Hani hayatımızın bir dönüm noktası ol
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o an
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri geio .beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvenemeyecegimi. Homiyo
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu as
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Bası bir tepki
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karsizıt bir sekide
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , ça5
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulara ağı
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını dün
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam k
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği vlcevabo vermek yerine başka bir soru yönelttim.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği vlcevabo vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapinin koluna giden eibdurdu
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği vlcevabo vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamsan"
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamsan"
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamsan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı .gülünce yanaginda
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü günü anlamiyordum ama bu hiçte
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
Sebin o baban olucak oruspu çocuğu bin neler yatigini bilseydin gelite benimle boye konusmazdi
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
Sebin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahad
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olarki
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir ada
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da o
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giyd
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığını vardı bu adamda.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var iztersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle istersende bana güven seçim senin dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüze sahipti
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeliği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir adamıysan"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmelimiydin
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
A
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yasauyacak hayatım var ,hayallerim var.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan k
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.?
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyordum
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyordum.
Ben yaşamak istiyordum mutlu, huzurlu bir hayat istiyordum. Gökçeyle birlikte güzel bor evde gü
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bor atesin içine atacak .yada nasıl bir
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bor ate
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak .yada nasıl bir
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak .yada nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. yada nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama g
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yasayark gorec
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadur beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degi
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı şu anda ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü."Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Daha fazla gözl
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha faza kendim
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerini açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerini açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi sogu suyla gözlerimi açtım.
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha f
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bor şerefsizligi yapan diye kendi kendime mır9danatak
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim çünkü böyle bir şe
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Bana bakıp yaptigi çok bü
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya
Bana bakıp yaptigi çok bü
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık ka
Bana bakıp yaptigi çok bü
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Bana bakıp yaptigi çok bü
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini tekr
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
Günaydın güzel kızım nasıl be
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma seklimizi. Dedim
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma seklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel iyikusu dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç b
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması ye
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyorum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zev
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudakl
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya ba
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
Aaaa üşüyor musun kıyamam .
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye faanda yoktu şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi , montunu versem hiyerl
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye faanda yoktu şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa bur
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktu şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duraca
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konusmayac
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşün
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve canımı acıtan o sözleri kurdu .
Keşke seninde kaderin annemin ki gibi olmasaydı be güzle kızım ama maalesef sende anne
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kelndiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve canımı acıtan o sözleri kurdu .
"Keşke seninde kaderin annenin ki gibi olmasaydı be güzel kızım ama maalesef sende annenin kaderini yaşama ya mahkumsun."
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kendiliğinden kaanamaya başlıyordu ama olmaz uyuyam bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursan sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve canımı acıtan o sözleri kurdu .
"Keşke seninde kaderin annenin ki gibi olmasaydı be güzel kızım ama maalesef sende annenin kaderini yaşama ya mahkumsun."
🌊
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kendiliğinden kapanmaya başlıyordu ama olmaz bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursam sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kolarina bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böye bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve canımı acıtan o sözleri kurdu .
"Keşke seninde kaderin annenin ki gibi olmasaydı be güzel kızım ama maalesef sende annenin kaderini yaşama ya mahkumsun."
🌊
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kendiliğinden kapanmaya başlıyordu ama olmaz bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursam sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kollarına bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böyle bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardı üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benime dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve canımı acıtan o sözleri kurdu .
"Keşke seninde kaderin annenin ki gibi olmasaydı be güzel kızım ama maalesef sende annenin kaderini yaşama ya mahkumsun."
🌊
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kendiliğinden kapanmaya başlıyordu ama olmaz bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursam sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kollarına bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böyle bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir de üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alacaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardından üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benimle dalga geçer bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bierei yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyecehimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve canımı acıtan o sözleri kurdu .
"Keşke seninde kaderin annenin ki gibi olmasaydı be güzel kızım ama maalesef sende annenin kaderini yaşama ya mahkumsun."
🌊
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kendiliğinden kapanmaya başlıyordu ama olmaz bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursam sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kollarına bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böyle bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir de üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alacaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardından üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benimle dalga geçer gibi bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bilerek yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyeceğimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve canımı acıtan o sözleri kurdu .
"Keşke seninde kaderin annenin ki gibi olmasaydı be güzel kızım ama maalesef sende annenin kaderini yaşama ya mahkumsun."
🌊
Hani hayatımızın bir dönüm noktası olur ya .Yada tam herşey düzelecek dediğimiz an .işte tamda o anlardan birini içindeyim şuanda.
Daha yeni tanidigim hatta tanımadığım biri gelip beni bu cehennemden kurtaracağını söylüyor . Ve üstüne üstlük ona guvenmemi istiyor.
Ama benim bu hayatta artık hiç kimseye güvene meyecegimi bilmiyor. Ben güven duygusunu aşk duygusuyla birlikte bir toprağa görmüştüm.
Şuanda bana ona inanmamı bekeyen gözlere bakan bir yabanciya ne demeliydim.? Nasıl bir tepki gostermeliydim bu yabancıya karşı?.
Yada neden içimdeki bir his bu adama karşı guvenmemi istiyor. ? Bu adamın bana zarar vermeyeceğini düşünüyor.
Karşımda benden bir cevap bekleyen adama baktım.Sert görünümüne karşı zıt bir sekide bakan masum gözleri, özenle çizilmis kemerli burnu , çatık kaşları,ve özenle taranmış saçlarıyla her kızın arzulayacağı bir yüz şekline sahipti .
Kaç dakikadır beni burada bekliyordu, yada kaç saatir hâlâ emin degiim. Ben ise hiç bir şekilde konuşmayip sadece boş boş yüzüne bakıyordum .
Benden bir cevap alamayacağını düşünmüş olacakki çömeldiği yerden kalkıp kapıya doğru ilerledi.Şu anda buradan kaçmak için bu yabancıdan başka şansım olmayabilir.
Tam kapıdan çıkacakken dönüp bana baktı . Bence ayağıma kadar gelen bir firsati tepmek istemezdim o yüzden ona beklediği cevabı vermek yerine başka bir soru yönelttim.
"Sana nasıl güvene bilirim ." Dedim benim sesimle kapının koluna giden eli durdu ve bana döndü. "Ya o adamın beni kandırmak için tuttuğu bir iysen"
Yavaş adımlarla tekrardan bana doğru adımladı.Ve tekrardan tam karşımda durdu. Ardından gülmeye başladı . Gülünce yanağında bir çukur oluşuyordu.
Neden güldüğünü anlamiyordum ama bu keyiften uzak daha çok korkunç bir gülmeydi. Ardından gülümsemesi bir bıçak gibi kesidi .Ve dişlerinin arasından konuşmaya başladı.
"Senin o baban olucak oruspu çocuğu nun neler yaptığını bilseydin gelipte benimle böyle konuşmazdın. " Dedi sinirden gözleri koyulasmiş çatık olan kasları dahada çatilmisti.
En fazla ne yapmış olabilirki demek istedim ama demedim o adamdan her şey beklenirdi . 7 yaşındaki bir çocuğu annesiz bırakan bir adam her her boku yapardı.
Etrafına baktı kirli küçük Bodrum'da olmaktan iğreniyormuş gibi baktı . Ardından üstune giydiği gömleğin bir kaç tane düğmesini açtı . Temizlik hastalığımı vardı bu adamda.
Etrafı incelemeyi bıraktı ve bana döndü " Sabaha kadar zaman ın var istersen bu pis yerde kalıp ölmeyi bekle, istersende bana güven seçim senin " dedi ve birdaha arkasina bile bakmadan bu iğrenç yerde beni tek başıma bıraktı .
Ne yapmalıyım bir yabancıya güvenmeli miydim . Yoksa onunda dediği gibi bu iğrenç yerde ölmeyi mi beklemeliyim.
Ama benim daha yaşım çok küçük daha yaşayacak hayatım var ,hayallerim var. Daha öldurecek olduğum bir şerefsiz var.
O yabancı adama güvenmekten başka şansım yok gibi görünüyor .Hem o kadarda kötü birine benzemiyordu. Ama Ya yağmurdan kaçarken doluya yakalinrsam.
Ozaman ne olacaktı benim sonunda annem gibimi olacaktı.? Kızlar annelerinin kaderini yaşar.Derler ama ben annemin kaderini yaşamak istemiyorum.
Ben yaşamak istiyorum mutlu, huzurlu bir hayat istiyorum. Gökçeyle birlikte güzel bir evde güzel bir hayat istiyorum.
O adama güvenirsem bana bu hayatı verebilirmi, yoksa .Daha kötü bir hayat mı yaşatır. Hiç birşey bilmiyordum .
Bunu tek bir şekilde öğrenebilirim o da yaşayarak . Bakalım hayat beni nasıl bir atesin içine atacak. Ya da nasıl bir gül bahçesine götürecek.
Ben kararımı vermiştim o Yabancı adama güvenecegim. Ve bu seçimin de iyi mi yoksa kötümü oldugunu yaşayarak görecektim.
Artik daha fazla dayanamıyordum.Eski bir sandayede ellerim ayaklarım bağlı bir şekilde daha ne kadar dayana bilirdim bilmiyorum.
Gözlerim ise kendiliğinden kapanmaya başlıyordu ama olmaz bu şerefsizlerin olduğu bir yerde uyursam sabaha ne halde olacağımı az çok düşünüyordum.
Ama gozerim ise beynime inat açık kalmakta aşırı zorlanıyordu.Artik daha fazla gözerimi açık tutamadım ve kendimi uyukun kollarına bıraktım.
🌊
Sabah yada akşam hiç bilmedigim bir zaman diliminde , yüzüme çarpılan bir kova buz gibi soguk suyla gözlerimi açtım .Daha doğrusu açmak zorunda kaldım.
Kim lan böyle bir şerefsizligi yapan diye kendi kendime hiç konuşmadim. Çünkü böyle bir şerefsizliği sadece bir kişi yapabilir onunda kim olduğu gayet ortada zaten .
İrkilerek kafamı kaldırdığımda tamda tahmin ettiğim gibi elinde boş bir kovayla duran o şerefsizi gördüm.
Ama benim gözüm ise kapının arkasında bekleyen o yabancıya takıldı bir omzunu kapıya yaslamış,kollarını ise göğsune bağlamış çatık kaşlarıyla buraya bakıyordu.
Ardından gözlerimi başımda dikilen o serefsize çevirdim .Bana bakıp yaptigi çok büyük bir marifet miş gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
Elindeki boş kovayı yanındaki köpeklerinden birine verip yanıma doğru daha çok yaklaştı.Bir elini ıslanmış saçlarima attı ve konuşmaya başladı.
"Günaydın güzel kızım nasıl beğendin mi seni uyandırma şeklimizi. Dedimki madem benim güzeller güzeli kızım huzrlu bir uyuku çekiyor bende onu o güzel uyukusun dan böyle güzel bir şekilde uyandirayim."
Ben ise dedikleri hiç bir şeyi duymuyormuş gibi yapıyordum . Ama aslında hepsini duyuyordum ve her bir kelimesinde ona karşı olan nefretim daha çoğalıyordu.
İçerisinin soğuk olması yetmezmiş gibi bir de üstune üstlük döktüğü buz gibi sudan titriyordum . Ve bu onun hoşuna gitmiş oluca ki gülmesi dahada genişledi .
Benim çektiğim acılardan zevk alıyordu . Ama elbet birgün bende onun çektiği aciardan zevk alacaktim onu inim inim ineletecektim.
Gülmesini durdurdu ardından üzgünmüş gibi dudaklarını büzdü.Ve sesini incelterek benimle dalga geçer gibi bir şekide konuşmaya başladı .
"Aaaa üşüyor musun kıyamam . Ne yapalım şimdi ya battaniye falanda yoktur şimdi buralarda ne yapsak ki . Bilemedim şimdi ,paltomu versem giyermisin ?. Yoksa burada böyle tir tir titremeye devam mi etmek istersin hangisin istersin kızım."
Bilerek yapıyordu burada ölecegimide bilsem onun o oğrenç paltosunu giymeyeceğimi biliyordu o yüzden böyle yapıyordu .Ve bu beni daha da çok sinirlendiriyordu.
Ama elbet bu sandalyede elleri ayakları bağlı bir şekilde duracak olan kişi o da olacaktı sıra onada gelecekti.
Benim konuşmayacağımı anlamış olacakki daha da zorlamadi. Durdu beni nasıl sinirlendirecegini yada nasıl üzecegini düşünüyor olacakki gözlerini yüzümden bir saniye dahi çekmiyordu.
Ardindan aklına bir şey gelmemiş olacakki kapıya doğru yürüdü tabiki yanındaki köpekleride onunla birlikte gitti . Kapıdan çıkmadan önce son kez bana döndü ve canımı acıtan o sözleri kurdu .
"Keşke seninde kaderin annenin ki gibi olmasaydı be güzel kızım ama maalesef sende annenin kaderini yaşama ya mahkumsun."
🌊