İçeriğe geç

BİR HAYALİN ARDINDAN

Bölüm 4 · 4 dk okuma

BİR HAYALİN ARDINDAN

Bölüm 4

Bana Güven

İstersen Sam'i daha fazla yormayalım ve Gallagher ailesini daha çok telaşlandırmayalım. Kendi gözümüzle, direkt 1. şahıs açıyla Finn'i takip edelim. Bakalım, nereye kaybolmuş tatlı çocuk :)

Yaklaşık 9-10 saat önce, kahvaltı masasında...

Sam: Üzülme Finn, lütfen. Her şey daha güzel olacak, güven bana. Bu akşam yola çıkacağız. Hemen kahvaltını edip, dışarı çıkabilirsin. Arkadaşlarınla vedalaşmayı unutma. Kate'de üzülür*

Finn bir anda sofradan ağlayarak kalkar ve apar topar dışarı çıkar*

Kate: Oğlum... Nereye? Daha çayını bile bitirmedin. Hayır, off. Biliyordum böyle olacağını ya!

Finn kapıdan çıkar çıkmaz, ilk iş olarak her zaman ki gibi topunu alır ve mahalleye adımını atar. Gözlerinden yaşlar süzülen Finn, ağlaya ağlaya futbol topunu sürmeye başlar. Bu işte o kadar iyidir ki, onu gözleriyle görenler top ayağına yapışmış sanar. Finn, sadece ne yaptığını bilmeden top sürüyor ve mahallede turluyordur. Gözünden akan yaşlar kirpiklerini iyice sulandırır ve etrafını görmekte zorlanan Finn, aniden birisine çarpar. İkisinin de canı fazla acımaz, ama afallarlar*

Finn: Aah, pardon. Çok özür dilerim... Mahcup olmuştur*

Tadhgan: Ağğh, sorun değil ama daha dikkat- Finn, sen misin? Bende kime çarptım diyordum.

Finn: Aaa, Tadhgan sen miydin? İkiside gülüşürler*

Tadhgan: Nereye böyle Finn? Beni görememiş olman çok tuhaf. Sanırım dikkatin dağınıktı.

Finn: Yani, birazcık ama asıl nedeni bu değil. Gözüme bir şey kaçmıştı, o yüzden göremedim.

Tadhgan: Sorun değil Finn, iyisin ya...

Finn: Ah, evet. İyiyim, sende iyisin değil mi?

Tadhgan: Evet ama sadece sağlığım iyi. Yoksa kendimin çokta iyi olduğunu söyleyemem.

Finn: Neden, bir şey mi oldu Tadhgan? Bana anlatabilirsin, dinlemek isterim.

Tadhgan: Finn, Lise sonlar...

Finn: Lise sonlar?

Tadhgan: Evet, Lise sonlar... Biraz başıma bela aldım da, utançla sırıtır*

Finn: Ne yaptın Tadhgan? Anlatsana, hadi!

Tadhgan: Bak şimdi Finn. Bu en üst sınıfların, züppe basketbol takımı var ya. Kız arkadaşlarına bir şeyler ısmarlamak ve onlarla takılmak istiyorlar. Ama içlerinden bir tanesinin parası yokmuş ve beni gasp etti. Zorla tehdit ederek, cebimdeki tüm parayı aldılar. Bende hemen müdüre gittim. Tabii, bunları şikayet ettim. Ama bunu öğrenince bayaa kızmışlar ve her yerde beni arıyorlarmış.

Finn: Hmm, o zaman suçlu olan onlar. Bende sana kızacaktım az daha. Neyse, korkma. Hadi, hemen gidip onları bulalım ve hesaplaşalım. Şuan nerede olabilirler sence?

Tadhgan: Finn??? Sen delirdin mi? Beni bulsalar, kim bilir neler yaparlar? Nasıl hesaplaşacağız?

Finn: Korkma. Kafamda çok güzel bir plan var. Güler*

Tadhgan: Ne planından bahsediyorsun ya? Benle beraber senide dövecekler, haberin yok. Güler*

Finn: Tamam, korkma öyleyse. Hadi, bana onları bul yeterli.

Tadhgan oldukça şaşırsa ve korksa da, Finn'in isteği üzerine basketçi tayfayı aramaya başlar* Finn ve Tadhgan, ilk iş olarak okula gelirler. Okulda sorup soruşturarak, lise son sınıf basketçileri aramaya başlarlar. Tam da o sırada, basketçiler de her yerde Tadhgan'ı aramaktadır.

Darragh, yanındaki 2 arkadaşı ile birlikte her yerde Tadhgan'ı arıyordur. Okulda birilerini sıkıştırıp, zorla bilgi almaya çalışıyorlardır. Bahçede kendi halinde oturan bir çocuğu gözlerine kestirirler*

Darragh aniden çocuğun yakasından tutar*

Darragh: Bana bak ufaklık! Buralarda bir yerde, Tadhgan denilen çocuğu gördün mü?

X: Dur abi, sıkma yakamı lütfen. Önce bir bırak beni.

Darragh: Bana cevap ver! Kaybedecek zamanım yok. Eğer onu gördüysen ve nerede olduğunu söylemiyorsan, senin sonun ondan daha beter olur. Duydun mu beni! Çocuğun yakasını yırtar*

X: Tamam, tamam. Söyleyeceğim, yeter ki bana bir şey yapmayın.

Darragh çocuğun yanından uzaklaşır*

Darragh: Evet, seni dinliyoruz...

X: Yanında bir çocukla beraber sizi arıyorlardı. Sanırım en son, basket sahasına doğru gittiler.

Darragh oldukça şaşırır*

Darragh: Bana bak, yalan söylemiyorsun değil mi? Gerçekten bizi mi arıyorlardı? Yoksa benden korunmak için, parayla koruma falan mı tutmuş kendine? Güler*

X: Hayır. Yanında sıradan fizikli birisi vardı. Sanırım sınıf arkadaşıdır. Onu okulda görmüştüm.

Darragh: Pek inandırıcı gelmedi ama neyse. Eğer yalan söylüyorsan, seni zaten buluruz. Hadi çocuklar, şu basket sahasına gidelim bakalım. Bu bücürler gerçekten orada mı, görmüş oluruz.

Darragh ve arkadaşları, hızlıca basket sahasına giderler. Tadhgan ve Finn, gerçekten de oradadır. Darragh, yavaşca Tadhgan'ın üzerine doğru yürür. Aniden Tadhgan'ı iter ve hemen sataşıp kavga çıkartmak ister. Finn hızlıca araya girer ve Darragh'ın dikkatini dağıtır*

Finn: Hey, dur... Yapma lütfen. Konuşarak anlaşabiliriz.

Darragh: Sen karışma bücür. Senle bir derdimiz yok. Arkadaşına biraz had bildireceğiz sadece.

Finn: Sıkıyorsa bana bildirsene, gülümser*

Tadhgan ve Darragh'ın arkadaşlarının ağzı, komple boydan boya açılır. Herkes bayaa şaşırmıştır*

Darragh bayaa sinirlenir ve Finn'in bu özgüvenini oldukça garipser*

Darragh: Ne dedin sen??? Canın dayak mı istiyor senin? Akıl sağlığın yerinde değil mi?

Finn: Evet, gayet yerinde. Gülmeye ve olayları alaya almaya devam eder*

Darragh, öfke ile Finn'e bir yumruk atar ama Finn yumruktan kaçar*

Finn: Hey hey hey... Ben kavga istemiyorum. Sen beni yanlış anladın. Ben, bana haddimi en iyi olduğun şey de bildirmeni istiyorum. Darragh'ın arkadaşının elindeki, basketbol topunu gösterir*

Darragh büyük bir kahkaha patlatır*

Darragh: Dayak yemeden önce, zaman mı kazanmaya çalışıyorsunuz?

Finn, ne kadar ciddi olduğunu göstermek ister ve gülümsemeyi bırakıp ciddi bir tavır takınır*

Finn: Ben gayet ciddiyim. Cebindeki parayı gösterir*

Finn: Senle atış yarışı yapacağız. Eğer sen kazanırsan, bu cebimdeki tüm haftalık senin. Ama ben kazanırsam, arkadaşıma parasını geri verecek ve onu rahat bırakacaksınız. Anlaştık mı?

Darragh: Anlaştık, buna hayır diyemem. Cesaretinden dolayı tebrik ederim ama yenileceksin!

Darragh, atışlar öncesi ısınmaya başlar*

Tadhgan: Finn??? Sen delirdin mi? Tamam, belki sen futbolda çok iyisin ama bu farklı bir spor. Senin ellerin daha basketbol topunu bile kavrayamaz. Nasıl kendine bu kadar çok güveniyorsun?

Finn: Orasını sen bana bırak Tadhgan. Göz kırpar ve kendinden emin bir şekilde gülümser*

BÖLÜM SONU :)))

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.