İçeriğe geç

Beyaz Elbise

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Beyaz Elbise

Bölüm 4

Kabus

Her ailede kavgalar olur, tartışmalar olur, anlaşmazsızlıklar olur ama hepsi çözülebilir şeylerdir. Bu evde olan kavgalar hariç, aslında buraya ev denilmez burası bir yalı, malikane, villa belki de büyük bir konak ama ev değil, hiç bir zamanda olmayacak. Buranın önünden geçen herkes bu büyük yalıya bakıp iç geçirir ve " Keşke benimde böyle bir hayatım olsa." derler. İşte bu büyük yalı, villa, konak her ne ise Beyza'nın fakir hayatının kaplamasıdır. Özetlemek gerekirse Beyza bozuk bir çikolata ve bu ev de onun altından kaplaması. Bu gösterişli yalının içinde fakir bir hayat yaşayan tek kişi Beyza değildir. Annesi de onun gibi aynı fakirliği yaşar..

" 'Yeter artık nefret ediyorum senden de o şeyden de, boşanacağım senden anlıyor musun beni? Bitti.' dedi kadın yüksek sesle bağırarak. Sabrı o kadar zorlanmıştı ki artık hiç bir şey umurunda değildi. Ne ölüm ne de arkasında bırakacağı küçük kız' Kes sesini diyorum sana. Kır dizini otur adam gibi. Sen benden boşanamazsın. Ben seni seviyorum ve sana olan sevgim bitene kadar buradasın.' dedi oldukça sakin şekilde odada ki masaya yaslanarak adam, karşındaki kadını ciddiye almıyordu bile. Hayatının aşkı kendisinden boşanmak istiyordu ve o buna izin mi verecekti? İmkansız.

'Gitmek istiyorum neyini anlamıyorsun. Gitmek, tek istediğim bu tamam mı, senden sonsuza kadar kurtulmak istiyorum.' dedi biraz önceki ne göre kısık sesle fakat hemen ardından bağırarak ' Senden de o kadından da nefret ediyorum. Senden boşanacağım daha ne istiyorsun. O ve onun çocuğuyla mutlu mesut yaşarsın.' karşısında ki adam sinirlenmişe benziyordu biraz önce ki halinden farklı kaşları çatılmış burnundan soluyordu. Birden karşısındaki kadını kollarından tutarak hızla sarsmaya başladı. 'SEN BENDEN NEFRET EDEMEZSİN. BEN SANA AŞIĞIM VE SENDE BANA AŞIK OLMAK ZORUNDASIN' dedi adam çıldırmış gibi, ikilinin arasında tüm bunlar yaşanırken kapının arasından onlara bakan beyazlar içerisindeki küçük kızı fark etmediler. Anne ve babasını akşam yemeğine çağırmak için gelmişti fakat karşılaştığı manzarayla şok olmuş öylece olduğu yerden olanları izliyordu.

Babası ve annesi hep kavga ederlerdi ama ilk defa böyle şiddetli bir kavga olmuştu. Anne ve babası münakaşa etmeye devam ederlerken küçük kız bir anda sormaması gereken o soruyu sordu. Neden? Tüm bu kavgaların nedeni neydi. Küçük kız babasının çalışma odasının giriş kısmındaki tabloya bakarak tüm bunları düşünüyordu tam bu sırada içeride duyduğu çığlık sesi ile annesinin gözleriyle göz göze geldi ve sonu karanlık..."

"HAYIR!" diye çığlıklar eşliğinde uyandı Beyza. Bir kabus daha görmüştü her zaman ki gibi.

Biliyordu tüm bunlar kötü hatıralarının ona bir oyunu idi.

Beynin illüzyon

Ecren geçte olsa kendini tam uykunun kollarına bırakmışken. Duyduğu çığlıklarla uyandı. Ecren hızla içeri girdi. Duyduğu çığlıklarla hızla yeni daldığı uykusundan uyanmış Beyza'nın yanına gelmişti. Tabi çığlıkları ilk duyduğun da aklına bambaşka şeyler gelmişti ama sonra kendine geldi ve çığlıkların Beyza ya ait olduğunu anladı. Beyza ya sımsıkı sarılarak.

"Beyza iyisin bebeğim. Sorun yok geçti. Sadece bir kabustu. Kötü bir kabus. Aptal beyninin sana bir illüzyonu." dedi bu ikisi birlikte dura dura huyları da benzemişti hatta düşünceleri bile, zaman içinde aynı şeyi düşünür olmuşlardı. Ecren dün yaşadıklarına ne kadar üzgün olsa da Beyza'yı sakinleştirmeye çalışıyor sadece kötü bir kabus gördüğünü anlatıyordu. İkisinin de hayatları oldukça zor geçmişti ama Ecren Beyza ya göre daha dirayetliydi yada yaşadığı şeyler daha ağırdı...

Beyza'yı sakinleştirdikten sonra Ecren aşağı kata inip sessizce kahvaltı hazırlamaya başladı. Aslında bu sabah hiç bir şeyler yemeye hali yoktu ama kafasını dağıtmak için iyi bir yöntemdi bu.

Beyza ve Ecren 'in girmesi gereken bir çok dava vardı fakat ikisi de zor bir gece geçirmişti. Ecren sabah aldığı bir mesajla - tabi tüm bu hengamede telefona bakmak aklına gelmemişti.- davalarının iptal olduğu bildiriliyordu. Ecren'in şu ana kadar aldığı en güzel haberdi.

Beyza yaklaşık iki saat sonra alarmın sesine uyandı. Kahvaltısını yaptı ve gitti.

Ecren evde yalnız kalmıştı ve dün yaşadığı tüm o şeyleri sorgulamaya başlamıştı. Bu iki kız hep aynı hatayı yapıyordu, sorguluyorlardı. Bu onların sonu olmuştu hep. Beyza geçmişte düşüncelere daldı, sorguladı ve o tabloya doğru dalıp gitti belki o an sorgulamak yerine içeriye baksaydı annesi ölmeyecekti, Ecren ise ...

Peki bu kızlar neyi sorguluyordu, işte kafalarını karıştıran şeyde buydu. İki kızında hayatında her şey açık ve netti. İhanetler, mutsuzluklar, katiller, ölmesi gereken ama ölmeyen üstüne bir de bir çok masumun hayatını mahveden insanlar. İşte o mühim soruya geldik tüm bunların sebebi neydi yada kimdi...

Ne kadar da acı bir durumdu sevdiği çocuk, uzun zaman sonra değer verdiği güvendiği tek insan tarafından terk edilmişti Ecren, ama düşünmesi gerektiği bir geçmişi vardı. Ve bu geçmiş çok yakında daha büyük sorunlara yol açacaktı. Ama ne Ecren'in ne de Beyza'nın geçmişin kirli oyunlarını engellemeye zamanı olmayacaktı. Herkesin karanlık bir geçmişi vardır ve karanlık ve bir o kadarda kirli geçmişlerinizi temizleyemezsiniz Ecren ve Beyza da temizleyemedi üstüne karanlık onları da içine çekti...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.