İçeriğe geç

Beyaz Elbise

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Beyaz Elbise

Bölüm 3

Lavinia

Beyza'nın kendini uzun uzun sorgulamasıyla geçen bir gecenin ardından güzel bir sabaha uyanmıştı. Ecren erkenden çıkmıştı fakat yatağının başındaki komodine bıraktığı notla da günlük öğütlerini vermeyi ve kahvaltı yapmadan evden çıkmaması gerektiğini yazmayı da unutmamıştı. Notta yazana göre ise akşam geldiğinde güzel bir sohbet geçirecekti Beyza. Beyza'nın annesi yoktu ama Ecren gerçek anlamda ona annesi gibi davranıyordu. Beyza hep söylerdi ''Ecren benim ailem oldu yaralarımı sardı ondan ayrılamam, onu yarı yolda bırakamam'' diye ama bunu anlamak istemeyen bazıları vardı.

Beyza'nın da çokta umurunda değildi bu insanlar, sonuçta her insan konuşur sonra susardı sadece biraz sabır gerekiyordu Beyza'da da bol bol vardı bu sabır denen şeyden. Gerçekten bırak dışarı çıkmayı yataktan kalkacak hali bile yoktu Beyza'nın fakat girmesi gereken davalar vardı. Beyza ve Ecren hukuk fakültesi okuyorlardı. İkisi de üniversitesini iyi bir dereceyle bitirmiş ve geçtiğimiz sene mevzun olmuşlardı. Beyza Hakim, Ecren ise Savcı olmak istiyordu. O yüzden Avukatlık stajlarını doldurup adli yargı sınavını geçmek için sıkı çalışıyorlardı. Beyza, eğer beş dakika daha yatakta kalırsa tekrar uyuyacağını anlayınca hızla yataktan kalktı ve aşağı kata indi. Anlaşılan Ecren kahvaltı yapmamıştı her sabah hazır olan kahvaltı sofrası bu sabah yoktu.

Beyza, Ecren'e kahvaltı takıntısı yüzünden hep kızardı çünkü Ecren bir şeyi bir kere yaptı mı kalan günler de onu rutin haline getirirdi. Bu biraz Ecren'İn düzen takıntısından kaynaklıydı.

Ecren gerçekten Beyza'nın tam tersi idi. Sabırsız, düzenli, kontrol bağımlısı ve aptal insanlara dayanamıyordu Ecren, birine bir şeyi en fazla bir kere anlatırdı, ikinciyi anlatmaya sabrı kalmazdı. Beyza ise Ecren'in aksine oldukça sabırlı, dağınıktı ve kontrol bağımlısı olmasına imkan yoktu Beyza'nın, kendine hakim olamıyordu daha ama aptal insanlara katlanamama özellikleri uyuşuyordu. Beyza da Ecren gibi aptallara katlanamıyordu. Bu ikili birbirlerine oldukça zıt olsalar bile aynı zaman da bir birlerini tamamlıyorlardı. Ecren Beyza'ya Beyza da Ecren'in boşluğunu dolduruyordu. Dost boşluğunu, yada anne baba, aile boşluğunu dolduruyorlardı. Gerçi fark etmezdi ki ikisi de aynı şeydi. Gerçek bir dost binlerce aileye bedeldi.

Beyza'nın anlatımıyla

Ecren hanım ve kurallarının dışına çıkarak hızla üstümü giyinip kahvaltı yapmadan çıkmıştım. Bugün gireceğim ilk dava bir boşanmaydı. Adam kadını aldatmış fakat boşanmak istemiyormuş, bunun için haftalardır uğraşıyorum. Bir çok kanıt topladım, adamın suçlu olduğunu kanıtlayacağım hatta bir kaç görgü tanığı bile buldum fakat onlar ikinci plan eğer hakim davayı bir sonraki duruşmaya bırakırsa tanıkları sunacağım. Bu hikaye bana bir yerden tanıdık geliyor ama. Canım annem benim bu hikaye ne kadar da onun hikayesine benziyordu ama sonları farklı olacak. Kimse annemin kaderini yaşamayacak.

Dava sonuçlanmıştı ve kazanmıştık hakim adamın kadını aldattığına inanmış ve ikilinin evliliklerine son vermişti. Uzun zamandır bir davayı kazandığıma bu kadar sevinmemiştim. Ayrıca adama uzaklaştırma cezası da istemiştik. Böylece müvekkilimin bundan sonra hayati tehlikesi olmayacaktı. Duruşmadan sonra hızla eve geçtim hala mağazada tanıştığım o adam, Yağız hakkında hala kafam karışıktı. Ecren'le bu konu hakkında konuşmalı mıydım? Yoksa konuşmamalı mıydım? Neyse, neyse en iyisi ona bahsetmemekti endişelenmesini istemiyorum, yada anlata da bilirim. Aman kesinlikle anlatmalıyım, Ecren böyle şeyleri çok severdi eminim çocuğu da bulabilir. Ayy evet Ecren eve gelir gelmez ona bahsedeceğim.

Aradan bir kaç saat sonra Ecren eve geldi fakat Beyza'nın beklediği gibi bir tepki vermedi aslında veremedi. Ecren eve geldiğinde gözleri kıpkırmızı idi, Ecren ağlamıştı, Beyza hızlı adımlarla Ecren'in yanına gitti ve sımsıkı sarıldı ailesi gibi gördüğü kıza. Ecren çok nadir şeylere ağlardı sevincini de acısını da içinde yaşardı kimseye belli etmezdi duygularını, hem de kimseye ve şimdi dışarıdan ağlayarak geliyordu. Ecren ağlayacağı iki şey vardı biri çok sevdiği ve değer verdiği birini kaybetmek idi ki bunun pek ihtimali yok çünkü Ecren'in ağlayacak kadar değer verdiği tek kişi bendim, bir de şey var tabi. Tabi ya Ayaz, Ecren'in bu hayatta güvendiği tek kişi benden sonra tabi. Bir dakika ne oldu ki Ayaz'a da ağlıyor. "Ecren ne oldu neden ağlıyorsun. Yoksa Ayaz'a mı bir şey oldu." dedim ama cevap verecek hali yoktu gözleri kıpkırmızı idi ve ben gittikçe endişeleniyordum. Ben düşünürken içeri geçip oturmuştuk bile ama Ecren'in ağzını bıçak açmıyordu. Tam ağzımı açacakken " Gitmiş, bir mektup ve sonsuza kadar elveda yazmış. " dedi elindeki zarfı göstererek. Ben çok sinirlenmiştim, şu an gözlerimden, aklımdan, kalbimden geçen tek şey Ayaz denen o çocuğu parçalamak istiyordum fakat Ecren'in gözlerinde bunların hiç biri yoktu onun gözlerindeki tek şey kırgınlıktı, o kırılmıştı Ecren kırılmıştı, kalbinde insanlara karşı sadece nefret hissi barındıran Ecren ilk defa kırgınlık hissediyordu ve hayal kırıklığı. Ne hırs ne kin yada öfke hele kızgınlık hiçbiri yoktu gözlerinde. Gördüğüm manzarayla kalbim paramparça olmuştu tek odaklandığım şey Ecren ve onu bu hale getiren o p*çin icabına bakmaktı genelde tam tersi olurdu bu bizim için bir ilkti . Ecren'in elinde ki zarfı aldım ve okumaya başladım.

" Benim güzel Lavinia'm

Hayatım boyunca değer verdiğim tek kadın sendin Lavinia. Sen benim kalbimde açan ilk çiçektin ve son çiçek olacaksın ölüm çiçeğim. Her sözün, her kelimen, her hareketin yaralarımı merhem. Gülüşün benim için o kadar önemli ki. Her zaman söylediğim gibi 'Gamzesiz gülümsüyorsun ve bence bu çok özel.' Biliyorum vedalardan, uzun konuşmalardan ve sonu ayrılık içeren her konuşmadan nefret ediyorsun ama üzgünüm güzel kızım ayrılık vakti geldi. Mükemmeli sende gördüm ben ve şimdi mükemmelimi bırakmalıyım. Ondan sonsuza kadar uzaklaşmalıyım çünkü...

Elveda Lavinia'm "

P*ç kurusu

&&

(5911 karakter)

(837 kelime)

okurken dinleyebileceğiniz müzikler

Sweather Weather

Nerdesin

(bunları dinleyerek yazdım bilginize)

İyi okumalarrr

Bölüm sonu

5 yorum