Ertesi sabah telefonumun alarm sesiyle uyandım.
Bir süre tavana bakarak yattım. Yaz tatili başlamıştı ama nedense erken uyanmıştım. Sanırım dün yaşananlar aklımı kurcalıyordu.
Yatağımdan kalkıp perdeleri açtım. Güneş bahçeyi aydınlatmış, kuş sesleri her yeri sarmıştı.
Esneyerek banyoya gittim, yüzümü yıkadım ve aşağı indim.
Kendime tost hazırlayıp çay demledim. Kahvaltımı sessizce yaptım. Ablam bugün de işe erkenden gitmişti. Masada bana bıraktığı küçük not dikkatimi çekti.
"Dolapta yemek var. Çok geç saatlere kalma. Yeni komşulara karşı da nazik ol."
Notu okuyunca istemsizce güldüm.
"Merak etme abla, tanışmaya hiç niyetim yok."
Kahvaltımı bitirdikten sonra bardağımı mutfağa bıraktım. Evde yapacak bir şey bulamayınca yine odama çıktım.
Balkon kapısını açar açmaz serin bir rüzgâr yüzüme çarptı.
Elimdeki kitabı açıp sandalyeme oturdum.
Aradan birkaç dakika geçmişti ki karşı balkondan kapı sesi geldi.
İçimden "Lütfen o olmasın..." diye geçirdim.
Başımı kaldırdığımda tahmin ettiğim kişi balkona çıkıyordu.
Elinde yine kahve vardı.
Bu çocuk kahveyi benden daha çok seviyordu galiba.
Beni fark edince hafifçe gülümsedi.
"Demek yine buradasın."
Kitabımdan başımı kaldırmadan cevap verdim.
"Burası benim balkonum."
"Doğru."
Sessizlik oldu.
Tam sayfayı çevirecekken tekrar konuştu.
"Kitabın güzel mi?"
Bu soruyu beklemiyordum.
"Henüz bitirmedim."
"Adı ne?"
Kitabın kapağını ona göstermeden söyledim.
"Niye merak ettin?"
"Merak ettim işte."
"Bence merakını başka şeylere sakla."
Kahvesinden bir yudum aldı.
"Seninle normal konuşmak da yasak galiba."
"Gerek yok."
Başını iki yana salladı.
"İlk defa bu kadar soğuk bir komşuya denk geldim."
"Ben de ilk defa bu kadar konuşkan bir komşuya."
Bu kez gerçekten güldü.
"En azından dürüstsün."
Cevap vermedim.
Tam o sırada aşağıdan bir kadın sesi duyuldu.
"Doruk! Şu kolilere yardım eder misin?"
Demek adı Doruk'tu.
"Geliyorum anne!" diye seslendi.
Bana döndü.
"Görüşürüz, komşu."
"Görüşmeyiz."
Omuz silkip içeri girdi.
Ben ise elimdeki kitaba bakıyordum ama aklım çoktan başka yere gitmişti.
Doruk...
İsmi kulağa fena gelmiyordu.
Kendi kendime başımı salladım.
"Ne düşünüyorsun sen Nisa?" diye söylendim.
Kitabı kapatıp odama geçtim.
Yaz tatilinin ilk günüydü.
Ve yeni komşumun sandığımdan daha fazla karşıma çıkacağını yavaş yavaş anlamaya başlamıştım.
~2. Bölüm sonu~

