İçeriğe geç

Bikmem Ki

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Bikmem Ki

Bölüm 6

6. Bölüm- yanlış anlaşılma

Soğuk bir ses tonuyla "Al"dedi. Nee, neyii yani neyse, işte ben böyle mal mal düşünüp çocuğa böm böm baktığım için "İstemiyorsan ben kendim sararım. " dedi. Bana doğru eğildiği sırada aslında arkamda duran masadaki sargı bezine uzanmaya çalışıyormuş(Ben de zaten başka bişey sanmamıştım ki🫠). "Ay dalmışım, ver ben yaparım " dedim. Sargıyı avucuma bıraktı. Biraz şekilsiz olsa da sarmayı başardığım sırada karnımdan kükrememe edasında bir guruldama sesi geldi. Bana döndü ve yüzü gülmemeye çalıştığını düşündüğüm bir hal aldı, fakat dayanamamış olacak ki gülmeye başladı, utanmış olsam da bundan çekinmenin bir gereği yoktu, zaten onu gülerken görünce benim de gülesim gelmişti ve kahkaha atmaya başladık. Tam o sırada da hemşire abla içeri girdi, neden güldüğümüze anlam verememiş şekilde bakıyordu. Enesin sargısını kontrol edip, iyi iş çıkarmış olduğumu söyledi. Enesin akşam bir daha gelip sargıyı değiştirtmesi gerekiyordu. Teşekkür edip revirden çıktık. Enes elini cebine attı ve bir gofret çıkarttı ve bana uzattı, gerek yok dediğimde ise az önceki karın gurultusunu dile getirdi. Ama benim yüzümden kahvaltı edemeyen oydu ben aç kalmayı hak etmiştim fakat gerçekten aç olduğum için gofreti aldım. Açıp yarısını bölerek agzıma attım ve pakette kalan kısmı da Enesin eline tutuşturdum. O da gofreti tek lokmada ağzına attı. Ben aklıma geldikçe tekrar özür diledim fakat o kendisinin de haksız olduğunu ve ne olursa olsun o şekilde bağırmamaaı gerektiğini söyledi. Enes zorba görünümlü birisiydi hatta bazıları ondan ve arkadaş grubundan çekinirdi ama şuan sanki bana bambaşka birisi gibi geliyordu. Belki de değişen o değildi ama ben ona hiç bu açıdan bakmamış ve onu tanımaya çalışmamıştım. Neyse birlikte sınıfa dönmüştük zaten çoğu sıra doluydu o yüzden boş bulduğum ilk sıraya çantamı asıp lavaboya gittim çünkü sınıfta göremediğim Esilanın orada olacağını umuyordum ve öyle de oldu. Esila lavaboda elerini yıkıyordu. Beni merak ettiğini söyledi, bende olan biteni kısaca özetlemeye çalıştım. Tabi bazı kısımları anlatmama rağmen Esila bana imalı imalı bakıyordu ama söylemesinden korktuğum o şeyi söyleyemeden zil çaldı ve sınıfa yöneldik. Esila ile sıram uzaktı fakat Enes arkamdaki sıraya oturmuştu. Edebiyatçı sınıfa girdi, birkaç dakika söylediklerini dinledim yeni sınıf hocamız da oydu. Kafamda hala Enes vardı ama nedense bu düşünceyi yok etmeye çalışıyordum hatta o yüzden edebiyat defterimi çıkarttım, not alırken düşünemezdim herhalde. Peki o da beni düşünüyor muydu ki, off hiç sanmıyorum böyle salak şeylere takılan bir ben bir Esila varızdır herhalde. Ama merakıma yenik düştüm ve kafamda çaktırmadan bakma planı kurmuş olmama rağmen şak diye arkama döndüm. Çocuğun yüzüne baka kaldım, neden dönmüştüm ki, çok garip bir sessizlik içinde birbirimize bakıyorduk. Tabi ben yavaştan kızarıyordum, şu duruma kendi kendimi sokmuştum ama nasıl çıkaracağımı bilemiyordum. Daha da ucube görünmeden önüme nasıl dönecektim ki. Anlık zeka kırıntılarımı kullanarak " Yia ben unutmuşum da kalemin var mı? " dedim(durumu zekice kurtardığıma inanıyordum) ta ki Enes elimde tuttuğum uçlu kalemle bakışmaya başlayana kadar. Bana kendi elindeki kalemi verdi ve bir şey söylemedi, ben de gülümseyerek önüme döndüm. Ama sevimli bir gülümsemedense ürkütücü ve garip bir gülümseme olduğuna emindim. Dersin kalanı boyunca yaptığım salaklık ve aslında söyleyebileceğim mantıklı şeyleri içeren bir çok senaryo kafamdan geçiyordu, ben de hiç haraket etmiyor sadece tahtaya bakıyordum ve zil çaldığı gibi yerimden fırladım, tuvalete gidecektim çünkü stresten çişim gelmişti. Tam kapıdan çıkarken birisinin adımı seslendiğini duydum ve omzuma bir el dokundu(Az önce kafamda kurduğum senaryoların birisinde de benzer olaylar yaşanıyordu, tabi sonunda romantik anlar yaşanıyordu ve ben neden böyle şeyler düşünüyordum, sanki birisi beynimi ele geçirdi) Arkama baktım, Berkay bana bakıyordu. "Defne sana bir şey söylemem gerek" fln dedi. "Berkay çok sıkıştım tuvelete gitmem gerekiyor, sonra konuşuruz olur mu?" dedim ve cevabını beklemeden tuvalete koştum. Gerçekten sıkışmıştım ve bugün beni biraz daha rezil edebilecek bir şey varsa o da altıma işemem olurdu. İşimi halledip tuvaletten çıktım, herkesle göz temasından kaçınarak sınıfa gittim. Berkay önümde oturuyordu ve geldiğimi gördüğüm gibi arkasını döndü. Off gene başlıyorduk. Ama ne söyleyeceğini de merak ediyordum yalan olmasın. "Evet hadi anlat" tarzında bişeyler dedim. " Şeyyy, ıııı, Defne ben......birinden hoşlanıyorum ve sen de o kişiyi yakından tanıyorsun..."dedi. Böm böm bakıyordum(Bu bir insana açılma cümlesine benziyordu fakat Berkay benden hoşlanmıyordu ki, yani hoşlanmıyor değil mi? Anlardım ya ben, kesin anlardım!😑🧐)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.