İçeriğe geç

Beyaz Gül

Bölüm 10 · 5 dk okuma

Beyaz Gül

Bölüm 10

Villa

Arabaya bineceğimiz zaman bir sorun vardı. O tekerlekli sandalyedeydi ve birinin onu arabaya bindirmesi gerekliydi. Tabii ki de Aleyna Toprak ve Ateş'in yardım etmesini istemiyordu.

"Aleyna hadi ama."

"Kendim binerim o zaman."

"Hayır Aley!"

Küfür ederek gözlerini devirdiğinde Ateş arabayı çalıltırmak için ön koltuğa geçmişti.

"Benim için." diyerek alt dudağımı dışarı çıkarttığım Aleyna iç çekti.

"Kahretsin Liss."

Toprak gülerek Aleynayı koltuğa oturturken Aleyna homurdanıyordu. O sırada ben de sandalyeyi bagaja koydum ve Aleynanın yanına geçip oturdum. Toprak ön koltuğa oturduğunda Ateş sürmeye başladı.

"Aley." dedim normal tonda

"..."

"Aley."

"..."

"Özür dilersem kızıcaksın."

"Dileme!"

Toprak ve Ateş sırıtmaya başlamış ara ara dikiz aynasından bize bakıyorlardı. Aleyna ön koltuklardan destek alıp onlara yaklaştı.

"Komik bişey mi var?" yüzü çok ciddi bir haldeydi. İkiside birden buz kesti. Ateş'in elleri dışında yüzü tamamen donmuştu. Toprak ise gözlerini kapatmış bitkisel hayatta gibiydi.

"Korkmayın, arabada bende varım size bir şey yapamam." dediğinde ikisi de tuttukları nefeslerini bıraktı. Aleyna arkasına yaslandığında bana göz kırptı.

Bir süre sonra sessizliği Ateş bozdu.

"Geldik."

Deniz manzaralı 2 katlı bir villaydı. Bahçesinde havuzu ve kenarlarında papatyalar, sümbüller vardı. Çok hoş bir görüntüsü vardı.

Arabadan inerken Aleyna 'ya ben yardım ettim. Sandalyesine oturduktan sonra villaya doğru ilerlemeye başladık. Beyaz ve kahverengi renkleriyle çok güzel duruyordu. Üst katta ve alt katta olmak üzere 2 balkonu vardı.

Ateş "Alt katta Toprak ve Aleyna, üst katta ben ve Liss kalacağız." dediğinde tabikide Aleyna tersledi.

"Ne dediğinin farkındamısın Ateş!?"

"Benimle mi kalmak istiyorsun Aley?"

"Liss ile kalmak istiyorum."

"Erkek olsaydın olurdu."

"Aleyna itiraz edersen tek kalmak istiyeceğim." diye atıldığımda Aleyna gözlerini devirdi.

İçeri girdiğimizde biz Ateşle yukarı kata çıkıp eşyaları yerleştirmeye başladık. Odamın genişti ve küçük bir balkonu vardı. Duvarları beyazdı, odanın köşesinde kalmış bir sarmaşık doğal gaz borusunu sarmış çok hoş bir görüntü kazanmıştı. Bir tane boy aynası, dolap, çalışma masası, makyaj masası ve armut koltuk vardı. Bi anda arkamdan bi ses duydum.

"Beğendinmi." Ateş'in sesiydi. Arkamı dönerek sarıldığımda "Bayıldım." diye karşılık verdim. Ellerini belime koyup sarılmama karşılık verdi. Saçlarımı öptü. Bi elini belimden çekip çeneme götürdü. Kafamı kaldırdığında göz göze geldik. Yüzünü yüzüme yaklaştırdığında toprağın sesini duyarak ayrıldık.

"Gözlerimi kapatmam lazımmı?" sesi alaycıydı. Yaklaşıp bana omuz attığında sırıtıyordu.

Ayağına bastığımda inledi "Tamam be ne haliniz varsa görün." diyerek dışarı çıktı ve kapıyı kapattı.

Gülmeye başladığımda Ateş kaşlarını çatmış kapıya doğru bakıyordu. Yanına giderek dudağına hızlıca bir öpücük bıraktım. "İçinde kalmasın bari."

"Sen az önce beni mi öptün?"

"Üstümü değiştireceğim Ateş çık dışarı."

İttirerek Ateşi dışarı çıkarttığımda gülerek eşyaları yerleştirmeye başladım.

Dolabımı açıp omuzları açık, eteği kısa bi elbise aldım ve hemen giyindim. Makyaj aynama geçip saçımı açtım ve perçemlerime şekil verdim. Hafif bir makyaj yapıp odamdan çıktım. Ateşin de odasından çıktığını gördüm. Siyah pantolon ve siyah gömlek giymiş, gömleğinin düğmesinin bir kısmını açık bırakmıştı. Saçları her zamanki gibi kendini belli ediyordu. Ateş'in de beni ağzı açık bir şekilde süzdüğünü fark ettim. Yanından geçerken elimi uzatıp ağzını kapatarak aşağı indim. Aleyna beni görünce heyecanlandı.

"İşte benim tanıdığım Liss!" Toprak Aleynayı tersleyip "Birisi için hazırlanmış gibi görünüyor." dediğinde Aleyna Toprağa bakışlarını dikince sustu. Kimde için değildi neyi saçmalıyordu. Üstümü değiştirmek için arkamı döndüğümde Ateş'e çarptım. Gözlerini Toprağa dikmişti. "Göreve gideceğiz sadece kılık değiştirdi." Ateş' e içimden teşekkürler yağdırmaya başlamıştım. Sonuçta ne düşündüğümü anlıyordu.

Aleyna İkinizmi diye sorduğunda Ateş "Sen gelemezsin Toprağın da sana bakması lazım." dediğinde Aleyna sustu ve biz de arabaya binmek için dışarı çıktık. Arabaya binerken sordum. "Nereye gideceğiz?"

"Sürpriz." dedi ve arabayı sürmeye başladı.

"Ateş."

"Buyur canım."

"Sence ikisi evde ne yaparlar."

"Eve geldiğimizde iki ölü bulursak şaşırma."

"Birlikte uyuduklarını görüyormuşuz." dedikten sonra gülmeye başladım.

"O sanki biraz zor gibi."

"Azıcık."

Işıklı bir mekana geldiğimizde durduk. Beni arabadan indirip kapımı açtı ve elini uzattı "Buyrun prenses."

"Çok naziksiniz." kıkırdayarak elini tuttuğumda içeri girdik. Cam kenarında bi masa seçtik ve oturduk.

Önümüze menu geldikten sonra iskender yeme kararı aldık. Keman çalıyorlar,dans ediyorlardı. Bizde konuşmaya başladık.

"Savcılığa dönecekmisin?"

"Döndüm bile."

"Ne, ne zaman?"

"Çok olmadı ya yeni." dedi ve ekledi. "Aynı davadayız şuan, yani benim konumum senden yüksek olduğuna göre dediğimi yapacaksın." alaycı bi sesle bunları söylerken kaşlarımı çattım.

"Şaka şaka." diyerek yanağımı sıktı.

"Umarım öyledir."

İskenderlerimiz geldiğinde yemeğe başladık.

"Daha önce buraya geldinmi?"

"Evet." dediğinde kaşlarımı çattım. Daha önce buraya kaç kadın getirmişti acaba?

"Saçmalama Liss, Toprakla gelmiştik." dediğinde nefesimi bıraktım.

"Bu beni ilgilendirmez." diyerek yemeğime döndüm. Unuttuğum bir şey vardı. Düşündüklerimi anlıyordu. Kahretsin!

Gülmeye başladığını gördüm. Utanarak ellerimi yüzüme kapatucakken elimi tuttu. Yüzümü kapatmama izin vermedi.

"Neyine utanıyorsun Liss? Bir daha utandığını görmeyeyim senin bi suçun yok Ateşin suçu." Aleynayı taklit ederek gülmeye başladığında ben de güldüm. Karnımın ağrıdığını hissedince durdum.

"Ben bi lavaboya gideyim." diyerek ayağa kalktığımda tamam anlamında başını salladı. Lavaboya doğru yürürken birisinin kolumu tuttuğunu hissettim. Ateş olduğunu düşünerek "Ne var?" dediğimde arkamı döndüm. Sarhoş birisi kolumu tutmuş "Evime gelmek ister misin?" diyordu. Yumruk atacağım sırada adam yere düştü, elim havada kaldı. Ateş benden önce davranmış, adamı bayıltmıştı.

Ateş elini uzattı "Hadi gidelim." dediğinde elini tuttum. Herkes bize bakarken aralarından ayrılıp arabaya bindik.

Bana dönüp "İyimisin." diye sorduğunda başımı salladım. Sinirden kudurmuş gibi görünüyordu.

"Ateş bana bak!" dedim yüzünü ellerimin arasına alarak. Bana baktığında bakışları biraz daha yumuşadı.

Nefes alıp verdiğimde beni taklit etti. Bir süre sonra sakinleştiğini fark edip bıraktım. "Artık eve gidelim." dediğimde başını salladı ve arabayı sürmeye başladı.

"Saat kaç?" dedim konuyu dağıtmak için.

"Gece 2 ye geliyor."

"Güzel ikisi de uyumuştur. Ne yaptıklarını anlarız." diyerek sırıttım.

"Umarım evi dağıtmamışlardır."

Eve yaklaştığımızda Ateş arabayı park etti. Arabadan indiğimizde teşekkür edip sarıldım. Evin kapıdıma doğru ilerledik. Sessizce kapıyı açarak içeri girdik.

Karşılaştığımız manzara ile ikimizde çok şaşırmıştık. Televizyonda film açmışlar ve uyuya kalmışlardı. Hatta birbirlerine sarılarak! Gülmemek için ağzımı kapatarak Ateş'e baktım. Dudaklarını birbirine bastırmış o da gülmemeye çalışıyordu. Çantamdan telefonumu çıkartıp ikisinin fotoğrafını çektikten sonra daha fazla dayanamayıp odama koştum. İçeri girdiğimde kendimi yere atıp kahkaha atmaya başladım.

Ateş de koşarak yanıma gelmiş o da gülüyordu.

"Daha bu sabah.." devamını getiremeden gülmeye başladım. "Beni toprak taşımasın diye inatlaşıyordu."

Gülmeye devam ettiğimde Ateş ekledi "Bir de tatlı tatlı uyuyolar."

Gülmemek için derin nefes alıp vermeye başlamıştım.

"Neyse, ben üstümü değiştireceğim. Sonra da biz senle yatarız olur mu?" dediğimde odadan çıktı ve üstünü ddğiştirmeye gitti. Pijamalarımı giyip makyajımı sildikten sonra Ateşin odasına girdim. Çok yorulduğumuz için direk yatağa girip uyuduk.

Bölüm sonu

2 yorum