Gerçek Annem
“Gerçek annen hâlâ hayatta.”
O cümle zihnimde dönüp duruyordu.
Annemin yüzüne baktım.
Yıllardır bana annelik yapan kadın…
Beni büyüten, hastalandığımda başucumda bekleyen, korktuğumda sarılan kadın…
Şimdi karşımda ağlıyordu.
“Bana neden söylemedin?”
Annem cevap vermekte zorlandı.
“Çünkü seni kaybetmekten korktum.”
“Peki ya gerçek annem?”
“Onu da kaybettim sandım.”
Adam araya girdi.
“Hayır. O hiç kaybolmadı.”
Başımı ona çevirdim.
“Nerede?”
“Yakında.”
“Kim?”
Adam gülümsedi.
“Bunu sana ben söylemeyeceğim.”
“Kim söyleyecek?”
Kapının dışından bir kadın sesi geldi.
“Ben.”
Herkes sustu.
Yavaş adımlarla içeri giren kadına baktım.
Fotoğraftaki yüzün aynısıydı.
Kalbim hızlandı.
Kadın bana bakıyordu.
Gözlerinde yaş vardı.
“Eftelya…”
O sesi duyduğumda içimde garip bir şey oldu.
Sanki yıllardır bilmediğim bir şarkının ilk notasını duymuş gibiydim.
“Sen…”
Kadın bir adım attı.
“Ben senin annenim.”
“Hayır.”
Başımı salladım.
“Hayır, bu kadar kolay değil.”
Kadın durdu.
“Haklısın.”
“Beni neden bıraktın?”
Gözlerinden yaş aktı.
“Bırakmadım.”
“Öyleyse neden yanımda değildin?”
“Çünkü seni korumak için gitmek zorundaydım.”
“Beni kimden?”
Kadın anneme baktı.
Sonra babama.
“Onlardan.”
“Kimden?”
Kadın cevap vermedi.
Kayra yanıma geldi.
“Eftelya, acele etme.”
Kadına baktım.
“Bana gerçeği anlat.”
Kadın derin bir nefes aldı.
“Sen doğduğunda babanla benim aramda büyük bir savaş vardı.”
“Ne savaşı?”
“Senin için.”
“Beni neden istiyordunuz?”
“Çünkü seni koruyabilecek tek şeyin kim olduğunu bilmiyorduk.”
Kaşlarımı çattım.
“Ne demek bu?”
Kadın gözlerini bana dikti.
“Senin doğduğun gece seni hastaneden almak isteyen insanlar vardı.”
“Biliyorum.”
“Ama asıl sır…”
Sustu.
“Ne?”
“Senin bir ikizin vardı.”
Dünya başıma yıkılmış gibi oldu.
“Ne?”
Kayra bana baktı.
Lara da donup kalmıştı.
Kadın gözyaşlarını sildi.
“Sen ve kardeşin aynı gece doğdunuz.”
“Lara mı?”
“Hayır.”
“Başka biri.”
Nefesim kesildi.
“Benim…”
“Evet.”
Kadın başını salladı.
“Senin bir ikizin vardı.”
Odadaki herkes sessizdi.
Lara bana yaklaştı.
“Ben de bunu bilmiyordum.”
“Ben de.”
Kayra’nın babası gözlerini yere indirdi.
Babam ise hiç konuşmuyordu.
“Sen biliyordun.”
Babam başını kaldırdı.
“Evet.”
“İkizim olduğunu biliyordun.”
“Evet.”
“Ve bana söylemedin.”
“Çünkü onun nerede olduğunu bilmiyorduk.”
“Kim biliyor?”
Kimse cevap vermedi.
Sonra gerçek annem konuştu.
“Onu doğduğunuz gece başka bir aile aldı.”
“Kim?”
Kadın başını kaldırdı.
“Kayra’nın ailesi.”
O an bütün dünya sustu.
Kayra bana baktı.
Ben ona.
“Ne?”
Kayra’nın yüzündeki şaşkınlık benimki kadar büyüktü.
“Benim ailem…”
Kadın başını salladı.
“Senin ikizin…”
Bir an durdu.
Sonra:
“Kayra.”