Michele için kırk kere yanımda istiyorum desem tutar mı acaba hshdjd
Dip not. Medyaya gif koymuştum bu lanet olası uygulama gifi bir türlü yayınlamadı. Ve ben sorunun giften olduğunu anlayana dek yarım saattir bölümü yayınlamaya çalışıyordum.sjs sad story
•
-"Sen istersen buraya otur."
Masanın sandalyesini çekip omzuma dokunan Can sayesinde dona kaldım. Yavaş yavaş ayakta bekleyen Kuvars'a baktığımda gözlerinden ürküten bir şeyler geçti.
-"Yok sağ ol sen geç." dedim hızlıca.
Geri adım attım. Sancar bey çaprazına Kuvars'ı çağırıp oturttuğunda onun yanına Süleyman bey oturmuştu.
Sevgilimden ayrı düşmek beni bir nebze üzse de belli etmeden kızların arasına yerleştim.
Mangal başında duran Korhan kendini orada doyuruyordu. Etraf püfür püfür lezzet kokarken karnımızı bir güzel doyurmaya başladık.
-"Sucuk isteyen var mı ?" Elinde kızgın ızgarayla yaklaşan Korhan'a göz ucuyla baktım.
Süleyman ve Sancar beye verirken o sırada Kuvars'a da bakmıştım. Tabağının büyük kısmını salata kaplarken daha küçük bir et parçası vardı.
-"Alın sizde yiyin kuş kadarsınız." Korhan sandalyelerimizin arkasında durup elindeki maşayla sucuk koymak için eğildi.
Elimi kaldırıp ona doğru baktım.
-"Ben istemem çok kokuyor." dedim yüzümü buruşturup.
Bana kızgın bir bakış attı.
-"Ye işte ne olmuş ? Hepimiz kokuyoruz. Prenses sanki." diye homurdanıp tabağıma bıraktı.
Yüzümü asıp önüme döndüm. Sırayla kızların tabağına da koymuştu.
Etin parçasını çiğnerken elimi yanağıma yaslayıp çatalın ucunu sucuğa takıp çevirdim. O sırada gözüm karşıdaki sevgilime kaydı. Bana ifadesizce bakarken alnında seğiren damar hoşuma gitmemişti.
-"Her yaz tanışırız diye umuyordum bu yaza nasipmiş. İyi oldu ama. İsmini sürekli duyup göremiyorduk."
Süleyman beyin cümleleriyle bakışlarını benden çekip ona göz ucuyla baktı.
-"Tatile pek vaktim olmuyor." diye yanıtladı.
Şöyle durup düşününce saatler boyunca onu dinleyebilirmişim gibi geldi.
O konuşsa beni onu izlesem. Mükemmel yüz hatları , karnımı sancılatan erkeksi boğuk sesi...
-"İçine düştün içine."
Dürtülmemle dikleşip fısıldayan Defne'ye baktım. Beni dürttüğü dirseğini itekleyip gözlerimi devirdim.
-"Benim sevgilim değil mi ? İstediğim kadar bakarım." Burun kıvırıp zorla mırıldandım.
Yalnızca kızlar duyduğu için üçümüzde dayanamayıp kıkırdadık. Haliyle masadakiler bize dönmüştü.
Özellikle Kuvars ne gülüyorsun der gibi bakmış kaşlarını çatmıştı.
-"Ben içerden soğuk bir şeyler getireyim. Gitmedi böyle. " diyen Sancar bey ayağa kalktı ve eve girdi. Geldiğinde elinde bir paket bira vardı.
Erkekler biraları kapıp açarken en son uzanıp alan Kuvars oldu. Belli ki daha yemeyecekti çünkü geriye yaslanıp birayı öyle açmıştı.
-"Kızlar ?"
Meyra hanım içmeyeceğimizi bile bile yine de sorduğunda tebessüm ettik. Kısaca sorma çekiniyoruz gibi bir ifadeydi.
-"Ee şu masaya bakın. Koskoca oldular biri çıkıp evlenmiyor ki çocuk sevelim." Süleyman beyin sözleri bende keskin bir etki yaratırken su bardağına uzanıp bir yudum aldım.
-"Vallahi öyle. Korhan'a bulmuştum ama beğenmedi beyefendi. " diyen Meyra hanımdı.
Buna ufak bir tebessüm ettim. Mangalı bırakıp masaya oturmuş olan Korhan'a göz değdirdim.
Annesine onaylamaz bakışlar atıyordu.
-"Bak canın biricik oğlun yanında ona söyle beni rahat bırak." demesiyle iyi ki şuan su içmiyorum dedim. Aksi halde boğulabilirdim.
-"Sen daha yaşlı olduğun için öncelik sende canım kardeşim !" dedi Kuvars dişlerini sıkarak. İma dolu sesi üzerine Korhan birasından içip neşeli bir kahkaha patlattı.
-"Ay çocuklar lütfen. Süleyman bunlar daha büyümemiş bir de torun diyoruz." dedi Meyra hanım araya girerek.
Nisa hanım buna gülmüş omzuna dokunmuştu.
-"Biz sanki farklıydık. Daha kendime bakamıyordum çocuk büyütmeye başlamıştım."
-"Anne oğlun bana laf sokuyor. Benim suçum ne ?"
-"Ne laf sokacağım doğruyu söyledik. Yalan mı ?" dedi Kuvars umursamaz tavrıyla.
Korhan bana göz kırptığında onu anlamış gözlerimi büyütmüştüm.
-"Yalan değil de benim talibim yok. Senin var kardeşim. Önden buyur." dedi ve güldü. Beni yerin dibine soktuğunun farkında olmadan.
-"Aa ? Kim ? Ay bak şehirden uzaklaşalım dedik cemiyetten de uzak kalmışız." dedi Nisa hanım bir hayli şaşırarak.
Hayır ya hayır...
Ne tarafa düşsem bayılsam diyordum. Nefesimi tutup bakışlarımı tabağıma indirdim. Kalbim çok fena sıkışıyordu.
Kızlardan da tıpkı benim gibi çıt çıkmıyordu.
Sancar beyin kibarca boğazını temizlemesi üzerine istemsizce ona baktım. Gözlerimiz birbirine değdi. Güven verircesine gülümsediğinde içime tıpkı bir baba koruyuculuğu doldu.
-"Çok değerlimiz. Loya kızımız." dediğinde Sancar beyden çekilmeyen gözlerim bir an dolar gibi olmuştu. Mutluluktan mı yoksa başka bir şeyden mi bilmiyorum ama çok iyi hissetmiştim.
Nisa hanımla Süleyman beyden şaşırma nidaları yükselirken üzerimde hissettiğim bakışlara döndüm. Uzaktan uzağa birbirimizi sever gibi baktık.
-"Ay çok mutlu oldum. Allah tamamına erdirsin. Kız hiç de söylemedin aşk olsun !" Nisa hanım gönül koyar gibi Meyra hanıma hafifçe vurdu.
-"Yeri olmadı canım yoksa söylemem mi ?"
-"Amin amin." diye fısıldayan kızlara öylesine bakıp tekrar önüme döndüm.
İçimden nasip diye geçirdim.
-"Maç vardı nasıl unuttuk ?!"
Süleyman beyin masadan kalkmasıyla konu dağılmış oldu.
Rahat bir nefes aldım ve el birliğiyle masayı toplamaya başladık. Bahçeyi dağıtan erkekler maç için içeri girmişti bu yüzden dağınıklık bize kalmıştı.
Kuvars bu sıralarda beni şaşırtmayarak içeri geçmedi. Telefon kulağında bahçede havuzun diğer tarafına doğru yürümüş sigara yakmıştı.
Kalan ufak tefek işleri kızlara bırakıp içeri girdim. Meyra hanım ve Nisa hanım tatlıları hazırlıyorlardı. Bende hızlıca odamdaki banyoda ellerimi yıkayıp dişlerimi fırçaladıktan sonra tekrar bahçeye çıktım.
Kuvars hala telefonda konuşuyordu.
-"Tamam ben konuşup haber veririm. Ama siz dediğim gibi yaparsınız. Diğer türlü planladığımız gibi yerleşmiyor. Kabul edeceklerdir."
Etrafa ve buradan azıcık görünen kapıya doğru göz atıp Kuvars'a yaklaştım. Önüne geçtiğimde sigara olan elini omzuma koyup başımı göğsüne yasladı.
-"Tamam. " diyip görüşmesine son verdi. Telefonu cebine atarken kollarımı beline sardım.
Yanımdayken bile böyle yoğun özlem duymamın sebebi daha ona doyamamış olmamdı.
-"Ne oldu kedi ?" Saçımı öperken kaşlarımı çatıp göğsüne vurdum ve çekildim.
-"Sarılmam bak." dedim alınmış gibi.
Dudağı yukarı kıvrılınca hem ürkütücü hem seksi oluyordu.
-"Kötü bir şey demedim ki. Bana böyle sokulmanı seviyorum." dedi bu sefer kendisi sarıldı ve devam etti.
-"Gerçi...düşündüm de ben senin her şeyini seviyorum. "
Ruhumda çiçek açtıran cümlelerine kıkırdayıp kızaran yanaklarımla ona daha sıkı sarıldım.
-"Seni çok seviyorum sevgilim." dedim mayışmış halde.
Keşke şimdi göğsüne yatıp uyuyabilsem dedim. Ne büyük hazine.
-"Böyle konuşursan seni yatağa götürmem gerekecek." Usul usul boynuma yanaşıp nefesini üfleyerek öpücük kondurdu.
Kasıklarımla oluşan sızlamayı göz ardı edemediğimde içten içe kendimden deli gibi utandım.
-"Kuvars ya..." dedim gülerek yüzümü kaldırmadan.
Belimdeki elini sıklaştırarak sırtımı okşadı.
-"Dışarı çıkalım mı ?" diye sordu beklemediğim anda.
Bu defa geri çekilip ellerimi göğsüne koydum.
-"Nereye ?"
Dudağını büktü.
-"Nereye istersen." diyince dudağımı ısırıp gülümsedim.
-"Olur , çıkalım. " dedim hevesle.
Sırtımda sabit durmayan elini yavaşça kalçama indirip parmaklarının arasında sıktı ve dudaklarımı öptü.
-"Giyin gel bekliyorum !" Başını kaldırıp aramıza boy mesafesini yerleştirdiğinde çekiliyordum ki sert olmayan biçimde kalçama eliyle vurdu.
Ağzımdan kaçan nidayla karşımda utanmazca gülmüştü.
Kuyruğunu sıkıştırmış köpek yavrusu misali kıpkırmızı yanaklarımla yanından kaçtım.
Eve girdiğimde salonda sadece Sancar beyler vardı. Oradan geçerken koridorda yanaklarıma soğuk ellerimi bastırıp mutfak kapısına yaslandım.
Defne ayakta diğerleri masada sohbet halindeydi.
-"Sorun olmazsa...biz dışarı çıkıyoruz." dedim duraksayarak.
Bütün gözler üzerime çevrildi.
-"Hemen sattı bizi görüyor musun ?" dedi Elis gözlerini kısmış Defne'ye bakarken.
Yüzümü düşürüp dudağımı büktüm.
-"Öyle düşünürseniz üzülürüm bak." dedim.
-"Kızlar uğraşmayın gitsin kız işte." diye Meyra hanım onları susturdu.
Hafifçe gülümseyip Nisa hanıma döndüm.
-"Görüşürüz iyi akşamlar." dedim.
Yanlarından ayrıldığım gibi koşar adımlarla odama çıkmıştım. Saçlarımı ensemde sıkıca toplayıp küçük bir topuz yaptım. Gözlerime özenle eyeliner çekip bolca maskara sürdüm. Biraz da allık sürdüğümde makyajım yeterliydi.
Dolaptan gözlerimle bir bütünlük sağlayacak olan yeşil saten elbiseyi çıkarttım. İnce askılı sırt dekolteli elbiseyi giyindiğimde ellerim boynumda uğraş veriyordum.
Tam yerimde sinirden tepinecektim ki kapı tıklatıldı.
-"Giriyorum."
Kuvars'ın gelişi tesadüfün güzelliğiydi.
-"Gir gir." diyip elbisemin yakasını yukarıda tuttum.
İçeri girdiğinde aşağıdan başlayarak beni gözleriyle soyarcasına inceledi.
-"Sırtımı bağlar mısın ?" diyerek ona arkamı döndüm.
Sert soluklarını tenimde hissetmek ürperticiydi.
-"Beceremem ama deneyebilirim." diye kısık boğuk sesiyle konuştu.
Dakikalardır uğraşıyordu ve ben bundan çok memnundum. Soğuk elleri tenime değdikçe içim gıdıklanıyordu.
-"Kızım of bu çok açık ! Başka bir şey giyin. Sana yakışmış hoşlanmadım. Bağlayamadım zaten."
Homurtusuyla ona doğru döndüm.
-"Ya Kuvars hayır."
Kaşlarımı oynattığımda benden daha profesyonel şekilde kaşlarını çattı.
-"Çok güzelsin anlamıyor musun ?! Sana baksınlar istemiyorum."
İltifatıyla şenlenen içimi dışıma yansıtmadan omuzlarımı düşürdüm. Aynı anda yüzüm de düştü.
-"Ama...üzülürüm."
-"Bakma şöyle." diyip yerdeki bavuluna eğildi. Biraz karıştırdıktan sonra ayağa kalktı.
-"Yapmayacak mısın ?" diye sordum.
-"Bir dakika." Telefonunu çıkartıp kulağına getirdi.
-"Arabadaki gömleğimi getir. Ve takım ayarla. Her seferinde arayıp isteyemem değil mi Orhan ?!" Tepkisiyle sıçrayıp kapatışını izledim.
Gergin bedeniyle omuzlarımı tutup nazikçe döndürdü.
-"Şuan üstündekini atıp seninle çok fena sevişirdim. Aslında...hala sevişebiliriz." Duraksadı ve kendi kendine mırıldandı.
Nefesimi tutup karnımı içeri çektim.
-"Kuvars...lütfen. Gitmiyor olsak bile bunu yapamazdık." diye fısıldadım utanç içinde kıvranarak.
-"Niyeymiş o ?" diyerek belime sarıldı ve elini karnıma bastırdı. Burnunu ensemden boynuma kadar değdirerek bir yol çizdi. Islak öpüşü beni benden alıp götürmüştü.
Zorla , oldukça zorla onu ittirip önüme döndüm. Sırtım dolaba yapıştığında titreyen kirpiklerim arasında nefes kesen çehresine baktım.
-"Herkes evde. Sence neden ?" dedim allak bullak halde.
Dudaklarını aralayıp tutmaya çalıştığım ama tutamadığım elbise yakamdan görünen göğüslerime baktı. Bakarken yedi bile diyebilirim...
Yine sırnaşıp kasıklarını karnıma doğru bastırdı ve dudaklarıma gömüldü.
Tutkusuyla alevlenip karşılık verecekken kapı tıklatıldı.
Bir oh çekmiştim. Çünkü ondan ayrılacak başka bir güç bulamazdım.
Küfür ede ede benden uzaklaştığında yakamı tamamen yukarı çektim. Kuvars o sırada kapıyı açmıştı.
-"Orhan abi verdi." Defne'nin sesiyle kapının görünen kısmına ilerledim.
-"Defne yardım eder misin ?" diye sordum.
Başını sallayıp içeri girdiğinde sırtımı döndüm.
-"Bu katta boş oda hangisi ?"
-"Yandaki boş abi." dedi Defne.
-"Tamam bende üzerimi değiştiriyorum. Alta gelirsin. " dedi Kuvars bana bakarak.
Kapağını hızlıca kapattığı bavulunu ve askıda duran siyah gömleğini alarak odamdan çıktı.
Defne'nin yardımıyla giydiğim elbiseye aynada son kez baktım.
Altına giymem için bağcıklı sandaletleri Defne seçmişti. Ayağıma geçirip bir çanta aldım ve biraz parfüm sıkarak hazır oldum.
Alt kata indiğimde Kuvars salonun kolonuna omzunu yaslamış televizyonda gürültüyle izledikleri maça bakıyordu. İlgisini çekmediği bariz belliydi.
Ufak adımlarla kendimi belli ettim.
-"İyi eğlenceler. " dedim koltukta bize dönen gözlere.
-"Şans dile şans." diyen Korhan'a gülümseyip el salladım ve Kuvars'ın bileğimi tutup çekiştirmesiyle peşinden sürüklendim.
Mutfağa uğramama bile olanak tanımamıştı.
-"Yavaş olsana. Acelemiz mi var ?" dedim.
-"Olabilir. "
Duraksayıp şaşırdım. Ne acelemiz olabilir ki ?
Otoparka girmiş arabasının olduğu yere yürüyorduk. Kaputa yaslanmış olan Orhan dikleşip duruşunu düzeltti ve sigarasını söndürdü.
-"Arabaya gir güzelim." dedi Kuvars saçıma bir öpücük kondurup.
Sebebini sormak yerine söylediğini yaptım ve arabanın kapısını açıp oturdum. Başımı çevirip baktığımda Kuvars Orhan'la biraz uzaklaşmıştı. Konuşuyorlardı.
Önüme döndüğümde derin bir soluk aldım. O anda kapı açıldı. Atik bir hareketle yanıma yerleşip geriye doğru kaydı.
Yan profili ne kadar çekici derken onun her açıdan seksi olduğunu kendime belirttim.
Araba sitenin içinden çıkıp yola döndüğünde nedensizce titreyen ellerimi kucağıma bıraktım.
Neden aramak için sağ tarafa mı dönsem ?
Kuvars ceketinin cebinden çıkarttığı telefonunda gelen maile bakarken bende hülyalı gözlerle onu izliyordum. Cadde ışıkları ara ara yüzüne vurarak aydınlatıyor yüzünü açığa çıkarıyordu.
Telefonunu cebine atarken ona olan bakışlarımı fark edip göz kırptı.
Kalbim pıt diye duracak sandım. Dövmeli parmakları ince bileğimi kavrayıp göğsüne doğru çekince duraksamadan sert göğsüne yaslandım. Elimin altında inip kalkan kaslı göğsünde olmak yaşamın var oluşunu kanıtlar gibiydi.
Başımın tepesine dudaklarını bastırıp büyük eli omzumdan sırtıma kaydı. Bağcıkların arasında gezindirdiği parmaklarının tüy gibi dokunuşu nefesimi tutmama neden oldu.
-"Yapma." diye fısıldadım. Boynum çoktan ısınmış yüzüme doğru sıcaklık yayılıyordu.
Burnunu yanağıma değdirip iç çekti.
-"Neyi ?" diye sordu can yakan bir tonda.
Avucumu bastırdığım gömleğini kavrayıp kırıştırma pahasına sıktım. Titrememek için kendimi tuttuğumdan dolayı konuşmaya hal bulamadım. Yüzümü boynuna sakladım ve omzuna doğru yaslandım.
Cama dirseğini yaslamış olduğu elini kaldırıp çıplak omzuma koydu okşamaya başladı. Aynı zamanda dudağımın kenarını öptü ve acımasından çekinmeden alt dudağımı ısırdı.
Acıyla iç çekip göğsüne şaplak attım. Göğsünü kıpırdatacak şekilde gülüp ısırdığı dudağımı yumuşak dudaklarıyla öptü. Öpüşmüyor yalnızca öpüp beni çıldırtıyordu.
Bir diğer odak noktam bel boşluğumda duran elindeydi. Saten eteğimi yukarı çekince belim dikleşti. Uzaklaşmama izin vermeden omzumdaki eliyle bastırdı.
-"Şştt...dur." diye fısıldadı kulağıma.
Elinin altında artık elbisem değil dantel tanga vardı. Göğsünü şişirerek sert bir soluk aldı.
Vajinam nabız gibi atarken tırnaklarımı gömleğine bastırdım. Kaskatı kesilmemin sebebi şuan da onu içimde istiyor olmamdı.
Tanrım ne karşı koyulmaz hisler bunlar ?
Parmağının ucuyla kalça kıvrımlarım arasına yer edinmiş ince kumaşı kenara çekiştirdi.
Resmen yanıyordum !
Beni böyle etkileyip kıvrandırmak ona zevk mi veriyordu ?
Elimi kaldırıp koluna dokunacaktım ki bileğimi tuttu. Dudağını yalayıp dudaklarımı derince öptü.
Havada duran ellerimizi indirdiğinde gözlerimi sıkıca kapattım. İnce kumaş pantolonunda sertliğini belli eden kasıklarına avucumu bastırır bastırmaz inlememek için dudaklarımı sertçe ısırdım.
Kalçamı oynatıp elinden kurtarmaya çalıştım. Bu...bu çok tuhaf bir histi. Vajinam sızım sızım sızlıyordu. Devam ederse tatmin olamamaktan ağlayacaktım !
-"Kuvars...yapma. " dedim oldukça alçak tonda. Kulağına değen dudaklarımı çekip yeniden boynuna girdim ve buram buram ferahlık kokan tenine dudaklarımı bastırdım.
Bu sefer kıpırdanıp kaskatı kesilen o olmuştu.
Elimi hala bastırdığı organı elimin altında iyice sertleşip büyürken nefesinin hızlandığının farkındaydım.
-"Acilen içinde olmam lazım. " dedi kulağıma doğru.
Kalçama bastırdığı elini daha da aşağıya kaldırıp vajinamın girişine geldi. Sıçramamla beni sabit tuttu.
Parmağını sırılsıklam olan boşlukta gezdirdi.
Göğüs kafesim patlarcasına yükselirken vajinamı sıktım. Farkında olmadan elimi de sıktığımda parmaklarımın ulaştığı erkekliği sonucunda boğazından bir inleme yükseldi.
Kıpkırmızı olduğuma eminin.
-"Abi ?" Orhan daldığı yoldan sıyrılıp dikiz aynasına bakana dek ben çoktan elimi çekmiştim.
-"Yok bir şey." dedi boğazını temizleyip.
Kendime gelme sebebimden güç bularak elini ittirdim ve elbisemi aşağı çektim. Geniş bedeniyle üzerime doğru eğildi.
-"Sevişmemiz gerekiyor. Çok ıslaksın bunu unutup başka bir şey yapamam güzelim."
Dudaklarıma yalvarırcasına fısıldadığı kelimeler benliğimi ele geçirdiğinde ondan farkım olmadığını anladım.
Ancak ne yapabilirdim ki ?!
Kupkuru olan dudaklarımı ıslattığımda hırıltılı bir nefesle çıplak bacağımı sıktı. Saniyesinde geri çekilmişti.
-"Orhan." dedi yutkunarak. Hareket eden adem elması tüylerimi ürpertti.
-"Planda değişiklik yapıyoruz. Sen direk Tenha'ya sür." demişti.
Asla ve asla anlamadığım cümlesini anlamak için çaba sarf edemedim. Çünkü titreyen bacak aram aklımı kullanmamı zorlaştırıyordu.
-"Nereye ?" diye mırıldandım gözlerimi geriye açıp.
İç çekip elini yanağıma koydu ve okşadı.
-"Baş başa sakin bir şeyler yapalım istemiştim. Sahil kenarında. Sonra...sonrası için daha farklı bir fikrim vardı. Ama sıralamayı öne çekmek zorunda bıraktın. Zaten sana çok dayanamayacağımı biliyordum." diye açıklama yaptı.
Düşündüklerine mutlu mu olsam yoksa gözlerinden akan şehvetle kayıp mı olsam kararsızdım.
Yalnızca yutkunabildim.
Orhan konuşmadan arabayı sürüyordu. Çok geçmeden şehir dışına yaklaştığımızı anlamıştım.
Sonra ara yola saptı. Beş on dakika kadar giden araba durdu. Şaşkındım. Neden böyle insansız bir alana gelmiştik ?
Ve etrafın zifiri karanlığını önleyen tek bir yer vardı o da önünde durduğumuz eski püskü fakat antika gibi duran binaydı.
Tabelasında cılız kırmızı renkte Tenha yazıyordu.
Tenha derken bunu kastettiğini rüyamda bile göremezdim.
-"Burası neresi ?" dememle gözleriyle bana susmamı işaret etti.
-"Sabah gelirim ben patron." diyen Orhan beni duymamış gibiydi.
Kuvars'ın yardımıyla arabadan indim. Binadan boğuk boğuk müzik sesi yükseliyordu. Hem endişe hem merak duygumla takip ettiğim adam demir kapıyı eliyle ittirdi. Hemen girişte masada bir adam oturuyordu.
Sigarasını indirip ayağa kalktı.
-"Üst kat mıydı ?" diye sordu çok ilgilenmeden.
Ürkütücü bir yerdi. Ve fazlasıyla ürküyordum. Ancak eli elimde olan Kuvars'ın varlığı güç veriyordu.
Arkasına saklanır gibi sessizce bekledim.
-"Ayarlamıştık. 4 numara. " dediğinde adam başını sallayıp üstünde 4 yazan anahtarı uzattı.
-"Çıkarken üstüne bırakırsınız." dediğinde Kuvars'a bir kapı açtı.
Girdiğimiz koridor daha da tuhaftı. Tamamen kırmızı ışıklarla göz yoruyordu.
-"Kuvars...söylemeyecek misin ?" diye sordum.
Adımlarını yavaşlatıp kolunu omzuma attı.
-"Güzelim niye geriliyorsun. Alt tarafı bar ve pansiyon. Sadece biz dinlenmeye değil...sabaha kadar sevişmeye geldik. "
•••
Herkese merhabaaa 🔥
Yaa tam yerinde kestim evet evet. Ama inanın şuan ateşli ve fazlasıyla sert bir seks yazacak ortamda değilim ajdkd
Kuvars'ımızın böyle bir mekan seçme sebebi gözlerden uzak olması. Eh bende biraz hareketlilik ve sevişmeye uygun yer yaratmak istedim.
Beklentilerinizi yüksek yada istediğiniz ölçüde tutabilirsiniz elimden geldiği kadar ateşli bir bölümle geri geleceğim 🔥
Yorumlarınızı bekliyorum.
