Annesi ve babası tarafından sevilen çocuklar hep çok şansli olurlar .Bu hayatın kötülüğü onlara bulaşmaz .Bulaşamaz. çünkü arkalarında onu seven, koruyan bir ailesi vardır.
Ama ailesi tarafından sevgi görmeyen ,hep yanlızlığa mahkum bir şekilde yaşarlar.Hayatta nekadar kötülük varsa hepsi onları bulur .
Bende ailesi tarafından sevgi görmeyen o çocuklardan biriyim.Aslinda annem yaşasaydı o sevgiyi bana kat be kat hissettirirdi ama...
Gözlerimi soğuk,ıssız ve havasız depo gibi biryerde açtım.Ellerim ayaklarım bağlanmış bir şekilde eski bir sandalyeyeye oturtturulmustum.
Neredeydim?
Buraya nasıl gelmiştim?
Ve en önemlisi: Babam denilen o şahıs neredeydi?
Dudaklarımı oynatıp konuşmaya çalıştım ama lanet olsun ki ağzımıda bantlamislardi.Şimdi ne yapacaktım? Kim kurtaricakti beni buradan? bu iğrenç yerden .
Yetimhaneyi özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi . Bu pis yerde olmaktansa o müdürün azarlarını dinlemeyi tercih ederim .
Ben kendi dusuncelerimle boğuşurken deponun eski tahta kapısı açıldı ve içeriden görmek istemeyecegim o yüz gözüktü.
Yüzünde az öncekine zıt bir şekilde,gülümse vardı.O iğrenç gülümsemesiyle bana doğru yaklaştı, yaklaştı ve tam dibimde durup bana üstten bir şeklide.
Bana sanki bir şeyleri kanıtlamak istermiş gibi baktı .Bana : Senin hakettiğin yer burası tamda buraya aitsin.Dermiş gibi baktı.
Elini yanağima koymaya çalıştı kafamı hemen yan tarafa çevirdim.O annemi öldürdüğü elleriyle bana dokunmasına ölürümde işin vermezdim.
Bu haraketime karşılık sadece ufak bir kahkaha atmıştı.sonrasinda ise ağzımdaki bandı sertçe çekip attı . Ardından ona karsı korkunç bana karşı ise hiç bir şey ifade etmiyen bakışlarını kuşanmisti.
Ama bilmiyorki benim ona nefretten başka bir duyguyla bakmiyacagimi. Sadece nefret ben ona karşı tüm hisleri annem öldüğünde _öldürdüğünde_ yitirmiştim.
Bu selefer elini çeneme atıp sert bir şekilde tuttu.Diğer eliyle ise yüzüme dökülen sacmalarimi çekip kulağımın arkasına sıkıştırdı ve iğrenç kokan nefesini yüzüme vererek konuşmaya başladı.
"Babanı hiç özlememiş gibisin kızım." Dedi sonra aklına yeni gelmiş gibi "Doğru eğer özleseydin babana bıçak çekmezdin demi güzel kızım."
Bunları söylerken elinin altındaki çeneminde baskısını arttırmıştı.Diğer eline doladigi saçımı ise sertçe tutup çektiginde dudaklarımdan çıkacak olan çığlığı dişlerimi sıkarak engellemiştim.
Bu yaptığın hareket onu güldürmüş olmalı ki boş depoyu kahkaları doldurdu. Ardından saçımda ve çenemdeki elini çekip geriye doğru bir kaç adım attınve tekrardan konuşmaya başladi.
"Bu huyun aynı annene benziyor biliyomusun güzel kızım. Aynı onun gibi sinirlenince tirnaklarini kendine batiriyorsun . Aynı onun gibi bakıyorsun ."
Sonra biraz durdu ve söyleyip şöylememek arasında kaldığı o cümleyi kurdu. Ama ben keşke hiç kurmamasını tercih ederdim.
Kulaklarım ise o cümleyi duyduktan sonra hiç bir şeyi duymamaya başladı sadece uğultular vardı . Boş depoda sadece o adamın acımasız kelimeleri yankılandı.
"Aynı anneni öldürdüğüm zamanlar gibi o da son nefesinde bağırıp seni uyandırmamak için kendini böyle sıkmıştı."
Bu kelimeleri acımasızca söyleyebilmekte sadece onun yapabileceği birşeydi . Karşısındaki kişinin ne hissettiği, ne kadar acı çekti hiç umrunda deildi.
Bu kişi onun kızı bile olsa . Hangi akli dengesi yerinde olan bir insan geçip karşınıza birisini öldürdüğünü ve bundan hiç bir şekilde pişman olmadığını dile getirirdi ki.
Ama bu adam egerki benim babam sa yapar. Benim babam birini öldürür ve karşınıza geçip pişkin pişkin gülebilir .
Yüzüme baktı, eskiden sevgiyle baktığı yüzüme artık nefretle, kinle bakıyordu. Yüzümde herhangi bir üzüntü emaresi veya gözyaşı mı bekliyor du .?
Daha çok bekler .Ben annem öldükten sonra kendime bir söz verdim . Bu adamın karsısında eğilmeyecektim,tek bir damla dahi gözyaşı dökmeyecektim.
Çünkü biliyordum ki ben üzüldüğüm zaman bu adam seviniyordu .Ben ne zaman boynumu eğsem bu adam boynuma basıp geçiyordu.
Ama artık yok artık onun karşısında eski kızı yok artik onun karşısında sadece onu öldurmek için can atan biri var
Artık dişlerimi sıkmaktan çenemin ağrıdığını hissediyordum.Daha fazla konuşmadan duramayacağımı anladıgim zaman dudaklarımdan sadece şu cümle ler çıktı.
"Sana yeminim olsun ki burdan çıktığım an seni kendi ellerimle öldüreceğim.Benim ellerimde can vereceksin .O derini yüzüp köpeklere yem edecem lan seni sana yemin ederim ki bunu yapacağım."
Benim söyledikleri hiç takmıyormuş gibi sadece boş cümleler olarak düsündüğüne eminim .Ama ben birşeyi yapacağım dedim mi yaparım.
Daha fazla konuşmamı dinlemek istemiyormuş gibi başını sağa sola doğru salladı. Ve kapıya doğru yaklaşıp kolu indirmeden önce bana baktı ve konuşmaya başladı.
"Gene çok boş konuşuyorsun be kızım böyle konuşcağını bilseydim sana konuşman için özel hoca falan tutmazdik , keşke hep dilsiz kalsaydın"
Dedi ve gitmeden önce kapını onündeki korumaya ne yapması gerektiğine dair bilgiler verdi. Ve kesinlikle ama kesinlikle yemek ve su vermemesi gerektiğini söylemişti.
Siz versenizde ben yemem zaten. demek istedim ama yuttum . Nasıl çıktım şimdi ben burdan ya
ellerimide ve ayaklarimi da zaten öküz baglarmiş gibi bağladilar.
Ne yapacağım ben burada ya ?
Ben kendi kendime sorularla cebellesirken içeri biri girdi kafamı yerde ayırıp gelen kişiye baktğım zaman resmen küçük dilimi yutacaktım .
Analar neler doguruyormus bere
İçeriye giren 190 kumral yeşil gözlü kalıplı tam hoy maşallah denilen tiplerden biri girdi.Birde benim siyah pantalon beyaz bol kazak ve haftada bir taranan saçlarımla aşırı zıt duruyordu.
Ben ona bakmak için kafamı kaldırmak zorunda kalırken o ise bana bakmak için kafasını iyicene eymek durumunda kalıyor.
Bakışlarinda o adamın kinden zıt bi acıma duygusu hissettim. Ama bu öyle küçümseyici bir şekilde değildi.Daha çok benim bu halime acıyordu.
Ben herşeyi kaldırabilim ama birini bana karşı acıyarak bakmasına asla . Ben acınacak halde değildimki .Neden bana öyle bakıyor.
Alt tarafı eski püskü bir podrumda birbirine girmiş saçlarla ve beyaz dan griye doğru giden bir kazak la kırılmaya yüz tutmuş bir sandalyede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde duruyordum .
Yani biraz cık kötü görünüyor olabilirim. Adam bana acınara bakmakta biraz haklı gibi ama sadece birazcık.
Adam kapıdan geçeip yanındaki korumaya gitmesi gerektiğini kendisinin bekleyeceğini söyledikten sonra kapıdaki koruma gitmişti .O da arkasından eski tahta kapıyı kapatıp yanıma doğru geldi.
Yaklasti , yaklaştı,yaklaştı ve tam önümde dikildi . Ardından bir dizini kırıp yere doğru çömeldi bu sayede o benim yüzümu benim ise onun yüzünü izlemeye imkanımız oldu.
Bir elini kaldırdığı an kafamı refleks olarak geriye çevirdim. Bu hareketime karsılık sadece elleri kafamın yukarisinda yumruk halini almisti.
Kafamı kaldırıp ona baktığım zaman sağ eliyle yüzümü dökülen saclarımı kulağımın arkasına sıkıştırdı.ardından o sert görünümüne zıt ince sesiyle konuşmaya başladı .
"Sana zarar vermiyeceğim benden korkmana gerek yok. Ben aksine sana yardım etmek için buradayım. Anladın mı seni kurtaracagim buradan ve odamın cezasini birlikte keseceğiz."
🌊