"Ne demeye çalışıyosun Berkay, kimden hoşlanıyosun anlayamadım?" dedim(tedirgin bir şekilde) " Anlasana işte Alara sence kim olabilir!"dedi. Offfff ne dion Berkay!! diyemediğimden salağa yatmaya devam ettim. " Ya bulamadım söylesene kim??" Kulağıma doğru eğildi, nefesini boynumda hissediyordum ve bu beni daha da geriyordu, cevabını bekliyordum. Tereddüt ediyormuş gibiydi ama sonunda söyleyiverdi " Alara ben geçen seneden beri Esiladan hoşlanıyorum, lütfen bana biraz yardımcı ol, beni sadece arkadaş olarak mı görüyor? "bu sözler onun ağzından dökülürken derin bir ohh çektim, bir aydınlanma yaşamıştım. Berkay her yanımıza geldiğinde beni bahane ederdi fakat Esilaya bakardı, nasıl olur da bunu düşünememiştim ve herşeyi yanlış anlamıştım. Yani yeni görevim Berkay ve Esilayı yapmaktı, sonunda bir işe yarayacaktım. " Ben halletmeye çalışırım Berkay, merak etme. " dedim. Üstümden kalkan yükle rahatlamıştım, zaman çabucak geçti. Dersler bitince eşyalarımı toplarken Berkay da bana bakıp kaş göz yapıyordu. Ona *o iş bende* tarzı bir hareket yapıp çantamı koluma taktım. Esila elinde telefonuyla kapının önünde beni bekliyordu onu da alıp odaya doğru yürümeye başladık. Ben de tüm derslerde uykumdan vazgeçerek Berkayın mevzusunu düşündüğüm için bu konuyu açmak için yeltendim. "Eeeee Esila hanım, bu yılın ilk günü nasıl geçti, beğendiğin biri falan var mı?" Bunları sanki doğal bir konuşmaymış gibi söylüyordum. Esila telefondan başını kaldırıp bana göz devirdi. " Hayırdır Alaracım yoksa sen birilerini beğendin de beni mi bahane ediyorsun? "derken sırıtıyordu. Off kesin Enes'den bahsediyor, "Yok be ne beğenecem kaç yıldır tanıdığım kişiler yani, hepsi hala aynı bok, ben öylesine sormuştum." Dedim. Esila bana *Yer mi lan Anadolu çocuğu* der gibi bakıyordu ama daha bir şey demedi. Zaten odanın kapısına gelmiştik, ben de çantamın ön gözündeki anahtarımı çıkartıp kapıyı açtım. Azra içeride müzik dinlerken bir yandan da kıyafetlerini katlıyordu. Yanından geçip bir şey söylemeden yataklarımıza uzanıp kaydırma saatine geçmiştik ki. *11. Sınıf hanedanlığı* isimli dönem gurubundan mesajlar yağmaya başladı. Grubu açtığımda geçen seneki kavganın mesajlarının olduğu sayfa açılmıştı aşşağidaki güncel mesajlara inmem 10 dk sürdü. Yarın pikniğe gitmekten bahsediyorlardı, heyecanlanmıştım fakat davetli miydik ki? Bir an yüzüm düştü, herkesle anlaşırdım fakat iş böyle şeylere geldi mi hep unutulurdum. Esilaya da gruba bakmasını söyleyeceğim sırada onun çoktan yazmış olduğunu gördüm. Biraz daha okuduktan sonra herkesin katılabileceği yazısını gördüm. Yarın okula yeni gelen 9. Sınıflar için bir tören yapılacağından okul yarım gün olacaktı ve bu da piknik için iyi bir zamandı. Esilaya döndüm "biz gidecek miyiz? " dedim. "Kanka Mert Altıntaş bile geliyormuş biz gitmezsek olur mu?" "Nee!"(Mert ortaokuldan beri sınıf, hatta okul birincisi olan bir çocuktu, insanlarla nadiren konuşur ve sadece arkadaşları ile takılırdı, geçen yıl birisinden hoşlandığını duyduğumuzda bunun bir kıyamet alameti olduğunu düşünüp Esila ile sığınaklara koşmuştuk, yani onun dönemce gerçekleşen bir etkinliğe katılması çok şaşırtıcıydı ama bu sefer sığınak bile bizi kurtaramazdı değildi) Yani gidiyoruz gibi görünüyordu. Grupta da şu anda Mert hakkında bir şeyler konuşuyorlardı ama sıkıldığım için gruptan çıktım. Telefonu tam kenara atarken bir bildirim sesi geldi, grubu sessize almıştım nasıl hala bildirim geliyordu?! Bir bildirim daha gelince telefonu elime alıp sövecektim ki, mesajın gruptan olmadığını fark ettim.056********: Alara, ben Enes056********: Pikniğe gelicek misin diye sorcaktımBu şimdi neden bana yazıyordu kii, off ne yazayım kii,( Alara salak olma çocuk gelcenmi demiş, sen ne yaziyim diyosun, aptal)kendimi yavaşça tokatlayıp kendime getirdim. Esilaya mı söylesem acaba, ama kesin yanlış anlar, ama söylemezsem de çatlarım. Of söylicem yia, " Pişt, kız baksana bi! " Esila tiktok kaydırmaktan beyin ölümü geçiriyor gibi bir tiple bana, ne var der gibi baktı. Ben de direkt telefonu ona uzattım, Esila büyükçe bir kahkaha patlatırken utanarak yüzümü yastıga bastırdım, o da çığlıkla karışık şeyler söyleyerek ayin yapmaya devam etti. Sonra beni gıdıklamaya başladığında onu durdurdum, biraz sakinleşince bana bakıp güldü. Sonra bir anlık aydınlanarak " Kızım sen salak mısın çocuğa bir saattir görüldü atıyosun! " dedi. Lan hassiktir, ben cevabı sadece kafamda düşünmüştüm, sonra da Esila yüzünden arada kaynamıştı. Hemen telaşla telefonumu Esilanın yatağından aldım ve mesajlarıma girdim.Numarayı Enes olarak kaydedip bir cevap düşündüm.Enes: Alara, ben EnesEnes: Pikniğe gelicek misin diye sorcaktım (42dk önce görüldü)Siz: Evet Esila'yla gelmeyi düşünüyoruzSiz: Sen gelicek misin?Enes: Ben de bizimkilerle gelicem, geliyor olmana sevindim. (Bu mesaja ❤️' emojisini bıraktınız)Mesajıma Anında cevap yazmıştı, kendimi bir pislik gibi hissediyordum. Telefonu bir kez daha fırlatıp gözlerimi kapattım.
***
Yeni bölüm gelmesi için okumaların biraz artmasını bekleyeceğim ama yine de bir sonraki bölüme çizmiş olduğum karakterleri koyacağım, yeni kişilerin kilidi açıldıkça çizimlerimi göreceksiniz, şimdilik Alarayı koyacağım:
"Ne demeye çalışıyosun Berkay, kimden hoşlanıyosun anlayamadım?" dedim(tedirgin bir şekilde) " Anlasana işte Alara sence kim olabilir!"dedi. Offfff ne dion Berkaycım diyemediğimden salağa yatmaya devam ettim. " Ya bulamadım söylesene kim??" Kulağıma doğru eğildi, nefesini boynumda hissediyordum ve cevabını bekliyordum. Tereddüt ediyormuş gibiydi ama sonunda söyleyiverdi " Alara ben geçen seneden beri Esiladan hoşlanıyorum, lütfen bana biraz yardımcı ol, beni sadece arkadaş olarak mı görüyor? "bu sözler onun ağzından dökülürken bir aydınlanma yaşadım. Berkay her yanımıza geldiğinde beni bahane ederdi fakat Esilaya bakardı, nasıl olur da bunu düşünememiştim ve herşeyi yanlış anlamıştım. Yani yeni görevim Berkay ve Esilayı yapmaktı, sonunda bir işe yarayacaktım. " Ben halletmeye çalışırım Berkay, merak etme. " dedim. Dersler bitince eşyalarımı toplarken Berkay da bana bakıp kaş göz yapıyordu. Ona o iş bende tarzı bir hareket yapıp çantamı koluma taktım. Esila elinde telefonuyla kapının önünde beni bekliyordu onu da alıp odaya doğru yürümeye başladık. Ben de tüm derslerde uyumayıp Berkayın mevzusunu düşündüğüm için bir konu açmak için yeltendim. "Eeeee Esila hanım, bu yılın ilk günǰ nasıl geçti, beğendiğin biri falan var mı?" Bunları sanki doğal bir konuşmaymış gibi söylüyordum. Esila telefondan başını kaldırıp bana göz devirdi. " Hayırdır Alaracım yoksa sen birilerini beğendin de beni mi bahane ediyorsun "derken sırıtıyordu. Off kesin Enes'den bahsediyor, "Yok be ne beğenecem kaç yıldır tanıdığım kişiler yani, hepsi hala aynı bok, ben öylesine sormuştum." Dedim. Esila bana *Yer mi lan Anadolu çocuğu* der gibi bakıyordu ama daha bir şey demedi. Zaten odanın kapısına gelmiştik, ben çantamın ön gözündeki anahtarımı çıkartıp kapıyı açtım. Azra içeride müzik dinlerken bir yandan da kıyafet katlıyordu. Yanından geçip bir şey söylemeden yataklarımıza uzanıp kaydırma saatine geçmiştik ki. *11. Sınıf hanedanlığı* isimli dönem gurubundan mesajlar yağmaya başladı. Grubu açtığımda geçen seneki kavganın mesajlarının olsuğu sayfa açılmiştı aşşağidaki güncel mesajlara inmem 10 dk sürdü. Pikniğe gitmekten bahsediyorlardı, heyecanlanmıştım fakat davetli miydik ki? Bir an yüzüm düştü, herkesle anlaşırdım fakat böyle iş böyle şeylere geldi mi hep unutulurdum. Esilaya da gruba bakmasını söyleyeceğim sırada onun çoktan yazmış olduğunu gördüm. Biraz daha okuduktan sonra herkesin katılabileceği yazısını gördüm. Yarınki okula yeni gelen 9. Sınıflar için bir tören yapılacağından okul yarım gün olacaktı ve bu da piknik için iyi bir zamandı. Esilaya döndüm "biz gidecek miyiz? "Dedim. "Kanka Mert Altıntaş bile geliyormuş biz gitmezsek olur mu?" "Nee!"(Mert ortaokuldan beri sınıf, hatta okul birincisi olan bir çocuktu, insanlarla nadiren konuşur ve sadece arkadaşları ile takılırdı, geçen yıl birisinden hoşlandığını duyduğumuzda bunun bir kıyamet alameti olduğunu düşünüp Esila ile sığınaklara koşmuştuk, yani onun dönemce gerçekleşen bir etkinliğe katılması çok şaşırtıcıydı ama bu sefer sığınak bile bizi kurtaramazdı değildi) Yani gidiyoruz gibi görünüyordu. Grupta da şu anda Mert hakkında bir şeyler konuşuyorlardı ama sıkıldığım için gruptan çıktım. Telefonu tam kenara atarken bir bildirim sesi geldi, grubu sessize almıştım nasıl hala bildirim geliyordu?! Bir bildirim daha gelince telefonu elime alıp sövecektim ki, mesajın gruptan olmadığını fark ettim.056********: Alara, ben Enes056********: Pikniğe gelicek misin diye sorcaktımBu şimdi neden bana yazıyordu kii, off ne yazayım kii,( Alara salak olma çocuk gelcenmi demiş, sen ne yaziyim diyosun, aptal)kendimi yavaşça tokatlayıp kendime getirdim. Esilaya mı söylesem acaba, ama kesin yanlış anlar, ama söylemezsem de çatlarım. Of söylicem yia, " Pişt, kız baksana bi! " Esila tiktok kaydırmaktan beyin ölümü geçiriyor gibi bir tiple bana, ne var der gibi baktı. Ben de direkt telefonu ona uzattım, Esila büyükçe bir kahkaha patlatırken utanarak yüzümü yastıga bastırdım, o da çığlıkla karışık şeyler söyleyerek ayin yapmaya devam etti. Sonra beni gıdıklamaya başladığında onu durdurdum, biraz sakinleşince bana bakıp güldü. Sonra bir anlık aydınlanarak " Kızım sen salak mısın çocuğa bir saattir görüldü atıyosun! " dedi. Lan hassiktir, ben cevabı sadece kafamda düşünmüştüm, sonra da Esila yüzünden arada kaynamıştı. Hemen telaşla telefonumu Esilanın yatağından aldım ve mesajlarıma girdim.Numarayı Enes olarak kaydedip bir cevap düşündüm.Enes: Alara, ben EnesEnes: Pikniğe gelicek misin diye sorcaktım (42dk önce görüldü)Siz: Evet Esila'yla gelmeyi düşünüyoruzSiz: Sen gelicek misin?Enes: Ben de bizimkilerle gelicem, geliyor olmana sevindim. (Bu mesaja ❤️' emojisini bıraktınız)Mesajıma Anında cevap yazmıştı, kendimi bir pislik gibi hissediyordum. Telefonu bir kez daha fırlatıp gözlerimi kapattım.
