İçeriğe geç

Bermuda Üçgeni

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Bermuda Üçgeni

Bölüm 2

İlk iş

Saat saat 9 civarlarında uykudan kalkıp birlikte güzel bir kahvaltı sofrası hazırladılar. Malum bu gün çok işleri vardı.

-- Evett, yemeği yedik. Şimdide harakete geçmemiz lazım. Luca sen şu Williamın oğlu hakkında haberlere baksana. Bende polis arkadaşımdan onun sicile bakmasını isteyeceğim. Eğer mümkünse foroğrafını da atıcak.

-- Tamam Ayza.

-- Şimdi arıyorum polis arkadaşımı......

-- Alo. Nasılsın Gloria ,iyimisin?

--İyiyim Ayza. Sen nasılsın?

-- Teşekkür ederim bende iyiyim. Senden bir ricam olucaktı.

--Elbette, buyur.

-- Şu Williamın oğlu James Miller varya, onun sicilinin fotoğrafına ata bilirmisin? Ha bide, şüpheli cinayetler varsa bu yakınlarda onlarıda bize söylersen sevinirim.

-- Julia için mi, istiyorsunuz?

-- Evet. Artık intikam zamanı. Çok yaşadı şerefsiz

-- Tamam Ayzacım. Merak etme. 1 saat içinde fotoğrafları gönderirim sana.

-- Oldu tatlım. Bekliyorum

Ayza polisi ararken Valtor ve Luca da çıkan Williamın oğlu lakabını taktıkları James hakkında haberlere bakıyorlardı. Julianın öldürülmesinden sonra onun ismini ağızlarına almaya tövbe etmişlerdi. Sadece başkalarıyla onu konuştuklarında ismini söylüyorlardı.

Valtor: "Bi dakika o neydi? Telefonu bana verirmisin?" dedi ve telefonda Lucanın az önce fark etmediği videoya tıkladı. Video 1 hafta önce yayınlanmıştı ve başlığında şu yazıyordu: Aisha Marshallın ölümü.

Aisha Marshall adında genç kız Florida sokaklarında, ünlü iş adamı William Millerin evi yakınlığında ölü bulundu. Bu cinayetin şüphelileri arasında James Miller de var. "James"in ifadesinde ise "Ben cinayet zamanı burda bile değildim. Henry adında arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Ama Aishayı tanımadığım söylenemez.Aisha benim okul arkadaşımdı. Lakin uzun süredir görüşmüyorduk." cümleleri yer almıştı.

-- Hmmm. Peki biz Aishayı tanıyoruz mu?

-- Hayır ben tanımıyorum. şimdiye kadar da hiç görmedim. Belki biz gittikten sonra gelmiştir?

-- James bizle aynı okulda değil miydi? Ayza sen tanıyormusun?

-- Yoo. Hiç bir fikrim yok.

Emily ve Oliver Ayzanın isteği sonucu "James"a yapacakları büyüyü arıyorlardı. Henüz akıllarında hangi büyüyü yapacakları hakkında bir şey olmadığı için koskoca kitapları gözden geçirmelilerdi.

Emily artık büyük bir bıkkınlıkla sordu:

-- Ayza sen bilmiyormusun Juliaya hangi büyüyü yapmışlardı?

-- Malesef hayır. Ama fotoğrafı olmalıydı. Bi dakka bulayım....

-- Evettt. Buldum Emily işte burda.

Emily Ayzadan telefonu alıp fotoğrafa dikkatlica baktı. Oliverla bişeyler konuştuktan sonra Ayzaya dönüp:

-- Bu ölüm büyüsü değil ki? Aşk büyüsü.

-- Ne alaka? Aşk büyüsü yapılınca insan üstüne karabasanlar çökermi ki?

-- Olabilir. Hem diyorsun ki büyü tam tutmamış. Yani doğru dürüst yapamamışlar ki. Bu yüzden de ters tepmiş.

"Evet." diyerek Emilyi destekledi Oliver- " Hem kendin demedin mi , büyü üzerinde Williamın oğluyla Julianın fotoğrafı var? Ölüm büyüsü olsa neden içinde Williamın oğlunun da fotoğrafı olsun ki?"

Julia öldürülmeden önce Valtorla küçük bir ilişkisi vardı James ise Juliadan hoşlanıyordu ve onun Valtorla ilişkisinden rahatsız oluyordu. O kadar çabalamasına rağmen hala Julianın Valtorla ilişkisini engelliyemiyordu.Bu yüzden Julianın ölümümden tahminen 1 ay falan önce Juliaya aşk büyüsü yaptırmışdı. Ama büyü doğru yapılmadığı için ters tepmişti.

Bir süre sonra Gloriadan bir kaç foto geldi. Söz verdiği gibi Williamın oğlu James Marshallın sicilinin fotosunu ve bu yakınlarda yaşanmış şüpheli. cinayet işlerinin fotosunu attı. Bu cinayetler arasında Aisha Marshallın da cinayet kağıdı vardı.

-- Aaa çocuklar, bakın, bakın, Gloria fotoları atmış.Sicilinde iki kadın cinayeti var. Julia ve Lora Eithen adında 20 yaşlı birisi.

-- Başka cinayet fotoğrafları varmı orada?

-- Bakıyım. Evet varmış. Bu civarlarda Nataly Poller ve Aisha Marshall cinayetleri var sadece.

-- "Aaa bu ne fotoğrafı diye sordu" Luca

Fotoğraf Aisha Marshallın bulunduğu yerin delillerle birlikte fotoğrafıydı.Aisha Marshallın ölümü kesici bir aletle gerçekleştirilmişti. Boynunda "×" şeklinde bir yara izi vardı. Büyük ihtimalle boynu kesilmiş kan kaybından ölmüştü. Üzerinde kanla kaplanmış beyaz ve çokta kısa olmayan crop, altında ise kot pantolon vardı.

-- Bakın kızın boynunda "×" işareti şeklinde kesik var.

-- Eee? diye sordu Oliver

Oliverin sorusuna ise Valtor cevap verdi.

-- Julianın boynunda da böyle bir kesik vardı.

......

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Saat öğlen 1-e geliyordu.

-- Hadi biz kalkalım artık. Kuzenime haber vermiştim anahtarı alacağımızı. Çok geçmeden gidip anahtarı alıp yerleşelim oraya.

Gelirken küçük bir çantayla giyecekleri kıyafetleri, şarj aletini falan da getirmiştiler.

-- "Tamam Polencim. Hadi kalkalım." diyerek Ayzayı onayladı Luca.

-- Emily bizi evinde misafir ettiğin içinde teşekkür ederiz.

-- Ne demek. Rica ederim. Ama hangi büyüyü yapacağımızı söylemedin. Ona göre diğer malzemeleri de ayarlayacağız.

-- Hmmm . Şimdi biliyormusunuz ne istiyorum? Williamın oğluna karabasanlar çöksün, cinler musallat olsun, hastalansın falan. Hangisini yapabiliyorsanız yapın.Hem zaten biz saçı getirdiğimizde de konuşuruz.

-- Tamam canım. Görüşürüzzz. Hoşçakalın...

Ayakkabılarını giyip yola koyuldular.

...Yolları Jamesin berberinin önünden geçiyordu.

Tam bu sırada Luca diğerlerini durdurdu.

-- Burası Williamın oğlunun berberi değilmi? Bir dakka bekleyin içeri bakıp geliyorum.

Ayza ve Valtor aynı anda "tamam" dediler ve yolun kenarına geçip Lucayı beklemeye başladılar.

Luca içeri geçti ve selam verdi.

-- Selam.

-- Selam. Hoşgeldiniz. Ne istemiştiniz?

-- Hoşbuldum. Burası James Millerin kuaförü mü?

-- Evet. Tam olarak burası. Kendisi sayesinde müşterilerimizin sayı arttı.

-- Jamesin bir sonraki randevusu ne zamana?

-- Onu söyleyemiyoruz maleseff

-- Ben Jamesin arkadaşıyım. Uzun süredir görüşmüyoruz. Ona bir sürpriz yapmak istiyorum. Buraya gelip tesadüfen karşılaşmışız gibi yapcam.

-- Tamam. Size güveniyorum o halde. Burada bekleyin bakıp geliyorum.

Luca çok iyi bir yalan uydurmuştu. Ama Jamesin arkadaşıyım demek hiç te onun gönlünce değildi.

Bir kaç dakika sonra adını bilmediği o kişi yanına geldi ve dedi:

-- Evet. Bakıp, geldim. Bir sonraki randevusu 29/09/2023-e denk geliyor. Saat 10:00-da.

-- Tamamdır, teşekkürler.

-- Rica ederiz.

.......

Luca çıktığında Ayza merakla sordu:

-- Ee Luca. Ne oldu? Randevusu ne zamanaymış?

-- İki gün sonra. Saat onda.

-- Çok iyi. O zaman kuzenime gidebiliriz. Hadi bakalım.

.........

Bi süre yaya gittikten sonra bir taksi çağırdılar ve Ayzanın kuzeni Lunalara doğru yola çıktılar. Yaklaşık 15 dakika sonra Lunanın evi önündeydiler. Ayza zile basdı ve kapıyı kumral, beyaz tenli , yeşil gözlü birisi açtı. Bu Luna olmalıydı.

-- Aayyyy bil bakalım kim gelmişşşş. Nasılsın Polen.

-- İyiyimmm canım. Sen nasılsın? Bayadır görüşmüyoruz.

-- Evet yaaa. Çok özledim biliyormusun seni. Eee annenler napıyor?

-- Bende seni çok özledim, çok özledim de bizi içeri davet etmiycekmisin?

-- Ayy çok üzür dilerimmm. Poleni uzun süredir görmediğim için baya heyecanlandım. Buyrun geçin içeri.

-- Çok kalmıycaz zaten. Bir çay içip gideriz.

-- Tamam. Al, senin için anahtarı bulup masanın üzerine koymuştum. Sonra vermeyi unuturum falan. Biliyosun benden beklenir.

-- Evet, evet biliyorum.

-- "Biliyomusunuz bu akıllı varya. Bi keresinde annesi kimliğini bizde unutmuş almak için bunu göndermişti. Luna da gelip biraz benimle oynayıp tekrar evine gitmişti ve kimliği almayı unutmuştu. Tekrar o kadar yolu geldi ve kimliği alıp gitti." diye olayı izah etti Ayza

Luna mutfağa gitti ve 4-5 dakka sonra elinde çaylarla geri döndü.

-- Eee annenler nasıl Polen?

-- Hiç iyi. Yarın buraya gelmesi gerekiyor bildiğim kadarıyla.

...........

Ayza bilmediği bir şekilde karanlık bir sokağa girmişti. Loş işıkta karanlık sokağın karşısında duran annesini zar-zor ayırt ede bildi. Koşarak annesine doğru gitti. Sonda biraz yavaşladı. Annesinin çıkmaz sokakta bu karanlıkta ne işi vardı? Annesine beş addım kala duvarın dibinden elinde silahla maskeli , boyu 168 civarlarında bir kişi çıktı ve silahı annesinin başına dayadı. Aynı anda arkasında bir nefes duydu. Arkasına çevrilip bakamadan arkasındaki kişi bıçağı boynuna dayadı ve dedi:

-- Sakın kıpırdama! Bir şey yapmaya çalışırsan annen ölür.

Bölüm sonu

2 yorum