İçeriğe geç

bir kilo demir mi daha ağır yoksa

Bölüm 21 · 4 dk okuma

bir kilo demir mi daha ağır yoksa

Bölüm 21

Güzellikten Anlamıyorsan

Ortam o kadar gergindi ki Hyunwook'un adamları bile çok korkuyorlardı. İki kardeş birbirine sinirle bakıyor ve ikisi de istediğinin olmasını istiyordu.

Hw: Bak kardeşim -

Th: Bana kardeşim deme

Hw: Bak Taehyung, şirketi bana devretmedigin sürece sana bir saç telimi bile vermeyeceğim. Anlıyorsun değil mi?

Th: Büyük konuşuyorsun Hyunwook. Elimde çok fazla bilgin var ve seni şu an hapse tiktirabilirim. Son kez diyorum, Jihoon'u ver ve bizi rahat bırak.

Hw: Elinde beni hapse attıracak kadar bilgi olduğunu zannetmiyorum. Gözdağı vermek için fazla zayifsin.

Th: Demek güzellikten anlamıyorsun.

Hw: Ne yapabilirsin ki? Benim evimdesin.

Taehyung şerefsiz gülümsemesiyle abisine bakti. Hiçbir şey demedi. Sonra eliyle omzuna hafifçe vurarak arkasını döndü.

Th: Ben seni uyardım, abi.

Hyunwook bu sessizliğin nedenini anlamamisken adamlarından biri koşarak içeri girdi.

X: EFENDİM, EFENDİM JİHOON...

Hyunwook'un gözleri faltaşı gibi açılmış bir adamına bir Tae'ye bakıyordu.

Hw:KONUSSANA NE JİHOON!

X: Efendim Jihoon kaçmış.

Hw:Siktir!

Hyunwook Tae'ye son kez bakıp Jihoon'u kilitledigi odaya koştu. Adamlarının hepsi yerde baygın yatıyordu ve kapı da açıktı. Nasıl olmuştu bu?

Taehyung abisinin arkasından sakince gelerek konuştu.

Th: Güzellikten anlamıyorsan, yaptıklarının bedelini ödersin. Hoşçakal.

Hyunwook sinirle ne yapacağını şaşırmışti. Bağırıp etrafa vuruyordu çünkü Jihoon gitmişti yapacak biseyi yoktu o an.

Hw: KİM TAEHYUUUUUNNG!! AYAGİNİ DENK AL OĞLUM! BİTTİN SEN!

Th: Olur.(içinden)

~OLAY ANI~

Arabada tetikte bekleyen üçlü Taehyung'un kulaklığından konuşmaları dinliyordu. Jin arabadan inip bahçeyi gozetliyordu. İkisinden de haber bekledikleri için su anlık bir şey yapamiyorlardi.

Nj: Abi vermeyecek işte neden versin saldiralim hadi.

Hs: Ya bir sakin ol, Taehyung uyardı bizi bir sey yapamayız.

Jm: Bu iğnelerle bayiltiyorduk değil mi?

Nj: Evet onlarla adamlara uzaktan vurup bayiltacagiz.

Hs:Şş sessiz olun. Sanırım işaret gelcek.

Jin uzaktan saklanarak geldi ve arabaya bindi.

Jn: Arkadaşlar, Taehyung göz kırptı. Hazır mısıniz?

Hepsi: HAZİRİZ!

Jn: Tamam, Jungkook araba çalışır halde dursun her an hazırda dur. Jihoon arabaya bindiği anda arka koltuğa geç bana devret.

Jk:Tamam hyung.

Üçlü arabadan inip ağaçların arkasından saklanarak adamlara hedef almıştı. Çok fazla yoktu ama birinin bile bayilmasi diğerlerini harekete geçirirdi. Bu yüzden aynı anda yapmalari gerekiyordu. Kulakliklardan haberleşerek kimleri vuracaklarini söylüyorlardı.

Nj: Hazır misiniz?

Jm: Sol bende

Hs: Sağ bende

Nj: Çok güzel, 3 2 1

Hepsi aynı anda ateş ettiginde üç adamı birden yere sermislerdi.

Hs: Hemen fark etmeden diğerlerini de vurun.

Jm: Hazır, 3 2 1

Diger üçünü de vurduktan sonra eve doğru koşmaya basladilar. Kapının önündeki iki adamı da vurmak zorundaydilar.

Nj: Çocuklar ben hallediyorum siz Jihoon'u alın.

Hoseok ve Jimin koşarak içeri daldılar.Namjoon dışardaki adamları gözetliyor ve vurması gerekenleri vuruyordu.

Kapının kilidini korumanın cebinden aldıktan sonra içerde bağlı bir şekilde oturan Jihoon'a koşup hızla ipleri çözdüler.

Jm: Tanrım ne kadar sıkı bağlamışlar. Canin yanıyor mu?

Jh: Ah önemli değil lütfen hızlı olun o manyak gelebilir.

Hs: Şunu da halletttimmm tamamdir. Kosmamiz lazim

Jm: Islık caliyorum

Jimin İslikla Namjoon'a işaret verdiğinde dördü birden arabaya koşmaya başladı.

Arabaya ulaştıklarında Jungkook hemen arkaya geçmiş Jin şoför koltuğuna oturmuştu Taehyung'u bekliyorlardı.

Jk: Hadi Taehyung nerdesin? Hadi

Jungkook endişeli gözlerle Taehyunga bakarken koştuğunu görünce sevindi.

Herkes tamamlanınca hızla uzaklaştılar.

Taehyung da kapıdan çıkınca koşarak arabaya gitti ve biner binmez kafeye doğru yol aldılar.

......

Jk: Offf Jihoon iyi misin çok özür dilerim bir şey yaptı mı sana?

Jm: Jungkook çocuğu boguyorsun. Rahat birak konuşsun.

Jk: A... şey.. özür dilerim

Jh: Merak etme Jungkook bir şey yapmadı sadece başım biraz agriyor. Sismis sanırım.

Hs: Başına bakayım bi. Kafana vurdukları için ağrıyor olmalı.

Hs: Teşekkür ederim hyunglarim. Beni kurtardiginiz için.

Jk: Sana bir şey yapacaklar diye ödüm koptu.

Jihoon bir şey demek ister gibi bakıyordu ama diyemiyordu. Jungkook'a neler olduğunu söylemesi gerekiyor muydu emin değildi. O anlık susmaya karar verdi ama sonra kesinlikle diyecekti.

Taehyung masaya yaslanmış kollari bağlı şekilde sevgilisinin Jihoon'a sarılıp durmasını sinirle izliyordu. Arada bir göz deviriyor ama sesini çıkarmiyordu.

Nj: Seni neden kaçırdıklarıni söyledi mi?

Jh: Hmm.. şey ben... bilmiyorum.

Jn: Şimdi bunları konusmayalim. Size buz gibi içecek hazirlayim ben içeriz.

Jk: Sağol hyung.

Jin gülümseyerek yanlarından ayrılırken Taehyung'a kaş göz yapıp yanına gelmesini işaret etti. Taehyung onay verip Jin'in yanına gittiğinde Jin onu personel odasına çekip kapıyı kapattı.

Th: Ne oluyor? Ne yapıyorsun?

Jn: Taehyung beni dinle. Bir sorunumuz var.

Th: AAAAAAA yeter Jin daha ne sorunu olacak.

Jn: Taehyung, önemli.

Th: Söyle

Jn: O adam, geçen kafeye geldi.

Th: O adam kim?

Jn: Kafeye geldi oturdu etrafa bakıp gitti.

Th: Kimden bahsediyorsun?

Jn: Taehyung.

Jin panikle Taehyung'un yanaklarını tutup korkuyla gözlerine baktı.

Jn: Min Yoongi, yerimizi öğrenmiş.

☆☆☆

Eridim.

Bölüm sonu

2 yorum

  • Ben bu bölümden bunu çıkardım yani, suçu daha güzel yazabilirsin

    1Yanıt
  • Zaten söylemiştin, iki hikaye yazacaktın. Ama diyelim ikisi aynı anda zor gelmeye başladı, suç olan hikayeyi devam ettir