İçeriğe geç

Beyaz Bir Kalbin Güncesi

Bölüm 18 · 1 dk okuma

Beyaz Bir Kalbin Güncesi

Bölüm 18

Ocak Yarası

2025-12-31 / 00.00 — 2026-01-11 / 00.00

Ocak ayı her yaklaştığında

zaman geri sarılır bende.

Takvim ilerlemez,

aynı soğuk aynı yerden yürür içime.

Yeni yıl dedikleri,

yaralarımı yeniden saymaktan ibaret;

üstü örtülmüş ne varsa

aynı ayda, aynı sessizlikle

birer birer açılır.

Ocak’ta doğmuş olmak

hayata üşüyerek başlamak gibidir.

Kutlama ister dünya,

bense içimde hep bir yanlışlık duygusu taşırım.

Sanki beni

yanlış bir mevsimde bırakmışlar hayata;

o yüzden hiçbir başlangıç

bana hafif gelmez.

Gülüşler yükselirken dışarıda

ben içimde ağır bir şeyi taşırım,

adını koyamasam da

çok iyi tanıdığım bir yas'ım.

Zemheri yalnız havada değildir;

insanın içine çöker.

Bakışlarım puslanır,

yollar var ama yön yoktur.

Göğüs kafesimde bir börü yaşar,

vahşi değildir ama uysal da sayılmaz.

Kanı tanır, acıyı koklar,

ne ulur ne saldırır,

en sessiz anlarımı kollayarak bekler.

Ben sustukça yer edinir,

ben dayandıkça kemikleşir içimde;

zemheriden kalma bir sabırla

ruhumun çevresinde dolaşır,

ne gitmeyi bilir

ne de tamamen görünmeyi.

Bazı kışlar geçmez,

yuva yapar.

Her yeni yıl gecesi

zaman önüme koyar

unutmuş gibi yaptıklarımı.

Eski kırıklar

aynı masaya dizilir;

kader bazen insanı

her yıl aynı ayda sınar,

aynı soğukla,

aynı sessizlikle.

Ne kaçılır ne alışılır.

Ben yeni yılı karşılamam,

doğduğum geceleri kutsamam;

sadece biraz daha dayanırım.

Şimdi Ocak yaklaşınca

içim daralır.

Ne korkudur bu ne umut,

sadece derin bir yorgunluk.

Yıl değişir,

insanlar ileriye bakar;

ben bir kez daha

kendime geri düşerim.

Ve bilirim:

bu ay geçse bile

bende bıraktığı iz

hiçbir takvimden silinmez.

Ben Ocak aylarını sevmedim.

Yeni yılı,

doğduğum geceleri.

Hepsi aynı karanlığın

başka başka saatleri.

Bazı insanlar bahara ulaşamaz;

ama kışı

en derin yerinde taşır.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.