Yer ve mekânın gerçeklikle alakası yoktur. Hayal gücü olup tamamen kurgudur.BÖLÜM 1‘’ Anne, burası ne kadar da güzel! ‘’ demişti küçük kız. Büyülenmiş şekilde bakıyordu etrafa. Üzerlerine yağan karlara elini uzattı. Konduğu anda eriyip gitmesi, kızı güldürmüştü.Yazları tatile giderlerdi evet ama değişiklik yapıp kış tatili de yapmak istemiştiler. Yurt dışına gelmişlerdi. Durumları o kadar iyi değildi ama kızları için para biriktirmişlerdi.Küçük bir kasaba da ev tutmuşlardı. Hem de ilerisi için kızlarına kendilerinden bir şey kalmış olacaktı.Kasaba, çok güzeldi. Küçük ve şirin. Huzur kokan bir yerdi. Buranın insanları da çok tatlılardı.Küçük kız, karların üzerine yatmıştı. Birden o kadar çok bastırmıştı ki. Kız, karların içinde kaybolacak gibi duruyordu.Küçük kız, kış mevsimini, kar yağışını izlemeyi ve oynamayı çok severdi. İsminin anlamının bu olması onu daha çok çekiyordu belki de.Berfu; Kar Tanesi demekti.Annesi elinden tutup kızı kaldırdı. Evlerine girmişlerdi. Dışı kadar içi de güzeldi. Ve şömine vardı. Berfu, bunu ilk defa görecekti. Babası, şömineyi hemen yaktığında çıkan hışırtı seslerini çok sevmişti. Bütün gün, kar yağışını izleyerek şöminenin önünde oturdu Berfu.Hava karardığında, kar yağışı hâlâ devam ediyordu. Gece, dışarıyı izlemeye devam etmişti. Çünkü daha çok hoşuna gitmişti. Kar tanelerini daha belirgin görmeyi sevmişti.Babası, evde çok güzel sıcak çikolata yapardı. Bu sefer şimdiden öğrenmek için babasıyla beraber yapmıştı. Ailecek, şöminenin önüne oturmuş, sıcak çikolatalarını içerek kar yağışını seyretmişlerdi.Perdeler, açık olsa da kimsenin evlere bakma gibi bir huyları yoktu. Herkes genellikle akşamları evinde olur, çıkmazlardı. Kartopu oynamak dışında.Büyük, küçük, yaşlı demeden çıkmışlardı.Ailecek, gülerek seyrediyorlardı dışarıyı. Yol yorgunu oldukları için çıkmamışları o gece ama ondan sonraki günler Berfu, için masal gibi geçmişti.Oradan ayrılırken çok üzülmüştü küçük kız.Aynı duyguyu şuan da hissediyordu Berfu, arada tek bir fark vardı; Buraya yalnız gelmiş olması. O olaydan yıllar sonra ailesini trafik kazasında kaybetmişti. On yedi yaşında tek başına kalmıştı. Üniversite sınavına girmişti, o zaman yaşadı yıkımını. Güzel sonuç almıştı fakat ailesinin üzüntüsünden dolayı hiçbir şekilde okul seçimi yapmamıştı.Günler sonra kendine geldiğinde, kitapçıda işe girmişti. En sevdiği yerde çalışmak ona da iyi gelmişti. Parasını kazanmaya başlamış, ayaklarının üzerinde durmaya başlamıştı. Çalışırken üniversite sınavı için derslerine de odaklanıyordu. Kitapçıda boş bulduğu anda, molalarında ve eve gittiğinde her vakitte ders başındaydı.Emekleri boşa gitmedi. İstanbul Üniversitesi, Gazetecilik Bölümünü kazandı. Tabi uzaktan eğitimle okudu. Aynı zamanda çalışması gerekiyordu.Hem eğitimini aldı, hem de parasını kazandı. Mezun olduğunda kendi internet sitesini oluşturdu. Haberleri oradan, halka ulaştırıyordu. Gayet başarılıydı işinde. Ailesinin bunları görse onunla gurur duyacağını bilerek çalışmıştı hep.Şimdi de o yerdeydi. Ailesinin ona bıraktığı en güzel yer. Anılarını yaşatacağı en güzel yer.O kasaba…Amberlyn kasabası…Hemen evine yerleşti. Kedi de almışlardı, yalnız değildi. Hiç değişmemiş eskisi gibiydi. Anılar bile… Şöminesini yaktı, gülümsedi. Bu görüntüyü seviyordu. Babası öğretmişti yakmasını.Çoğu şeyi ailesinden öğrenmişti. Hâkimdi.Yerler kar ile kaplı olsa da şuan yağmıyordu. Hemen alışverişe çıktı. Yağmaya başlamadan eve geri dönmeliydi. Yoksa yolda kalırdı. Yine ailesinden kalma arabasıyla yola çıktı. Uzak bir yer değildi gideceği yer ama alacakları çok olduğundan taşıyamazdı.Evi için bir güzel alışverişini yapmıştı. Poşetleri arabaya yerleştirmişti. Eve gidip bir an önce sıcak çikolata yapıp, şöminenin önünde oturup içmek istiyordu. Büyük ihtimalle onu yaparken işi için internette gezecekti.Arabasını yeni çalıştırıp yola çıkmıştı ki. Kar yağışı yağmaya başladı. O kadar çok artmıştı ki hızı aniden önünü göremediği için durmak zorunda kalmıştı. Yollar saniyeler içinde kar ile kaplanmıştı. İstese de gidemezdi.Arabasını tekrardan çalıştırmayı denedi. Olmamıştı. İnsanlarda aniden bastıran bu kar ile ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Hiç kimse moralini bozmamış, yağan karın tadını çıkarmaya başladı. Gülerek kar yağışını izliyorlardı.Berfu ‘da aynısı yapmaya karar verdi. Arabasından indi. Kafasını gökyüzüne çevirdi. Bir süre o şekilde kar yağışını izledi. Ana bırakmıştı. ‘’ Sanırım arabanız gitmiyor? ‘’ dedi bir ses. Erkek sesiydi.Burada Türkler de vardı. Ama sayısı çok değildi. Sesin sahibine döndü Berfu. Kahverengi saçlı, uzun boylu, yüz hatları keskin bir genç adamdı. ‘’ Evet, bende anın tadını çıkarmak istedim. ‘’ ailesini kaybettikten sonra öğrenmişti anın tadını çıkarmayı, çünkü anlar çok kısaydı.‘’ Evet, moralinizi bozmayıp anın tadını çıkarmanız benimde dikkatimi çekti. Bizler, daha çok şikâyet ederiz çünkü. ‘’ dedi karşısındaki adam. Eliyle yüzünü kaşıdı ve hemen arabasını gösterdi. ‘’ Yardım edebilirim. Tabi, isterseniz? ‘’ Genç adam, biraz utangaç gibi gözüküyordu.‘’ Hayır diyemeyeceğim, çünkü şuan yardıma ihtiyacım var. ‘’ dedi Berfu. Kar yağışı etkisini azaltmıştı. Ama yollar çoktan kar ile kaplanmıştı. ‘’ Bir daha deneyin isterseniz, çalıştırmayı. Ben arkadan iteyim. ‘’ Berfu, kafasını sallayarak arabaya bindi.İlk çalıştırdığında araba biraz gitmişti ama devamı gelmemişti. Arabadan poşetleri alıp bulundukları sokağa giren faytona bindiler.Fayton ile Berfu ‘nun kaldığı evin önüne geldiler. Genç adam, Berfu ‘ya yardım ederek poşetleri kapının önüne taşımıştı.‘’ Teşekkür ederim, zahmet verdim. ‘’ dedi Berfu mahcup bir şekilde.‘’ Rica ederim, önemli değil. Kim olsa yardım ederdi. Biliyorsundur, buranın insanı sever yardımı ama içimden geldi. ‘’‘’ Evet, öyle. Ee eğer sende istersen teşekkür mahiyetinde bir şeyler ikram etmek isterim. ‘’‘’ Yok, teşekkür ederim, belki başka zaman. ‘’ dedi ve hızlıca arkasını dönüp çapraz eve doğru ilerledi. Kaçar gibi gitmişti. Burada evler müstakildi. Bir sokakta, az sayıda denecek kadar ev vardı.Genç adam, Berfu ‘nun evine çapraz duran eve girmişti. ‘’ Komşuyuz demek ki. ‘’ dedi Berfu kendi kendine ve poşetleri alıp eve girdi. Girdiği ilk an sıcaklık onu içine çekmişti. Şömine sayesinde tüm ev ısınmıştı. Eve girene kadar üşüdüğünü hiç fark etmemişti.Aldıklarını tozunu aldığı dolap raflarına yerleştirdi. Bütün işi bittiğinde küçükken babasından öğrendiği o tarifi yapmaya başladı. Sıcak çikolata. Hiçbir yerde bu tadı alamıyordu. Kimseye de vermiyordu bu tarifi. Hem babası da öyle demişti.Baba, kız ikisinin tarifiydi.Elindeki kupasıyla içeriye geçti. Şöminenin önünde minderler vardı. Bilgisayarını önüne koyarak, sıcak çikolatasını içerken sitesine haberleri girmeye başladı. Kar, tekrardan hızını arttırmıştı. Tam şuan da çok huzurlu hissediyordu.Tam bir kış kadınıydı.Yorulmuş ve acıkmıştı. Bilgisayarını kapatıp orada bıraktı. Kupası ile birlikte mutfağa gitti. Kendine yemek hazırladığında yine aynı yere geldi. Şöminenin olduğu yere. Bilgisayarından kış temalı bir film açtığında onu izleyerek yemeğini yedi. Kedisine de mamasını ve suyunu koydu.Akşam olmuş, hava kararmıştı. Kar yağışı hiç durmadan devam ediyordu. Ailesi, kasetçalardan müzik açmayı çok severdi. O da öyle. Klasik bir müzik açacaktı. Kitap okurken, daha çok odaklanmasını sağlıyordu hem.Hem kitap akıcıydı, hem de müzik sayesinde neredeyse kitabı bitirecekti. Onu engelleyen iki şey vardı. Birincisi; Gözlerinin kapanmak üzere olmasıydı.İkincisi ise; Bugünkü adamın oturduğu eve bakma isteği. İsteğini geri çeviremedi. Gözleri o eve doğru döndüğünde onu gördü. Çok huzurlu bir yüz ifadesiyle dışarıyı seyrediyordu.Anlık göz göze gelmeleriyle aynı anda gözlerini kaçırıp, içeri geçmişlerdi.Bugün, diğer odalara hiç girememişti. Girmesiyle anılar daha da canlandı zihninde.‘’ Ya! Baba! ‘’ dedi, Berfu güçlükle. Cümlesini Tam kuramıyordu, çünkü babası karnını gıdıklamasıyla meşguldü. Küçük kızın yaşadığı en mutlu günüydü. ‘’ Rahat bırak bakayım kızımı! ‘’ diyerek odaya girmişti annesi. Sesleri ta o gün ki gibi duymuştu BerfuAcıyla gülümsedi, gözleri dolmuştu.Acaba ailesi yaşasaydı ne olurdu? Hayatı nasıl giderdi. Çok daha güzel olduğundan emindi. Eğer babası olsaydı küçük bir kafe açarlardı. Onların kurduğu bir hayaldi. Yaptıkları sıcak çikolatayı da satacaklardı. Ama olmamıştı. Gerçekleşmemişti.Babası, bu hayali kurarken ona bir cümle kurmuştu. Küçük olduğu için o zaman anlamamıştı aslında ama şimdi anlıyordu. Keşke anlamasaydım diye geçirdi içinden.‘’ Eğer olur da bu hayalimizi tek başına gerçekleştirmek zorunda kalırsan, yanında en sevdiğin kişi olsun. ‘’ demişti babası.‘’ Yani, sen değil mi baba? ‘’ Küçük kız.‘’ Evet, akıllı kızım benim. ‘’Bu hayali gerçekleştirebilir miydi? Bilmiyordu. Gücü yeter miydi? Onu da bilmiyordu. Maddi değil, manevi gücü… Kendi odasında kalmayacaktı bu gece. Anne ve babasının yatak odasında kalacaktı.Kedisini de yanına almış, ona sarılırken hala taze gibi gelen ailesinin kokusuyla uyuyakalmıştı.
Bölüm 1
BÖLÜM 1
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.