenin etrafa yaydığı ışıktan faydalandı. Köpeği koşarak yanına geldiğinde onu sevdi.

Şöminenin önüne oturduğunda günlüğünü açtı. İçinden kalemi çıktığında yeni bir sayfa açıp yazmaya başladı.

‘’ Bu gece, kendimi yeni tanıdığım kişiye açmaya başladığım ilk gün, ‘’

‘’ Bilmese de kendimi anlattığım tek kişi. Geçmişimi anlatabildiğim tek kişi. ‘’

‘’ Bir kış gecesi, ilkleri yaşadığım geceydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.