İçeriğe geç

Beyaz Gül

Bölüm 12 · 6 dk okuma

Beyaz Gül

Bölüm 12

Baba

Başımdaki ağrıyla gözlerimi açtığımda beyaz bir odada buldum kendimi. Ellerim ve ayaklarım sandalyeye bağlıydı. Ateş karşımda sedyeye bağlanmış baygındı. Kızıl saçları yastığın üstüne düşmüş bir eli aşağı doğru sarkıyordu. Ateş'i ameliyat ediceklerdi! Gözlerimin önünde Ateş' i ameliyat ediceklerdi.

Bağırmamalıyım.

Bağırmamalıyım.

Dayanabildiğim kadar dayanmalıyım. Eğer Aleyna yakalanmadıysa bizi bulurdu. Sahi en son ne olmuştu?

Biraz düşündükten sonra hatırladım. Dördümüz dışarı ne yapacağımızı konuşmak için çıkmış, Aley lavaboya, Toprak ise markete gitmişti. Ne olduysa o an olmuştu. Umarım ikisine bişey olmamıştır. Ateş'in uyanıp dolu gözlerle bana baktığını fark ettim. Seni koruyamadım der gibi bakıyordu.

Senin bi suçun yoktu, ikimizde bilmiyorduk dedim içimden. Az sonra kapı açıldı. Şişman, orta boylu, biraz saçı olan bi adam içeri girdi. Elinde elektroşok vardı ve bana doğru geliyordu. Kahretsin duygularımı Ateş'e hissettirmemem lazımdı.

"Larissa." dedi alaycı bir ses tonuyla. Telefondaki sesle aynı sesti, bu şerefsiz benim babammıydı?

Ağzımdaki bandı sert bir şekilde açtığında bağırdım.

"Seni aşağılık pis sürtük!" dediğimde yüzüme bir tokat savurdu.

"Beni çözemiyorsun tabi." dedim sırıtarak. "Korktuğunu bu kadar belli etme be." dediğimde elektroşok cihazını çalıştırıp yavaşça yaklaştırmaya başladı.

Gözlerimi kapatıp ayaklarımı yere kilitledim. Ateş anlamasın, hissetmesin diye sadece onu düşünmeye başladım. Nefesimi tuttuğumda bedenim elektrikle sarsılmaya başladı. Ateş'in bağırmasını duyduğumda içimden lütfen demeye başladım.

Lütfen Ateş.

Lütfen.

Bağırmayı kestiğinde babam olacak şerefsiz elektroşoku üzerimden çekti. Nefes alıp vermeye başladığımda gözümü açtım. Ateş' e doğru yaklaştığını gördüğümde.

"Sen annemi değil, beni öldürtecektin!" dediğimde yerinde kaskatı kesildi.

"Annemi seviyordun, ama benden nefret ediyordun!"

"Şimdi de beni öldüreceksin biliyorum. Planının acı çekmem olduğunu da biliyorum ama ben çektim zaten!"

"Sen benim annemi öldürdün! Sen sevdiğin kadını gözünü kırpmadan öldürttün." dediğimde "Yeter!" diye bağırarak bana tokat atmasıyla kafam sağa doğru savruldu. Ateş'e ses çıkarma diyordum ama o yalvarır gibi bakıyordu. Doğrularak kafamı kaldırıp o adama baktığımda aklıma her zaman kemerimin altına sakladığım cam parçası geldi.

Ateş' in sırıttığını gördüğümde gizlice kemerimden çıkartıp ipi kesmeye başladım. Yüzüme alaycı bir sırıtma koydum. Saçımı arkaya doğru çekip yüzüne kafa atmamı engelledikten sonra Ateş' in gözü önünde beni öpmeye başladı. Kahretsin, iğrençti! Bir şey yapamadığım için dudağını ısırabildiğim kadar ısırmakla yetindim. Dudağından şakır şakır kan akmasına rağmen ağzından sadece inleme çıktı ve beni sert bir şekilde öpmeye başladı. Ateş yerinde deliriyordu. Benim tek yapabildiğim sallanmak ve dudaklarımı birbirine bastırmaktı. Elindeki bıçağı çıkarıp üstümdeki kıyafeti kestiğinde elleri vücudumda gezinmeye başladı. Benden ayrılıp dudaklarını boynuma yönelttiğinde,

"Piç kurusu! Tek savunmasız benim ondan korkuyorsun." dedim Ateşi göstererek ipi kesmeye başlamıştım sonunda.

"Lanet olsun." dedi ellerini kafasına götürerek alaycı bir ses tonuyla. Bişey söylemek için ağzını açtı, sonra vazgeçip kapattı.

"İkinizi de öldüreceğim!" dedi Ateş'e dönerek. "Birbirinizin önünde." Ateş' e yürümeye başladığında kollarımı çözmüş, ayaklarımla uğraşıyordum. Birden Ateş'in hafif inleme sesini duydum. Baktığımda kolunu bıçakla çizdiğini gördüm.

"İpleri sağlam yapmamışsınız!" dediğimde ayaklarımı çözmem bitmişti.

" İlk kendini mi öne atıyorsun yani." diyerek sırıttığında bana doğru yürümeye başladı. Elimdeki cam parçasını Ateş'e atıp öne atıldım. Öne atılmamı beklemiyor gibiydi. Yumruğumu suratına geçirdiğimde yere düştü.

" Ses çıkartırsan burda ölürsün." dedim fısıldayarak. Yumruk etkisiyle sersemlemiş, gözlerini kırpıştırıyor, kafasını sallıyordu. Ateş ayaklarını çözmeye başladığında ağzındaki bandı canını acıtmadan çıkarmayı başardım. Ayaklarını çözdüğünde kalkıp başı dönmüş adama gitti.

"Dokunduğun, Öptüğün yerlerin her saniyesi için bedelini ödeyeceksin!" diye fısıldayarak yumruk attı. Yerdeki adam bayıldığında Ateş'in yanına gittim. Dokunduğu ellerinin parmaklarını tek tek kıracağını anladığımda omzundan tuttum.

"Ateş şimdi kaçmamız lazım."

"Kahretsin!" elini yumruk yapıp yere vurduğunda ayağa kalktım. Eğer hemen gitmezsek yakalanırdık. Tamam ama nerden kaçıcaktık? Kaçıcak yer bulmak için etrafa bakarken dışarda silah sesi duyduk. Kapıya doğru baktığımda sesler yaklaşmaya başladı.

"Larissa!" sinirli çıkan sesi duyduğumda Aleyna ve Toprak olduğunu anladım.

"Aleyna!" hızlı adım seslerini duyduğumda koştuğunu tahmin ettim. Büyük ihtimalle vurma işini Toprağa bırakmıştı. Az sonra adım sesleri çoğaldı. Birden kapı kırılarak Aleyna içeri girdi.

Hayır, kapı gerçekten kırılmıştı.

Kapı Aleynanın çarpmasıyla ikiye bölünmüştü.

Aleyna kapıyı parçalamıştı.

Aleyna ayaktaydı!

Şaşkınlıkla gözlerimi açarak "Hasiktir.." dediğimde Aleyna koşup bana sarıldı. Toprağın da Ateş'e sarıldığını gördüm. Ateş ellerini saçına geçirmiş, sinir krizi geçiriyor gibiydi. Aleyna benden ayrılıp kıyafetime baktığında kaşlarını çattı.

"Bunu hangi şerefsiz yaptı!" dediğinde yerdeki adamı gösterdim. O anı hatırladığım için titremeye başlamıştım

"Kahretsin! Toprak, adamı bağlayıp arabanın bagajına at, hemen eve gidiyoruz."

Aleyna beni yanına çekip Ateş'e doğru ilerledi. Kimsenin yüzüne bakıcak yüzüm yoktu. Ateş' in de titrediğini fark ettim ama o sinirden titriyordu. Aleyna Ateş'i ayağa kaldırıp onu da yanına aldı. Dışarı çıktığımızda Aleyna, arka koltuğa ben ve Ateş' i oturtturup şoför koltuğuna bindi. Toprak her zamaki gibi ön koltuktaydı. Titremeye devam ederken Ateş elini omzuma atıp bana sıkı sıkı sarıldı.

Kahretsin!

Ben sadece kendimi düşünüyorum. Ateşin de yarası vardı!

Ama benim tek derdim bendim. Ateş' in tek derdi bendim. Herkesin tek derdi bendim!

Doğrulup yarasına bakıcağım sırada Ateş doğrulmama izin vermeyip koluyla engelledi.

Sol koluyla bana sarılıyordu ama yaralı kolunu hareket ettirmiyordu! Gözlerimden yaşlar akmaya başladığında yaralı kokunu saçıma doğru uzattı.

Hayır, bunu yapmamalıydı! Acıdığını biliyordum ama acımıyo rolü yapmak olmazdı. Saçımda gezdirdiği elini tutup koluna baktım.

Lanet olsun! Yarası çok derindi!

Kolundan sıyrılıp doğruldum. Ateşin sağ tarafına doğru eğilip baktığımda, yaklaşık 6cm lik derin bir yara olduğunu gördüm. Elimi ağzıma götürüp yerime oturdum.

Benim yüzümden birkaç saatte tüm kötü duyguları hissetmişti.

Toprak aynadan bize bakarak sordu.

"Ne oldu, ne yaptılar?" Aleyna öksürdüğünde Toprak yanlış birşey söylediğini anladı.

"O adamı öldüreceğim!" bağırarak ellerimi saçlarıma geçirdiğimde Ateş bi koluyla beni kendine çekip sarıldı.

"Öldüreceğiz."

Eve geldiğimizde Toprak ve Aleyna babamı garajdan çıkartıyorlardı. Koşarak içeri girdim, merdivenleri çıkmaya başladım. Odama girdiğimde kapıyı arkamdan kapatıp bağırmaya başladım.

"Seni öldüreceğim!" etrafa vurup bişeyler kırıyordum.

"Tırnaklarını teker teker söküp yedireceğim!" dediğimde kapı açıldı. Odaya amber kokusu yayıldığında Ateş'in geldiğini anladım. Bana sarıldığında dizlerim artıl tutmaz hale gelmişti. Yere çöktüğümde ağlamaya devam ettim.

"Yüzüne bile bakamıyorum! " dediğimde eliyle çenemi tutup kafamı kaldırdı. Gözlerimi kaçırdığımı gördüğünde "Bakmak zorundasın, çünkü sen istemedin!"

Haklıydı, ben istememiştim. Gözlerimi zorla kaldırıp gözlerine baktım. Sinirliydi, çok sinirliydi evet ama beni sakinleştirmeye çalışıyordu.

"Sen neden bağırıp çağırmıyorsun.. Senin bana bağırıp çağırman gerekmiyor mu?" hıçkırarak sorduğumda kafasını salladı.

"Uyandığında ona bağırıp çağıracağım."

"Kolun.. Aleyna'nın dikiş atması lazım."

"Atar." dedi umursamaz bir sesle. "Sana sadece bana yaklaşırken adamı engelleyip dikkati kendine çektiğin için kızgınım." diye ekledi yumuşak bir sesle.

"Ama gözlerimin önünde canının acımasını izleyemedim."

Tekrar titremeye başladığımı gördüğünde beni ayağa kaldırdı. "Yatarsan iyi olacak Larissam." ismimi duyduğumda titremem geçmişti. Her zamankinden daha güzel söylemişti. "Teşekkür ederim." diyerek sarıldım. Bi süre kokumu içine çektikten sonrs benden ayrılıp üzerimdeki yırtık kıyafeti çıkarttı.

Dolabımdan sweat çıkararak üstüme geçirdi. Gözlerim şişmiş bir şekilde odadan çıkıp Aleynaların yanına indik. Bu sefer Toprak Aleynanın önüne atılıp bana sarıldı. Aleyna kaşlarını çatmış Toprağa bakıyordu. Bende Toprağa karşılık verip sarıldığımda Aleyna boğazını temizledi.

Toprağı'mı benden kıskanıyordu.

Beni mi Topraktan kıskanıyordu.

Omzumu silkelerek Aleynaya bakıp daha sıkı sarıldım.

"Bi an önce ayrılmazsınız Ateş' in koluna siz bakarsınız!" dediğinde ayrıldık. Sırıtarak Toprağa omuz attığımda Aleynayı işaret ettim. Kaşlarını çatıp bana baktığında yanından geçerek koltuğa oturdum. Aleyna ve Ateş ilaçların olduğu odaya girmişlerdi.

Toprak gelip yanıma oturdu.

" Az önce ne demeye çalıştın sen?" dedi alaycı bi tonla.

"Aleyna sana bakmaz." diyerek sırıttığımda kaşlarını çattı.

"Kötü mü duruyorum ben?" diyerek saçını düzelttiğinde kıkırdadım.

"Tipi değilsin." dediğimde yüzünü buruşturdu.

"Şaka yapıyorum eğer senden hoşlanmasaydı her gün yumruk yerdin." dediğinde sırıttığını gördüm.

"Her zaman çekiciyimdir." dediğinde gözlerimi devirdim. Ayağa kalkıp ilaç odasına doğru yönelmeye başladım. İçeri girdiğimde Aleyna "Al Ateşini" diyerek yanımdan geçip gittiğinde gülmeye başladım.

"Neyse ben yatıyorum iyi akşamlar." yanağından öpüp merdivenlerden çıktım. Odama geldiğimde kendimi yatağa fırlattım. Gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

13. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

3 yorum