Gerçek Babam
Nehir’in söylediği cümle aklımdan çıkmıyordu.
“Bu numarayı beni kaçırdıkları gece görmüştüm.”
Telefonu tekrar elime aldım.
“Numara hâlâ sende mi?”
Nehir başını salladı.
“Hayır. Ama son iki hanesini hatırlıyorum.”
“Ne?”
Nehir fısıldadı:
“17.”
Yine aynı sayı.
17.
Artık bunun tesadüf olduğuna inanmıyordum.
Babam bizi eski hastaneden çıkarken durdurdu.
“Bir yere gitmeden önce beni dinleyin.”
Kayra ona döndü.
“Bu kez hiçbir şeyi saklama.”
Babam başını salladı.
“Tamam.”
Bana baktı.
“Gerçek babanı bulmak istiyorsan, önce benim kim olduğumu anlamalısın.”
“Sen benim babamsın.”
“Biyolojik olarak…”
Sustu.
“Ne?”
“Biyolojik olarak seni ben büyütmedim. Ama seni koruyan kişi bendim.”
Kaşlarımı çattım.
“Bu ne demek?”
Babam gözlerini yere indirdi.
“Senin gerçek baban başka biri.”
Nehir şaşkınlıkla:
“Kim?”
Babam cevap vermedi.
Eve döndüğümüzde eski dosyaların hepsini masaya koyduk.
Kayra’nın babası da geldi.
İki adam karşı karşıya oturdu.
“Artık söyle.”
Babam derin bir nefes aldı.
“Eftelya’nın biyolojik babası…”
Tam o anda kapı çaldı.
Hepimiz sustuk.
Kayra kapıya gitti.
Kapının önünde yaşlı bir adam duruyordu.
Elinde eski bir fotoğraf vardı.
Bana baktı.
Sonra:
“Eftelya.”
Sesindeki titreme dikkatimi çekti.
“Beni tanımıyorsun.”
“Hayır.”
“Ben seni yıllardır arıyorum.”
Babam ayağa kalktı.
“Sen burada ne arıyorsun?”
Adam ona baktı.
“Artık saklanmayacağım.”
Sonra fotoğrafı bana uzattı.
Fotoğrafta genç bir adam vardı.
Yanında annem.
Ve kucağında…
Ben.
Fotoğrafın arkasında:
“Kızım Eftelya.”
Yazıyordu.
“Bu…”
Adam başını salladı.
“Benim.”
Nehir bana baktı.
“Demek…”
Adam devam etti:
“Ben senin biyolojik babanım.”
O anda yıllardır kafamda kurduğum bütün aile hikâyesi parçalandı.
“Peki neden yanımda değildin?”
“Çünkü seni korumak zorundaydım.”
“Bunu herkes söylüyor.”
Adam başını eğdi.
“Haklısın.”
“Bana gerçeği söyle.”
“Gerçek şu…”
Bir an sustu.
“Sen doğduğunda seni ve Nehir’i aynı anda korumaya çalıştık.”
“Kimden?”
“Babanın düşmanlarından.”
“Benim gerçek babam sensen…”
Babamı gösterdim.
“…o kim?”
Adam ona baktı.
“Senin baban değil.”
Babam sessizce başını salladı.
“Bunu kabul ediyorum.”
İçimde garip bir boşluk oluştu.
Yıllardır babam dediğim adam…
Beni büyüten adam…
Beni koruduğunu söyleyen adam…
Biyolojik babam değildi.
Ama gerçek babam karşımdaydı.
Ona baktım.
“Beni neden bırakmadın?”
“Çünkü seni her gün uzaktan izledim.”
“Hiç yanıma gelmedin.”
“Gelirsem seni tehlikeye atacağımı biliyordum.”
Gözlerim doldu.
“Ben sadece normal bir aile istedim.”
Adamın gözleri doldu.
“Ben de.”
Tam o sırada telefonum titredi.
Bilinmeyen numara.
“Gerçek babanı buldun.”
Bir mesaj daha:
“Ama onun sana söylemediği bir şey var.”
Son mesaj:
“Nehir senin kardeşin değil.”
Nehir’in yüzü bembeyaz oldu.
Telefonu ona uzattım.
Bir süre ekrana baktı.
Sonra başını kaldırdı.
“Eftelya…”
“Ne?”
Nehir’in sesi titriyordu.
“Bence bu kez yalan söylemiyorlar.”
“Ne demek istiyorsun?”
Nehir eski fotoğrafı gösterdi.
“Çünkü…”
Fotoğrafın arkasındaki yazıyı çevirdi.
Orada iki isim vardı:
Eftelya — Lara
Ve altında:
“Aynı anne. Farklı babalar.”
Nehir gözlerimin içine baktı.
“Ben Lara değilim.”
“Biliyorum.”
“Hayır.”
Bir adım geri çekildi.
“Ben…”
Sustu.
“Ben kimim?”