Jn: Min Yoongi yerimizi öğrenmiş.
Taehyung koca bir şaşkınlıkla Jin'in gozlerine bakakaldi. Donmuş gibiydi. Jin Tae'yi birkaç kez sarstı anca kendine geldi.
Jn: Taehyung duyuyor musun sana diyorum?
Th: Ne saçmalıyorsun Jin?! Nasıl öğrenebilir ki bunu?
Jn: Bilmiyorum sadece kimseye söyleme şu anlık aramızda kalsın.
Th: Daha yeni bir tehlike atlattık ki tam da kurtulmuş değiliz nerden çıktı bu?! Lanet olsun ya!
Jn: Jungkook yanımıza gelmeden önce git hadi
Taehyung çıktığı anda kapıyı kapattı arkası döndü ve Jungkook ile karşılaştı.
Th: AH! Tanrım ödüm koptu Jungkook ne oldu?
Jk: Napiyosunuz burda?
Th: Jin yardım istemişti ona yardım ediyordum.
Jk: Şey ben...
Jungkook utangaç şekilde kafasını eğmiş sağa sola sallanıyordu.
Th: Söyle bebeğim sen ne?
Jk: Şey.. teşekkür ederim dicektim.
Taehyung sevgilisinin tatligina dayanamamış gülümseyip sarılmıştı. Jungkook da buna karşılık vermişti.
Th: Teşekkür etmene gerek yok güzelim. Asıl ben özür dilerim. Başınıza bela aldığım için. Yardımınız için de teşekkür ederim.
Jk: Olsun, sonuçta Jihoon'u sevmiyorsun. Ona rağmen kurtardin onu. Seni çok seviyorum
Taehyung geriye çekildi ve Jungkook'un yüzünü tutup gözlerine baktı.
Th: Benden çok mu?
Jk: Söndön çök
Yanaklarını sıktığı için dedikleri çok tatlı çıkıyordu ve Taehyung tabii ki buna dayanamis dudaklarina yaklaşmıştı.
Jn: Öhömmm
Sesi duyunca ikisi panikle birbirinden ayrılıp süt dökmüş kedi gibi kaldılar.
Jn: Sonra yersiniz birbirinizi al şunu masaya götür Taehyung.
Jin Tae'nin eline tepsiyi verdikten sonra tekrar personel odasına girdi.
Th: Ah be Jin. Anın icine ettin. Neyse bebeğim gel şunları götürelim.
Yanağına bir öpücük kondurup masaya ilerlediler.
Jk: Ne konuşuyorsunuz bakalım?
Jm: Hoseok bize anılarını anlatıyordu.
Jk: Yaaa hangi anılar hyung benimle olan mi?
Hs: Tam da seni çarşıda kaybettigim ve Namjoon hyungun elinden tutup bana getirdiği anıyı anlatiyordum.
Nj: Sorumsuzluk yaptigin için çok kızmıştım sana
Th: Benim bebeğimi mi kaybettiniz ha?
Jm: (güler)
Th: Neye gülüyorsun?
Jm: Senin bebeğin kocaman dana oldu
Th: Sen öyle san baksana şu surata
Nj: Ah Jungkook ne çabuk büyüdün sen
Jk: Utandırmayin beni.
Nj: Benim karım nerde ya?
Th: İçerde
Nj: Bir bakayim ehehem.
Th: Bir bak.
Jihoon olanları çekingen şekilde dinleyip gülüyordu. Alışık olmadığı bir ortam olduğu için cekiniyordu.
Jk: Jihoon neden öyle duruyorsun?
Hs:Utanma utanma
Jh: Yok ben sadece.. biraz çekindim
Th: Neyden?
Jihoon her ne kadar onu kurtarsa da Taehyung'un onu sevmedigini biliyordu. Tek nedeni ise Jungkook'un ona piyano dersi vermesiydi. Korkuyla gözlerine baktı.
Jh: Yani.. sizle daha önce bu kadar samimi olmamıştım. O yüzden..
Jk: Çocuğa oldurcekmis gibi bakmayı kes.
Jn: EVEETTT TATLİLAR DA GELDİİİ
Jm: OHA TATLİ Mİ VER VER VER
Nj: Okuzlesme çocuk
Jm: Okuzlescem banane
Taehyung kolunu Jungkook'a ayıp yuzune baktı.
Th: Benim tatlım yanımda siz yiyebilirsiniz
Hepsi birden(Jihoon hariç): OOOOOOOOOOOO
Jk: YA TAEHYUNG!
Jm: Kızardı salak
Jn: Ağzında yemek varken konusma!
Jimin azarı yedikten sonra tatlıyı da yemeye devam etti. Herkes gülüp eğlenirken ufak bir sesten dolayı Taehyung kafasını çevirmesi ile Yoongiyi görmesi bir oldu.
☆☆☆
OZURDİELRİM SKXHOWHXKWZH

BU BEN YEMİN EDERİM BEN

