Amber kokusuyla uyandığımda Ateş'in hala yanımda olduğunu anladım. Gözlerimi açıp Ateş' e baktığımda onun da bana baktığını anladım. Çok masum bakıyordu. İçimi de okuyabiliyordu! Ben bunları düşünürken o sırıtıyordu.
"Günaydın güzelim."
"Günaydın." dedikten sonra beni kendine çekerek sarıldı. Bir eliyle saçımla oynamaya başladığında kafamı kaldırıp yüzüne baktım. Alnıma öpücük kondurduktan sonra beni az daha yukarı çekip omzumu öptü.
"Saat kaç?"
"bir."
"Hepsi uyuyodur o zaman." dediğimde kaşlarını çatarak bana baktı. Beklemediği bi anda Ateş'i öpmeye başladım. O da bana yavaş bir şekilde karşılık vermeye başladı. Tadını çıkarıyor gibiydi. Ellerini yavaşça belimde gezdirirken az daha kaydırıp elini kalçama değdirdi. Bi anda pijamamı tutup yavaş yavaş yukarı çekmeye başladığında kolunu tutup ondan ayrıldım.
"Belki sonra." diyerek ayağa kalktığımda o da doğrulup oturmuştu. Elimi tutarak beni yanına oturttuğunda "O zaman kal birazdaha." dedi dudağını dışarı çıkartrak.
"Tamam be." dedim sanki zorlaymış gibi.
Ben sırtımı duvara yasladığımda Ateş kafasını bacağıma koyup bana bakmaya başladı. Elimi uzatıp saçlarında gezdirmeye başladığımda eğilip alnına öpücük kondurdum.
"Sence aşağı inip bakmalımıyız?" dedim kıkırdayarak.
"Bilmem rahatsız etmiş olurmuyuz?" diyip gülmeye başladığında dayanamayıp "Hadi bakalım ya!" dediğimde kalktık. Elini omzuma atıp beni kendine doğru çekti. Merdivenlerden inerken hala uyuduklarını gördük. Ateş'ten ayrılıp tsm karşılarına geçtim. Sanki ölmek üzereymişim gibi kısık ve acılı bir sesle "Aleyna." dediğimde gözlerini korkuyla açtı. Karşında Toprağı gördüğünde küfür etti.
"Senin benim yanımda ne işin var?!" dediğinde Ateşle gülmeye başladık.
"Siktir, dün akşam içtik biz Aleyna!" dediğinde gülmemiz büyüdü.
"Eğer bana dokunduysan senin kelleni alırım!"
"Ben dokunmadım ki sen bana dokundun." Toprağın masum halini gördüğümde gülmemiz evren değişmişti artık. Aleyna gözlerini açarak toprağa baktığında "İçtiysen nerden hatırlıyosun." diye bağırarak ellerini saçlarına götürdüğünde "Siktir!" diyerek onun da hatırladığını anladım. Ateş ne düşündüğünü bildiği için başka bir şeye dönüşürken yanıma gittim. Kafasını ellerimin arasına alıp gülerek "Nefes al." dediğimde dayanamayıp daha çok gülmeye başladık. Aleynanın gözlerini üzerimde hissettiğimde öksürerek Ateş'e vurdum. Gözleri anında gülmemizi sonlandırmıştı. Boğazını temizleyerek sakin bi şekilde Toprağa baktı. "Yaklaş." dediğinde öpeceğini düşündüm. Toprak yaklaştığında yüzüne tokat attı ve toprak yere düştü.
"Seni orospu!" diyerek bağırdığında kalkıp Aleyna'nın önüne geçtim.
"Aleyna ilk defa tokat attın, iyimisin?" dediğimde Aley'de şaşırıp kaşlarını kaldırdı.
"Tokat atan Aleyna ama iyi misin diye sorulan yine Aleyna." alaycı sesin sahibi Topraktı. Gülerek Toprağa döndüğümde Ateş'in kaşlarının sonuna kadar açık olduğunu fark ettim. "Aleyna aşık olmuş." dediğinde Aleyna öyle bir "Ateş!" diye bağırdı ki evin sallandığını hissettim. Aleyna bu sefer bize bakarak sakince "Defolun burdan."
Ateşle yukarı koştuğumuzda ofama girdik. Yatağın yanına oturup sırtımızı yatağa yasladığımızda sordum.
"Anladın dimi?" diye sorduğumda
"Kahretsin, evet!" diyerek gülmeye başladı. Telefon sesiyle irkildik. Telefonumu çıkartıp baktığımda tanımadığım biri olduğunu anladım. Telefonu açıp kulağıma götürdüğümde "Alo?" diye seslendim.
"Kızım!" dedi sesin sahbi erkekti. Kızımmı? Babammıydı? Ateşe baktığımda kaşlarını kaldırmış bana baktığını fark ettim.
"Kimsiniz?"
"Larissa, kızım beni dinle bi."
İsmimi biliyordu ya gerçekten babamdı ya da düşmanımızdı.
"Babam olan şerefsizle de başka birisiyle de ilgilenmiyorum!" diyerek suratına kapattım. Bi süre boş boş yere baktığımda "Denize doğru yürümek ister misin?" diye sordu. Kafamı sallayıp onayladığımda ayağa kalktı. Koluna girerek ondan destek alıp aşağı inmeye başladık. Toprak ve Aleyna kavga ettikleri için bizi fark etmeden kapıya yöneldik. Kapıyı açtığımda çığlığımla herkes benim baktığım yöne doğru baktı.
Dün akşamki sarhoş adam parçalara ayrılmış bir halde yerdeydi. "Liss?" Aleyna bana bakarken ben buz kesmiştim. Toprak Aleynayı sandalyeye bindirip getirdiğinde Aleyna bir tane küfür savurdu. Vücudum tamamen kenetlenmiş, kıpırdayamıyordum.
"Ateş! Neden Liss'i götürmüyorsun?" dediğinde Ateş kendine gelerek beni kucağına alıp yukarı çıkmaya başladı. Odama getirip beni yatağıma bırakıp sırtımı duvara doğru yasladı, kapıyı kapattığına bana döndü. Ben boş boş Ateşe bakarken sordu. "Su falan istermisin?"
"Sarılmanı istiyorum." dediğimde yanıma gelip sarıldı. Bize bu kadar yakın olan adamlar gelip bizi öldürebilirdi. İstemiyorlardı, amaçları başkaydı. Doğrulup alt dudağına bir öpücük kondurduğumda "Ölme." diye fısıldadım.
"Sende." diye fısıldadığında beni öpmeye başladı. Yavaşça karşılık verdiğimde belimden tutup kucağına dopru çekti. Ateş'i kaybetme düşüncesiyle elimi tişörtüne götürdüm.
Ve herşey karanlığa gömüldü.
(Hehe)
Kapı çaldığında Ateş hemen üstüne tişörtünü geçirdi. Ben de tişörtümü geçirdikten sonra hala gördüğümün etkisi altındaymış gibi davranmaya başladım. Toprak Aleynayı ittirirken Aleyna önündeki Ateşi kenara itti ve yanıma geldi.
"İyimisin?" diye sorduğunda
"Aleyna beni babam aradı!" dedim.
"Ne, o şerefsiz utanmadan seni mi aradı?!" diye sorduğunda başımı sallayıp Toprağa baktım. Sırıtarak manalı manalı abisine bakarken Ateş ona öldürecek gibi bakıyordu. İki kardeş birbirleriyle çok iyi anlaşıyolardı.