Hw: Hm, Neden oradaydin, Park Jihoon?
Jh:Ne istiyorsun piç herif biraksana beni!
Hw: Aaaaa ama öyle hakaretler kullanma üzülüyorum..
Jh:*kısık sesle* siktiğimin piçi
Hw: Bana bak
Hyunwook Jihoon'un çenesini tutup kaldırmış ve göz göze gelmelerini saglamisti.
Jihoon 2 saniye baktıktan sonra kafasını geriye atmıştı. Her yeri bağlı olduğu için kısıtlı hareket edebiliyordu.
Hw: Sana dedim ki "bana bak" !
Bu sefer sertçe suratını tutmuş daha çok yakınlaşmisti.
Sadece bakisiyorlardi ve Hyunwook gözleriyle Jihoon'u yiyordu.
Hw: Ne yapıyordun orada? Soylesene
Jh: Sana hesap vermek zorunda olduğumu kim söyledi.
Hw: Ben sana, o eve yaklaşma demedim mi?
Jh: Hayatımdan siktir olup gittin ya! Kısıtlamaya ne hakkın var
Hyunwook, Jihoon'un yüzünü bırakmış derin bir nefes alıp boynunu kitlatti.
Hw: Kim gitti hayatından, Jihoon?
Jh: Bırak beni yeter
Hw: Cevap ver
Jh: Sana dedim ki bırak be-
Hyunwook sinirle Jihoon'un yanaklarını sıkıp yüzünü onun yüzüne yaklaştırıp bağırdı.
Hw: NEDEN LANET OLASİ EVE GİTTİN JİHOON?! HA?
Jh: ......
Jihoon nefesini kontrol etmeye çalışıyordu. Paniklemis ve korkmaya başlamıştı ama belli etmemesi gerekiyordu.
Hw: KONUSSANA LAN!
Jh: Ben...ıh.. ben...
Hw: SEN NE?! NE SEN! NEDEN GİTTİN NEDEN? BEN SANA NAPT-
Jh: LANET OLASİ BİR KİZLA ALDATTİN HYUNWOOK!
Sinirle bagirdiginda Hyunwook'un gözleri açılmış ve afallamisti. Geriye doğru hamle yaptı.
Jh: Aldattın tamam mı? Ne senden once iyi olabildim ne de senden sonra. Hayatımda tek yolunda olan sendin ve... ve sende beni hayal kırıklığına uğrattin. İlk defa birini sevmek istedim.
Hyunwook yutkunarak olanlari sindirmeye çalışıyordu. İkisinin de gözü dolmuştu.
Hw: Dışarı çıkın kapıyı kilitleyin! CABUK!
Jihoon gözyaşlarını dökmeye çoktan başlamıştı.
Hw: Jihoon ben...
Jh: Bırak beni Hyunwook, artık seni görmek istemiyorum. Ben.. ben artik seni sevmiyorum.
Hw: YALAN SÖYLÜYORSUN
Jh: Ben sana yetemedim. Özür dilerim.
Hw: Hayır hayır öyle değil cidden. Lütfen Jihoon, beni birakma ben seni kimseyle aldatmadim o sadece..
Jh: Sadece tek gecelik aşk yaşadığın lanet olası bir eskort.
Hyunwook aglamaya başlamıştı. Konuşmak istiyordu ama boğazı dugumleniyordu.
Jh: Sana seni sevmiyorum beni rahat bırak dedim duymuyor musun?
Hw: Seviyorsun.
Jh: Sevmiyorum
Hw: İKİMİZDE BİRBİRİMİZİ SEVİYORUZ VE BUNU SENDE BİLİYOSUN TAMAM Mİ?
Hyunwook, Jihoon'a yaklaşmış ve alinlarini yaslamisti. İkiside ağlıyordu. Elini ensesine atmış saçlarını okşuyordu.
Hw: Yalvarıyorum Jihoon.. Lütfen gitmem. Sensiz olamıyorum.
Jh: Çok.. çok canım yaniyor Wook.. Kalbim aciyor.
Hw: Özür dilerim bebeğim, inan bana beni affettigin an istediğin her şeyi yapacağım. Söz veriyorum. Lütfen beni bırakma.
Jh: Olmaz.
Hyunwook dolu gozlerle Jihoon'a baktığında kırgınlığı her yerinden belli oluyordu. Ama Jihoon daha çok kırılmışti ve o an onu umursamiyordu. Sadece ağlıyordu.
Hw: Ned-
Jh: OLMAZ! Çünkü bir kere ihanete uğradım. İkinicisni kaldiramam.
Hw: Seni tekrar uzmeyecegim, yemin ederim.
Acı bir gülümseme ile konuştu.
Jh: İlk yaptiginda da aynı şeyi soylemistin. Ne yazık.
Hw: Dudaklarına başkası değdi mi?
Jh: Sanane ki bundan! Senin her gece başkası degerken ben ses ediyor muydum?
Hw: Her gece başkası yok Jihoon.
Jh: Doğru. Her gece aynı kişi var.
Hw: Ahhh- O dudakların.. bana ait sadece. Değil mi?
Jh: Hayır. Ben.. başkasını seviyorum artık. Hiçbir şeyim sana ait değil Wook.
Hw: Sevemezsin. Benden başkasını sevemezsin sen. Bunu biliyorum yalan söylüyorsun.
Jh: Sen sevebiliyorsun ama.
Hw: Lanet olası çeneni kapatmazsan opmekten bayiltcagim.
Jh: Dokunma bana.
Hyunwook tam bir hareket yapacakken adamlardan biri içeri daldı.
X: Efendim birileri geldi.
Hw: Sikeyim. Kim onlar
X: Kim Taehyung.
Jihoon şaşkınlıkla kafasını kaldırdı ve adama doğru bakti. Harfi bir gulumsedi.
Hw: Ne o? Taehyung'un adını duyunca gülümsedin.
Jh: İşine bak
Hw: Geliyorum hemen, bana bak Jihoon. Sakin ses çıkarma. Fena olur.
Jh: Ths~
Hyunwook dışarı çıktı ve kapının kilitlendiginden emin oldu.
Salona girdiginde kanepede yayılmış bir şekilde oturan Taehyung'u görünce yaninna gitti.
Hw: Sen buralara uğrar mıydın?
Th: Ağlamış gibisin. Ne oldu manitan mi üzdü?
Hw:*içinden* aptal herif.
Th: Lafı geveleme Hyunwook. Jihoon nerde?
Hw: Jihoon? O kim?
Th: *kahkaha atarak* çok komiksin cidden. Jihoon'u almaya geldim. Onu bana ver.
Hw: Sen kim oluyorsun da bana bu şekilde emir verebiliyorsun?! Küçük kardeşim?
Th: Kicimin küçük kardeşi. Uzatmaya gelmedim Choi. Bana Jihoon'u ver yoksa zorla alacağım.
Hw: Vermezsem, ne olur?
İki kardeş ayakta birbirlerine dik dik bakıyordu ve nefret dolu bakışları hissedilecek derecede g
erginlik kokusu yayiyordu.
Taehyung dudağını yaladı ve güldü.
Th: Basına rezil olmak istiyorsun anlaşılan.
☆☆☆
vay be.

Hyunhoon çiftimiz hayırlı olsun.

