İçeriğe geç

BERCESTE

Bölüm 43 · 13 dk okuma

BERCESTE

Bölüm 43

43

Merhaba 🌸

Başlamadan araya girmek istiyorum. Bölüm yalnızca ve yalnızca cinsellik içeriklidir okumak istemeyen olursa diye uyarıyorum 🔥

•

Koridorun tükenmeyen yolunda önünden geçtiğimiz kapılardan sonunda birinde durduk. Anahtarla açıp kenara çekildi.

-"Geç bakalım ürkek kedi." dedi alayla.

Yüreğim ağzımda atarken adım attığım odadan beklentim karşılanmadı. Daha virane bir yer beklerken oldukça temiz ve idare edecek modernlikteydi.

Dışarısı gibi kıpkırmızı duran odanın ayrıntıları sebebiyle dudağımın kenarını ısırıp kapıyı kilitleyen Kuvars'a baktım.

Bakışlarının keskinliğine bile sızlayan vajinamı nasıl durdurabilirdim ki ?

-"Burayı da nerden buldun ?" diye sordum kalbim gümbür gümbür atarken.

Sevişmeyi isteyip aynı zamanda kaçmaya çalışmak çok saçma bir ikilemdi. Kendime anlam veremiyordum.

Ceketini çıkartıp yatak ucundaki pufun üzerine attı.

-"Sence bu...önemli bir detay mı güzelim ?" dedi kıstığı bakışlarıyla.

Kuruyan dilim damağım sebebiyle yutkunarak elimdeki çantamı komodine bıraktım.

Bir kaç adım atmış tasarımıyla göz boyuyan küveti görmüştüm.

Ciddi anlamda güzeldi.

-"Şey...ben dışarı çıkmak diyince...başka şeyler düşünmüştüm." dedim. Artık nefeslerimi kontrol ettiğim söylenemezdi.

Odanın içerisini dolduran şehvetli bakışlarının esiri olmuştum.

-"Bende öyle fakat dediğim gibi vazgeçtim. Ama söz yarın istediğin gibi dolaşırız. Önce beni biraz doyurman gereken bir konu var. " dedi peşinden kollarını bedenime doladı. Sırtımda hissettiğim geniş sert bedenle göğsüm yukarı doğru yükseldi.

Gerginliğime bir anlam veremiyordum. Çok kasılmıştım !

-"Hemen mi ?" diye saçma bir soru sorduğumda boynuma nefesini vurarak güldü.

Sonra aptallığıma bende güldüm.

-"Irzına geçiyormuşum gibi duruyorsun. Biraz gevşe." diyip omzumu öptü.

Ona hak verdiğimde aldığım teşvik edici nefesi sessizce verdim. Sonra kolları arasında dönüp beline sarıldım.

Eli saçımda dolaşırken merak etmiyordum. Yalnızca güzel kokusunu soluyordum.

Saniyeler içinde saçlarım omuzlarıma döküldü.

-"Böyle daha güzel." dedi mırıltıyla.

Tebessüm ettim. Kendimi ona bıraktım.

Yerden havalandığımda beni yatağa bırakmıştı. Bir şey söylemeden sandaletlerimin bağcıklarını çözüp yere bıraktı.

Bir tek gözlerimle takip ediyordum. Dokunuşları oldukça hafifti.

Kendi ayakkabılarını çıkardıktan sonra sırt üstü yatağa yattı. Kolumdan çektiğinde kendimi göğsünde buldum. Bacaklarımı çekerek ona sokulup yattım.

-"Gittiğimiz her otelde haber olacaktık. Bende gözden uzak bir yeri seçtim. Burda kim olduğumuz önemli değil." Kolumda gezdirdiği parmaklarını düşünmekten söylediklerine zar zor odaklanıyordum.

-"Değişik bir yer." diye yorumumu yaparken gözlerimi tavanda gezdiriyordum.

Başını belli belirsiz salladı. Diğer elini belime koyup oradan kalçama indirdi. Hareketlerini izlerken baldırıma koyup bacağımı üzerine çekti.

İtiraz etmeden iyice ona yaklaştım. Bu şekilde iç içe geçmiş olmamızdan fırsat bulup usul usul elbisemi yukarı kaydırdı.

-"Biliyor musun ben hiç paylaşımcı bir adam değilim. Yani değilmişim. Yeni öğrendim."

Başımı geriye doğru atıp yüzüne baktım. İleri doğru ifadesiz bakıyordu. Elimi yanağına yerleştirip parmağımın ucuyla okşadım.

-"Nasıl yani ?" dedim.

Derin bir iç çekip başını bana yatırdı. Böylelikle dudaklarımız birbirine değiyordu.

-"Sen başkalarıyla konuşup güldüğünde seni kendime saklamak istediğimi fark ettim. Bu çok tehlikeli bir istek. Ama karşı koyamıyorum. Karşı koyamazsam seni üzeceğimi de biliyorum çünkü sen böyle çok mutlusun."

İç dünyasının karmaşıklığına rağmen beni düşünmeye devam etmesi çok güzeldi.

Gülümseyip dudaklarımı dudaklarına bastırdım ve çekildim.

-"Senin olduğun her yerde mutluyum. " dedim utanmadan çekinmeden.

Bu sözlerim dudaklarının kıvrılmasına sebebiyet vermişti.

-"Sana çok aşığım. Gözlerimden görüyor musun bilmiyorum ama baktığım yerde olmasan bile gözlerimde hep sen varsın." Sonlara doğru kısılan sesi dudaklarımda son buldu.

Alt dudağımı iki dudağıyla kavrayıp çekti ve seslice öptü. Yanağından elimi çekmeden sakallarında gezdirdim. Yavaşça aralanmış dudaklarımdan içeri firar eden dilini dilime değdirmesiyle inleyerek dudağını çekiştirdim.

Kalçamın yuvarlak hattı tam avucuna oturduğunda sertçe sıkıp bıraktı.

Dudaklarımız birbirinden ayrılmadan beni kucağına çıkarttı. Kalçamı kasıklarına bastırıp ağzımın içine inledi.

Kendimi kaybettiğim o anda arzuyla zevkle kalçamı sertliğinin üzerinde hareket ettirdim ve ellerimi başının iki yanına sabitledim.

Şimdiden sırılsıklam olmuştum. Nefes almaya ihtiyacım vardı ancak dudaklarını bırakmak istemiyordum. Dudağında gezdirdiğim dilimi kavrayıp acıta acıta emdiğinde titreyerek ellerimi yatağa bastırdım.

Dilimi esaretinden kurtarıp başımı kaldırdım. Göğsüm şiddetli bir gümbürtü halindeydi.

-"Külodunu çıkar." dedi hırıltılı nefesiyle.

Emir veren tarzı nedense karnıma kramp saplamıştı. Kasıklarından yana doğru kayıp külodumu bacaklarımdan sıyırdım.

Belimden çekti ve yeniden kucağına çıkarttı. Bedenini yukarı çekerek yastıklara yaslandı. Böylece biraz daha yükselmişti.

Arzudan bulanıklaşmış bakışlarım eşliğinde onu izledim.

Pantolonunun kemerini açıp çekip çıkarttı. Nefesim o an içime kaçmıştı. Düğmesini açarken fark ettim ki şişkinliği pantolonu zorluyordu. Fermuarı indirir indirmez boxer lastiğinden dışarı taşmış sertliği göründü.

Tanrım.

İnleyip rezil olmamak için dilimi sertçe ısırdım.

Pantolonuyla boxerın önünü aşağı itekleyerek kalbimi sıkıştıran organını açığa çıkarttı. Gözlerini bir an olsun benden çekmeden tepkilerimi izliyordu.

-"Ondan korkuyormuş gibi bakma." dedi boğuk şekilde gülerek.

Başımı iki yana salladım. Zincirlerini kıran kadın ondan korkmuyor aksine hayran oluyordu.

Dilimi dudağımda gezdirip başımı geriye doğru attım ve saçlarımın geri düşmesini sağladım.

Eliyle bir kaç kere sıvazladığı erkekliği karnına doğru uzandı. Sonra beklemeden beni çekiştirip elbisemi karnıma sıyırdı. Çıplak vajinamı gördüğünde göğsü hırsla yükseldi.

-"Öp beni...hadi."

Hadi ama içimde olmayacak mı ?!

Nefesimi tutup dudaklarına uzanırken omuzlarını kavradım. Kalçamı usulca sertliğinin üzerinde kaydırmaya başladı.

Islaklık içinde yüzen vajinamın dudakları arasında kayıp duruyordu. Beni iyice bastırıp kalçasını yükseltti. Aynı anda sanki hırsını almak istercesine dudaklarıma asıldı. Ezerek vahşice öpüyordu.

Omuzlarını sıkarak sakinleşmesini sağladıktan sonra kalçamda tutturduğu ritmi ele aldım. Hem basınç uygulayıp hemde ileri geri sürtünürken titreyerek alt dudağını ısırdım.

Dakikalarca yaptığımız bu zevkin sonunda belimden kaldırıp kalçama acıtacak şekilde şaplak attı. Aynı hızla belimi aşağı ittiğinde kendini de içime kaydırmıştı.

Çığlık ve inleme karşımı sesim odayı doldurduğunda gözlerimin geriye kaydığını hissettim.

Sertliği hayalarına kadar içimdeyken iki eliyle belimi kavramış kalçamı aşağı yukarı hareket ettiriyordu.

Kendimi uçurumdan düşer gibi hissediyordum. Daha fazla sarhoşluğa kapılmadan başımı eğdim ve yüzünü kavrayıp dudaklarına yöneldim. İsteğimi karşılayıp beni öperken dizlerimi yasladığım yatakta bu defa hızını arttıran ben oldum.

Ellerini iki yana bırakmış gözlerime bakarak beni öpüyordu.

Yaptığım hoşuna gitmiş olmalı ki gözlerinin bakışları bile değişmişti. Kaybolmuş gibiydi. Bu haline daha fazla dayanamadım. Alnımı alnına yaslayıp olabildiğince titreyerek kendimi bıraktım.

İçime giriş çıkış sesi boşalmış olmamın etkisiyle daha tahrik edici olmaya başlamıştı.

Hiç boşalmamış gibi göğsüm istekle sıkışıyordu. Vajina duvarlarım onu sardıkça ıslanıyor ıslandıkça daha fazla istiyordu.

En sonunda ellerini kaldırıp kalçalarımı kavradı. Sanki daha fazlası olabilirmiş gibi kendine bastırdığında başını yastıklara bıraktı ve ilkel bir iniltiyle içime boşaldı.

Göğüs kafeslerimiz birbirine çarparken ona yaşlandım. Başım onun omzunda onun başı gerideydi. Hızlı solukları arasında kalçamı kaldırıp içimden çıktı ama kendisi kıpırdamadı. Bende yatmaya devam ettim. Ona tutunmaktan bileklerim , yatağa sürtünmekten dizlerim ağırmıştı.

-"Bu kadar hızlı olmasını istememiştim. Ön sevişmeye dayanma gücü bırakmıyorsun." diye mırıltıyla konuştu.

Sessizce kıkırdadım. Utanmazlığım görülmeye değerdi.

-"Kalkıyım mı ?" diye sordum nefeslerimiz düzene girdiğinde.

Dudakları arasından 'cık' sesini çıkarttı ve başını nihayet kaldırdı.

İçimden akan meni sıvısının birazı karnına bulaşmıştı. Göz ucuyla baktığımda görmüştüm.

-"Ama şunu çıkarsak daha iyi olur." diyerek askımı çekiştirdi.

-"Çıkarabilecek misin ?" dedim gülümseyerek.

Kucağında hiç çekinmeden dönerek oturdum.

-"Off...nasıl bir şeysin sen daha yeni rahatladım." Kalçamı sıkıca tutup kendine sürttü ve sessizce inledi.

Nefesimi üfleyip saçlarımı önüme çekince yapması gerekeni hatırlamış gibi ellerini çıplak kalçamdan çekti.

-"Düğümü aç sadece." diye komut verdim.

Belimde olan düğümü açtığında ipleri çekerek bollaştırdım ve elbisemin askılarını düşürdüm.

Bilerek kucağından kalktıktan sonra ayaklarının yanına geçip ona yüzümü döndüm. Elbisemi yukarı çekerek çıkarttığımda südyen takmadığım göğüslerim göz önüne geldi.

Yüzünde ürkütücü bir tebessüm belirdi. Elini çenesinde gezdirip kirpiklerinin arasından vücudumu izledi.

-"Ömrümün sonunda kadar seni izleyebilirim." dedi kısık tonda.

Dizlerimin üzerinde olan oturuşumu bozmadan saçımı kulağımın gerisine sıkıştırdım. Karşısında çırılçıplak kalmak artık seksi hissettiriyordu.

Doğrulup pantolonunu çıkarttı ve tekrar yaslandı. Eliyle işaret edince yatakta sürünerek ona yaklaştım.

Elini boynuma atıp kendine çekti. Dudaklarıma ıslak bir öpücük bıraktı.

-"Gömleğimi çıkar sevgilim şartları eşitleyelim."

Onu soymanın böyle zevk vereceğini bilseydim sık sık yapardım.

-"Zevkle. " diyip dudağımı yaladım.

Bana güldü ve ellerini iki yanına bıraktı. Kucağına tırmanıp sertliğini yitirmemiş olan erkekliğine oturdum. İnleyerek derin bir soluk aldı.

-"Sen çok tehlikeli bir kadınsın." dedi parmaklarını bel boşluğumda gezdirirken.

Göğsümü kabartarak daha dişli olmamı sağlıyordu. Bakışlarımı ona diktim. Uzanıp alt dudağını öptüm ve kalçamı oynattım.

-"Sana layık olmaya çalışıyorum. Çabuk öğreniyor muyum ?" diye şehvetle fısıldadım.

Dudakları aralandığında yattığı yerde kıvrandı. Zevk aldığını gördüğümde daha fazla ateşleniyordum.

Ve bu adam Kuvars olunca işler çok değişiyordu. Siyaha dönen gözleri saf tutkuyu gösteriyordu.

-"Beni delirtmek mi istiyorsun ?" Hızlanan nefesleri ne kadar etkilendiğinin göstergesiydi.

Şehveti kenara bırakıp gülümsedim. Başımı salladım ve geri doğruldum. Aldığı nefes odada yankılanmıştı.

Sanki çok önemli bir işe giriyormuş gibi iç çekerek siyah gömleğine uzandım. Oyalana oyalana açmaya başladım. Bir yandan kıpırdandıkça Kuvars kısık kısık inliyordu.

Tüylerle kaplı göğsünde avucumu hafifçe gezdirdim. Kasları şişkinleşip şeklini daha fazla belli ediyordu.

Çok beklemeden omuzlarından kavradığım gömleğini sıyırarak çıkarttım.

Dediği gibi şartlar eşitlendiğinde elini kaldırıp dolgun göğüslerimi avuçladı. Hafifçe okşayıp diğerine geçti. Onu da okşadıktan sonra sıkarak ucunun büzüşmesi sağladı.

Tüylerim ürperiyordu. Bakışları durgunluğunu kaybeden bir vahşiyi andırıyordu.

Belime sabitlediği diğer elinin yardımıyla vücudumu ona yatırdı. Islak dudakları göğsümün ucunu kavradığında içimde bir şeyler yükseldi.

Sertliği iyice büyüyüp kasıklarımda belirginleşirken göğsümü ısırıp şiddetle emmeye başladı.

Vajinamdan akan sular erkekliğiyle buluştuğunda yeniden kalçamı hareketlendirdi. Fakat bu defa baştan içime girmişti. Sert bir hamleyle kendini itip beni tamamen oturttu.

Kasıla kasıla vajinamı sıktım.

Göğsümden ayrılarak inlemek zorunda kaldığında sanki son damla olmuştu.

Beni hızla yatağa yatırıp üzerime çıktı.

Bacaklarımı ayırdığı gibi içimdeki yerini aldı. Hızından biraz bile eksiltmeden yatağa tutunarak girip çıkarken nefessizdim.

Parçalarcasına hamleler yapıyordu. Ellerimle örtüyü kavramış onun üzerimde olan muhteşem görüntüsünü izliyordum.

Kendini kaybetmiş bakışları bakışlarıma değdiğinde soluklanıp göğüslerime eğildi. İki göğsümün arasına dilini koyarak yalaya yalaya göğsüme çıktı. Ucunun etrafını diliyle ıslatarak damağına çekti.

Zevkten ölüyordum.

Yatakta geri kayıp dizlerimi kırdım. Bacaklarımın arasında yavaşlayıp vuruşlarını hafifletti.

Göğsümle ilgileniyordu. Birini bırakıp diğerine gitti. Bıraktığı göğsümü parmakları arasında ezmesi bile dayanılmazdı.

Çok geçmeden ikimizde tekrar boşaldığımızda enerjim bitmişti.

Kollarının arasına girdiğimde terden parlayan bedenlerimiz birbirine sokuldu. Sırtımı göğsüne yaslamış saçlarım arasında nefesleniyordu.

-"Seni seviyorum." diye fısıldadı.

Dudaklarımda beliren yorgun tebessümle gözlerimi yumdum.

-"Bende çok seviyorum." diye karşılık verdim.

Bitkinliğim karşısında güçlü gelemedim. Farkında olmadan bilincim kısa süreliğine kapanmıştı.

Ürpertiyle gözlerimi geri açtığımda Kuvars'ın etkileyici parmakları kasıklarımda geziniyordu. Çoktan ıslandığımın farkında bile değildim.

Gözlerimi kırpıştırıp başımı yana doğru attı. Çenesi omzumda duruyordu.

-"Kuvars..." Kurumuş dudağımı ıslatıp küt küt atan kalbimi dinledim.

-"Efendim bebeğim." dedi sanki hiçbir şey yapmıyorcasına rahatça.

Parmağını içime ittirmesiyle inleyerek başımı yastığa düşürdüm. Vajinamı avuçlayıp ordan güç alarak kalçamı geri itti. Dolgun yuvarlaklarım arasında kalan erkekliğini bastırıp kesik kesin soluk verdi.

Dudağıma dişlerimi geçirip gözlerimi yummuştum ki elini çekti.

-"Ya...Kuvars.." diye sızlandım.

Bu zevki yarıda kesmek acı vericiydi.

Başını eğip dudaklarımı öptü. Öpüşüne karşılık vermeme fırsat bırakmadan dudaklarını da çekti.

Tam isyan ediyordum ki arkamdan çektiği bedenini önüme getirdi. Beni de sırt üstü yatırarak aşağı kaydı.

Ah.

Hayır.

Zevkten dönen gözlerimle başımı iki yana salladım. Elbette izin vermeyerek bacaklarımı ayırdı ve araya yerleşti.

Vajinam deli gibi atarken gözlerimin içine bakarak dilini sürttü. Gırtlağımdan çıkan inleme sesinin yüksekliğine kendim bile şaşırdım. Ancak yaşattığı zevkte adeta uçuyordum.

Avuçlarıyla baldırımı okşuyor iyice geri açıyordu. Sakallarını batırdığı vajinam gittikçe sularını akıtırken emercesine bütün ıslaklığımı yuttu.

-"Tanrım ! Kuvars !!" Çığlık çığlığa inleyişlerime kulak asmadan vajinamın dudaklarının arasına dilini soktu.

Artık bacaklarım tamamen uyuşmuştu. Gözlerime inen perdeyle başımı sertçe yastıklara yasladım. Elimi kaldırıp saçlarına getirdiğimde farkında olmadan başını bastırıyordum.

Damarlarımda dolaşan zevk taneleri zirveye ulaştığı anda kalçamı oynatarak boşalmıştım.

Hala çekilmiyor oluşu aklımı oynatmama nedendi.

Bana ne yaşatmıştı böyle ?

Baygın gibi yığıldım. Yalnızca nefes alıp veriyordum. O bile duyulmayacak kadar sessizdi çünkü halim kalmamıştı.

Üzerime tırmanan Kuvars'ı hissettiğimde bile gözlerimi açacak kuvveti bulamadım.

Sertliğini kasıklarıma değdirip burnunu boynuma yaslası ve terlemiş olmasına rağmen boynumu uzun uzun öptü.

-"Hoşuna gitti mi sevgilim ?"

Yalnızca hoşuma mı ?!

Bana ne yaptığının farkında olmalıydı.

-"Hıhım...çok. "

-"Hım...demek öyle." dedi kısık sesle. Çeneme kadar getirdiği dudaklarını dudaklarımda son buldurdu.

Yumuşak nazikçe öpüşü beni biraz kendime getirmişti. Baygın yatışımı toparlayıp derman kalmamış kollarımı zorla boynuna doladım. Dudaklarında tadım varken öpüşmek garipti.

Sanki bunu düşündüğümü anlamış gibi geri çekildi.

-"Tadın çok güzel değil mi ?" diye sorduğunda gözleri koyulaşmıştı.

Nefesimi kesiyordu.

Ve ben bu nefessiz bırakışını tekrar tekrar istiyordum.

-"Biraz daha dinlen güzelim." diyerek kendini yanıma bıraktı.

Hala şişkin duran erkekliğini sıvazlayıp başında beliren sıvıyı etrafına sürdü.

Bu hareketiyle dudağımı yalamak zorunda kalmıştım. Görmediği için kendi içimde utandım. Sonrasında ise dinlenmeme olanak tanıyarak beni göğsüne çekti ve üzerimizi örttü.

Kıvrılıp yattığım göğsünde parmaklarımı ameliyat izinde gezdirdim.

-"Buraya gelmen beni mutlu etti." dedim dakikalar geçtikten sonra.

Saçlarımı okşadığı eli duraksadı.

-"Senin mutlu olman içindi." dedi.

-"Hemen gitmeyeceksin değil mi ?"

Başını iki yana salladı.

-"Küçük sevgilimle vakit geçirmek istiyorum." dedi ve alnımı öptü.

Mutlulukla göğsüne yaslanıp bacağımı oynattım. Sert organı bacağımın altında kaldığı için inleyerek sıçradı.

-"Yavaş bebeğim."

Sanırım canı yanmıştı. Bilmeden yaptığım için dizimi ona vurmadan karnına çıkarttım. Aldığım rahat pozisyonda uykuya dalmam hiç uzun sürmemişti.

Daha zinde uyandığımda göğsünde uyuduğum Kuvars tıpkı benim gibi uyuya kalmıştı. Yüzümde beliren huzurlu gülümsemeyi bozmadan yanağını öptüm.

Dudakları aralık durduğu için kaynamaya başlayan kanım aklıma başka şeyler düşürdü.

Dudağında dilimi gezdirip öpmeye başladım. Tıpkı az önce bana yaptığı gibi onu etkileyerek uykusundan uyandırmak inanılmaz haz vermişti.

Kıpırdanarak gözlerini açması çekilmem için yeterliydi. Devamında hiç konuşmadan ona kabaran iştahımı doyurmuştu.

Vücudumun adrenalin seviyesi tam zirvede olduğundan dolayı sakinleşmek için gözlerimi kapattığımda Kuvars yine bir hareketlilik içindeydi.

Bir yandan boynumu öpüyor diğer yandan bileklerimde bir uğraş veriyordu.

Gözlerimi aralayıp başımı oynattım. Hırıltıyla boynuma dişlerini geçirdi. Aldığım acıyla karışık zevk yoğunluğu altında kalçamı ona doğru yükselttim.

-"Bu gece durmayacağım biliyorsun değil mi ?" Sesi göğsünden bir farklı çıkmıştı. Sanki tahrik edici olmak için yaratılmıştı.

Kuruyup çatlayan dudağımı yeniden yalayıp başımı salladığımda boynumdan kalktı. Gözlerim zevkten bilinçsiz şekilde bakıyordu.

Bu dumura uğramış halim karşısında yüzünden arsız bir ifade geçti. Gerilen belimden dolayı göğüslerim yukarı doğru kalktığında eğilip boydan boya göğsümü yaladı.

İniltilerle altında kıvranmıştım.

Sonra anlam veremediğim uğraşını kavramamı sağlayarak bedenimi yatakta düz konuma getirdi. Kıpırdanıp ona dokunma isteğiyle yanıp tutuşurken bileklerimi bağlamış olması beynimde şimşekler çakmasına sebep oldu.

-"Kuvars-" Cümlelerim dudaklarında uçup giderken karnımı okşayan elleriyle ruhum yeniden kendini dipsiz kuyuya bıraktı.

Yatağın oymalı başlığına uzanıp bileklerimi bağladığı kravatının uzantısını başlıkta düğüm haline getirdi.

Kısıtlanan hareketlerimin beni deli edişi kasıklarımda harlanan ateşten dolayıydı. Ona dokunmadan hissetmeden savunmasızca yatmak bir zevk bombasıydı.

Gözlerim kendiliğinden kapandığında dudaklarımızı birleştirdi. Tadını damağımda bırakacak kadar öpüp çekildiğinde yattığım yerde sızlanarak devamını istedim. Ama getirmedi. Dudakları boynumu nazikçe öperek göğüslerime kaydı.

Göğüslerime tam anlamıyla işkence uygulamıştı. Göğüslerimin ucu ve her santimi olmak üzere ısırıp emiyor kıpkırmızı olduğunda bırakıyordu.

Odada çınlanan çığlıklarımın her defasında sertliğini vajinamda bastırarak gezdiriyordu.

Bu işkenceye dayanamayınca bacaklarımı beline doğru sıkıca sarıp uzaklaşmasını engellemek istedim.

-"Bırak artık...lütfen !!" dedim inleyerek.

Ürperten gülümsemesiyle başını iki yana salladı.

-"Hayır bebeğim. Daha değil."

Yarım kalmışlığın öfkesiyle kollarımı çektiğimde başlıktan gelen gıcırtı üzerine Kuvars kaşlarını çatıp kalçasını tamamen benden uzaklaştırdı.

-"Canını yakma." diyerek dudaklarımı öptü.

Aralık kalan dudaklarımı kapatıp göğsümde kalan nefesi üfledim.

-"Oyalanma sende. Dayanamıyorum işte !" diye kızdım utanmaz benliğimle.

Dişlerini gösterek güldüğünde çenemin köşesini öptü ve iki eliyle göğüslerimi yoğurarak sıktı.

Derin bir inlemeyle gözlerimi yumdum.

Karnımdan aşağı kayan eli sırılsıklam olan vajinama geldi. Bulduğu noktayı okşayışı iyice aklımı kaçırırken birden içeri ittiği iki parmağı yüzünden ağzımdan çığlık kaçtı.

Burnunu yanağıma bastırıp sert ve sıcak nefesini yüzüme üfledi.

-"Beni seviyor musun ?"

Şimdi bu sorulacak soru muydu cidden ?!

Nefes nefese kendimi toparlayıp başımla onayladım

-"Konuş." dedi daha sert tonda. Sesimi çıkarana kadar parmaklarını oynatmayı kesmişti.

-"Seviyorum !" dedim inlercesine.

Gülümseyip dudağımı hafifçe ısırdı.

-"Bende çok seviyorum."

Dudaklarımda dilini gezdirip nemlendirirken bir saniye içinde parmaklarını çekmiş kendini ittirmişti.

Boğazım yırtılırcasına çığlık atmıştım. Bu derece fazla olan zevke bedenim daha dayanamayacaktı.

İnlemelerime karışan inleme sesleri eşliğinde yüzüme yansıyan zevk dolu huzur ifadesi uzun sürmedi. Yeniden çıkmıştı. Doluluk oranıma yaklaştığımda bu yapmış olduğuyla neredeyse ağlayacaktım.

Sertliğinin yerini tekrar parmaklarına bırakıp avucunda olan göğsümü okşadı.

Üzerime eğildiğinde acısını çıkarmak istercesine omzuna dişlerimi geçirdim.

Hırıltılı inleyişi çok derinlerden yükselmişti.

-"Vahşi kedi." diye mırıldandı. İnleme sesinde biraz da gülüş hissettiğimde omzunu ısırmayı bırakıp başımı yastığa koydum.

Dişlerini fazlasıyla seksi olarak dudağına geçirdi ve bir kolunu yatak başlığına uzatıp sonuna kadar içime yerleşti.

Yaptıklarından dolayı delirerek ayaklarımı yatağa sabitleyip kalçamı kaldırdım.

Vuruşlarının sertliği hızlılığı dayanılmaz noktada olduğu için bitmiştim. Şiddetle titreyip kendimi bıraktım. O da ılık ılık içime boşalmıştı.

Durmadan çekiştirdiğim bileklerimi çözmeden üzerime yığıldı. Nefesleri göğüslerimdeyken bilincinin kısa süreliğine devre dışı kaldığına tanık oldum. Çünkü hareketsizdi.

Kuvars bilinmeyen bir seks tanrısı olabilir miydi ?

Aşkından olmazsa zevkinden can vereceğim.

-"Loya ?" Zar zor çıkan sesiyle başını kaldırıp alnını alnıma değdirdi ve burnumun ucunu öptü.

-"Hım...?" diye mırıldandım.

Burnumdan çektiği dudaklarını iki yanağıma ardından dudaklarıma bastırdı.

-"İyi ki doğdun sevgilim. Birlikte nice yıllara."

•

Eveet bölüm sonu yorumları alalım 🔥

Geceyi bekleyemedim erkenden yayınladım 😑

Beklentinizi karşılayabilmiş mi merak ediyorum !

Bu arada Michele , Kuvars karakterine göre biraz daha zayıf kalıyor. Yani üst bedeni olmasa daha çelimsiz.

Ben Kuvars'ı daha da heybetli olarak hayal ettim. Sizde öyle düşünürsünüz 🌸

Bölüm sonu

1 yorum

  • Çok iyiydi ama ben loyanın daha iddialı olacağını beklemiştim kuvarsı bu sefer o delirtmesini istemiştim

    1Yanıt