Gece boyu bir kez olsun gözümü kırpmamış hep Arda'nın yanında beklemiştim. Vurulmasının suçlusu bendim ve kendimi asla affetmeyecektim o affetse bile ben affetmeyecektim.
-Güzelim?
Arkamı döndüğümde Mert'in orada olduğu gördüm.
*Dinliyorum
-İyi misin?
*Şöyle bir durumda nasıl olmamı bekliyorsun Allah aşkına ya çocuk benim yüzümden vurulmuş ve ben nasıl iyi olabilirim.
Karnıma saplanan acıyla ağzımdan tiz bir ses yükseldi. Mert yanıma gelip beni oturduğum koltuğa yatırdı. Ah kahretsin regl günleri.
-Sıla Sıla kendine gel Sıla ne oluyor Allah kahretsin. KEVSER BURAYA BAK!
Kevser uykusundan sıçrayıp boş gözlerle ilk önce Arda'ya sonra bize baktı.
(Kevser)-Ne oldu Arda'ya mı bir şey oldu?
-Hayır Sıla iyi değil kasılıyor.
(Kevser)-Tamam bırak Sıla'yı. Sıla rahatla derin derin nefesler al. Al ver.Al ver. İyi misin biraz daha?
Hayır anlamında başını salladım. Kevser yerinden kalkıp yanıma geldi. Elimi tutmaya çalıştı ama ben elimi karnımdan bir saniye bile ayırmıyordum.
(Kevser)-Bebeğim regl mi oldun sen?
*E-evet.
Ağzımdan tiz bir çığlık daha yükseldi.Bir haftam stresli geçse hep böyle olurdu.
(Kevser)-Mert sen Sıla'yı odanıza götür bir duş aldırayım daha fazla kendini kasmasın ne zaman stresli bir hafta geçirse böyle oluyor.
Mert anladım şeklinde kafasını salladı. Merdivenlerden yukarı çıkarken Mert alnıma sayamayacağım kadar çok öpücük kondurdu.
-Sana söz veriyorum her şey çok güzel olacak güzelim.
Gözlerimi kapatıp açtım.
*******
Duş almış en sıcak tutacak kıyafetlerimi giymiş uzanıyordum. Odaya giren Mert'e döndü bakışlarım.
-İyi misin biraz daha?
*Evet iyiyim. Arda nasıl oldu?
-İyi o da uyandı seni soruyor dedim cin gibi yengen
*Cidden öyle mi dedin çocuğa ayıp ya
-Güzelim sana da şaka yapılmıyor be
Gülümsediğimde yatağa girip kafamı göğsüne çekti. Saçlarımla oynamaya başladı.
*Mert?
-Söyle güzelim
*Biz ne zaman gideceğiz buradan
-Bilemiyorum ne oldu gitmek mi istiyorsun.
*Evet baydı artık burası
Kafasını eğip boynumu üç dört kez öptü. O öptükçe ben mest oluyordum. Derin bir nefes verdim.
*Arda iyileşince gitsek olmaz mı?
(Yağız)-Olur yengecim
Kapıdan gelen sesle bakışlarımız oraya döndü.
*Lan senin orada ne işin var bizi mi dinliyorsun?
(Yağız)-Yok yenge estağfurullah geçiyordum kulak misafiri oldum. Heh bir de yengemi öptüğünü biliyorum Mert'cim bir dahakine ben olmadan yaparsanız sevinirim körpecik psikolojimi bozuyorsunuz.
*Senin o kıvırcık saçlarınızı yolmayan ne olsun yengeymiş eşek
-Sen buraya gel ben seni öyle bir öpeceğim ki hayatında böyle öpme göremeyeceksin Mert beni bir daha öp bir daha öp diye ortalıklarda dolaşacaksın.
(Yağız)-Yenge kusura bakma ama kocan seni benle aldatıyor.
*Yağız defol.
(Yağız)-Emrin olur yenge yoksa namusum elden gidecek.
Yağız aşağı indiğinde gözlerim tekrar Mert'i buldu.
*Uykum geldi biraz uyuyayım mı?
Kafasını sallayıp yatağa uzandı. Bedenimi kendine çekti. İki ayrı beden ve bir ruh olmuştuk sanki. Ama bu hikayedeki piyon bendim.