İçeriğe geç

BERCESTE

Bölüm 49 · 12 dk okuma

BERCESTE

Bölüm 49

49

•

Şık bir restoranda yediğimiz akşam yemeğinin devamı yine Elis'in seçimiyle bir gece kulübüydü. Girişte Kuvars elimi bir an bile bırakmazken içeri girme aşamasına karşı çıkan Korhan oluyordu.

Fakat çoğunluğa uyduğu için fazla sinirliydi.

Kuvars ise yanımda olması yeterli gibi sesini çıkartmamıştı. Gerçekten eğlenmemi istiyordu.

-"Önde yer ayırttım." dedi Elis kalabalıkta eliyle işaret ederken.

Kuvars diğer elini cebinden çıkartıp etrafa göz attı.

-"Şuraya geçelim. Ayarlarım şimdi." diyerek locaları gösterdi.

-"Gerek yok." dedim duyacağı yükseklikte.

Bana gözleriyle uyarı çaksa bile duymadığım bir şeyler mırıldanıp kalabalığa karıştı. İnsanlara değmemeye özen göstererek Elis'in ayırttığı masanın etrafına sığıştık. Kuvars arkamda dururken bir elini yuvarlak masaya dayamış neredeyse etrafımda koruma çemberi oluşturmuştu.

Nefesini omzumda hissederken buraya nasıl adapte olabilirdim ki ?!

-"İçkileri ben seçiyorum. Karışmaya geldiysen hiç şansın yok." Elis ışıl ışıl gözlerini Kuvars'a çevirip gayet ciddi bir tavırla söylemişti.

-"Kendisi bilir." dedi düz tonda.

Cevaplamasına şaşırırken uzak kalmayıp aramıza dahil olması beni bir nebze mutlu etmişti.

Yüksek ses eşliğinde uğuldayan kulaklarım yavaş yavaş alışırken Elis yanında garsonla ve içki dolu tepsilerle gelmişti.

Bardaklara , kadehlere servis edilirken Kuvars kendi istediği içkiyi arkamızda bekleyen Orhan'a söylemişti.

Elis kadehleri bize uzatıp gülümsedi.

-"Cheers !!"

Parmaklarımla kavradığım kadehi kaldırırken dudaklarım yukarı kıvrıldı. Defne gülerek kaldırdı. Korhan da bize eşlik edince onunla çok göz teması kurmamaya dikkat ettim.

Kadehleri birbirine nazikçe değdirdik.

Yudum aldığım kadehi indirirken başımı kısa bir açıyla çevirip bedenini bedenime yaslayan adama baktım.

Dudaklarında sigarası bana bakıyordu. Etrafta bunca çılgınlık varken gözlerini benden ayırmıyor oluşu kalbimde sarsıntılara yol açmıştı.

Tüylerim heyecanla ürperdi. Hala aynı utancı yaşıyordum ve bu beni mutlu ediyordu. Önüme dönüp kadehten daha büyük yudum aldım.

İlk bar tecrübemiz ne yazık ki kötü mide felâketiyle sonuçlandığı için akıllanmıştım.

Yani umarım.

Çok içmemeye çalışacaktım.

Dakikalar geçerken kızlarla birbirimize yaklaşıp sohbet ettiğimiz için Kuvars yan tarafımda kalmıştı.

Tesadüfen yada mecburi bana değen erkeklere onları öldürmek ister gibi bakıyor bana yön veriyordu. Onun dışında sessizdi.

Elinde tuttuğu bardakla oynuyor sigara içiyordu.

Gece kulübünün içerisinin hem renkli hem karanlığa çalan yüzü insanın içini kıpır kıpır yapıyordu.

-"Bir görüşme yapıp geliyorum." Kuvars'ın dudakları kulağıma değip uzaklaştı.

Bordo rujlu dudağımı birbirine bastırdım ve başımı salladım. Gergin yüz hatlarıyla yanımızdan ayrılarak uzaklaşırken içki bardaklarını masaya bıraktık.

-"Hadii !" Elis elini kaldırıp işaret etti.

-"Hayır hayır." diye itiraz ettim.

Zaten hafiften aklımın bulandığını hissediyordum. Üstüne dans edemezdim !

-"Durun şurada deli etmeyin beni." Korhan'ın sinirli tavrının hedefi Elis'ti.

-"Gelmeseydin o zaman. Biz eğleneceğiz." Gözlerini açarak alaylı şekilde konuştu ve çoktan hevesli Defne'nin koluna girdi.

Benim de bileğimi tutunca içime doluşan hevesle onları takip ettim. Bir masa ötemiz dans pistiydi.

Kıvrılan bedenlerin arasında sıkıştığımızda kahkaha atarak son derece hareketli müziğe kapıldık. Açıkçası dinç olsaydım çok utanırdım. Ama içtiğimiz kadehler cesaret işliyordu.

Şarkının aşina olduğumuz kısımlara birlikte eşlik ediyor kalçalarımızı ritmik şekilde sallıyorduk. Beni bunaltan saçlarımı geriye atıyordum ki yanımızdan geçen garsondan içki bardaklarını aldık.

Ufak shotları düşünmeden diklediğimizde oluşan yüz ifadelerimiz bir hayli komikti.

Püskürme isteğimi bastırıp yakıcı etkisiyle yuttum.

-"Bak bu çok güzel !" Elis bağırarak şarkıyı ima etti.

Etrafında dönüp kollarını yukarı kaldırınca bedenlerimizi dj kabinine çevirdik.

En eğlenceli nakarat kısmında dans ederek Defne'nin eline uzandım. Neşeyle kıkırdamıştım ki kısa mesafede kalan masamıza gözlerim kaydı.

Kuvars beni gördü. Bakışları bir bedenimde bir gözlerimde gezindi. Çenesini sıkıp burnunu kırıştırdı ve sakalını kaşıdı.

Sinirli miydi neydi anlayamamıştım.

Ancak yutkunmamı sağladı.

Bakışlarının yakıcı etkisi üzerime yayıldığında kızlara gözlerimle anlatıp yanlarından ayrıldım. Yürürken ayaklarım birbirine takılmıştı ki kolumu tutan elle dengemi sağladım.

Destek olan uzun boylu sarışın adam gülümseyip başını eğdi.

Sorun yok dercesine diğer elimi kaldırınca kolumu bıraktı.

-"Siktirme bana eğlencesini ! Sabrımın son sınırı." Belimi sıkıca tutup yanına çeken Kuvars dişleri arasında tıslarken karnımı içime çektim.

-"Adam akıllı duramıyor musunuz kızım siz ?! Şimdi o bok kafalının sana dokunan elini söküp götüne sokacağım !"

Gözlerim korkuyla büyürken hemen kollarını tuttum. Midem bir anlık ağzıma gelmiş geri gitmişti.

-"Ben takıldım ! Sadece tuttu ne var bunda ?" Konuşurken dilim dolanmaya devam ediyordu.

-"Ya sabır." dedi sert bir soluk verip.

Beni yine az önceki gibi kollarının arasında masayla sıkıştırdı. Dirseklerimi masaya yaslayıp eğilince kalçam tamamen kasıklarına yaslanmıştı.

Uzanıp bardağı alırken Korhan karşımda çekmişti.

-"Daha size içki yok." derken kızlar da masaya geldi.

-"Nedenmiş o ?" diye soran elbette Elis'di.

-"Bu herifi onaylamak istemiyorum ama evet yeter." dedi Kuvars öfkesini sesine yansıtarak.

Masadan aldığım çerezi ağzıma atıp doğruldum.

-"Pekala neyse." diyen Elis telefonunu eline aldı ve story çekmeye başladı.

O sırada Kuvars elini karnıma koyduğu için onu düşünüyordum. Bir yandan da gözlerim düşmüş düşüncelerim yarım yamalaktı.

Nefesim daralır gibi oldu. Parmaklarını belki de farkında olmadan bastırırken benim kanımı kaynatıyordu.

İçkisinin kalan kısmını dikleyip masaya bıraktı.

Yavaşça kolları arasında ona doğru döndüm. Yanağıma değen saçımı eliyle kulağımın gerisine ittirip gözlerime baktı.

Yüzü dışarıdan fazlasıyla duvar gibi görünüyor olabilirdi. Fakat ben gözlerinde yananı görebiliyordum.

Dudağımın kenarını ısırınca dikkati dudağıma kaydı.

-"Yapma." diye ikazda bulundu.

Dudağıma baş parmağını bastırıp dişlerimden kurtarırken dudaklarından vuran sert nefesi başımı döndürmüştü.

-"Öpsene beni."

İçtiklerimin yan etkisi yada getirisi aptal cesareti söylediğim an utançtan kızartmıştı.

Ama Kuvars buna gülmüştü.

-"Seni baş başayken içirmeye karar verdim." dedi kulağıma yaklaşıp.

Kulağım ve yanağım arasına dudaklarını bastırdığında bunca kalabalık yok olmuştu.

Gözlerimi bir saniyeliğine kapatıp açtım.

Alkolün verdiği etki , Kuvars'ın yanında bir hiç kalıyordu. Ve ben onunla baş edemiyordum.

Zor bela önüme döndüğümde dikkatimi yeniden dans edenlere verdim.

Neredeyse bir saat daha geçirdiğimiz gece kulübünden çıkarken dışarıda olan bir kaç magazin tarafından fotoğraflarımız çekilmişti.

Patlayan flaşlar nedeniyle daha sağlam adımlar atmaya uğraşmıştık. Arabalara geldiğimizde Kuvars gergin ve tatsızdı.

Beni arkaya oturtup kapıyı kapattı. Elis ve Defne Korhan'ın arabasındaydı.

Elis bana bir şeyler işaret etmişti ama anlamamıştım. Kuvars yanıma oturduğunda telefonum çalmaya başladı.

-"Bizi takip etmesini söyle." dedi kelimeleri hafif yuvarlayarak.

-"Tamam." diyip kapattım ve başımı Kuvars'ın koluna düşürdüm.

-"Orhan...Korhan'ın arabasını takip eder misin ?" diye ricada bulundum.

-"Güzelim...yeterli değil mi ? Hala tam olarak iyileşmedin ve yine içki içtin. Umarım mideni bozmazsın."

Gözlerimi kapatıp başımı salladım.

-"İyiyim ben." dedim mırıltıyla.

-"Pekala görüşürüz." dedi kendinden emin halde.

Ellerimle koluna sarıldım. Araba durana kadar öyle kalmıştım. Başımı kaldırıp baktığımda karanlık bir sahil kenarındaydık.

-"Ne işimiz var burada ?" diye sordu Kuvars homurdanarak.

-"İstemiyorsan arabada kalabilirsin." dedim kapıyı açarken.

-"Seni kaçık kuzenine bırakamam üzgünüm." diyince kıkırdayıp yere bastım.

Çakıllı taşlara dikkat ederken yakından gelen dalga seslerini işittim.

-"Siz planımızı bozuyorsunuz !" Elis'in şikayet eden sesine doğru döndüm. Arabadan inmiş elinde çantalarla yürüyordu. Yolda az aydınlatan lambalardan onu seçebiliyordum.

-"Bu ıssız yerde yalnız ne yapmayı planlıyordun sorabilir miyim ?" Kuvars ters ters bakınca eline dokundum.

Olur olmadık yerde sinirlerine hakim olmayı öğrenmesi lazımdı.

-"Eğlenmek." dedi Elis yalnızca. Sonra başıyla işaret etti.

-"Gündüz gelmiştim. Şu taraftan inelim." dedi.

Peşinden ilerlerken topuklularımızı çıkarmayı ihmal etmedik. Çimenleri geçerek kumsala ulaştığımızda ay tepeden denize vuruyordu.

-"Çok güzel." diye fısıldadım.

Bu gece yakamoz vardı.

-"Şuraya açalım." dedi Defne.

Onlara yardım etmek için bir kaç adım daha attım. Kuvars ve Korhan peşimizden gelirken Orhan arabaların yanında kalmıştı.

Defne çantadan çıkarttığı büyük örtüyü kumların üzerine serdi. Hareketlerimiz bilinçsiz aklımız biraz bulanıktı ancak git gide açılıyorduk.

-"Neler hazırlamışsınız ya ?" dedim şaşkınlıkla.

Gold rengi yuvarlak bir tepki çıkartıp üzerine silindir şeklinde üç boy mum çıkarttı. Mumları Kuvars'tan aldığı çakmakla yakan Defne sonrasında termosları çıkarttı.

-"Her şey senin için."

Elis'e dudağımı bükerek baktım.

-"Teşekkür ederim." dedim duygulanarak.

Mumların cılız ışığı sayesinde biraz daha görüş açısı çoğalmıştı.

-"Ee bu mu yani ?"

Elis başını çantalardan kaldırdığı gibi Korhan'a öyle bir bakış atmıştı ki ben bile tırsmıştım.

-"Seni davet eden olmadı farkındasın değil mi ?" dedi kaşlarını çatmış şekilde.

-"Davet beklemiyordum zaten canım." diyen Korhan kendini örtünün bir köşesine bıraktı. Dirseğini kuma yaslayıp yarı yatar pozisyonda Elis'e göz kırptı.

-"Kuvars'ın seni niye dövdüğünü daha iyi anlıyorum." Elis bize nazaran daha aklı yerinde olduğu için net cümleler kuruyordu.

-"Tamam Elis." dedim uzamaması için.

Kuvars ise ona arka çıkan Elis sebebiyle kısık sesle güldü ve pantolonunu çekerek yere oturdu. Korhan'dan uzak mesafeye yerleştikten sonra sigarasını çıkarttı.

-"Herkesin kendine göre kuyruk acısı var neticede."

Korhan yine kendi bildiğine dönünce sıkıntıyla nefesimi üfledim.

-"Sikik bir karakterin var kardeşim ama inan bu gece havamda değilim." dedi Kuvars beni şaşırtarak.

Öfkeden alev almasını beklemiştim.

-"Kahve ?" Defne çantadan çıkan bardakları örtüye dizmiş başını kaldırmıştı.

-"Sen iç bence. Laf etmeyelim dedik ama içki deneyimin bu geceyle sonlandı." dedi Korhan dik bakışlarıyla.

-"Tamam abi ya." dedi Defne kahveleri dökerken.

Hem Kuvars'a hem Korhan'a kahve uzattı.

Kızlar çantaları kenara bıraktığında bende kumlara saplanmış ayaklarımı çıkarıyordum.

-"Şimdi planın devamı için siz biraz arkanızı döner misiniz ?" dedi Elis.

-"Sebep ?" diyen Kuvars'a gözlerini devirmişti.

-"Her şeyi sorguluyor musun ?" diyince istemsizce güldüm.

Gülüşüme ters bakan Kuvars bir şey demeden oturduğu yönü değiştirdi.

Korhan'da kızların olduğu tarafa sırtını dönmüştü.

Elis istediğinin olmasıyla gülümseyip başıyla denizi gösterdi.

-"Ne ?! Hayatta olmaz !" dedim.

Karanlıkta giremezdim ki.

-"Yaa itiraz etme !" diyen Defne'ye gözlerimi büyüttüm.

-"Ne oluyor ?"

Ben Kuvars'ın önünde olduğum için mimiklerime karşılık kaşlarını çatmıştı.

-"Hiç." dedim ve dudaklarımı ısırarak kızların yanına geçtim.

Denize sırtları dönük iki erkekten yavaş yavaş uzaklaştık.

Kıkırdama seslerimiz denizin ıssız kenarında duyulurken elbiselerimizi sıyırıp kumlara bıraktık.

İç çamaşırlarımızla denizin ılık suyuna girdiğimizde ayaklarımı korka korka yere değdirmiştim. Ancak sonra tamamen kum olmasının rahatlığıyla ilerlerken kumdan ismimin seslenildiğini duyuyordum.

-"Keşke makyajımızı çıkartsaydık. İşte her şeyi ben düşününce eksikler oluyor."

Elis'in omzuna vuran Defne kıkırdadı.

-"Şapşal."

-"Loya ?! Hasta olmayı sevdin sanırım ! Çık hemen !"

Kuvars denizin kenarına kadar yaklaşınca boyun seviyemizde denize battık.

-"Ama su çok güzel." dedim sırıtarak.

Ellerini beline koyup havaya baktığında galiba küfür etmişti.

-"Sen bir hasta ol soracağım ben sana nasıldı diye !" diye bağırdı ve arkasını dönüp uzaklaştı.

-"Sanırım değer." dedim mırıltıyla ve başımı geriye doğru bırakarak vücudumu gevşettim. Yukarıdan vuran ay ışığı altında suyun sizi hafifletmesi kadar daha iyi ne olabilir ki ?

Yaşamak ne güzel şeymiş meğer.

Eski ben olsaydım değil bu saatte denize girmek kumsalda bile olamazdım. Eğer bu saatte dışarıda olacaksam bu muhtemelen bir davet yada parti olurdu.

-"Uyuyacağım galiba." diyen Elis'ti.

Gülümseyip gözlerimi kapattım. Üçümüzde aynı pozisyonda dinleniyorduk.

-"Kahvelerimiz soğuyacak." dedim dakikalar geçtikten sonra.

Kulaçlar atarak kıyıya ulaştığımızda yüzümü ıslatmamaya gayret etsem bile ıslanmıştı. Bu yüzden umarım makyajım akmamıştır dedim ve elbisemi ıslak iç çamaşırlarımın üzerine giyindim. Kızlar da giyindiğinde yürüdük.

-"Aferin size." dedi Kuvars sinirli sinirli.

-"Kızma lütfen." dedim ve yavaşça örtüye oturdum. Tepemde dikilmiş sigarasını hiddetle soluyordu. Benim için endişelendiğinin farkındaydım.

O dakikadan sonra gergin olduğu için biz kahve içene kadar zor sabretmişti. Etrafı hızlıca toplamış hep birlikte arabalara geri dönmüştük.

Vücudumu alan titremeyi Kuvars'a belli etmemek üzere sabit kalmaya çalışsam bile o çoktan fark etmişti.

-"Seni bu defa hastanede yatıracağım haberin olsun küçük hanım !"

Başımı eğip kollarımı göğsümde birleştirdim. Oflaya puflaya ön koltuktan uzanıp aldığı ceketini omuzlarıma sardı.

-"Yazlığa bırakacağım seni. İlaçların orada. Ve yarın öğlede dönüyorum." dediği an ona baktım.

-"Bende geleceğim." dedim direk olarak.

Camdan yana dönük olan başını çevirdi ve derin bir soluk aldı.

-"İstersen kal. İşlerim yoğun seninle vakit geçiremeyebilirim."

Sözleri saniye saniye yüzümü düşürürken gözlerimi gözlerinden kaçırdım.

-"Sorun değil." dedim fısıltıya benzer şekilde.

-"Pekala. Toparlanırsın. Seni alırım."

Yazlığın otoparkında duran arabadan inmeden önce ceketini omuzlarımdan kaldırdım. Vücuduma yapışmış kumlar yüzünden arabayı mahvettiğimi görünce biraz mahcup olmuştum.

-"Bir şey olursa haber ver." dedi ve elini boynuma doğru atıp dudaklarıma eğildi.

Uzun ve derin öpücüğü sarsıcı etki bıraktı.

-"Olur." dedim kendimden geçmiş gibi.

Sarsak adımlarla arabadan indim. Kızlar da iniyordu. Hep birlikte karanlık yazlığa giriş yapıp odalarımıza dağıldık.

Ertesi sabah her eklemim ağırarak uyanmıştım. Kızların yardımıyla eşyalarımı toparlarken benden sonra Elis de toplanacaktı. Uçak bileti bulmuş yarın için almıştı.

-"Ee ben şimdi ne yapacağım ?" dedi Defne tekrar tekrar.

-"Babanları ikna edip gelirsin sende ne var ki ? " dedi Elis.

-"Bilmiyorum. " diyip dudağını büktü.

Kendimi hala biraz halsiz ve midemi kötü hissediyordum. Çok üzerine düşmeden son kalan parçalarımı da bavula yerleştirdim.

Evden vedalaşmam uzun sürdü. Çünkü bu aileyi gerçekten seviyordum.

-"Uykusuz görünüyorsun." dedim arabaya oturduğum zaman.

Başıyla onayladı.

-"Yatta mı kaldın ?" diye sorup aynı cevabı aldım.

-"Senin de yüzün sararmış. Hiç laf dinlemiyorsun ki ?" dedi azarlayarak.

Küçük bir çocuk gibi omuzlarımı düşürüp yere baktım.

-"İyiyim." dedim ve özlediğim için ona doğru yaklaşıp koluna sarıldım.

Saçlarıma öpücük kondurduğunda yumuşacık olmuştum.

Çok sürmeden İstanbul hayatına dahil olduk. Kuvars vakit kaybetmeden şirketine geçeceğini söylemiş beni de evime bırakmıştı.

Bavulları taşımama yardımcı olan Orhan kapıdan uzaklaştığında koridorda gömleğini düzelten Kuvars'a doğru gittim. Öncesinde elbette kapıyı kapatmıştım.

-"Akşama yemek-"

Dolgun dudaklarının hasreti maalesef içimde dağ gibi taştığı için utanmadan ona yapıştım.

Bir saniye bile bocalamadı. Kalçamı kavradığı gibi koridorun duvarına sırtımı yasladı. Dudaklarımı sömürücesine öpüp çekiştirirken ellerimi ensesine getirdim.

Dakikalar boyunca nefessiz kalana dek öpüşmemizin devamı yatağımda oldu. Beni yatağın ucuna yatırıp kendisi ayaktayken üzerime eğildi. Dudaklarımdan ayrılmadan elbisemi yukarı sıyırdı.

Vajinam deli gibi sızlıyordu. Zevkten kıvranmaktan inlemekten çoktan ter içinde kalmıştım.

İnce tangamı çıkarma gereği duymadan parmaklarıyla kenara ittirip orta parmağını içime ittirdi.

Kendimi tutmadan yüksek sesle inleyerek başımı geri attım. Aralanan dudaklarımı serbest bırakmasıyla aniden ısırması bir oldu.

Gücünü yitirmiş ellerimi yeniden kaldırıp yüzünün iki yanına koydum. Avuçlarıma batan sakallarının hissiyle gözlerim kapanırken dudağını uzun uzun emdim.

İçimde yoğun bir zevk yaratan parmağının uzaklaşmasıyla fermuar sesi duydum. Yalnızca önünü açıp fazlasıyla büyümüş uzvunu sıvazladı.

Dudağımı hazla yaladım ve gözlerimi yumdum.

İçimi patlatırcasına bir sertlikle girdi. Ellerini belime sıkıca koymuş kalçamı kasıklarına çarparken başını geri attı. Damarları belirginleşmiş yüzü daha da zevk verir seksiliğe erişmişti. Dişini dudağının ucuna geçirmiş erkeksi halde kısık kısık inliyordu.

Her vajinama çarpışında çıkan sese odaklandım. İçimi dolduran sertliği sanki daha da büyüyordu.

Dakikalar geçti. Ben çoktan titreye titreye boşalmış yeniden orgazm oluyordum. Her bir zerrem kasılırken Kuvars ılık ılık içime döküldü.

Boğuk bir inlemeyle üzerime eğildi ve içimden çıktı. Dudaklarıma dudaklarını bastırdı.

-"Seni çok seviyorum. " diye fısıldadı.

Kapalı gözlerimle tebessüm ettim.

Nefeslerimin düzene girmesini beklediğim sırada Kuvars önünü kapatmış gömleğini içine sokuyordu. Havaya kaldırdığım dizlerimi uzattım ve yavaşça yataktan kalktım.

Ruhum buram buram zevk doluydu. Gevşemiş ve huzurluydum.

Duş almaya vaktinin olmadığını öğrenmek ondan erken ayrılacağımı gösterirken bir nebze üzülmüştüm. Ama akşama ona yemek hazırlamamı isteyince içim anında neşeyle dolmuştu.

-"Seni seviyorum...kendini yorma." dedim dudaklarından uzaklaşırken.

Tam bir adım geri gitmişti ki göğsünü şişirip yeniden yaklaştı.

-"Ayrılamıyorum ki." diye homurdanıp dudaklarımı yanaklarımı ve gözlerimi birer birer öpücüklere boğdu.

Asansöre binerken arkasından kıkırdamış sırıtarak bir süre bakmıştım.

Sorun şu ki ilacımı kullanmayı unuttuğumu fark ettim. Sanırım üç gündür içmiyordum. Aslında biraz gerilmiştim fakat ne gibi sorun yaratacağından emin olamadım. İşlerim biter bitmez bu konuyu araştırmaya karar verdim.

•••

Herkese iyi geceler ❤

Bölümü nasıl buldunuz ?

Şaka maka 50 olduk diyebiliriz. Hala nasıl sıkılmadım diye düşünmüyor değilim hahssj

Sizce çiftimizi neler bekliyor olabilir ?

İnişler çıkışlar bilmem neler neler...

Düşüncelerinizi merak ediyorum şimdiden teşekkür ederim 🌸

Sizi seviyorum sevgiyle kalın ❤

Bölüm sonu

1 yorum

  • Bu kız hamile olursa oturur zırlarım.Ve aldırmazsa ayrı bi zırlarım

    1Yanıt