Bir çift göz, çokça gözyaşı.
İki beden, tek nefes.
Biri acılar içinde büyümüş masum çocuk, diğeri zenginlik içinde doğmuş çaresiz adam.
Bir hastane odası ve dolu anılar.
İnsanlar gerçekten çift mi yaratıldı?
Güzel günleri gören olacak miydi?
Kolları birbirine dolanmış iki beden. Biri ağlıyor, diğeri seviyor.
Küçüğüne sarılıyor
Saçlarıni okşuyor
"Asla bırakmam" dercesine kulağına güzel kelimeler fısıldıyor
Konuşmadan anlaşıyor onlar
Evet, çok ayrı kaldılar, belki çok beklediler belki de çok aşık oldular.
Bir insan başka bir insana bu kadar aşık olabilir miydi?
Jk: Taehyung
Th: Soyle güzelim
Jk: Jimin bana dedi ki ben bayıldığım zaman annemi sayiklamisim
Th: Hmm, evet bitanem.
Jk: Neden söylemedin bana?
Th: Bilmene gerek yoktu Jungkook
Jk: Kabus gördüğümü söylüyorlar
Th: Biz şimdi bunları konusmayalim olur mu? Güzelim benim.
Jungkook kafasını sallayarak onay verdi. Taehyung Jungkook'un yüzünü izliyordu. Dalmış gitmişti çoktan. Her bir ayrıntısına tek tek bakıyordu. Yuzundeki yara izi ona o kadar değerli geliyordu ki, sürekli ordan öpüyordu küçüğünü. Çok özlemisti.
Jungkook ise aşık olduğu adamı izliyordu utanarak. Bu kadar derin bakması onu utandiriyordu. Taehyung'un güzelliği karşısında mest oluyordu.
Taehyung küçüğünün yüzünü tutup alinlarini yasladı.
Th: Bırakma beni olur mu?
Jk: O nerden çıktı?
Th: Sen yine de bırakma. Dayanamam.
Jk: Ağlıyor musun?
Th: .....
Jk: Hey.. daha yeni sustum. Ağlatma
Th: Bana şarkı söyler misin bebeğim?
Jk: Hangi şarkıyı dinlemek istersin?
Th: Senin sesinden olan her şarkıyı dinlerim.
Jk: "When I see you smile in the screen
You're good at everything
You're just perfect
Feels like I've never been you..."
Th: Ben bu şarkıyı daha önce duymadim. Yeni mi çıktı?
Jk: Şey... ben
Th: ...
Jk: Ayrı kaldığımizda sana... sana yazmıştım bu şarkıyı.
Th: Neden yeni söylüyorsun? Çok güzel bu.. harika bir şarkı Jungkook
Jk: Hepsini dinlemek ister misin?
Th: Tabii ki isterim bebeğim
Jungkook şarkıyı söylerken Taehyung hayranlıkla izliyordu onu. O kadar mukkemmeldi ki sonsuza kadar dinleyebilirdi. Şarkı bittiğinde gözleri dolu şekilde Jungkook'a bakıp sarıldı.
Jk: Beğendin mi?
Th: Bayıldım Kook, bayıldım. Teşekkür ederim.
Jk: Hoşuna gitmesine sevdindim sevgilim.
Th: Senin içinde bulunduğun her şey hoşuma gider
İkiliyi odaya giren Jihoon bozmuştu. Kapıyı tiklatmisti ama duymamislardi.
Jh:Pardon.. girebilir miyim? Tiklattim ama duymadınız.
Taehyung bu anın icine ettiği için sinirlense de ses etmedi.
Jk: Tabii görebilirsin Jihoon gel
Th: Ne oldu?
Jihoon koltuğa oturup bir şey demek istermiş gibi bakıyordu ama nasıl diyeceğini bilmiyordu.
Jk: Bir sorun mu var?
Jh: Aslında ben... ben size bir şey demek için geldim.
Th: Neyle alakalı tam olarak?
Ortamın ciddilestigini hissettigi için Jihoon'un midesine kramplar girmişti bile. Nasıl dicegini bilmiyordu. Yine de demek zorundaydi.
Jk: Çekinme söyle kızmayız sana
Jungkook gülümseyerek konuştugunda Jihoon çok az da olsa rahatlamıştı.
Jh: Konu Choi Hyunwook.
Th: Evet bizim yüzümüzden seni kaçırdı. Bir şey mi yaptı sana?
Jk: Zarar mi verdi?
Jh: Hayır öyle değil
Jihoon derin bir nefes alıp Taehyung'a döndü.
Jh: Taehyung, bilmen gerekiyor mu emin değilim ama demek zorunda hissediyorum.
Th: Söyleyeceksen soyle artik
Jh: Hyunwook benim eski sevgilim.
İkisi birden bağırarak: HA?!
Th: Anlamadım? Ne saçmalık bu ?
Jh: Maalesef, yani tamamen sizin yuzunuzden kacirilmadim.
Jk: Şimdi odunla senin kafana vurdurup bayılttıran ve iplerle bağlayıp odaya kilitleyen kişi eski sevgilin mi? Yani Taehyung'un abisi olan Hyunwook.
Jihoon kafası eğik şekilde onay verdiğinde ikili şaşkınlıktan ne yapacaklarını
şaşırmış birbirlerine bakıyorlardı.
Th: Lan bu nasil oldu?
Jk: Anlat bakim sen şunu bi
☆☆☆
yerim



