Darragh ve Finn, nihayet hazırlıklarını bitirirler ve atış yarışması için karşı karşıya gelirler*
Darragh: Yenilgiye hazır mısın ufaklık? Aşağılayıcı şekilde sırıtır*
Finn: Bir tane önerim var. Senin gibi yetenekli bir basketbolcunun, benim gibi bir bücüre karşı bu teklifi kolayca kabul edeceğini düşünüyorum. Gülümsüyordur*
Darragh: Neymiş o? Söyle bakalım. Yoksa parayı verip, rezil olmadan gitmek mi istiyorsun?
Finn: İlk olarak, serbest atış noktasından başlayacağız. Her atıştan sonra, diğer atışı daha uzak ve daha zorlu bir mesafeden atacağız. Birimiz kaçırdığında ve diğeri attığında, yarışma biter. Her atışta giderek zorlaşacak ve daha kısa sürede bitecek bir yarışma olmasını istiyorum.
Darragh: Bana uyar küçük adam, ama bunun aleyhine olacağını unutma. Eğer şanslı olacağını düşünüyorsan, yanlış düşünüyorsun. Tanrı yarışmada seni tutsa bile, yine de ben kazanacağım.
Darragh'ın bu sözleri sonrasında, korkudan Tadghan'ın nefesi düğümlenir. Yutkununu yutar*
Tadhgan: Finn, birazcık gelir misin?
Darragh: Ne o? Yoksa, son kez bir dua seremonisi mi yapacaksınız? Kahkaha patlatır*
Finn, meraklanıp Tadhgan'ın yanına gelir*
Finn: Ne oldu Tadhgan?
Tadhgan: Finn??? Sen delirdin mi? Senin problemin ne dostum?
Finn: Sana, sadece bana güven diyorum. Bana güven! Finn oldukça ciddidir*
Tadhgan bir şey demez ve ilk atışlar öncesi herkes yerlerini alır*
Darragh: Başlamak ister misin ufaklık?
Finn: Ihm, bana farketmez.
Darragh: O zaman ben başlıyorum. Darragh basket topunu eline alır ve parmağında döndürür*
Darragh: Basketbol topu, benim için vücudumun bir parçası gibidir.
Darragh topu ellerinde iyice kavrar ve atış pozisyonunu alır*
Darragh: İşte! Topu ellerinden çıkartır ve BASKET! Hahaha, işte bu kadar basit!
Tadhgan bu basket sonrasında, kenarda iyice telaşlanır ve sıkıntıdan terlemeye başlar*
Darragh'ın arkadaşları: Bravo kaptan! İşte her zaman ki gibi...
Darragh: Sıra sende ufaklık. Göster bakalım hünerlerini. Alaycı biçimde sırıtır*
Finn, hâlâ çevresindeki herkese gülümsüyordur ve oldukça rahattır. Darragh içten içe Finn'in rahatlığına uyuz oluyordur ve onun bu özgüvenini asla anlayamamıştır.
Darragh: Neyi var bu çocuğun? O kadar rahat ki, ya deli ya da mutlaka güvendiği bir şey var.
Finn basket topunu eline alır almasına ama, elleri resmen topun içinde kaybolur...
Tadhgan: Aman Tanrım! Sen yardım et. Daha elleriyle topu zor kavrıyor. Bayaa panikler*
Finn basketbol topunu karpuzlama atacakmış gibi tutar*
Darragh: Hahahah, şuna bakın! Daha topu tutmasını bile bilmiyor.
Finn aniden topu yere bırakır ve yerden seken topa, havadayken ayağının içiyle vurur*
Darragh: Neee??? Bu ne yaptığını sanıyor?
Tadhgan: Tanrım... Sen ciddi olamazsın Finn?
Finn: Onun kadar iyi bir basketbolcu olmayabilirim, ellerimi onun kadar iyi kullanamayabilirim. Fakat bende ayağımı çok iyi kullanıyorum ve basketi nasıl attığımın hiçbir önemi yok. Girmeli!
Top, havaya düz bir çizgide yükselir ve aniden alçalarak potanın içine deliksiz girer*
Finn: İşte bu kadar! Gülümser ve atışı kutlar* Yaşasın!
Darragh: Bu gerçekten inanılmazdı...
Tadhgan: Finn... Neden kendisine bu kadar çok güvendiğini, şu an daha da iyi anlıyorum.
Darragh'ın arkadaşlarının ağzı, hayretler içinde açık kalır*
Finn: Evet, devam edelim istersen ha? Göz kırpar*
Darragh: Edeceğiz ufaklık. Dilerim ki, diğer atışlarında da şans yanında olur. Streslidir*
Finn: Şimdi... İstersen 3'lük deneyelim ha? Neşesi yerindedir*
Darragh: Bana uyar!
Darragh'ın arkadaşları: Haydi kaptan! Her zaman yaptığın gibi, sana inanıyoruz!
Darragh derin bir nefes alır ve üçlüğü başarıyla atmayı başarır*
Darragh: Yes! Hadi ufaklık, bakalım Tanrı yine sana yardım edecek mi?
Finn kenar bir pozisyonda, bu kez ayağının dışıyla topa vurarak bir kez daha topu potaya sokar*
Finn: Sıradaki atış noktası neresi olsun istersin? Gülümser*
Darragh iyice sinirlenmeye ve gerilmeye başlar*
Darragh: Şurası olsun! Orta sahanın birazcık ilerisi... Sesine, sinirli bir ton hakimdir*
Tadhgan: Finn... Tamam, yeteneklisin ama yaptığın yine de akla mantığa sığar bir iş değil.
Darragh: Kabul etmeliyim, sanırım bu çocuk gerçekten de yetenekli. Ama bende yetenekliyim ve bu tamamen eşit bir mücadele. Tavırları ile beni psikolojik olarak yıpratmasına izin vermezsem, elbette hata yapacak. Burası benim arenam, bu benim sporum. Kendi evimde asla yenilemem!
Darragh topu eline alır ve bu kez dışardan telaşlı, odak bir biçimde gözüküyordur*
Darragh'ın arkadaşları, aralarında konuşmaya başlar*
X: Darragh'ı ilk kez bu kadar telaşlı görüyorum. Pek alışık olduğum bir durum değil.
Y: Evet ama yine de ona güveniyorum. Ne yapıp ne edip, eninde sonunda kazanacaktır.
X: Umarım, ama bu çocukta hiç fena değil. Üstelik ayağı ile atıyor basketleri ve bunu oldukça kolay bir şeymiş gibi gösteriyor. Kaç yıldır basket oynuyorum, hiç bu kadar rahat olamadım.
Y: O gerçekten yetenekli. Kaybetse bile, kesinlikle saygımızı kazanacaktır.
Darragh: Özür dilerim Tanrım. Az önce fazla iddialı konuştum. Lütfen o bücürü desteklemeyi bırak ve bana yardımcı ol. Bu bücüre atış yarışmasını kaybedersem, itibarım çok zedelenir.
Darragh içinden dualar eder ve bekler. İyice odaklanır ve son olarak topu öpüp atışını yapar*
Top, oldukça uzak bir mesafeden potaya doğru ilerler ve BASKET!
Darragh: İşte bu kadar! Teşekkürler Tanrım! Oldukça rahatlamış gözükür*
Darragh'ın arkadaşları: İyi işti kaptan! Hahaha. Başaracağını biliyorduk...
Tadhgan: Olamaz, bunu nasıl attı? O telaşlı halini görünce, bir an kaçıracağına inanmıştım.
Finn: Pekala, gerçektende bu işte başarılı. Ama yarışmayı kazanana kadar, sevinmemelisin.
Tadhgan: Hadi Finn! Sende atabilirsin dostum. Acele etme ve sende onun gibi iyice odaklan!
Finn: Sakin ol Tadhgan! Sana, en başında dediğim gibi... Bana güven! Göz kırpar ve gülümser*
Darragh: Şuna bak? Hâlâ nasıl bu kadar rahat olabilir??? Tekrar gerilmeye başlar*
Finn topu alır ve atışı yapacağı yerde, topu sakince sektirmeye başlar*
Finn: Mesafe gayet uzak, ama burası serbest atış yaptığımız yer ile aynı hizada. Tıpkı, serbest atış yapıyormuş gibi rahat olursam ve sadece topun şiddetini birazcık arttırırsam... Evet, girer!
Finn: Başka hiçbir şey yok! İşte, BAM! Finn topu ateşler*
Darragh: Tanrım... Yalvarırım bu da girmesin artık!
Tadhgan: Ahh, hayır! Sanırım bakamayacağım...
BASKET! BASKET! Ve yine BASKET!!! İkisi de henüz kaçırmadı! Ne mücadele ama...
Finn: İşte bu kadar basit! Hahaha, gülümser*
Darragh: Bu gerçek olamaz ama?!
Darragh'ın arkadaşları: Bu gerçekten inanılmazdı...
Darragh bayaa öfkelenir ve bu olanları kabullenemez*
Darragh: Bu iş artık çok fazla uzadı! Sıradaki atışı, bir potadan diğerine yapacağız. Duydun mu?!
Finn: Benim için problem yok, hâlâ gülümsüyordur*
Darragh: Bu atış öncesinde, çok kısa bir mola vereceğiz. Su ve dinlenme molası. Mola başlar*
Darragh ve arkadaşları, Finn ile de Tadhgan yanyana gelir*
X: Kaptan! Daha önce, hiç bir potadan diğerine basket atabilmiş miydin?
Darragh: Iğh, hayır ama bence o da daha öncesinde atmamıştır. Hâlâ adil bir mücadele...
Y: Ben sana güveniyorum kaptan. Buraya kadar çok iyi yarıştın ve birisi, bir potadan diğerine basket atacaksa... Bu, senden başkası olamaz! Sana güveniyoruz, başarabilirsin!
X: Evet kaptan! Sen bu okulun en iyisisin ve o bücürü de yeneceksin. Telaşa kapılma yeterli. Odağını kaybetmezsen ve başına anormal bir durum gelmezse, o velet seni asla yenemez!
Darragh az da olsa rahatlar ve kendine olan güveni bi hayli yükselir*
Darragh: Desteğiniz için teşekkürler çocuklar. Bu yarışmayı, hepimiz için kazanacağım!
Y: O bücürü düşünme kaptan, onun dikkatini dağıtmasına izin verme.
X: Evet, sadece kendi atışına odaklan. Seni psikolojik olarak yıpratmaya çalışıyor, izin verme!
Darragh: Bunu bende biliyorum çocuklar ve buna asla izin vermeyeceğim. Güvenin bana!
Darragh ve arkadaşları yumruklarını birleştirip, kulüplerinin ismini haykırırlar! Motivedirler*
Tadhgan: Finn... Tek kelimeyle harikaydın dostum. Ama hâlâ kazanamadın ve risk altındayız.
Finn: Bunun bende farkındayım Tadhgan, ama pes etmeyeceğim. Kazanmak için her şeyimi vereceğim. Buraya kadar, ikimiz de çok iyi atışlar yaptık. Ama bu sefer, gerçekten işimiz zor.
Tadhgan: Sana güveniyorum Finn. Kazansan da kaybetsen de, sen kendini fazlasıyla kanıtladın. Kendine olan güvenin ve korkusuzca meydan okuman, eminim ki onları da çok fazla şaşırtmıştır.
Finn: Buna pek bir önem vermiyorum Tadhgan. Kaybedersem, başarısız olmuşum demektir.
Tadhgan: O zaman kazan dostum! Finn'in omzunu sıvazlar* Hadi, sana güveniyorum. Gülümser*
Finn'de gülümser ve ikili tekrar basketbol sahasına dönerler*
Darragh: Herkes sessiz olsun, burada ciddi bir atış yapacağız ve belki de kazanan belli olacak.
Herkes topluca seslenir: Anlaşıldı!
Darragh topu eline alır ve az önce yaptığı gibi, dualar ederek iyice odaklanır*
Darragh: Lütfen Tanrım, lütfen. Lütfen bana yardım et. İtibarım ve kariyerim, belki de bu atışın ucunda saklı. Lütfen benim yanımda ol ve şansın kendi tarafımda olmasını sağla. Derin bir nefes alır* Bayaa uzak, resmen diğer potayı zor görüyorum. Ama yinede başarabilirim, lütfen Tanrım...
Finn: Burası gerçekten de bayaa uzakmış. Bu işin buraya kadar uzayacağını düşünmüyordum. Buradan topu nasıl sokabilirim ki? Potayı bile göremiyorum, şut gücüm nasıl yetecek ta oraya?
Finn ilk kez telaşlanmıştır ve kara kara düşünmeye başlar*
Darragh atışını yapar ve ilk bakışta iyi bir atış gibi görünmektedir*
Darragh: Hadi! Bu girmeli...
Darragh'ın arkadaşları: Bu hiçte fena bir atış değil... Girebilir!
Finn: Aman Tanrım! Gayet iyi attı...
Tadhgan: Olamaz...
Top, potaya isabetli bir şekilde ve iyi bir şut gücü ile ilerlemeye başlar. Güzelce yükselir ve doğru bir zaman da alçalır. Potaya ulaşmayı başaran top, tam girecekken çemberin ucuna çarpar ve aniden yükseklik kazanır*
Finn: Girmedi, hahaha!
Darragh: Henüz bitmedi ufaklık...
Tadhgan: Hayır, sakın girme!!!
Darragh'ın arkadaşları: Şansa bak!
Yükseklik kazanan top, tekrar potanın çemberine doğru alçalır ancak hâlâ girmemiştir. Top adeta çemberde dans etmeye başlar. Çemberde çılgınca dönen top, herkesin heyecanını ikiye katlar*
Finn: WAOW!
Darragh'ın arkadaşları heyecandan yerinde duramaz*
X: Girdi sanırım, evet!
Y: Daha değil, dur...
Tadhgan: Çık, girme sakın... Çık, çık diyorum sana!!!
Top resmen potayla flört etmiştir ama girmez. Çemberde dönüp durur ve en sonunda dışarı çıkar*
Darragh ve arkadaşları resmen yıkılır*
X: Olamaz!!!
Y: Kahretsin!!!
Darragh: Neden Tanrım, neden??? Dizlerinin üstüne çöker ve resmen üzüntüden kahrolur*
Tadhgan: Off, bu çok yakındı... Ucuz atlattık. Bayaa bir rahatlar*
Finn, dizlerinin üstüne çöken ve çaresiz bir durumda olan Darragh'ın yanına gider*
Finn: Hey, kalkar mısın? Hayal kırıklığını anlayabiliyorum ama çok güzel bir atış yaptın. Sadece şans yanında değildi, bu kadar üzülmene gerek yok. Eğer ben de kaçırırsam, berabere bitsin. Kabul ediyor musun? Elini uzatır*
Darragh oldukça öfkelidir. Eliyle, Finn'in eline vurur ve teklifi geri çevirir*
Darragh: Atışını yap sadece! Seni, ne olursa olsun yeneceğim!!!
Finn, bu ters tepkiyi ortamın gerginliğine bağlar ve hızlıca gidip atışına odaklanır*
Finn: Uf, bu gerçekten zor bir atış olacak. Potayı pek göremiyorum ve dolayısıyla mesafeyi pek hesaplayamıyorum. Buradan, şut gücümün yetip yetmeyeceği konusunda da şüpheliyim. Nasıl bir çözüm bulabilirim? Finn uzun bir süre topu sektirir ve o sırada da çözüm düşünür*
Darragh: Hadisene ufaklık! Sabaha kadar seni mi bekleyeceğiz???
Finn aniden topu ayağı ile havaya doğru diker ve arkasındaki potaya doğru koşmaya başlar*
Darragh: Hı? Ne yapıyor bu?!
Finn, hızlıca arkasındaki potanın direğinde yürüdü ve birkaç adım da yükselip havaya sıçradı. Tüm gücü ile kendini yukarı doğru savuran Finn, havada resmen ters döndü ve yavaşça alçalan topa tüm gücüyle sert bir röveşata vurdu*
Finn: İşte! Şimdi potayı, net şekilde görebiliyorum. Topu hemen, sert ve düz bir hizada alçalacak şekilde potaya gönderirsem... O hız da ve sertlikte, potayı bile kırarım. Bu top, mutlaka girmeli!!!
Darragh: Yok artık! Saçmalama, bunu yapamazsın. Bu gerçek olamaz!
X: Vay canına...
Y: Bu... Bu... Bu, tek kelimeyle bir muhteşem...
Tadhgan: AAAAAĞĞĞHH! Bu da ne böyle???
Top hızlı bir biçimde, üzerinden kıvılcımlar çıkartarak potaya doğru ilerler ve o da ne? TAM İSABET!!! Top, adeta bir mermi gibi potaya saplanır... Kazandı, Finn kazandı!!!

Bu devasa basket karşısında, herkesin ağzı hayranlıkla açık kalır*
Finn: İşte bu kadar, hahahah! Başardım Tadhgan, gülümser*
Tadhgan, koşa koşa hemen Finn'e sarılır ve onun başını okşar*
Tadhgan: Hahaha, sen bir harikasın dostum. Şahanesin, müthişsin. Gurur duyuyorum seninle.
Finn: Teşekkür ederim Tadhgan: Sana, bana güvenmeni söylemiştim. Güler*
Tadhgan Finn'e sarılmayı bırakır ve Finn, Tadhgan çekildikten sonra karşısında Darragh'ı görür*
Finn: Ha?
Darragh, Finn'e elini uzatır*
Darragh: Sana yaptığım tüm kabalıklar için, beni affet dostum. Beni hakkınla yendin. Takdirimi kazandın ve tabii ki iddiayı da. İşte paran burada Tadhgan. Parayı Tadhgan'a uzatır*
Tadhgan parasını gelir alır*
Darragh: Senden de özür dilerim Tadhgan. Bundan böyle sana bulaşmayacağız. Aklında olsun.
Finn, Darragh'ın elini sıkar*
Finn: Her şey için teşekkür ederim. Çok eğlendim ve çok harikaydın. Müthiş mücadele ettin.
Darragh: Teşekkür ederim ufak- ahh, hayır. Güler* İsmini öğrenebilir miyim? Ben Darragh.
Finn: Adım Finn. Tanıştığımıza memnun oldum Darragh.
Darragh: Ben de Finn. Gülümser*
Finn: Gerçekten çok yeteneklisin. İrlanda basketboluna, ilerde ciddi katkılar verebilirsin. Burada belki rakiptik ama, uluslararası arenada birlik içinde olmalıyız. Çalışmaya devam edelim Darragh!
Darragh: Finn... Teşekkür ederim. Seni, İrlanda futbolunu başarıya taşırken izlemeyi isterdim.
Darragh'ın arkadaşları, Tadhgan ve oradaki birkaç izleyici Finn ile Darragh'ı alkışlarlar. Güzel bir mücadelenin ve sonsuza dek sağlanan barışın ardından, herkes basketbol sahasını terk eder*
BÖLÜM SONU!