
Daniel Miller
"Bay Daniel " dedi telefondakı Bayan Grace
"Evli olmadığınız ve artık nişanlıda olmadığınız için , Lilynin yasal ebeveyni olma hakkınızında olmadığını biliyorsunuz değilmi?"
"Evet......evet Bayan Grace. Bunu Lilyde söyleyeceğim"
"En kısa zamanda lütfen. Şimdilik Hoşçakalın"
"Hoşçakalın"telefonu masanın üzerine fırlattım. Thomasın Lilynin aslında kendi öldü bildiği kardeşinin çocuğu olduğunu bilmesinden korkuyordum. Evet , Thomas aslında Lily in amcası Dinaysa kuzeniydi .
Lily-i öldü bildiği için kazadan sonra Lilynin babasının şirketinin başına geçmişti . Lily yaşasaydı bile para için kardeşinin çocuğunu öldüreceğini biliyordum . O yüzden yıllar içinde onu gizli saklamıştım . Kızıyla nişanlanarak Lily -i yetimhaneden ala bilmiştim. Hem de , Lily nin hakkı olan servetini alması için Thomasa yakın olmam şarttı.
Şimdiyse her şey ters tepmişti . Dina nişanı geri çevirmişti ve bu durumda da, Lilyin benim yasal çocuğum olamazdı .
Bayan Gracein Lilyde arayıp durumu anlatmaması için dua ettim . Eğer Lily artık özgür ve benimle yaşamak zorunda olmadığını öğrenirse her an evi terk edirdi .
Son bir haftadır benimle universiteye gitmemek için çok erkenden kalkıp bana görünmeden evden çıkıyordu . Bunu salona yerleştirdiğim kameradan göre bilmiştim . Hiç ses çıkarmadan parmaklarının ucunda yürüyerek kaçıyordu . Çok fazla üzerine gitmemiştim .
Çünki, geçen aldığım kolyeye bir gps taktırmıştım ve nereye gittiğini telefondan izliyor, universiteye vardığından emin oluyordum .
Her an ne yaptığından haberdardım . Universitenin ilk günün Zoe ile tanışmış ve ne kadar para isterse karşılığında Lily le arkadaş olup ona göz kulak olmasını teklif etmiştim . Ama her geçen gün aralarındakı bağın daha da güçlendiğini anlamamak mümkün değildi . Lily bunu öğrendiğinde benden nefret ederdi belki , ama öğrenmesine de izin vermeyecektim .
Ama geçen gün Zoe ile konuştuğumda o Lily ve bir erkeğin birlikte takıldıklarını söylemişti . İsmi Alexdi sanırım . İşin kötü yanı yakın olduklarını hatta her gün birlikte eve döndüklerini söylüyordu. Sırf şu Alexle birlikte gelmesin diye her gün gidip onu universiteden almayı bile düşünmüştüm.
Telefonu açarak kameraya baktım . Genelde odasında olurdu . Ve kamerada sadece oturma odasımdaydı. Aniden bir haraketlilik dikkatimi çekti. Elindeki büyük bavulu merdivenlerden zar zor indirerek oturma odasına bıraktı ve kendini koltuğa açarak telefonunda bir şeyler kurcalamaya başladı .
Bir küfür savurarak ayağa kalktım . Hemen çeketimi aldım ve garaja inerek arabaya bindim . Bayan Grace benden önce onunla konuşmuştu. Çünki bu kadat kısa bir sürede toparlanması imkansızdı .
Gitmesini istemiyordum . Yine o yalnızlığın,karanlığın içinde kalmak istemiyordum . Sadece bir haftadır benim evimdeydi ve bu kadar kısa sürede evimde birilerinin olmasına alışmıştım.
Ceboyla evde ordan oraya koşturmalarını , evimdeki sesi sevmeye başlamıştım .
Neredeyse evin önüne ulaşmıştım . Hızlıca arabadan indim ve kapıya doğru koştum tam kapıyı açarken elinde valizi yüzyüze geldik .
Hemen kendimi toparlayarak "Bayan Grace le konuştun " dedim .
Başını aşağı yukarı salladı . "Bak seninle sadece bir haftadır tanışıyorum . Burada yetimhanenin prosodru için kaldımı ikimizde biliyoruz ama artık bu da olmadığına göre kendi yoluma gitmeliyim. Burada kim olarak kalacağım ki" omuzlarını çekti. İşe onun tarafından bakınca haklıydı aslında.
Bir şey söylemediğimi görüp devam etti . "Rahatsızlık verdiğim için özür dilerim ve yaptıkların içinde çok teşekkür ederim . Umarım Dinayla da aran düzelir. Benim yüzümden nişanı bozduğunu biliyorum" dedi mahcup bir şekilde.
İç çektim . Haklıydı ve Dina Lilynin ayrıldığını öğrendiği zaman koşa koşa geri gelecekti .
Onu durduramazdım bu çok mantıksızdı . Kimdim ki ben , onu kim olarak durdura bilirdim ki ? Hiç kimse sadece bir hafta bir evde yaşamış bir yabancı .
"Hoşçakal"fısıldadı ve bavulunu çekerek kapıdan çıkarken "Bekle" dedim . Bana taraf döndü "Nereye gideceksin? Nasıl geçineceksin"
"Şimdilik universiteye yakın bir yerde ev kiraladım . Oraya gidiyorum . Üç günede bir iş bulurum "
Taksi gelince döndü ve ona doğru yürümeye başladı .Tam kapıyı açacakken "Lily" diye seslendim .
Yeniden döndü "Eğer bir şeye ihtiyacın olursa, her zaman burdayım" başını salladı "Teşekkür ederim" ve taksiye bindi. Taksi harakete geçerek uzaklaştı . Bitdi......
Her şey buraya kadardı . Planım sadece bir hafta süre bilmişti en azından boynundakı yüzük sayesinde nereye gittiğini öğrenecektim.
Taksi uzaklaştıktan sonra eve girdim yine boş ve sakindi artık .........yeniden. .... Işıkları yaktım . Cebo koltuğun bir köşesinde üzgün şekilde oturmuştu. Amaya da , artık Lily olmadığına göre pek uğramazdı. Gerçek şu ki , Amaya Lily küçük olduğu zaman onun bakıcısıydı . Ama malesef Lily hatırlamıyordu .
Odasına çıktım, ve kapıyı açarak içeri girdim . Tamamen boştu . Halbuki ne hevesle sevdiyi şeyleri almış ,sevdiği şekilde odasını yaptırmıştım . Işığı kapatarak odadan çıktım ve mutfağa giderek kendime bir içki aldım . Evde kendim olduğum için ışıkları bile yakmamıştım . Karanlık bana beni hatırlatıyordu .
Yirmi yedi yıldır bu böyleydi , yanlızlığa vr karanlığa alışmıştım ama Lily bir hafta da her şeyi mahv etmişti .
2 gün sonra
Bu gün işe gitmemeyi karara almıştım bu yüzden asistanım Jessicaya tüm toplantılarımı iptal etmesini söylemiştim.
Bir az dinlenmeye ihtiyacım vardı . Şimdi Lily universitede olmalıydı. Evden ayrıldığından bu yana her universite çıkışı işe ara verip onu görmeye gidiyordum .
Sadece arabadan izliyordum tabi , Zoe ve Alexle çıkıyor gülerek konuşa konuşa eve gidyorlar . Ama Alex isimli çocukla araları çok iyi gözüküyor ve bu da içimde bir fırtına koparıyor. Bu ay doktor randevusu vardı ve gidecekmiydi bilmiyordum . Zoenin söylediğine göre hala bir iş bulamamıştı ama yakında bulacağından eminmiş .
Kolumdakı saate baktım iki saat sonra dersi bitecekti . Aniden telefonumun çalınmasıyla elime aldım . Arayan Zoe ydi . Garip beni hiç aramazdı . Genellikle ben arardım . Telefonu açtım .
"Merhaba Bay Daniel"
"Merhaba Zoe "
"Efendim , Lily nin nerede olduğunu soracaktım"
"Nasıl yani? " dedim heyecanla "Derse gelmedi mi?"
"Hayır , aradım ama ulaşamadım . Sizin bildiğinizi düşünmüştüm"
"Tamam Zoe , ben hall ederim . Teşekkürler" hemen ayağa kalkarak gps açtım ve gözlerimi ekrana diktim . Lanet olsun , şehirin dışındakı bir orman deposunda ne işi vardı .
Hemen arabaya doğru koşarak ,harakete geçtim. Kesin bir şey olmuştu . Başına bir şey gelmişti .
💍💍💍💍💍
Arabayı durdurdumve hızlıca deponun önünde indim . Ama gördüğüm manzara karşısında şok olmuştum . İçeriden duman çıkıyordu biri depoyu yakmıştı .
Koşarak içeri girdim ve bağırdım "Lily" ses yoktu . Bir az daha yaklaştığım zaman Lily i
gördüm . Deponun ortasında baygın ve kan içinde sandalyeye bağlanmıştı. O an içimde bastırdığım öfkeyi hiss ettim . Parmak boğumlarım sıkmaktan bem beyaz olmuştu . Öfkeden tüm bedenim titriyordu . Bunu kim yapmıştısa bedelin ödetecektim hem de en ağır şekilde.



