İçeriğe geç

BİLİNMEYEN NUMARA

Bölüm 45 · 2 dk okuma

BİLİNMEYEN NUMARA

Bölüm 45

45.Bölüm

Nehir Kim?

Nehir’in son cümlesi odada yankılandı.

“Ben kimim?”

Kimse cevap veremedi.

Elimdeki fotoğrafa baktım.

Eftelya — Lara

Altında ise:

“Aynı anne. Farklı babalar.”

“Nehir…”

Kız kardeşim bana baktı.

“Bana artık Lara deme.”

“Demiyorum.”

“Peki Nehir kim?”

Gerçek babam sessizce ayağa kalktı.

“Bunu benim anlatmam gerekiyor.”

Kayra hemen ona döndü.

“Öyleyse anlat.”

Adam derin bir nefes aldı.

“Nehir’in gerçek adı Nehir.”

Hepimiz sustuk.

“Lara başka bir çocuktu.”

Nehir’in yüzü değişti.

“Benim ikizim değil miydi?”

“Hayır.”

“Peki kimdi?”

Adam gözlerini yere indirdi.

“Lara, sizin annenizin ilk çocuğuydu.”

Annemin yüzü bembeyaz oldu.

“Demek üç çocuğuz…”

Annem başını salladı.

“Evet.”

“Ben, Nehir ve Lara.”

“Evet.”

Kayra bana baktı.

“Bu aile ağacı giderek daha da karmaşıklaşıyor.”

İstemeden güldüm.

“Bence artık aile ağacı değil, labirent.”

Nehir ilk kez hafifçe gülümsedi.

Ama gerçek babamın yüzü hâlâ ciddiydi.

“Lara’yı yıllar önce kaybettik.”

“Kaybettik derken?”

“Onu bulamadık.”

Nehir hemen sordu:

“Peki benim hikâyem ne?”

Adam ona baktı.

“Sen doğduğunda seni başka bir aileye vermek zorunda kaldık.”

“Beni mi?”

“Evet.”

“Niye?”

“Çünkü seni arayan insanlar vardı.”

Nehir’in gözleri doldu.

“Beni neden kimse aramadı?”

“Aradılar.”

“Kim?”

Adam cevap vermeden önce babama baktı.

“Baban.”

Hepimiz babama döndük.

“Sen Nehir’i mi aradın?”

Babam başını salladı.

“Yıllarca.”

“Peki beni neden buldun da onu bulamadın?”

“Çünkü seni annen korudu.”

“Nehir’i kim korudu?”

Babam cevap vermedi.

Bu kez Kayra’nın babası konuştu.

“Ben.”

Nehir ona baktı.

“Sen?”

“Evet.”

“Beni sen mi sakladın?”

“Evet.”

“Bunca yıl…”

“Biliyorum.”

Nehir gözlerini sildi.

“Beni ailemden uzak tuttun.”

“Yaşaman için.”

“Ben sadece yaşamak istemedim.”

Nehir’in sesi titredi.

“Ben ait olduğum yeri bilmek istedim.”

Kayra onun yanına geçti.

“Artık biliyorsun.”

Nehir ona baktı.

“Gerçekten mi?”

Kayra gülümsedi.

“Evet. Artık yalnız değilsin.”

O gece herkes dağıldıktan sonra balkona çıktım.

Kayra yanıma geldi.

Bir süre konuşmadan yanımda durdu.

“Çok yoruldun.”

“Evet.”

“Pişman mısın?”

“Hayır.”

“Bunca sırdan sonra bile mi?”

Ona baktım.

“Çünkü seni buldum.”

Kayra gülümsedi.

“Ben zaten buradaydım.”

“Biliyorum.”

Elimi tuttu.

“Ve bundan sonra hiçbir yere gitmiyorum.”

Başımı omzuna yasladım.

İlk kez bütün bu karmaşanın içinde küçük de olsa bir huzur hissettim.

Ama tam o sırada içeriden Nehir’in sesi geldi.

“Eftelya!”

Hemen içeri girdim.

Nehir elinde eski bir mektup tutuyordu.

“Bunu buldum.”

“Ne bu?”

“Benim için yazılmış.”

Mektubun üzerinde tek bir isim vardı:

NEHİR

“Kim yazmış?”

Nehir mektubu açtı.

İlk satırı okudu.

Sonra yüzündeki ifade tamamen değişti.

“Ne yazıyor?”

Mektubu bana uzattı.

Okudum.

“Nehir, eğer bu mektubu okuyorsan, artık sana yıllardır sakladığım gerçeği anlatmanın zamanı gelmiştir.”

Altında bir isim vardı.

Lara.

Nehir’in elleri titremeye başladı.

“Lara…”

Mektubun devamında tek bir cümle vardı:

“Ben ölmedim.”

Başımı kaldırdım.

Nehir’in gözleri doluydu.

Ve o anda anladık:

Lara hâlâ hayattaydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.