İçeriğe geç

bir kilo demir mi daha ağır yoksa

Bölüm 23 · 6 dk okuma

bir kilo demir mi daha ağır yoksa

Bölüm 23

Benden Uzak Dur

Th:Ben bir arabadan bir şey alcam geliyorum hemen

Jk: Ne alcaksin?

Th: Geliyorum bir tanem

Taehyung gulumseyerek kalabalıgin yanından ayrıldı ve panikle dışarı cikti. Yoongiyi görür görmez de omzundan tutup kafenin arka sokağında surukledi. Direk yakasına yapıştı.

Th: Ne sikim arıyorsun lan burda!?

Yg: Hop sakin ol oğlum napiyosun? Bırak yakamı

Th: Sana uzak durcaksin dedikçe NE DİYE GELİYORSUN CANİNA Mİ SUSADİN!?

Yoongi yakasını kurtarmaya çalışıyordu bir yandan da konuşmaya.

Yg: Ta-taehyung... dur.. nef...nefes alamiyoru..rum

Taehyung sinirle son bir kez yakasını sıkıp duvara sertçe ittirdi .

Yg:(nefes nefese) Bak... bir sakin ol... kötü bir şey için gelmedim. Cidden.

Th: Sana inanacagimi mi düşünüyorsun ha? Onca yaptığın şeyden sonra senle dostça konuşacağımi mi düşünüyorsun it herif!

Yg: Bak haklısın gerçekten. Ama beni de düşün. Çok yalnız kaldım Taehyung, kimse benimle konuşmuyor hiç arkadaşım yok. Barışmaya geldim.

Th: Barışmak mi! Lanet olası günde parayı bana sectigin an benim senle olan düşmanlığım başladi Yoongi! Ne sikim sacmaliyorsun?!

Yg: Bunlar eski konular Taehyung. Lütfen bir şans ver tekrar eskisi gibi olalım.

Yoongi el sıkışmak için elini uzattiginda Taehyung hiç oralı olmamıştı.

Th: Siktir git Yoongi. Bir daha buralarda görmeyim seni.

Taehyung arkasına bile bakmadan gittiğinde Yoongi'nin eli havada kalmıştı. O gün olanları Yoongi'yi her gördüğünde hatırlıyor ve canını yakiyordu. Yüzünü bile görmek istemiyordu onun.

Yoongi'yi hayatından çıkarmıştı çoktan. Tekrar barışması demek kendine saygısızlık etmesi demekti.

Tekrar kafeye döndüğünde yüzü biraz gergin biraz üzgün ve çokça sinir doluydu. Jungkook sevgilsini tanidigindan bunu fark etmiş yanına gitmisti.

Jk: Taehyung noldu bu halin ne?! Kavga mı ettin?

Th: Ah.. merak etme bebeğim iyiyim.

Taehyung buruk bir gülümsemeyle Jungkook'u sakinleştirmek istemişti ama beceremedi. Bayılacak gibiydi.

Jk: Tanrım, COCUKLAR YARDİM EDİN!

Herkes kapıya koşup Taehyung'u sandalyeye oturttular. Cidden iyi değildi.

Jn: Taehyung ne oldu söylesene? Ölü gibisin aynı

Nj: Beti benzi atmış su getirin

Jk: Taehyung neyin var korkutma beni arabaya gidip gelecektin zaten çok uzun sürdü

Th:Çocuklar endişelenmeyin ben iy-

......

Taehyung

Sabah oldu. Uyanmamiz gerekiyor. Ama Min keyfine düşkün Yoongi hala uyuyor. Otelde toplantı oldugunu bilmesine rağmen bu ne rahatlık?

Th: Yoongi? Yoongi? Yoon? Gi? Min Yoongi?

Yg: YAAAA BİR SUS UYUYORUM

Sen şimdi görürsün gününü! Yüzüne su yediginde bakalım uyumaya devam ediyor musun?

Suyu bardağa doldurup direk yanına gittim.

Th: AMAN TANRİM BOCEK KOCAMAN YOONGİ?!

Yoongi şakamı yemiş olacak ki panikle sıçradı ve bende direk suyu yüzüne attım. Hadi bakalım Yoongi efendi.

Yg: Sikeyim seni. Şu halime bak. Neye gülüyorsun komik mi?

Th: O yataktan kalkıyorsun hemen şu an

Yg: İyi be kalkıyoruz ne toplantiymis!

Th: Çabuk ol ben üstümü giyerken duştan çıkmış olmanı umuyorum.

Yoongi duşa girer girmez bende takım elbiseyi giymeyi başlayacaktım. Biraz kirismisti ama vakit yoktu maalesef.

(15 dakika sonra)

Th: Sonunda çıktın. Neye susleniyorsun bu kadar?

Yg: Ne suslencem oğlum-

Th: Acele et acele

Hemen hazırlanıp odadan çıktığımizda toplantı odasına gidene kadar sakalasiyorduk. Adamlar çoktan gelmişti ve bizi bekliyorlardi. Odaya girdiğimizde direk selamlasip oturduk. Ciddi bir toplantı olduğundan Yoongi'yi uyarmistim beni güldürmemesi gerektiği konusunda.

Th: Evet, hoşgeldiniz Bay Woo ve Bay Ji. Sizi burda görmek büyük seref. Teklifimizi düşünmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Woo: Hoşbulduk Bay Kim. Bunu tabii ki de kabul etmeliyik. Sonuçta siz Kore'nin en iyi şirketlerinden birisiniz ve bu fırsatı değerlendirmek boynumuzun borcu.

Yg: Buna çok sevindik.

Th: Dilerseniz hemen konuya geçelim. Bizim birkaç fikrimiz var tabii ama önce sizden duymak isteriz.

Ji:Buyrun haritadan göstereyim. Gördüğünüz üzere bu arsalar şu an boş ve uygun satın alımlar henüz çıkmadı. Burayı değerlendirmek istedik.

Th: Genişliği fena değil aslında burayı ormana dönüştürmek isteriz.

Woo: Efendim benim küçük bir teklifim olacak.

Th: Nedir o?

Woo: Bu boş arsanın çevresindeki arsaların sahibine gidip konuştuk. Satmayı kabul ettiler. Fakat toplu bir satın alım olacağı icin uygun bir fiyata düşürmemiz gerekiyordu.

Th: Yani?

Ji: Yani, biz bu arsa dahilinde olan binaları yıkıp yerine orman yaparsak zarar etmiş olacağız.

Yg: Gökdelen? İş binası? TOKİ?

Woo: Bay Min bizi anlamış gibi duruyor. Ne düşünüyorsunuz Bay Kim?

Yoongi'nin kulağına eğilip sessice konuşmaya çalıştım.

Th: Yoongi ne saçmalıyorsun? Bunu kabul edemeyiz. Öyle anlasmamistik.

Yg: Zarar etmemiz daha mı iyi Taehyung?

Woo: Evet Bay Kim?

Th: Bakın maalesef böyle anlasmamistik. Teklifinizi kabul ed-

Yg: Kabul ediyoruz.

Yoongiye saskinlikla baktığımda hiç oralı olmamışti. Kabul etmememiz gerektigini çok iyi biliyordu.

Ji: Bunu duyduğuma sevindim. O zaman imzalara gecebiliriz hemen.

Th: Bir saniye lütfen. Bay Min gelebilir misiniz?

Yoongiyi yanıma cagirip kapının önünde konuşmam gerekiyordu.

Th: Bu ne açgözlülük? Ne yaptığını sanıyorsun sen?

Yg: Kusura bakma Taehyung ama bunu kabul etmemiz gerekiyor. Teklifler çok yüksek ve bu sirketi de yükseltir. İnatlaşma.

Th: Sana inanamıyorum Yoongi. Bunu yaptıgina inanamiyorum. Kabul etmiyoruz. Toplantı bitmiştir.

Yg: Hayır ediyoruz Kim. Uzak dur.

Th: Benim imzam olmadan bir hiçsin.

Yg: Öyle mi zannedersin?

Yoongi'nin bu açgözlülügune şaşırıp kalmaktan başka bir şey yapamıyorum. En yakın dostum bana bu kazığı atıyor olamazdı değil mi? Sirketi bağırması bir yana aramızı acacakti. Bilerek yapıyordu bunu.

Th: Parayı mi secersin beni mi?

Yoongi resmen düşünmeden toplantı odasına girmişti ve ben orda kalakalmistim. O kadar sinirliydim ki ona. Artık bitmişti. Min Yoongi benden uzak dur.

.....

(3. kişi)

Jk: Onun nesi var hyung? Neden böyle oldu?

Jungkook ağlayarak Namjoon'a sarılmıştı ve Taehyung'u izliyordu. Sedyede baygın bir şekilde yarım saattir yatıyordu.

Th: HAYIR DEDİM SANA!

Birden bağırarak uyandığında herkesi korkutmus olacak ki bütün oda irkilmisti.

Jk: Taehyung, bitanem iyi misin? Burdayım bana bak, bana bak.

Jungkook, gözleri kocaman olmuş ve daha nerde olduğunu anlamadigi için ufak çaplı şoka giren sevgilisinin yüzünü tutup ona bakmasını sağlamaya çalıştı.

Jk: Burdayım Taehyung bana bak.

Jk: Nefes al, yanındayım bak sakin ol

Taehyung nefesini duzenleyemiyordu. Kabus görmüştü. Jungkook'u fark etmesi de zaman almıştı.

Jk: Taehyung beni duyuyor musun? Cevap ver ne olur.

Jungkook ağlayarak sevgilisine sarıldı. Neden böyle olduğunu anlamamislardi. Taehyung zar zor kendine geldiğinde o da Jungkook'a sarıldı.

Th: Jungkook.

Jk: Lütfen kendine gel Tae-hyung burdayım diyorum.

Th: Ta-tamam sakin ol bir seyim yok iyiyim tamam

Nj: Bizi çok korkuttun Taehyung

Jm: Jungkook 2 saattir ağlıyor.

Th: Çocuklar ben... Jungkook bana bak

Jk: Olceksin sandım Taehyung aptal misin?

Jungkook ağlaması artmış ve korktuğu için Taehyunga yavasca vuruyordu. Taehyung kucugunun ellerini tutmuş yuzune bakmıştı.

Th: Ölmedim bak. Seni birakip nereye gideyim ben şapşal. Sil gözyaşlarını hadi.

Jk: Beni böyle korkutma bir daha.

Th: Çok özür dilerim bebeğim.

Taehyung son bir kez sarılıp Namjoon'a kaş göz yaparak Jungkook'u cikarmasini istedi. Zor da olsa bir şekilde dışarı çıkartılan Jungkooktan sonra diğerlerinin de çıkmasını istedi. Sadece Jin kalmıştı.

Jn: Neyin var?

Th: Jin ben.. Yoongi geldi. Yanına gittim. Sonra çok sinirlendim.

Jn: Sonra bayıldın.

Th: Ne hakla geliyor buraya Jin! Onu uyarmama rağmen hala yanima geliyor.

Jn: Bu işte bir iş var da neyse bunları düşünme şu an. Çocuk ne kadar korktu öldün sandı nabzina falan bakıyordu.

Th: Ahhh- küçük bebeğim ya. Kıyamam ben ona. Yanıma gelsin sen de çık biraz konuşayım onla.

Jn: Dur getireyim.

☆☆☆

Yazmaktan canım çıktı devamını sonra okursunuz

Bölüm sonu

1 yorum