İçeriğe geç

BİR HAYALİN ARDINDAN

Bölüm 6 · 8 dk okuma

BİR HAYALİN ARDINDAN

Bölüm 6

Son Bir Defa

Finn ve Tadhgan, basketbol sahasından çıktıktan sonra okulun kantinine giderler* Bir masaya sakince otururlar ve tost ile çay söylerler. Aç karınlarını doyurmak ve dinlenmek istemektedirler.

Tadhgan: Çok yorucu, ama asla unutamayacağım bir gündü Finn.

Finn: Benimde öyle Tadhgan.

İkili sessizce tostlarını yemeye başlar, Finn sürekli dalıp duruyordur. Kafası bayaa dağınıktır*

Tadhgan: Finn, hey? Dostum, sen iyi misin?

Finn: Iğh... Aslında pek değil. Sağlık olarak evet, iyiyim ama mental olarak hiçte iyi sayılmam.

Tadhgan: Neyin var dostum? Bana anlatabilirsin. Birkaç saat önce bende aynı durumdaydım. Fakat sen bana çözüm oldun ve problemimi çözmemde yardım ettin. Bende sana edebilirim.

Finn: Korkarım ki Tadhgan, bu pek yardım edilebilecek bir konu değil. Tostunu yavaşca ısırır*

Tadhgan: Her yardım, maddi veya fiziksel olmak zorunda değil Finn. Sen sadece anlat. Bana güven! Cİdden sana yardımcı olabilirim, arkadaşlar en çokta böyle günler için vardır. Gülümser*

Finn'de gülümser ve anlatmaya karar verir*

Finn: Tadhgan, biz...

Tadhgan: Siz?

Finn: Biz taşınıyoruz... Hem de bugün!

Tadhgan: Ne? Ciddi misin? Şaka yapmıyorsun değil mi?

Finn başını yukarı aşağı sallayarak, herhangi bir şaka yapmadığını onaylar*

Tadhgan: Peki... Bugün taşınıyoruz diyorsun da, akşam oldu Finn. Ne zaman yola çıkacaksınız?

Finn: Belki de şuan yolda olmamız gerekiyordu.

Tadhgan: Hahaha, Finn... Şaka yapıyor olmalısın, dalga geçiyorsun benimle. Eğer şu an yola çıkacak olsanız, benle burada işin ne dostum? Evinde hazırlık yapıyor olman gerekmez miydi?

Finn: Hazırlıkları annem ve babam yaptı. Zaten buradan pekte bir şey götürmeyeceğiz. Benim evde olmam lazımdı. Ama sabahleyin apar topar evden kaçtım ve daha da dönmek istemiyorum.

Tadhgan: Saçmalama Finn! Gitmek istemeyebilirsin ama yaptığın çok çocukça. Ailen kim bilir neler yapıyordur şuan? Eminim her yerde seni arıyorlardır ve oldukça meraklanmışlardır.

Finn ailesi için üzülür ve hatasını anlamaya başlar. Mantığını, artık duygularının üzerine koyar*

Finn: Haklısın Tadhgan. Ben köyü ve sizleri çok sevdiğim için, ne kadar gitmek istemesem de... Bu, tek başıma alabileceğim bir karar değil. Aileme uymam ve hayatta önüme bakmam lazım.

Tadhgan: Seni çok seviyorum Finn. Herkes seviyor ve kimse gitmeni istemez. Ama yaptığın çok yanlış ve çocukça bir hareket. Hadi, evine gidelim. Ailen daha fazla kaygılanmasın. Kalk, lütfen...

Finn, Tadhgan'ın dediklerini mantıklı bulur ve onay verir. İkili, eve doğru yola koyulurlar*

Finn, ilerdeki halı sahayı eliyle gösterir*

Finn: Burada, sizinle son bir defa maç yapmak isterdim Tadhgan...

Tadhgan: Moralini bozma Finn. Nasipte yok- hey, Finn! Şu taşın üstünde oturan baban değil mi?

Finn: Aaa, evet! Finn, yüksek bir sesle babasına seslenir* Baba, babaa, babaaa...

Sam: Ha? Bu da ne? Oğlum... Duygulanır ve heyecandan kalbi küt küt atmaya başlar*

Sam, bir anda Finn'in üzerine doğru kollarını açarak koşmaya başlar*

Finn bayaa şaşırır ve Sam sımsıkı bir şekilde Finn'e sarılıp, gözyaşlarına boğulur*

Sam: Oğlum... Sana bir şey oldu sandık. Her yeri aradım didik didik. Bulamadım, kimseden en ufak bir haber de alamadım. Telaşlandık bayaa. Annen ve Nora da çok korktu. Hâlâ ağlıyordur*

Finn durumun ciddiyetini daha iyi anlar ve oldukça üzülür*

Finn: Baba, ben özür dilerim. Hiç bunları düşünemedim. Günümde yoğun geçti ve taşınacağımızı bile unutmuşum. Gerçekten çok üzgünüm. Affedin beni, hatamı gayet iyi anladım. Mahcup olur*

Sam: Sorun değil oğlum. Sana kızmadık, sadece kendine bir şey yaparsın diye endişelendik.

Tadhgan: Korkmayın Sam amca. Finn'in yanında ben olduğum sürece, ona bir şey olmaz. Güler*

Herkes gülüşür ve olayın gerginliği ile üzüntüsü sona erer*

Sam: Bekle Finn. Anneni arayayım da, iyi olduğundan haberi olsun. İçi içini yedi kadının.

Sam, Anne Kate'i arar*

Sam: Alo, hayatım...

Kate: Ne oldu Sam? Buldun mu Finn'i? Sesin iyi geldi sanki.

Sam: Evet hanım, çok şükür. Futbol sahasının oralarda denk geldik.

Kate içinden derin bir oh çeker bunu duyunca*

Nora: Ne oldu anne? Abimi bulmuş mu babam?

Kate: Evet kızım, gülümser* Hadi Sam! Öyleyse eve dönünde, yavaştan gidelim artık. Geç oldu.

Sam: Tamamdır hanım. Aceleye gerek yok, Finn'i bulduk ya. Yarın bile gitsek ne olur ki? Önemli olan oğlumuzun sağlığıydı. Neyse, çok gecikmeden geliriz. Nora açsa, onu bi doyur istersen.

Kate: Tamam bey, biz buradayız. Dikkatli olun, görüşürüz. Gülümser ve telefonu kapatır*

Sam: Eee çocuklar, ne dersiniz? Bi dondurma yemez miyiz ha?

Finn: Olur baba, ama keşke son kez arkadaşlarımla top oynayabilseydim. Yüzü asıktır*

Sam: Hmm, aslında o kadar da acelemiz yok Finn. Oynayabiliriz, ama fazla değil. Uyar mı?

Finn mutluluktan babasına sarılır ve teşekkür eder*

Finn: Elbette baba. Azıcık oynasam bile yeterli. Hadi, hepsi halı sahadalar. Bir an önce gidelim.

Sam: Finn... Bu son oyununuz da, bende sizinle oynayabilir miyim?

Tadhgan: Tabii ki Sam amca! Ama kaleye geç lütfen. Belki Finn'in şutlarını durdurursun. Güler*

Sam: Iğh, bilmem ki... Daha önce biliyorsunuz ki futbol oynadım, ama forvet oyuncusuydum.

Finn: Bir şey olmaz baba. Zaten kaleler pekte büyük değil. Sen adeta kaleyi kaplarsın. Bu da benim gol atmamı zorlaştırır ve benim için de daha eğlenceli olur. Yoksa yine rahatça kazanırım.

Sam: Hmm, pekala çocuklar. İkiniz de durumdan memnunsanız, benim için problem yok.

Sam, Finn ve Tadhgan futbol sahasına giderler*

Finn, arkadaşlarını bir araya toplar ve onlara bu gece köyden taşınacaklarını söyler*

X: Hayır Finn, ciddi olamazsın...

Y: Gitme, bizi bırakma Finn!

Z: Şaka de, lütfen şaka olduğunu söyle!

Finn: Ben de istemiyorum ama ne yazık ki gitmemiz lazım arkadaşlar. Beni seviyorsanız, sakın moralinizi bozmayın. Gitmeden, son bir kez sizinle maç yapmak istiyorum. Varsınız değil mi?

Hep bir ağızdan: VARIZ!!!

Sam oldukça duygulanır ama belli etmemeye çalışır*

Sam: Hadi çocuklar, takımları seçelim öyleyse. Kaptanlar kimse, hemen öne çıksınlar bakalım.

Finn ve Tadhgan öne çıkar*

Sam: Güzel, ilk kim oyuncu alıyor?

Finn: Baba, hadi! Çok konuşma. Zaten zamanımız kısıtlı, kaleye geç hemen.

Sam: Daha takımlar bile seçilmedi ki Finn?

Finn: Takıma falan gerek yok! Siz hepiniz, ben tek işte.

Sam: Ne? Ama bu hiç adil değil.

Tadhgan: Evet Sam amca. Bizde bu yüzden seni kaleye aldık işte. Güler*

Sam: Ne? Bir dakika, nasıl??? Neyse ya, sorgulamasam daha iyi. Hadi, başlayalım!

Oyun başlar ve tüm oyuncular Finn'in karşısındadır. Finn tamamen işin eğlencesindedir ve topla önüne gelen herkesi çalımlamaya başlar. Mutludur ve son kez bu güzel anların tadını çıkartır*

Finn: Hahaha! Hadi alsanıza topu, hop çalım. Zıpladım ve altımdasın işte. Bak, top hâlâ bende!

Sam: Haha, bu inanılmaz. Tek başına bir mahalleyi çalıma diziyor ve bunu yaparken çok rahat.

Tadhgan: Off, topuna dokunamıyoruz bile... Buraya gel Finn! Finn'in topuna kayar*

Finn, harika bir bilek hareketi ile Tadhgan'ın müdahalesinden kolayca sıyrılır ve kaleye yönelir*

Finn: Geliyorum baba! Neredeyse kalenin her yerini kaplıyorsun ama yinede golü yiyeceksin.

Sam: Bana gol atman bir hayli zor evladım, ama gerçekten yetenekliysen bir yolunu bulursun.

Sam: Hadi Finn! .Çek şutunu! Başaramayacaksın, ben senin cılız arkadaşlarına benzemem!

Finn: Göreceğiz baba! Arkadaşlarım çokta yetenekli olmayabilirler, ama bu benim yetenekli olduğum gerçeğini değiştirmiyor. Al bakalım! Hiç beklemediğin bir yere doğru, GÜM! Şutu çeker*

Sam: Yerden ve köşeye doğru vuracağını tahmin edebiliyorum Finn, o kadar aptal değilim!

Finn'in çektiği şut, alçak mesafeden gitse de zamanla hızlana hızlana yükseliyordur*

Sam: Bu nasıl bir şut böyle?

Finn: Hıhıhı... Sinsice sırıtır*

Yavaşca yükselen top, doğrudan baba Sam'in suratına doğru ve aniden BAM!

Sam: Ahh, bu da neydi böyle? Hiç beklemiyordum ve ellerimi bile kıpırdatamadım, ilginç!

Sam'in birazcık yüzü acısa da, hâlâ kendindedir*

Tadghan: Gol değil, işte bu! Sam amca, iyisin değil mi? Yüzün acıyor mu?

Sam: Daha bunlar ne ki Tadhgan? Bundan daha sert darbeler aldım. Ne oldu Finn? Sırıtır*

Finn: Baba... Korkarım ki, sana kötü bir haberim var. Gülümser*

Sam'in yüzüne çarpan top, döne döne havalanır ve gözlerden bir anlığına kaybolur. Top alçalır ve düştüğü noktada, Finn sessizce bekliyordur. Tüm bu yaşanan hadiseleri, tek tek planlamıştır.

Sam: Ha? Önünü kapatın çabuk! Vurmasına izin vermeyin!

Finn: Artık çok geç baba, BAM! Finn, tüm gücüyle topa kuvvetli ve düzgün bir biçimde vurur*

Sam: Olamaz! Yüzüme vurduğu şut yüzünden, hâlâ gözüm karıncalanıyor. Ama tutmam lazım! Ne yapabilirim ki? Top zaten çok hızlı ve pek vaktim yok. Bir şey de göremiyorum, ama kalenin %90'ını kaplıyorum. Kollarımı ve bacaklarımı sağa sola açarsam, şansı kalmaz. Sana gol yok!!!

Finn: Evet, tam da tahmin ettiğim gibi... Kafası karıştı ve düşünmeden hareket ediyor. Bu gol!

Finn'in vurduğu şut, doğruca yerden babasının bacak arasına doğru gider. Ve gol! Finn kazandı!

Sam, bacakları arasından geçen sert şutun etkisiyle poposunun üzerine düşer ve herkes güler*

Finn: Hahaha! İyi misin baba?

Sam: Ahh! İyiyim, iyiyim ahahah. Ah, inanamıyorum. Gerçekten de gol atmanın bir yolunu buldu.

Tadhgan: Üzülme Sam amca. Biz Finn'e kaybetmeye alıştık, ama senin için bir ilk oluyor tabii.

Sam: Tebrikler Finn, hakettin. Herkes gayet iyi oynadı, önemli olan da zaten eğlenmekti. Şimdi söyleyin bakalım... Kim bu yorucu maçın ardından, soğuk bir dondurma yemek ister???

Herkes hep bir ağızdan: BEN!

Sam: O zaman gidiyoruz, Hadi! *Toplu gülüşme ve sevinç sesleri*

Sam herkese dondurma ısmarlar, Finn'de teker teker arkadaşları ile vedalaşır. Artık gitme vakti gelmiştir ve Sam ile Finn, artık eve dönerler. Anne Kate ve Nora hazır bir şekilde beklemektedir*

Kate ve Nora hemen Finn'e sarılırlar*

Kate: Oğlum... Korkuttun bizi, nerelerdeydin sen?

Finn: Iğh, uzun hikaye anne. Ehe, sonra anlatırım belki. Güler*

Nora: Abi, seni çok özledim...

Finn: Bende Nora. Söz, yarın sabah seninle saklambaç oynayacağım. Bugünü telafi edeceğim.

Nora: YAŞASINNN!

Kate. Belki oyuna bizde katılırız Sam... Ne dersin he? Güler*

Sam: Olur tabii. Ancak, artık gitme vakti! Finn ve Nora! Arabada yatağınız hazır. Saat geçte oldu. Arabada bir yaramazlık istemiyorum. Hemen uyuyacaksınız ve uyandığınızda, yeni evimizde ilk kez saklambaç oynayacağız. Anlaşıldı mı? Gülümser*

Finn / Nora: Anlaşıldı!

Gallagher çifti, yıllarca yaşadığı ve anılar biriktirdiği köyü nihayet arkalarında bırakırlar. Çocuklar arka koltukta uyurken, Baba Sam ve Anne Kate'de sohbet ede ede Limerick'e doğru yol alırlar*

Elveda Pallasgreen köyü, merhaba Limerick şehir merkezi...

BÖLÜM SONU!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.